{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1868 <br>KARAR NO\t: 2024/27<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t                          : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/404 E.  -  2021/329 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi ve Alacak<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve 2020/404 E. - 2021/329 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin  2005/20564 sayılı markanın sahibi olduğunu, \"...\" markası ile faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 01.01.2017 tarihli ve 05/02/2018 tarihli franchise sözleşmeleri ile müvekkilinin ismi ve tabelası altında çiğ köfte satılması hususunda anlaştıklarını, davalının franchise verenin temin edeceği çiğ köfte dışında kendi ürettiği ya da üçüncü bir şahıstan alacağı çiğ köfteyi satamayacağının, sözleşme hükümlerine aykırı davranılması halinde maddi ve manevi zararlar haricinde 10.000,00 Euro tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının 21.12.2017 tarihinden beri müvekkili şirketten çiğ köfte almamasına rağmen müvekkilinin ismini, markasını ve tabelasını kullanarak çiğ köfte satışı yaptığını ve müşterilere verilen fişin başlık kısmında \" ...'' yazdığını, davalının, davacı markasını kullanarak başka bir yerden çiğköfte alması veya kendisinin çiğköfte yapıp satması ile davacıya ait olan ürünleri kullanmasının açıkça sözleşmenin ihlali sonucu doğurduğunu, davacı markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalının, müvekkilinin markadan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz teşkil eden fillerinin durdurulmasını, marka tecavüzünün önlenmesini, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, davalının kullandığı tespit edilen tüm basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, davalının aldığı mallara ait ödenmeyen 27 adet faturadan kaynaklanan 8.549,56-TL'nin ve davalının haksız eylemleri nedeniyle 10.000,00 Euro karşılığı 58.800,00-TL'nin tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davacı şirket ile 10/05/2015 tarihli sözleşme düzenlenerek çiğ köfte satışına başlandığını, müvekkilinin sözleşme koşullarını yerine getirmesine rağmen asıl davacı yanın müvekkiline ürün temin etmediğini, müvekkilinin davacıya fazladan 15.000,00-TL ödeme yaptığını, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin tespitinde satışa sunulan çiğ köftenin davacıya mı yoksa başka bir üçüncü kişiye mi ait olduğuna dair bir belirleme olmadığını, 21/12/2017 tarihinden sonra 05/02/2018 tarihinden itibaren taraflarca yeni bir sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranışı bulunsaydı davacının yeni bir sözleşme düzenlemeyeceğini, sözleşme süresinde geliştirilen uygulama gereği davacının bayilerin istediği ürünü temin edememesi ve ivedi durumların oluşması halinde davacının diğer bayilerinden mal alınarak satışa devam edildiğini, davalının temin ettiği çiğ köftelerin yine davacı tarafından üretimi yapılan çiğ köfteler olduğunu, franchise veren tarafından bu sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığını, sözleşme kapsamındaki cezai şartın fahiş olduğunu ve müdahalenin gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmediğini, kusuru bulunmadığını, müvekkilinin sürekli zarar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında yapılan 01/01/2017 tarihli franchise sözleşemesinin 01/01/2017 - 31/12/2018 tarihleri arasında, 05/02/2018 tarihli sözleşmenin ise 5 yıl süre ile düzenlendiği, sözleşmenin feshedildiğinin davacı tarafından davalıya bildirilmediği, davalının devam eden sözleşme uyarınca markayı kullandığı, bu nedenle davacının markadan ve ticaret ünvanından doğan haklara tecavüz iddialarının yerinde olmadığı, karşı tarafın ispat ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eden sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu, davalı tarafından 2016 yılı içinde Akbank hesap ekstrelerine göre davacı şirkete toplamda 68.525,00 TL ödendiği ayrıca 03.03.2016 tarihinde 12.000,00 TL ve 17.05.2016 tarihinde 2.000,00-TL olmak üzere toplamda 14.