{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/927 - 2024/67<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br>DOSYA NO\t: 2022/927  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/67<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/773 Esas-2022/319 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yargılaması yapılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili;Müvekkili ile davalı arasında imzalanan 16.09.2013 tarihli sözleşme gereği, dava dışı iş sahibi ... A.Ş.'nin Ankara Genel Müdürlük Ek Binasının Yapılması işi kapsamında \"camlı korkuluk, alın korkuluğu, merdiven korkuluğu, menfez yapım ve montaj işlerini\" müvekkilinin taşeron firma olarak üstlendiğini, müvekkili tarafından 02.02.2015 tarihinde hazırlanan hakediş raporunda yaklaşık 336.000,00 TL alacaklı olduklarının hesaplandığını, davalıya bu tutar bildirilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının 28/10/2015 tarihli noter ihtarnamesi ile idarenin yapım sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, bu nedenle de müvekkili ile imzalanan taşeronluk sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeniyle hükümsüz hale geldiğini, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiklerini, taraflar arasındaki hesabın tasfiye edileceğini, hakediş alacağının ödeneceğini bildirmesine rağmen, herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... A.Ş.'nin söz konusu inşaatın tamamlanması konusunda, yeni bir yüklenici ile anlaşması durumunda müvekkilinin yapmış olduğu işin tespiti zorlaşacağından, 04.08.2017 tarihinde Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/148 D.İş sayılı dosyasında  yapılan işlerin tespitinin istendiğini, 13.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin 333.870,00TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, şimdilik bilirkişi raporuyla tespit edilen 333.870,00 TL alacaklarının, hakediş tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiş, 24/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 370.729,25 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili savunmasında özetle; İş sahibi olan ... A.Ş.'nin ana sözleşmeyi 17.08.2015 tarihinde tek taraflı olarak feshettiğini, şantiyeye el koyduğunu, şantiye sahasına hiç kimseyi almadığını, bu durumun davacının da bilgisi dahilinde olduğunu, açıklanan hukuki imkansızlık sebebiyle davacı ile akdedilen sözleşmenin feshedildiğini, davacının, müvekkilince kendisine bildirilen imalatlarındaki eksik ve hatalı hususları fesih tarihine kadar gidermediğini ve işi müvekkiline teslim etmediğini, yokluklarında yapılan tespiti kabul etmediklerini, tespit bilirkişisinin eksiklik ve hataları dikkate almadan, imalatlar tamamlanmış gibi rapor düzenlediğini, ayrıca davacının kötü niyetli olarak ana işverenin sözleşmeyi feshettikten 2 yıl sonra tespit başvurusunda bulunduğunu, bu süreçte işverence imalata devam edildiğini, ancak bilirkişinin bu dönemde yapılan imalatları da davacı yapmış gibi değerlendirdiğini, raporda metrajların mevcut olmadığını, bahse konu itirazlarını ilgili mahkemeye sunduklarını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise,  bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiğinin kabul edildiği, buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karinenin yüklenici lehine olup, aksinin ispatının iş sahibinin yükümlülüğünde olduğu, teslim, fesih ya da terkten sonra ise karinenin iş sahibi lehine olduğu ve bunun aksini ispat külfetinin yükleniciye ait olduğu, somut olayda; davacı taşeronun sözleşmenin fesih tarihinden sonraki imalatları kendisinin yaptığı iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığından, HGK kararında belirtilen karine uyarınca  iş sahibince yapıldığı ya da yaptırıldığı kabul edilerek, dosya kapsamına uygun denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplama uyarınca 28.10.2015 fesih tarihi itibari ile davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedeli tutarının 13.489,99 TL olduğu kabul edilerek, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafın haksız şekilde sözleşmeyi sonlandırdığını, hakediş alacağın eksik hesaplandığını, raporlar arasında çelişkinin mevcut olduğunu, müvekkil tarafından 02/02/2015 tarihinde hazırlanan hakedişe ilişkin ödeme yapılmadığını, davalının 28/10/2015 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini, ifa edilen kısmın bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenmesi gerektiğini, iş sahibinin ...'un müvekkil ve davalıyı şantiyeden uzaklaştırdığını, malzemelerinin şantiye alanında kaldığını, iddia edilen imalatların müvekkil tarafından yapıldığını, tespit raporu ile alacaklarının KDV dahil 370.729,25 TL olarak bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dayanağının bulunmadığını, tespit raporunun dikkate alınmadığını, tasfiye raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının hakediş alacağının bulunmadığını, sözleşmenin hukuki imkansızlık nedeniyle feshedildiğini, davacının eksik ve ayıplı imalatlar nedeniyle birçok kez uyarıldığını, 18/05/2021 tarihli raporda da davacı alacağının bulunmadığının sabit olduğunu, fesih tarihinden sonra davacı imalatının bulunmadığını, tasfiye kesin hakedişinin 04/12/2017 tarihinde yapıldığını, bu aradaki imalatların davacı tarafından yapılmadığını, bilirkişinin aksi yöndeki tespitinin hatalı olduğunu, tespit raporunda bile yer almayan bazı imalatların kabul edildiğini, sözleşmenin feshinden sonra kesilen faturaların da düşülmesi gerektiğini, bu faturalar düşülürse bakiye alacak kalmayacağını, sözleşmenin feshinden sonra imalatların işveren tarafından başka yüklenicilere yaptırıldığını, 1 nolu hakedişle fesih arasında imalat bulunmadığını, 3.kişilere yaptırılan imalat ve metrajların davacı tarafça dosyaya sunulması gerektiğini, itiraz edilen tespit raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. <br><br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin  istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden alınması gereken 921,50 TL harçtan peşin alınan 231,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 690,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf2ff2e0e3bd6bce","SID":"9a42af5aa1ac0a89"}}