{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1854 - 2024/21<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1854 <br>KARAR NO\t: 2024/21<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t                          : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/428 E.  -  2021/276 K.<br><br>ASIL DAVA<br>DAVACI<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka, YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2021 tarih ve 2019/428 E. - 2021/276 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı... San. ve Tic. A.ş. ile asıl ve birleşen davada davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili,  davacının 2003/22182 sayılı, 18, 25 ve 35. sınıflara <br>konu mal ve hizmetlerde tescilli  “...” ibareli markasına dayalı olarak davalının <br>2018/33451 sayılı “...” ibareli başvurusuna yaptığı SMK 6/1, <br>6/2, 6/3,  6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı itirazların markalar arasında karıştırılma <br>ihtimali olmadığı gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiği ve karara karşı <br>itirazları üzerine davaya konu YİDK kararı ile markaların benzerliği kabul edilerek SMK <br>6/1 uyarınca itiraz kısmen haklı görülerek başvurunun kapsamından bazı hizmetler <br>çıkartılırken, birebir aynı nitelik taşıyan veya birbirini tamamlayan bir kısım <br>mallar bakımından tescil kararı verildiğini, \"...\" ibaresinin İspanyolca’da \"...\" <br>anlamına geldiğini, Türkiye’de yaygın dil İngilizce olduğundan markayı gören alıcılar <br>nezdinde “sprey boya” imajının oluşmayacağını, \"...\" ibaresinin İngilizce \"ayakkabı tabanı\" <br>anlamına geldiğini,  \"...\" ibaresinin 25. sınıfa konu emtia açısından ayırtediciliği yüksek <br>bir ibare olduğunu, davacı ve davalı arasında 2000’li yılların başından itibaren ticari ilişki <br>sürdürüldüğünü, Türkiye’de davalının “....com” ibareli internet sitesinde “...” <br>markalı mallarının satışını ve dağıtımını yaptığını, bu nedenle alıcıların taraf işletme ve markalarını karıştıracağını, davacı markasının tanınmış marka olduğunu ve başvuru markasının davacı <br>markasının serisi algısını yarattığını, davalının, davacının “...” markalı <br>mallarının satışını ve dağıtımını yapan ticari temsilcisi iken \"...\" <br>ibaresini tescil ettirmesi sebebiyle başvurunun SMK 6/2 uyarınca da reddedilmesi gerektiğini, davalı başvurusunun tesadüfi olmadığını ve başvuru markasının davacı <br>markasının tanınmışlığından istifade edecek kötüniyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek, asıl davada 2019-M-<br>9031 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescil edilmiş ise 2018/33451 başvuru sayılı <br>markanın tescil edildiği mallar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br>Asıl davada davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Asıl davada davalı Şirket vekili, taraf <br>markaların esas unsurlarının ve emtia listelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu ve <br>İspanyolca’da “havada asıltılı, sıkıştırılmış gaz, sprey, sprey tüpü” gibi anlamlara <br>gelen \"...\" kelimesinin çoğulunu ifade ettiğini, taraf markalarının Markalar <br>Dairesi Başkanlığı kararında da benzer görülmediğini,  sadece birbirini tamamlayan ya da aynı <br>yerde satılan ürünler için aynı mal ve hizmet değerlendirilmesinin yapılamayacağını <br>ve tesciline karar verilen başvuru markasının kapsamındaki “25/Koruyucu amaçlı <br>olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, <br>bandanalar, eşarplar, kemerler” mallarının davacının marka tescili kapsamındaki <br>mal ve hizmetlerle karıştırılmayacağını, <br>ayakkabı ve giysinin benzer sınıflar olarak değerlendirilemeyeceğini,  müşterek “...” <br>ibaresinin 25. sınıf bakımından ayırtediciliğinin bulunmadığını, “hava geçiren” anlamına geldiğini, davacının tescilli markasına dayanması sebebiyle SMK 6/3 uyarınca yaptığı itirazın <br>reddinin haklı olduğunu, davacının tanınmışlık itirazının haksız olduğunu, davalının <br>davacının ticari vekil veya temsilcisi olmadığını, markanın aynı veya <br>ayırt edilemeyecek derecede benzerinin tescili için başvuru yapılmadığından itirazın <br>reddinin SMK 6/2 hükmüne uygun olduğunu, müvekkilinin tanınmış \"...\" markasının <br>sahibi olduğunu, davalı davacının distribütörü olsa da, davacının Türkiye’de tescilli <br>kendi markası olduğundan kötüniyetli tescilden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, asıl davanın reddini istemiştir.<br>\tBirleşen davada davacı... SAN. TİC. A.Ş. vekili, davalı <br>şirketin 2003/22182 sayılı, 18, 25 ve 35. sınıflara konu mal ve hizmetlerde tescilli  <br>“...” