{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1918 <br>KARAR NO\t: 2024/112<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/128 E.  -  2020/421 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2020 Tarih ve 2019/128 Esas - 2020/421 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili markasının \"...\" kelime ve ''... ...'' şekil unsurundan oluşan kelime+şekil markası olduğunu, müvekkilinin ... nezdinde tescilli ve tescil aşamasında pek çok markanın sahibi olduğunu, ilk değerlendirme basamağı olan aynılık / benzerlik araştırması yapılırken markaların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini fakat YİDKnın vermiş olduğu kararda müvekkili markasını bütüncül değerlendirmek yerine parçalara ayırarak benzerlik değerlendirmesine tabi tuttuğunu, markaları hem ''...'' kelime unsuru hem de ''... ... ... şekil'' unsuru yönünden benzer bulduğunu, markanın esas unsurunu oluşturan ''...'' unsurunu göz ardı etmiş olduğunu, ''...'' ve ''...'' ibarelerinin ayırt edici niteliği haiz olmadığından ve harcıalem hale geldiklerinden markanın esas/baskın unsuru olamayacağını, \"...\" ibaresinin \"yıldızlarla ilgili\" anlamına geldiğini ve marka kökü olarak 2002 yılından bu yana kullanıldığını, ''... ... ...'' şekil unsurunun markanın esas/baskın unsuru olarak değerlendirilemeyeceğini, markada ''...'' ibaresinin yeri, büyüklüğü ve rengi itibariyle şekil unsurunun önüne geçerek baskılamış ve şekil unsurunu yan unsur konumuna ittiğini ileri sürerek, ... YİDK'nın 22/03/2019 tarih ve 2019/M-2574 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, başvuru markasının “...” ibarelerinden oluştuğunu ve bir bütün olarak “...” ibarelerinin \"...\" markalarının serisi gibi algılanabileceğini, ortalama tüketicinin atların üzerinde ... oynayan sporcuların olduğu şekil unsuru ile birlikte ... ... ibaresini gördüğünde kolaylıkla diğer davalılara ait markalarla karıştırabileceklerini, ortalama tüketicilerin markaların farklı olduğunu algılasalar bile, markanın kaynağı firmalar konusunda yanılabileceklerini, bu nedenle taraf markaları arasında işaret benzerliği olduğunu, somut olayda başvuru markasının kapsamında yer alan ve 18. sınıfta bulunan “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.” mallarının, redde mesnet markalar kapsamında yer aldığını, hem işaret benzerliği, hem de mal/emtia benzerliği şartı gerçekleşmiş olduğundan, markaların ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılacaklarının açık olduğunu, verilen kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı  ...  vekili,  müvekkilinin davaya dayanak “...” ve  \"... ... ...\" markalarını büyük uğraşlar ve emekler sonucu oluşturduğunu, uzun yıllar önce tescil ettirdiğini ve markayı yoğun ve yaygın biçimde kullanarak maruf ve meşhur hale getirdiğini, müvekkili şirkete ait \"... \" markasının T/03171 sayı ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu, hem Paris Sözleşmesi hem de SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasına yalnızca tescilli olduğu sınıf üzerinde koruma sağlanmasının veya dava konusu markaların benzerlik ve iltibas değerlendirmesinde tescilli olan marka ve şekil unsurlarının birebir örtüşmesinin aranmasının bile hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına neden olacağını, davalı tarafın \"...+... ... ... figürlü şekil\" ibareli markalarının 18. sınıfta yer alan birtakım emtialar için tescile konu edildiğini, müvekkili şirketin itiraza dayanak markalarının esas unsurunun “...” ibaresi ve ... ... ... figürlü \"şekil\" unsuru olan markalarının da aynı sınıfta yer alan aynı emtialar için tescilli olduğunu, davalı tarafın tescilli “... + şekil” markasının başında yer alan “...” ibaresinin, esas unsur olan “...” ve ... ... ... figürlü “şekil” unsurunu destekler nitelikte olduğunu, marka tesciline ayırt edici özellik kazandırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili,  müvekkili ...’ın 1890 yılında Amerika’da ... sporunun idari birimi olarak kurulduğunu, 20 yıl kadar önce markalarının giyim ürünleri üzerinde kullanımı için dünya çapında lisans vermeye başladığını, ...’un 1997 yılından beri müvekkili şirketin Türkiye de dahil olmak üzere pek çok bölgede lisans sahibi olduğunu, \"....\" ve logolu markalarının ... nezdinde 1999 yılından beri tescilli olduğunu, davaya konu başvurunun, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile karıştırılacak derecede benzer olduğunu, davacının 2002/02220 sayılı \"...\" ve 2016/40410 sayılı \"...\" markalarının birer kelime markası olduğunu, esas unsurunun ... ... ... şekil unsuru olan işbu davaya konu marka bakımından bir kazanılmış hak teşkil etmediğini, davacıya ait 2014/72605 başvuru numaralı \"... ŞEKİL\" markasının ise zaten diğer davalı ....’nin itirazları üzerine reddedildiğini, başvurunun müvekkilinin markalarına son derece benzer bir şekil unsurunu esas unsur olarak içerdiğini, müvekkilinin marka oluşturmada kullandığı kompozisyon ile oluşturulduğunu, müvekkilinin tanınmış markaları ile karıştırılacak derecede benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ..., davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 2018/17866 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan dava konusu “18. Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.”nin redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel ve/veya görsel olarak benzerlik bulunduğu, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ... YİDK’nın 22/03/2019 tarih ve 2019/M-2574 sayılı kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili ...'ın, TPMK nezdinde tescilli pek çok markanın sahibi olduğunu, 2002/02220 başvuru numaralı ve tescilli \"...\" markasını 17 yıldır kullandığını, 06.09.2014 tarihinde 2014/72605 nolu \"... ŞEKİL\" markası için, 04.05.2016 tarihinde 2016/40410 nolu \"...\" markası için başvuruda bulunduğunu ve bu markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin asıl amacının \"...\" çatısı altında seri markalar yaratarak büyümek olduğunu, yerel mahkeme kararında markaların zayıf unsurları olan \"...\" ve \"... ... ...\" şekil unsuru değerlendirmeye tabi tutularak müvekkili markasının, davalıların markasına benzer olduğu, YİDK kararının yerinde olduğu sonucuna varıldığını, müvekkili markasının esas unsurunun \"...\" ibaresi olup markaların esas unsurları karşılaştırıldığında müvekkili markasının, davalılara ait hiçbir marka ile benzerlik içermediğini, piyasada tekstil, ayakkabı, çanta sektöründe \"...\" ve \"... ... ...\" unsurlarını içeren binlerce tescilli marka bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\t<br>GEREKÇE\t: Dava,  marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibaresi ve \"...\" şeklinden oluşan başvuru ile redde mesnet \"...\" asıl unsurlu ve \"... ... ...\" şekilli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma  tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da benzer biçimde kullanıldığı, bunun yanında başvuruda \"...\" şekline, redde mesnet markalarda ise \"...\" figürüne yer verildiği,  başvuru markasının kapsamındaki emtia bakımından ortalama alıcı kitlesinin zihninde baskın olarak ve figürler arasındaki ayrıntılardan ziyade \"...\" ibaresinin ve \"...\" figürünün yer edineceği,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/04/2019 tarih, 2018/738 Esas, 2019/2738 Karar sayılı kararının da aynı yönde olduğu, öte yandan başvuru kapsamındaki malların, redde mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla aynı/aynı tür/ benzer olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83032affa7d2efc4","SID":"9d3df8dd3cea821a"}}