{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2022/910 Esas<br>KARAR NO: 2023/1017<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 17/11/2022<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilime ait -------- Plaka nolu araç, ---------- Plaka nolu aracın sebep olduğu 31.08.2021 tarihli kaza nedeniyle hasarlanmıştır. SBM kayıtlarına göre müvekkile ait aracın kazada %0, 33 --------- plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun  bildirildiğini, müvekkili  sigorta şirketine 21.08.2022 tarihinde yazılı başvuru yapılmış ise de sigorta şirketinin süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadıklarını, kaza sonucu müvekkilinin  aracında  hasar kaybı meydana geldiğini açıklanan nedenlerle müvekkiline  ait araçta meydana gelen 100,00-TL hasar tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 02/10/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde, 4.230,35-TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı  işletilmesine ve davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hasar şirketlerinin dosya takibi yasaklandığından, davanın reddine, başvuran vekilinin vekaleti kanuna uygun olmadığından davanın reddine, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaati bulunmaması nedeni ile davanın usulden reddine, hasar onarım bedeli ödemesi yapılarak araçtaki gerçek zarar  karşılanmış olduğundan  ilgili davanın reddine, tamirhaneye yapılan ek bir ödeme yapılmadığından başvuran tarafın talebinin reddine, başvuran tarafın talebi ile gerçek zarar arasında  fahiş fark olduğundan davanın reddine, gerçek zarar karşılanmış olduğundan davanın reddi ile hasar bedeli yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına , avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin  karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle --------- plakalı araç ile ---------- plakalı araç arasında  31/08/2021 tarihinde  meydana gelen trafik kazası nedeniyle --------- plakalı aracın hasarlandığı iddiasıyla açılan tazminat davasıdır.Mahkememizce dosyanın  kusur ve hasar   konusunda uzman bilirkişiye  tevdine karar verilmiş, alınan 18/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,\"----------  plakalı ticari taksi  sürücüsü --------- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, --------- plakalı TIR sürücüsü --------- kazanın meydana gelmesinde  kusurunun olmadığı, Aracın davaya konu kazada  hasar bedelinin 6.537,14 TL olduğu <br> Kazaya karışan, ---------- plakalı araç -------- şirketi tarafından 21.01.2021/2022 tarihlerini kapsayan ----------- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğu, hasar bedelinin trafik sigortası teminatları içinde olduğu, trafik sigortası teminat limitlerinin araç başına 43.000 TL olduğu, Davalı Sigorta şirketi  --------- şirketi: <br>Araç maliki ---------- 01.10.2021 tarihinde 885 TL, Araç Maliki  ------------- 20.10.2021 tarihinde 884,99 TL , ------------Otomotiv’e 27.09.2021 tarihinde  107,59 TL, <br>------------ Otomotiv’e 20.09.2021 tarihinde 429,23 TL olmak üzere toplamda 2.306,79 TL ödemiş olduğu,   Bu durumda davacının bakiye hasar bedelinin 6.537,14 TL- 2.306,79 TL= 4.230,35 TL olduğu,  Temerrüt tarihinin bildirim tarihi 26.07.2022 + 8 işgünü =05.08.2023 olduğu\"Yönünde görüş bildirmiştir.Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu  dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında, davadan sonra davalı tarafça ödeme yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiştir.--------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde, 20/02/2022 tarihinde  karar tensip  tutanağı hazırlandığı, tutanağın incelenmesinde, \"Dosyanın Haricen Tahsil nedeniyle (Dosyada  alacaklının sigorta şirketi ve diğer borçlular yönünden alacak, takip ve tahkim hakkı saklı kalmak kaydı ile dosyanın  takibe konu olan borçlular yönüyle kapatılmasını tahsil harcının borçlular yönünden ödenmesi kaydıyla dosyadaki tüm haciz) kapatılması talebinin REDDİNE \" karar verildiği anlaşılmıştır.Emsal nitelikte --------- Sayılı ilamında: \"Davadan sonra yapılan ödemelerin borcu tamamen sona erdirip erdirmeyeceğine göre karar değişkenlik arzedecektir. Şöyle ki, davadan sonra icra dosyasındaki kapak hesabını da kapsayacak şekilde (icra harç, faiz, masraf, icra vekalet ücreti) borcun ödenmesi halinde “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulur.\" gerekçesi ile belirtildiği üzere, dava konusu alacak ödendiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesinde:; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" amir hükmü mevcut olup, davalı da esasen dava açıldıktan sonra ödeme yapmakla borcu kabul ettiği, davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış, hal böyle olunca davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmasına karar vermek gerekmiş, --------- Sayılı ilamında; \"Davalı, dava açıldıktan sonra takibe itirazından vazgeçmiş olup konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması doğru ise de dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek kendisini davada vekil aracılığıyla temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken aksi bir kanaatle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı ...\"  gerekçesi gözetilerek  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davanın konusuz kalması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Alınması gerekli  269,85-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç, 70,53-TL tamamlama harcı toplamı olan 151,23-TL harçtan  mahsubu ile bakiye 118,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafça harcanan toplam 2.088,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 4.230,35-TL avukatlık ücretinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, <br>6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>Dair, davacı vekilinin  yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda  verilen karar KESİN olmak üzere  açıkça okundu, usulen anlatıldı.. 12/12/2023          </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a61de6679810f080","SID":"7b4344a823369d7e"}}