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itirazın, 2018/33451 sayılı <br>“...” ibareli başvuru markası ile itiraza mesnet marka benzer görülmeyerek <br>Markalar Dairesi kararıyla reddedildiğini  ancak YİDK tarafından markalar benzer <br>görülerek itirazın kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından “Sınıf 25: Ayak giysileri: <br>Ayakkabılar, terlikler, sandaletler; Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, <br>kepler; “Sınıf 35: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için <br>Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, <br>fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler Ayak giysileri: Ayakkabılar, terlikler, <br>sandaletler; Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler malların bir araya <br>getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik <br>ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)\" malları/hizmetlerinin <br>karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimalinin ortaya çıkabileceği gerekçesiyle başvuru kapsamından çıkarıldığını, taraf <br>markalarının bütünsel değerlendirilmesinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacı <br>markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu ve İspanyolca’da “havada <br>asıltılı, sıkıştırılmış gaz, sprey, sprey tüpü” gibi anlamlara gelen \"...\" kelimesinin <br>çoğulunu ifade ettiğini, müşterek \"...\" ibaresinin 25. sınıf bakımından ayırtediciliğinin <br>bulunmadığını ve “hava geçiren” gibi tanımlayıcı bir unsura işaret ettiğini,  davacı <br>markasında bağımsız ayırtedici bir unsur olmadığını, taraf markaların esas unsurlarının ve emtia listelerinin birbirinden <br>farklı olduğunu, sadece birbirini tamamlayan ya da aynı yerde satılan ürünler için aynı mal <br>ve hizmet değerlendirilmesinin yapılamayacağını, başvuru kapsamından çıkartılan mal <br>ve hizmetlerin davacının marka tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerle <br>Karıştırılmayacağını ileri sürerek, 2019-M-9031 sayılı itirazın kısmen <br>kabulüne ilişkin YİDK kararının iptaline karar verilmesi talep ve dava  etmiştir.<br>\tBirleşen davada davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tBirleşen davada davalı ...vekili, davacının 2018/33451 sayılı <br>“...” ibareli başvurusuna karşı 2003/22182 sayılı, 18, 25 ve 35. <br>sınıflara konu mal ve hizmetlerde tescilli “...” ibareli markası <br>çerçevesinde SMK 6/1, 6/2, 6/3, 6/4, 6/5 ve 6/9 hükümlerine dayalı <br>itirazların markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı gerekçesiyle Markalar <br>Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, karara karşı itirazları üzerine davaya konu YİDK <br>kararıyla markaların benzerliği kabul edildiğini ve SMK 6/1 uyarınca itiraz kısmen <br>haklı görülerek başvurunun kapsamından davaya konu mal ve hizmetlerin <br>çıkartıldığını, çıkartılan malların davalı markasının kapsamında birebir aynı veya birbirinin tamamlayan benzer mallar olduğunu, \"...\" ibaresi <br>İspanyolca’da \"...\" anlamına gelse dahi, Türkiye’de yaygın dilin İngilizce olduğunu ve markayı gören alıcılar nezdinde “sprey boya” imajının oluşmayacağını, \"...\" ibaresinin İngilizce \"ayakkabı tabanı\" anlamına geldiğini, ... ibaresinin 25. <br>sınıfa konu emtia açısından ayırtediciliği yüksek bir ibare olduğunu, davacı ve davalı arasında 2000’li yılların başından itibaren ticari ilişkinin <br>sürdürüldüğü, davacının Türkiye’de “...” markalı mallarının satışını ve <br>dağıtımını yaptığını, alıcıların taraf işletme ve markalarını karıştıracağını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, asıl dosyada davalının \" ...+şekil+... \" marka başvurusu ile davacının  \"...\" ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında bırakılan  25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve işitsel  benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicinin her iki taraf markasını aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, taraf markaları arasında  bu mallarda  SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, davacı tarafın SMK 6/2, 6/3, 6/4-5, SMK 6/9 maddelerindeki koşulların oluştuğunun kanıtlanamadığı ve bu durumların iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu  2019-M-9031 sayılı YİDK kararının, başvurunun kabulüne ilişkin kısmı yönünden iptaline, 2018/33451 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, birleşen dosyada davacının \" ...+şekil+... \" marka başvurusu ile davalının  \" ... \" ibareli tescilli markası arasında başvuru kapsamından çıkartılan 25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu  başvuru kapsamından çıkartılan 25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler için başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, Türk Patent YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı birleşen davada davacı... SAN. TİC. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, önceki markanın ayırt ediciliği yüksek bir marka olmamasına rağmen karıştırılma ihtimalinin varlığının tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, itiraza mesnet markada iki ayrı kelime varmış gibi değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin \"... ŞEKİL\" ibareli ürünlerinin, tanınmış \"...