{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                    T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2303 <br>KARAR NO\t: 2024/73<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:16/06/2021<br>NUMARASI\t:2021/108 Esas - 2021/499 Karar<br><br>DAVACI\t:... - (T.C.: ...) ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:DOĞA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:Sigorta<br>DAVA TARİHİ\t:14/02/2021<br><br>KARAR TARİHİ\t:19/01/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:02/02/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/09/2018 tarihinde davacının oğlu ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin ... Plakalı araçla çarpışması sonucu vefat ettiğini, davalının kasko poliçesi kapsamında ferdi kaza vefat teminatlarının ödenmesi ile ilgili olarak ara buluculuk müracaatı yapıldığını ancak bu görüşmelerden bir netice elde edilemediğini, davalının Kasko Poliçesi kapsamında davacıya poliçede yer alan teminatı doğrudan zarar gören olarak ödemekle mükellef olduğunu, ... Plakalı aracın kasko Poliçe numarasının ..., acente kodunun ... olduğunu, tüm bu nedenlerle kaza ile ilgili olarak hasar dosyası oluşturulan tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 10.000 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ferdi kaza genel şartları madde 20 uyarınca davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davacı vekilinin dilekçesinde kazanın 10.09.2018 tarihinde meydana geldiğini ifade ettiğini, dava tarihinin ise 14.02.2021 olduğunu, 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçmiş olması sebebi ile davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, her ne kadar davacı vekili tarafından kaza ile ilgili olarak ferdi kaza tazminat talebi bulunmuş olsa da davacı vekilinin kaza ile ilgili herhangi bir evrak sunmadığını, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının 10.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmenin davayı ve iddiaları kabul anlamında gelmediğini, Kara Yolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen tabloya göre maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, Kara Yolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı vekilinin talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin davanın zaman aşımına uğradığı yönündeki değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kara Yolu Trafik Kanunu 109. maddedeki ceza zaman aşımına dair süre Bolu Ağır Ceza Mahkemesindeki kazaya ilişkin sürücüye açılmış davanın varlığı yokmuş gibi değerlendirilip 2 sene zaman aşımı süresi uygulanarak davanın zaman aşımına uğradığı değerlendirilmesinin yapılması hukukun genel düşünce prensiplerine aykırı olduğu gibi kanuna ve hukuka da aykırı olduğunu, 10/09/2018 tarihinde davacının oğlu ...'ın yönetimindeki  ... plakalı otomobilin ... plakalı araçla çarpışması sonucu ... ile birlikte bir kişinin daha vefat ettiğini Ceza Kanunu 66 . madde d fıkrası uyarınca 15 sene zaman aşımı süresinin olduğunun kanun da açıkça düzenlendiğini, dava konusu olayda sanık sürücünün beraat etmiş olsa dahi söz konusu karar kesinleşmeden Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde iş bu davanın açıldığını, hukuk da zorlama yorum yapalım deseler bile  sanığın ceza davasından beraat ettiğini dolayısıyla konusunun suç olmadığının tespit edildiğini dolayısıyla ceza davası hükmünün uygulanmamalı deseler bile beraat kararı kesinleşmeden hukuk davası açıldığından bu yorumun da havada kaldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2021 tarih, 2021/108 Esas - 2021/499 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, birleşik kasko poliçesindeki ferdi kaza teminatına istinaden vefat tazminatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat ettiğini ileri sürerek poliçedeki ölüm tazminatının tahsilini talep etmiş, davalı vekilince cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu poliçede uygulanması mümkün olan genel şartlar belirtilmiş, bu genel şartlar arasında \"Ferdi  Kaza Sigortası Genel Şartlarına\" yer verilmiştir. Ölüm teminatı da bu kapsamda kalmaktadır. Anılan genel şartların 20. maddesinde sigorta mukavelesinden doğan bütün istemlerin iki yılda mürürü zamana uğrayacağı belirtilmiş, ceza zamanaşımının uygulanacağına dair açık hükme yer verilmemiştir. Nitekim bu hüküm TTK'nın 1420. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresiyle paralellik arz etmektedir. Her ne kadar davacı taraf 2918 sayılı yasanın 109. Maddesi gereği ceza zamanaşımı süresinin uygulanabileceği belirtilmiş ise de dava konusu poliçe ihtiyari nitelikteki \"Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları\"na atıf yapılmış olup, davalı ile sigortalı arasındaki ilişkinin 6102 sayılı yasanın 1420.maddesinden kaynaklandığı nazara alındığında eldeki olayda dava konusu poliçe yönünden 2918 sayılı yasanın 109.maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir. Buna göre ölüm rizikosunun 10.09.2018 tarihinde gerçekleştiği, davalı sigortaya herhangi bir  başvurunun bulunmadığı, davanın 14.02.2021  tarihinde açıldığı gözetildiğinde alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren  2 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra dava açıldığı için davanın zamanaşımı nedeniyle reddi isabetlidir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/01/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d70ca9d4c77d091","SID":"645ae16f18f5c873"}}