{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3818 <br>KARAR NO: 2024/278<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2023<br>NUMARASI: 2022/193 E - 2023/739 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalının alacağı bulunmamasına karşılık otomatik ödeme talimatından yararlanarak haksız yere 04.01.2017 tarihinde  230.225,19 TL tahsilat yaptığını, söz konusu tahsilatın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi amacıyla davalı borçlu  aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu,söz konusu bedel ile ilgili olarak daha önce  taraflar arasında menfi tespit davası görüldüğünü, Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/860 Esas sayılı dosyası üzerinden 27.08.2004 tarihinde  ihtiyati tedbir kararı verildiğini, söz konusu dava derdest olup tedbir devam etmekte iken davalının  sözde alacak talebi ile iş bu davaya konu faturayı düzenleyerek  hileli yoldan tahsile giriştiğini, Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mah- kemesi'nin 2015/391 E.  sayılı dosyası üzerinden verilen ve devam  etmekte olan tedbire ilişkin kara- rının da dosya içinde bulunduğunu,söz konusu dosya ile ilgili alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafça  müvekkilinden 62.066,82 TL tutarında fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiğini, ancak davalının defalarca tedbir kararını çiğnediğini ve müvekkiline ait fabrikanın elektriğini kesme yoluna gittiğini, davalının hileli yollarla tahsil ettiği bedeli iade ile yükümlü olduğunu beyanla  itirazın iptali ile borçlunun %20'den az olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yana teşmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın icra takibine konu fatura bedeline iliş- kin alacak talebiyle ilgili olarak Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/ 291 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ve bu dosyanın derdest olduğunu, davacı yanın icra takibine konu ettiği  alacağın belirtilen dava dosyasına konu edilmesinin gerektiğini, takibe konu alacağın varlığının ihtilaflı olduğunu, davacının icra takibinde ve iş bu itirazın iptali davasında hukuki bir yararının bulunmadığını, davacının  icra takibinin kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddine davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 1-İlk Derece Mahkemesi'nce 2017/829 E., 2021/193 K. 16.03.2021 tarihli ilam ile; \"Davanın KABULÜ İLE; davalı tarafından İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak yönünden İptaline, takibin asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (yıllık %13,75 oranını geçmemek üzere) yönünden  devamına ,İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE\" karar verilmiştir. 2- Davacı ve davalının istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu  tesis edilen 2021/1088 E., 2022/707 K. Nolu 08.03.2022 tarihli ilamda ;\"Dava, İİK 67 maddesine dayalı olup abonelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.İstanbul 5 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı şirket tarafından davalı ... aleyhine 04/01/2017 tarihli usulsüz olarak düzenlenen ve otomatik olarak hesaptan çekilen paraya ilişkin 230.225,19 TL asıl alacak + 2.601,86 TL işlemiş ticari faizden ibaret toplam 232.827,05 TL alacağın tahsili talebiyle 03/02/2017 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, borçlunun süresi içinde ibraz ettiği itiraz dilekçesiyle icra takibinde belirtilen 2003/12 dönemi faturasına ilişkin olarak Büyükçekmece 4 .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/391 Esas sayılı dosyası üzerinden dava görüldü- ğünü, takip konusu alacağın söz konusu davada ileri sürülmesi gerektiğini, alacağın itilaflı olduğunu beyanla borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin takip alacaklısına tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde iş bu itirazın iptali talepli davayı ikame ettiği anlaşılmıştır. Derdestlik itirazına konu Büyükçekmece 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/391 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ilamın tetkikinde; davacı ... AŞ'nin davalı ... aleyhine açtığı davada 5099448 nolu tesisat ile ilgili 263.654.400,00 TL tutarında borcunun bulunmadığının tespitini, dava tarihi itibarıyla ödenmiş olan 112.932.550,00 TL'nın istirdatını talep ettiği, yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davacıya tahakkuk ettirilmesi gereken bedelin 72.892,61 TL olduğundan bahisle bu miktarı aşan 190.761,75 TL itibarıyla borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, hükmün Yargıtay 3 HD'nce 04/02/2020 tarihinde onaylandığı anlaşılmaktadır.İncelenen karar ilamından Büyükçekmece 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın hangi faturaya ve tahakkuka dayalı olduğu anlaşılamamıştır. Ancak eldeki davada takibe dayanak yapılan 04/01/2017 tarihli banka dekontunda söz konusu 230.225,19 TL tutarındaki otomatik kesintinin ... nolu abonelik ve .... nolu tahakkukla ilgili olduğu yazılıdır. Dekontta dayanak olarak belirtilen tahakkuklar, tutanaklar, sözleşmeler ve faturalar dosyaya celp edilmemiştir. Davalı vekili  Büyükçekmece 4 Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dava ile eldeki davaya konu faturanın farklı olduğunu beyanla bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesi bu beyanları savunmanın genişletilmesi olarak kabul ederek beyanları dikkate almamıştır. Hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında Büyükçekmece 4 Asliye Hukuk Mahkeme- si'nde görülen dosyanın iş bu dosyaya celbi ile dava konusunun, sebebinin ve talep sonucunun tetkiki, ayrıca iş bu davaya konu alacak yönünden yersiz olarak yapılmış bir kesintinin bulunup bulunmadığı, iadesi gereken tutarın ne olduğu hususunun bilirkişi incelemesi ile tespiti gerekmektedir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde \" Bu davada borçlunun itirazının haksız- lığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki  tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid)alacak olması  ve davalının itirazında haksız olması  gerekmektedir.  