{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1862 - 2024/24<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1862 <br>KARAR NO\t: 2024/24<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/38 E.  -  2021/363 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK İptal ve Marka Hükümsüzlüğü Talebi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/10/2021 Tarih ve 2021/38 Esas - 2021/363 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/56225, 172514, 2000/05246, 2000/10004, 2002/34888, 2003/36463, 2007/71125, 2012/13210, 2015/36280, 2017/109784 Sayılı ve \"...+ şekil\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/112748 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, \"...\" markasının, ilk kez 28.10.1993 tarih ve 3394 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek bu tarihten itibaren müvekkilinin tescilli ticari unvanı olarak kullanılmaya başlandığını,  “...” markasının müvekkilinin “...”  ibareli markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzerlik gösterdiğini, markanın tescili alması durumunda \"...\" markasının varlığının müvekkilinin markası üzerinde haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek,  ... YİDK'nun 2020-M-9989 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/112748 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davalının başvurusuna konu markanın “...” olarak bir bütün halinde algılandığını, davacı markasının ise “...” ibaresinden müteşekkil olup kullanılan renk ve yazı stillerinin birbirinden oldukça farklı olduğunu, “...” ibresinde kullanılan “...” ibaresinin İngilizce sınıf anlamına geldiğini, dilimize yerleştiğini ve yaygın olarak kullanılan bir ibare olduğunu, \"...\" ibaresinin Şanlıurfa civarında yer alan bir antik kent adı olduğunu, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmayıp marka ile karşı karşıya kalan ilgili tüketici kesimince malın ticari kaynağının kolayca ayırt edilebileceğini, davacının SMK'nın 6/6. maddesine dayanan itirazı yönünden somut delil sunulamadığından bu husustaki iddianın kabulünün mümkün olmadığını,  SMK m.6/5 hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığını,  kötü niyete ilişkin iddiaların ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, her ne kadar dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında kavramsal olarak benzerlik bulunmasa da işitsel ve görsel olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında 6769 sayılı SMK m.6/1 hükümleri çerçevesinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davacı tarafından “...” ibaresi için dava konusu hizmetler bakımından Türkiye’de yaygın bir şekilde, aralıksız kullanımının ispatlanamadığı,dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanım hakkının bulunmadığı, davalıya ait \"...\" ibareli markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanamayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK' nin 2020-M-9989 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/112748 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının başvurusuna konu markanın “... ” olarak bir bütün halinde algılandığını, “...” ibaresinde kullanılan “...” kelimesinin İngilizce \"sınıf\" anlamına gelmekle birlikte bu anlamı ile Türkçe'ye de yerleşmiş ve yaygın olarak kullanılan bir ibare olduğunu, ”...” ibaresinin ise Şanlıurfa civarında yer alan bir antik kent adı olduğunu, bu haliyle davalı markasının davacı markalarıyla kavramsal açıdan benzer olmadığını, ilk derece mahkemesince de bu hususun kabul edildiğini ancak markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu kanaatiyle istinaf talebine konu kararın tesis edildiğini, markaların işitsel olarak birbirinden farklı olduğunu, nitekim davalı markasının bir bütün olarak telaffuz edildiğini ve bu haliyle özgün bir karaktere sahip olduğunu, görsel olarak da davacı markasında dikkat çekici renk unsuru kullanılmasına karşın davalı markasının beyaz zemin üzerine siyah standart harflerle oluşturulduğunu, markaların fonetik ve biçimsel olarak da birbirinden farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\t<br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden; davalı gerçek kişinin \"...\" ibaresinin 30,35 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için gerçekleştirdiği 2019/112748 sayılı marka başvurusuna, davacının \"...\" asıl unsurlu markalarına dayanarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiği, 07/12/2020 tarihli YİDK kararının davacı tarafa 08/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 05/02/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne verilmiş olup, davalı ... vekilinin istinaf itirazları gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlık taraf markaları arasında arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015,s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br> \tBu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu başvuru kapsamındaki 35 ve 43. sınıf hizmetler davacının itiraza mesnet markaları kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığından taraf markaları arasında, bu sınıflar yönünden emtia benzerliği gerçekleşmiştir.<br>Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru, beyaz zemin üzerine siyah renkte büyük harflerle “...” ve “...” ibarelerinin yan yana yazılmasıyla, davacı markaları ise “...”, “...” ibarelerinden veya bunların yanında tanımlayıcı “...”, “...”, “...” ibarelerinin eklenmesinden oluşturulmuştur. Dava konusu başvurunun asli unsuru bütün olarak “...” ibaresi, davacı <br>markalarının asli unsuru “...”, “...” kelimeleridir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, başvuruda yer alan “...” kelimesi İngilizce “...”, “...” ibaresi \"...\" anlamında Şanlıurfa’nın eski ismidir. Davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin herhangi bir anlamı <br>bulunmamaktadır. Başvuruda yer alan “...” kelimesi “...” biçiminde, davacı <br>markaları ise “...” olarak telaffuz edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta bu farklılıkların <br>görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ortalama alıcı kitlesi nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/12/2015 tarih, 2015/5565 Esas, 2015/13026 Karar sayılı kararında \"... ...\" ibareli başvuru ile davacının mesnet gösterdiği \"...\" esas unsurlu markaları arasında ve yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/04/2015 tarih, 2015/6 Esas, 2015/4576 Karar sayılı kararında ise  ''... ...+şekil'' ibareli başvuru ile davacının ''...'' asli unsurlu  markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığı vurgulanmıştır.<br>Her ne kadar davacı vekilince, SMK'nın 6/3, 6/5 ve 6/9. maddesi uyarınca dava konusu başvurunun tescil edilmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu hususlar kanıtlanamadığı gibi, taraf markaları benzer bulunmadığından, ulaşılan sonuca bir etkileri de yoktur.<br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de  kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı Kurumun istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK iptali davasının reddi yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Bu itibarla, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 21/10/2021 gün ve 2021/38 Esas - 2021/363 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE, <br>\t3-Marka hükümsüzlüğü istemli davanın KABULÜ ile davalı gerçek kişi adına tescilli,  2019/112748 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen YİDK iptali davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, <br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 5.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 211,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 35,50-TL tebligat ve posta masrafı toplam 2.346,5‬0-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.173,25‬-TL'ye, 59,30-TL başvuru harcı ve 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.291,85‬-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 46,00-TL posta masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 208,1‬0-TL  yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t8-Davalı ... tarafından ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davalı ... peşin olarak alınan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde  anılan davalıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b382a29940a64d3b","SID":"1cb451b17aa8dedd"}}