{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/573 <br>KARAR NO: 2024/40<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27.11.2019<br>NUMARASI: 2016/586 Esas, 2019/1262 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17.01.2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  davacının \"... Yolu Hafriyat Dolgu\" yapımı işini davalının alt taşeronu olarak yüklenmiş olduğunu, işin davacı tarafından Karayolları Teknik Şartnamesi ve birim fiyat tarifelerine uygun olarak yapılmış olduğunu, yapılan işlerin Karayolları tarafından hazırlanan ihale şartnamesi ve davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca kontrollerin yapılmış bulunduğunu, müvekkili şirket ediminde bulunan işlerin her kısmı da yüklenici firma olan ... A.Ş.-... A.Ş. ortak girişim yetkilisi olan yapı denetim görevlisi tarafından tutanak ile teslim alınarak Karayolları İhaleli İşler Mühendisi tarafından tasdik edilmiş bulunduğunu, davalı şirket 6 no.lu hakedişe ait işlemin tamamlanmış, tasdik edilmiş olmasına rağmen müvekkiline ödemesinin yapılmadığını, alacaklı oldukları hakedişe ait fatura 22.12.2014 tarih ... sıra numaralı olup 6 no.lu hakedişe ait KDV dahil 482.620,00TL olduğunu, ödenmeyen fatura bedelinin davalı şirketten talep edilmesine rağmen ödemenin yapılmamış olduğunu, söz konusu işe ait tespit yaptırdıklarını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunca tespit edilen ve fiilen yaptığı işler bedeli 3.556.744.00TL+KDV olarak hesap edilmiş bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 482.620,00TL'nin 22.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikle davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,  davacı şirket ile müvekkili şirket arasında Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü ile imzalanan sözleşme kapsamında bölünmüş yol teşkili için yarma dolgu işleri için Karayolları ve teknik şartnamesi birim fiyatlarına uygun olacak şekilde sözleşme imzalandığını, ancak daha sonra karşılıklı görüşmeler neticesinde bu hususa ilişkin yeni bir sözleşme imzalanarak eski sözleşmenin hükümsüz sayılmış olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin eski ve geçersiz sözleşme olduğunu, davacı iddiasının aksine, işin yapımı sırasında zaman zaman maddi sıkıntıya düşerek müvekkili şirketten avans ödemesi karşılığı ödeme alarak, müvekkili şirkete 163.440,10TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının hakedişlerini de eksiksiz bir şekilde ödeyen müvekkili şirketin avans olarak verilen alacağını davacıdan tahsil edemediğini, yokluklarında alınan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan işin miktar ve değerini ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibinde olduğunu, davacının, fatura karşılığı işi yaptığını ispat eden hakediş, mutabakat veya  kabul tutanağı gibi bir belge sunamadığı, uyuşmazlığın BA/BS formları, ticari defter ve kayıtlar ışığında çözüleceğini,  davacının kendi defterlerinde fatura bedelini peşin aldığını kaydettiği, kendi defter ve kayıtları ile söz konusu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ortaya koyamadığı, davalı defter ve kayıtlarında da davalının davacıya gerek fatura nedeniyle gerekse cari hesap sonucunda borçlu görünmediği, aksine 163.440,00 TL alacaklı göründüğü, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, hak ediş raporlarına bakıldığında davacının hak ediş belgelerinin tam olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise cari hesaba karşılık yatırıldığını, davalı tarafından cari hesaba yatırılan bedellerin dava konusu faturaya karşılık yatırıldığına da  ait bir belge bulunamadığını, akaryakıt ödemelerinin sanki bu faturaya ait ödemeler  gibi görüldüğünü, aslında cari hesap açığının akaryakıt faturalarını karşılamış olmasının, söz konusu 22.12.2014 tarihli faturanın ödendiği anlamına gelmeyeceğini, ilk alınan rapor ile alacaklarının tespit edildiğini, mahkemenin dava konusu fatura bedelinin davacı defterine bedelinin peşin alındığı şeklinde göründüğünü belirttiğini, ancak davalı taraf belgelerinde söz konusu fatura bedelinin ne şekilde ödendiğine dair ticari defterlerinde kayıtlardan bahsedilemediğini,mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun esas alındığını, heyette ihale ve hak ediş konusunda uzman bilirkişinin olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davalı ile imzalanan sözleşme kapsamındaki işleri yaptığını belirterek 6 numaralı hakedişe göre düzenlenen fatura bedeli kadar alacaklı olduğunu iddia ederek talepte bulunmuş; davalı iş sahibi ise borçlu olmadıkları gibi fazladan ödemelerinin bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece yargılama sırasında alınan son bilirkişi  raporuna göre davalının davacıdan alacaklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı yüklenicinin talebinin her ne kadar 6 nolu hakedişe göre düzenlenen fatura bedeline yönelik olduğundan bahisle, değerlendirme buna göre yapılmış ise de, dosya kapsamı, iddia ve savunmalar, istinaf aşamasında ileri sürülen itirazlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının açtığı kısmi davada alacağının şimdilik talep miktarı kadar olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, sözleşme kapsamında yaptığı işlerin bedelini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu işe ilişkin davanın tarafları dışındaki şirket ve idareye ait tüm bilgi ve belgeler, ihale dosyası, hakediş raporları vd. evrakların ilgili kişi, şirket ya da kurumlardan getirtilerek işin uzmanı bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşif yapılması, taraflarca bildirilen tanıkların da keşif mahallinde dinlenerek öncelikle davacının sözleşme kapsamında yaptığı işlerin belirlenmesi, bu belirleme yapıldıktan sonra işin bedelinin sözleşmeye göre saptanması, tüm iş bedeli belirlendikten sonra ispatlanan veya kabul edilen ödemeler düşülerek varsa bakiye bedele hükmedilmesi gerekirken mahkemece sadece defter incelemesi ile yetinilmesi doğru olmadığı gibi istinaf aşamasında da olsa davacının bir kısım belgelerin gerçeği yansıtmadığına yönelik iddiasına göre sözleşme kapsamında düzenlenen tüm faturalar ile düzenlenen hakedişler birlikte değerlendirilerek sonuç itibariyle yüklenici davacının bu iş kapsamında yaptığı işlere göre alacaklı olup, olmadığı belirlenerek gerçeği yansıtan faturalar olup, olmamasına göre yeniden her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde de birlikte, karşılaştırmalı inceleme yapılarak var ise davacı alacağına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve değerlendirme ile  yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.11.2019 tarih, 2016/586 Esas, 2019/1262 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05af2e60fac228c3","SID":"09db1967ad5fea65"}}