\" markası altında satılmasının değerlendirmeye alınmadığını,   ayakkabı ve giysinin benzer sınıflar olarak değerlendirilmesine hukuken imkan bulunmadığını,  \"ayakkabı\"nın \"giysi\"leri tamamladığı gibi bir fikir yürütmeyle benzerlik kriterlerinden sadece \"birbirini tamamlama\", \"dağıtım kanalının ortak olması\" unsurlarının dikkate alınmasının eksik değerlendirme olduğunu, somut olayda \"cüzdan\" ile \"giysi\", \"ayakkabı\" ile \"giysi\"nin karıştırılacak derecede benzer mallar olarak değerlendirildiğini ve asıl davanın kabul edildiğini, oysa \"ayakkabı\", \"cüzdan\" ve \"giysi\"nin işlevlerinin ayrı olduğunu, önceki marka tanınmış  da olmadığına göre bu malların benzer olduğu gerekçesiyle ilgili markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı sonucuna varılamayacağını,  bilirkişi raporunda 35. sınıf açısından da tutarsız bir yorum yapılarak 25. sınıf alt grubundaki malların benzer değerlendirildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil Kurumun YİDK tarafından yapılan inceleme sonucu başvuru markası ile itiraza mesnet markanın benzerliğinin söz konusu olabileceğini değerlendirerek, davacı tarafın itirazının kısmen kabulü ile aynı/aynı tür olduğu tespit edilen 25. ve 35. sınıf kapsamında yer alan \"Sınıf 25:Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Sınıf 35:Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" mallarının/hizmetlerinin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiğini, ancak bunun dışında kalan mal ve hizmetler (Sınıf 25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler) yönünden benzerlik bulunmadığından bu mallar yönünden ilgili tüketicilerin markaların farklı olduğunu algılayabileceğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı için itirazın kısmen reddine dair yerinde ve hukuka uygun bir karar verildiğini, başvurunun kısmen reddi kararı sonrasında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetlerin, itiraza mesnet markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle farklı türden olduğunu, taraf markalarının bütünsel algılamada ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadığını, ilişkilendirme ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının asıl davanın kabulü yönünden istinaf  incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava ise YİDK kararının iptali istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile asıl davada itiraza, birleşen davada redde mesnet \"...\" ibareli markalar arasında, asıl davaya konu 25. sınıf mallarla, birleşen dava konusu 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza ve redde mesnet \"...\" ibareli markadaki \"...\" kelimesi dava konusu başvuruda aynen kullanıldığı gibi, “...” ibaresinin, konumu itibarıyla öne çıkartılan, esas <br>vurguyu yaparak ortalama alıcının dikkatini çekecek ve akılda kalacak olan ilk <br>kelime olduğu,  Türkçe’de “hava, havacılık havacılıkla ilgili, uçakla ilgili, uçak, gaz” gibi anlamlara gelen “...” kelimesi ile, Türkçe’de “konfor, rahatlık, ferahlık, teselli, avuntu, destek” gibi anlamlara gelen “...” ibaresinin biraraya <br>getirilmesiyle oluşturulan markanın kavramsal olarak “Hava alan/Hava almaya imkan veren <br>rahatlık/konfor” olarak algılanma olasılığının yüksek olduğu,  “...” ibareli başvuru markasının ihtiva ettiği farklılıkların, yani şekil <br>unsuru ve “...” ibaresinin, “...” ibaresinin bütünsel olarak markanın<br>başlangıcındaki hakim unsur olma konumunu değiştirmediği ve \"...\" markasıyla çağrışımı, benzerliği ve karıştırılmayı bertaraf edecek düzeyde ayırt edicilik katmadığı, \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından tasviri bir ibare olduğu, \"...\" ile \"...\" ibarelerini benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/04/2013 tarih, 2012/8067 Esas, 2013/6726 Karar sayılı,  \"... + Şekil\" ile \"...\" ibarelerini benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2009 tarih, 2007/13746 Esas, 2009/8411 Karar sayılı kararlarının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, asıl davada davalı birleşen davada davacı... San. ve Tic. A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Asıl davada davalı birleşen davada davacı... San. ve Tic. A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, asıl davada davalı... San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin anılan taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, birleşen davada davacı... San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin anılan taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-Asıl ve birleşen davada davalı ... birleşen dava yönünden istinaf başvurusu yaptığından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, asıl ve birleşen davada davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin anılan taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t5-İstinaf aşamasında asıl davada davalı birleşen davada davacı... San. ve Tic. A.ş. ile asıl ve birleşen davada davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan tarafların uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60f2b87f29a3a5fc","SID":"a1340ce475ac79d1"}}