{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br><br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2022<br>NUMARASI\t\t: Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br>DAVA\t\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 03/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 04/01/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan istirdat davasında 29/09/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin kurmayı düşündüğü tarım işletmesi için davalı şirketten işletme ekipman ve malzemelerinin alımı konusunda davalı şirket ile 29/07/2016 tarihinde 126.106,18 TL sözleşme bedelli Makine Ekipman Alımı Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalı şirkete T.C. Ziraat Bankası üzerinden 30.000,00 TL, 75.000,00 TL, 45.000,00 TL, 81.106,18 TL olmak üzere toplam 213.106,18 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davalı ile davacı arasında yapılan sözleşme uyarınca 30.150,00 TL bedelli, 78.408,00 TL bedelli, ve 126.106,18 TL bedelli 3 adet fatura mevcut olduğunu ve bu faturaların toplam bedelinin 234.664,18 TL olduğunu, davalı tarafın otomatik süt sağım sistemi için 29.800,00 TL teklif verdiğini, ancak kestiği faturanın 72.600,00 TL + KDV olmak üzere 78.408,00 TL olduğunu, bu durum nedeniyle hibe desteği veren Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı süt sağım sistemi için ödeme yapmadığını,  davacının fazladan KDV ödemek zorunda kaldığını, davacının davalı şirkete teminat amaçlı olarak takibe konu senetleri imzalayarak verdiğini ancak davalı tarafın bir borç içermeyen teminat senetleri ile müvekkiline karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla takip yaptığını, müvekkilinin icra baskısı altında  borcu ödemek zorunda kaldığını, davacının davalı tarafla ile borç ilişkisinin bittiğine dair Konya ... Noterliği .. yevmiye sayılı ve 18/10/2016 tarihli ibraname düzenlendiğini, bu ibraname neticesinde tedarikçi İl... Tic. Ltd. Şti.'ye davacının 50 başlık Süt Sığırcılığı Projesi Makine Ekipman Alım ihalesinden kaynaklanan herhangi bir alacağın kalmadığı, maddi ve manevi herhangi bir hak talebinde bulunulmayacağı beyanının resmi senede geçirildiğini belirterek, müvekkilinin icra baskısı altında ödediği 41.511,89 TL'nin ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin süt sağım sağımhane makineleri ekipmanları satım işini yaptığını, müvekkilinin davacı ile arasında süt sağım sistemleri alım ihalesi çerçevesinde ticari ilişkisi olduğunu, davacının iddialarının aksine Tarım İl Müdürlüğüne verilen teklifin 72.600,00 TL olduğunu, davacı tarafın bahsetmiş olduğu 29.800,00 TL teklifin İPART'a verilen ve kabul edilmeyen teklif olduğu, İPART tarafından teklifin kabul edilmemesi üzerine müvekkilinin Tarım İl Müdürlüğüne %50 hibe başvurusunda bulunarak yeni bir otomatik süt sağım sistemi sağımhane teklifi sunduğunu, bu teklifin İPART'a sunulan tekliften farklı bir ürün olduğunu, Tarım İl Müdürlüğü tarafından yeni ürünün deney raporunun yapıldığı davacının da bu ürünün hibesini aldığını, Tarım İl Müdürlüğüne sunulan teklifteki sağım sisteminin kapsamı ve özelliklerinin İPART'a sunulan teklifteki sağım sisteminden daha yüksek olduğu, bu iki teklif arasındaki fiyat farkının da bundan kaynaklandığını, bu nedenle davacının iddiasının aksine söz konusu teklif tutarının 72.600,00 TL olduğunu, davacı taraf borç ilişkisinin bittiğine dair Konya .. Noterliği .. yevmiye numaralı 18/10/2016 tarihli ibranameye göre sağımhane  projesinden kaynaklanan herhangi bir alacağın kalmadığını iddia etmekte ise de söz konusu ibranamenin 126.106.18 TL bedelli faturaya konu alacağın ödenmesi nedeniyle düzenlendiğini, ibraname tarihinden sonra da davacının farklı tarihlerde ticari ilişki çerçevesinde müvekkiline ödeme yapmaya devam ettiğini, ödemeler doğrultusunda 22/09/2016 tarihli ve 11/10/2016 tarihli faturalar düzenlendiğini, ibranamenin taraflar arasındaki tüm borç ve alacak ilişkilerini havi bir ibraname olmadığını, müvekkilinin  davacıdan fazladan tahsil ettiği bir bedelin olmadığı gibi davacının müvekkiline 48.403,00 TL borçlu olduğunu  beyan ederek davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ve ticari defterlerin incelenmesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ancak karşılıklı defterlerin incelenmesinde tarafların söz konusu dosyada bulunan faturalara ilişkin karşılıklı herhangi bir borcunun ve alacağının bulunmadığı ancak davaya konu senet hakkında herhangi bir kayıt bulunamadığı işaret edilmiştir.<br>Davacı taraf davaya konu senedin kendisine ait olmadığı ve bu konu ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu dosya kapsamında bildirmiş, mahkememizde söz konusu şikayet dosyasının neticelenmesini beklemiş,  ancak davalı taraf hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının .. soruşturma .. karar sayılı ilamı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Davacı vekili son olarak dava dilekçesinde de mevcut olan yemin delilini kullanacağını bildirdiğinden davalı tarafa yemin teklifi ve metni gönderilerek davalı asilin davaya ilişkin yemini eda ettirilmiştir...