Buna göre, mahkemece; öncelikle, davacının icra takibine dayanak yaptığı  tahakkuklar, tuta- naklar, sözleşmeler faturalar vs belgeler ile  Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/391 Esas sayılı dosyasının tamamının iş bu dosya içine celbi,  sonrasında,tüm dosya içeriği gözetilerek,  davalı tarafça otomatik olarak tahsil edilen dava konusu bedelin iadesinin gerekip gerekmediği , (alacağın varlığı ve miktarı) hususunda  konusunda uzman elektrik mühendisi bilirkişiden  rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. \" denilerek   davalı ve davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.3-Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce 2022/193 Esas, 2023/739 Karar nolu 17.10.2023 tarihli ilam ile; \" 1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından İstanbul 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 230.225,19 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın % 20'si oranında hesaplanan  46.045,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir.4- Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;1-)  Davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden  başlatılan takibe  itiraz dilekçemizde açıklanan gerekçelerle haklı olarak itiraz edildiğini, Davacının \"ödediği ve ödeyeceği bedellerin iadesi\" talebiyle Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/391 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ve bu davanın derdest olduğunu, takip ve dava konusu alacağın kesin bir alacak olmaması nedeniyle açılan takipte ve iş bu itirazın iptali davasında hukuki yarar bulunmadığını,  Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın  derdestlik yönünden dava  engeli oluşturduğunu, 2.) Bilirkişi raporuna itiraz ve bayanların teknik bir çalışmayı gerektirdiğinden  beyan için ek süre verilmesini talep ettiklerini, bu  talebinin reddi yönünde   verilen kararın doğru olmadığını, Denetime ve hüküm tesisine elverişli  olmayan raporu kabul etmediklerini, bilirkişi raporundaki tanımlarda muğlaklık olmakla birlikte, mevzuat hükümlerinin de bilirkişi tarafından hatalı anlaşıldığını, 3-) Öte yandan ilk derece mahkemesince davacı lehine icra inkar tazminatına hükme- dilmiş olmasının da hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Kaldırma kararımız sonrasında , mahkemece dava konusu tahakkuka ilişkin sözleşme  ve ödeme belgeleri , Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/391 Esas sayılı dosyası celp edilmiş, uyuşmazlık ile ilgili olarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Hükme esas alınan 02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirket tarafından, Davalı aleyhinde 03.02.2017 tarihi itibariyle İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 230.225,19 TL Elektrik Bedeli (istenen % 19,2 Yıllık ) ve asıl alacak üzerinden 2.601,86 TL gecikmiş gün faizi olmak üzere 232.827,95 TL toplam alacak bedeli için takip başlatıldığı, davalının işbu takibe süresinde itiraz ederek takibi durdurması sebebiyle davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığı görülmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının alacağı bulunmamasına karşılık otomatik ödeme talimatından yararlanarak, haksız yere müvekkilinden 230.225,19 TL tahsil edildiğini (04.01. 2017 işlem tarihli 230.225,19 TL tutarındaki dekont mevcut) beyan etmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın; davalı tarafından davacı yandan tahsil edilen 230.225,19 TL bedelin davacıya ait elektrik enerjisi tüketim bedelinden kaynaklı olup olmadığının belirlenmesi hususunda olduğu anlaşılmaktadır. Davacı sorumluluğundaki 5099448 nolu tesisata bağlı sayacın davalı şirket tarafından 15.10.2003 tarihinde sökülerek laboratuvara gönderildiği, laboratuvar sonucunda sayacın müfettişlik mühürleri ile oynanmış olduğu tespitine istinaden davacı adına kaçak elektrik tahakkuku düzenlendiği, kaçak tahakkuk borcunun 199.381,46 TL olarak belirlendiği, borcun 263.654,40 TL olarak taksitlen- dirildiği, davalı tarafından 136.959,43 TL' lik ödeme yapıldığı bilahare davacının kaçak tahakkuku itirazen (Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/391 sayılı dosyası üzerinden) açtığı menfi tespit davasında  bilirkişi heyeti tarafından davacının ödemesi gerekli enerji tüketim bedelinin 72.892,61 TL olarak tespit edildiği ve fazla ödenen 64.066,82 TL'nin ödeme tarihlerinden itibareo verilmiş iken , aynı tahakkuk ile ilgili olarak  otomatik kesinti yoluyla  230.225,19 TL tutarında davaya konu tahsilatın yapılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca  230.225,19 TL tutarındaki bu tahsilat Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahke- mesi'ndeki dava menfi tespit ve istirdat davasının konusu olmayıp 04.01.2017 tarihinde ve söz konusu davadan sonra yapılmıştır. Neticede 4. AHM tarafından  bu tahsilat yönünden verilmiş bir karar bulunmadığından söz konusu   230.225,19 TL'nin  iadesi amacıyla takip başlatılmasında ve itiraz nedeniyle takip durdu- ğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Ayrıca önceki dava eldeki dava  yönünden derdestlik nedeniyle dava engeli oluşturmayacaktır. Düzenlenen raporun hükme ve taraf denetimine elverişli olduğu değerlendirilmiş olup davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,  davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 15.726,68-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.931,67- TL harcın mahsubu ile bakiye 11.765,01- TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/01/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4da3377cf626eb27","SID":"19abee002e59135d"}}