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı,2017 yılı içinde davacı şirkete ait ticari defterlerde davalı yandan 54.350,00 TL tahsilat yapıldığı, davalı ... tarafından tutulan işletme defterlerinde sadece gelir(satış) ve gider (alış) işlemlerinin kaydının yer aldığı ve davalı yana ait incelemesi yapılan 2016, 2017, 2018 yıllarında davacı şirketten yapmış olduğu alımların yıllar itibariyle listelenmiş hali incelendiğinde, davalı tarafından 2016 yılında davacı şirketten toplamda KDV dahil 68.674,42-TL, 2017 yılında 53.247,63-TL  tutarında alım yapıldığı,  davacı şirket tarafından davalıya ödendiği iddia olunan 19.684,96-TL ile davacı tarafından davalıya düzenlenen KDV dahil 4.312,46-TL tutarlı fatura konusu malın davalıya teslim edildiği hususlarının ispat edilemediği, buna göre dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 16.991,16-TL tutarında alacaklı olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispatlanamadığı, davacı tarafın fazla ödeme almasına rağmen karşılığında ürün çıkışı yapmadığı, mevcut durumun ortaya çıkmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, cevap dilekçesinde davalının müvekkiline ait olan ... Şubesi'nin 112-0128851 numaralı hesabına 2.000,00-TL olarak yapması gereken ödemeyi  04/03/2016 tarihinde  12.000,00-TL olarak ödediklerini söylediğini ve yine bankamatik vasıtasıyla ... A.Ş'nin Akbank 698 130 39 numaralı hesabına aldığı malın ederinden fazla olarak 5.000,00-TL para yatırıldığını iddia ettiğini, oysa kişinin 2.000,00-TL ile 17.000,00-TL'nin farklı olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, 2016 yılında yapılan ödemeye ilişkin olarak aradan bir yıl geçmesine rağmen karşılığında mal alınmadığını veya müvekkilinden alacaklı olunduğuna dair iddianın mümkün olmayacağını, HMK m. 140/5 amir hükmüne açıkça aykırı kesin delil bildirme süresinden 1,5 yıl sonra  davalı tarafından sunulan ticari defterlerin dikkate alınamayacağını, cevap dilekçesi verildikten yaklaşık 1,5 yıl sonrasında davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edildiğini ve dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, dosyanın üç defa bilirkişi incelemesine gönderilmesi suretiyle haksız yere ücret, emek ve zaman kaybına sebebiyet verildiğini, müvekkili şirketin AİHS m. 6 ve Anayasa M. 36'da düzenlenen  makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi, faturadan kaynaklanan alacak ve  franchise sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart alacağı istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflarca düzenlenen 01/01/2017 ve 05/02/2018 tarihli franchise sözleşmeleri ile davacıya ait markanın davalı tarafından kullanılmasına izin verildiği, dava tarihinden önce sözleşmenin feshedildiği davacı tarafından davalıya ihtar edilmediğinden, sözleşmeye istinaden kullanımına devam eden davalının, davacının marka ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz ettiğinden  söz edilemeyeceği, tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olmadığının tespit edildiği, buna göre davacının faturadan kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı,  sözleşmenin franchise alanın yükümlülüklerini düzenleyen 2.maddesi uyarınca davalının kendisinin ürettiği ya da üçüncü kişiden temin ettiği çiğ köfteyi satması mümkün olmamasına karşın, sözleşmeye aykırı satış gerçekleştirdiği kendi ticari defterleri ile sabit ise de, davacının ticari defterlerine göre davalıdan fazla ödeme aldığı halde davalıya mal vermeyerek davalının sözleşmeye aykırı davranışına kendi kusurlu eylemi ile sebebiyet verdiğinden cezai şart talep edemeyeceği, davalının mahkemece ticari defterlerini sunmak ya da yerlerini bildirmek hususunda tanınan tercih hakkı dahilinde ve verilen kesin süre içeresinde ticari defterlerinin yerini bildirdiği, bu durumda davalının ticari defterlerinin mahkemece delil olarak dikkate alınmasında ve bu kabullerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024\t\t<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"365941219ee13129","SID":"7662b5388dfd5961"}}