\" gerekçesiyle davacının davasının reddine, davalı vekilinin talep etmiş olduğu kötü niyet tazminatının ispatlanamaması nedeniyle reddine, şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin satmış olduğu malların üç ayrı satış sözleşmesinin aksine, iki ayrı satış sözleşmesine konu edildiğini, davalının satışa konu ettiği 3 nolu faturanın müvekkile ait olmadığını, İlgün imzalı 1 nolu proforma fatura avans ödemesi ve İlgün imzalı 2 nolu proforma fatura avans ödemesinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, İlgün imzalı bu proforma avans ödemelerinin nakit yapılmış olup bunlara ilişkin belgelerin dosya içerisinde mevcut olduğunu, buna rağmen davalı tarafın hiç bir şekilde elden nakit para almadığına dair yemin ettiğini, müvekkil ilk defa ticaretle uğraştığından resmi evrak işlerini davalı tarafın o tarihte yaptığını, bilirkişi raporlarında 07.08.2016 tarihinde nakit avansa ilişkin veya 11.08.2016 tarihindeki nakit avansa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, alınan raporun hatalı olduğunu, mahkemenin de bu hatalı rapora göre karar verdiğini, mahkemenin bu hususları değerlendirirken 1 ve 2 nolu proforma avans ödemelerinin banka üzerinden gönderilen paralar değilse neden ticari defterlerine işlenmediğini, bu ödemelerin de bilirkişice hesaplanması gerekirken bu hesaplamaların neden yapılmadığını, bunların dışında davalı tarafın bankadan gelen havaleler ile nakit avans ödemelerini hesapladığı zaman elden para alıp almadığı hususunun ortaya çıkacağını belirterek;  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davalı şirket tarafından davacıya karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile, davacının keşidecisi, davalı şirketin lehtarı olduğu 15/08/2016 tanzim, 25/11/2016 vade tarihli 32.500,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, eldeki davada davacının davalıya takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin istirdadını talep ettiği anlaşılmaktadır.<br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senedinin  ticari defterlere kaydedilmemiş olması kambiyo senedinin geçerliliğini etkilemez. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır.  Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun 30-39. Maddelerinde düzenlenen irade bozukluğu hallerinde iddianın tanık dahil her türlü delille ispatlanması mümkündür. Dava konusu somut olayda takibe dayanak bononun  davalının ticari defterlerinde 30/11/2016 tarih ve .. yevmiyede kayıtlı olduğu, davacı tarafından ilgili bonodan sonra davalıya 10/12/2016 tarihinde 75.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının yapmış olduğu bu ödemenin bonoya mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği, buna göre davalının bonodan dolayı alacağını tahsil ettiği, mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın kabulüne, davacının icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bono nedeniyle yapmış olduğu 41.511,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken karardaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla davacının istinaf talebinin kabulüne, eksikliklerin giderilmesi yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dairemizce davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile;  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih .. Esas..Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 9,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam  229,70 TL istinaf yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın KABULÜ İLE; Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasından yapılan takibe konu 15/08/2016 tanzim 25/11/2016 vade tarihli 32.500,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Takibe konu bono nedeniyle davacının davalıya yapmış olduğu 41.511,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>3-Şartları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>4-Alınması gereken 2.835,67 TL harçtan, peşin alınan 709,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.126,61‬ TL karar ve ilam hacının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 709,06 TL peşin harç, 252,00 TL bilirkişi ücreti ve 261,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.253,46‬ TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, <br>D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>   <br>    Başkan .             Üye .                       Üye .                   Katip.    <br>   e-imzalıdır                    e-imzalıdır                           e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6a73365785ad5ac","SID":"09c957d72b99a882"}}