{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi  \t<br>Tarihi : 23/12/2021<br>Davanın Türü : Tapu İptali ve Tescil (Eser Sözleşmesi)<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, Davacı şirket ile davalı ... kooperatifine ait ... mah. ... Sk. No:... adresinde ki ... şantiyesi inşaatını yapan ... İnşaat   arasında 25/11/2014 teklif ve 10/12/2014 opsiyon tarihli asansör yapım sözleşmesi uyarınca toplam 6 adet asansör için 330.000,00 TL +KDV bedel ile anlaşıldığı, bu bedelin 90.000,00 TLsinin 10.000,00 TL bedelli 9 adet bonolar ile ödendiği, 240.000,00 TL'lik bedel için ise sözleşme uyarınca davacı şirket tüm edimlerini yerine getirdiğini, asansörleri sözleşme uyarınca teslim ederek tüm yükümlülüklerini yerine getirerek asansör tescil belgesini de aldığını, davalı ... kooperatifinin bir şahıs kooperatifi gibi olduğunu, davalı ... inşaat tarafından yapılan Denizli ... kooperatifindeki ... blokta ... nolu daire zilliyetliğinin davacıya  devredildiğini ve  apartman aidatları şirket yetkilisi ... tarafından ödenmeye başlandığını, fiili olarak teslim edilen ... nolu daire için  şirket temsilcisi harici anlaşma ile ... isimli alıcıya daireyi satmak istediğini ancak daire içinde kooperatifin ve ... inşaatın eksik bıraktığı işler, harç ve ödemeleri davacı  ile ... tarafından yaptırıldığını, dairenin tapusu için ve kooperatif ve ... inşaat tarafından sözleşme uyarınca yapılması gereken işlerin bedelinin ödenmesi istendiğinde davalı taraf tapuyu devirden ve sözleme uyarınca yapması gereken ödemelerden kaçındığını, fiilen teslimi yapılan Denizli ... ilçesi ... Mahallesi ... parselde bulunan ... lko ... nolu bağımsız bölümdeki dairenin tapu kaydının iptali ile davacı  adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı ... şirketi  vekili cevabında,  sözleşme uyarınca asansör yapım işine dair tüm edimlerini yerine getirdiğini iddia etmiş ise de sözleşme uyarınca 6 adet 630 kg taşıma kapasiteli asansör yapması gerekirken 09/02/2021 tarihinde kendi sunmuş oldukları ... Belediye başkanlığından alınan asansör tescil belgelerinden de görüleceği üzere asansörlerden 3 tanesinin taşıma kapasitesinin 480 kg olduğunu, asansörlerin tamamında teknik şartlara aykırı imalat yaptığını ve kendi üstlerine düşen edimleri yerine getirmediklerini, davacının iddia ettiği dairenin ne müvekkil şirket tarafından ne de diğer davalı kooperatif tarafından davacıya fiilen teslim edilmediğini, fiili teslim olgusuna delil olarak sunmuş olduğu 2 adet aidat ödeme makbuzunda müvekkil şirketin ve diğer davalının imzasının bulunmadığını, söz konusu evin fiilen davacının kullanımına sunulmadığını, sözleşmede dahi bu durumun yazılmadığını, davacı taraf tüm şartlar oluşsa dahi yalnızca iddia ettiği bakiye alacak tutarı olan 240.000,00 TL lik alacak talebini diğer davalı yapı kooperatifinden alabileceğini savunmuştur.<br>Davalı kooperatif vekili cevabında, kooperatifin 20/08/2019 tarihte tasfiye kararı aldığını, bu kararın ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını,  davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı edimleri eksiksiz olarak yerine getirmediğini bu nedenle müvekkil şirketten de edimini yerine getirmesini isteyemeyeceğini, davacı şirketin sözleşmede yazan daire yerine ... blokta bulunan ... nolu dairenin kendilerine fiilen teslim edilmiş olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, söz konusu bağımsız bölümün kooperatif tarafından diğer davalı ... İnşaat şirketine devir ve tescil edildiğini, davacının sunduğu makbuz ve faturalar gerçeği yansıtmadığını, müvekkil yapı kooperatifinin imzasını da içermediği için müvekkil yapı kooperatif aleyhine delil oluşturmadığını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, Somut olayda; davacı ve davalı arasında düzenlenen gayrimenkul devir sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmiş olmadığından, şekil şartına aykırılık dolayısıyla geçersiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu iptal ve tescil istenemeyeceği ve  davalı ... Emlak İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'ye sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile Davalı ... Emlak İnşaat San. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu Denizli ... Kooperatifi yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve  davalı ... şirketi  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, Şekil şartına uygun yapılmayan gayrimenkul devir vaadini de içeren sözleşme uyarınca Belediyenin koşulları uyarınca davalı ... İnşaat müteahhit şirketin teknik elemanlarının revizeleri ile asansörlerin  yapılıp  Belediyeden asansör tescil  belgeleri alındığı, inşaatların iskan ruhsatlarının alındığı, tapu devirleri yapıldığı, sözleşme uyarınca verilmesi gereken daire yerine davaya konu  Denizli İli ... İlçesi ... Mh. ... Sk. No: ... adresinde bulunan tapunun ... ... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölüm tapu kaydı olan daire sözleşme uyarınca fiilen davacı şirkete teslim olunduğu, Sonrasında kooperatifin tasfiye haline girdiği,  Davalı tasfiye halinde ki kooperatif müteahhit şirkete tapuyu devir ettiğinden fiilen edimler yerine getirilip  zilyetliği davacı şirkete verilmiş dairenin tapunun da davacı şirkete devri için usulen kooperatif davalı gösterildiği ve kooperatiften sadece tapu kaydı almış olan inşaat firması aleyhine iş bu davanın açıldığı, İfa edilen sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülemeyeceği,  gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı şirket vekili ,  Her ne kadar yargılamanın iki konusundan birisi olan davacı tarafça iddia edilen sözleşme davacı şirket ve diğer davalı kooperatif arasında akdedilmişse de diğer yargılama konusu olan taşınmaz da müvekkilinin  adına kayıtlı olması nedeni ile müvekkili yönünden de aynı diğer davalı kooperatif gibi esastan reddine karar vermek gerekirken taraf sıfatı dolayısıyla pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu  gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı alt yüklenici, davalı kooperatif iş  sahibi, diğer davalı  şirket ise tapu maliki ve asıl yüklenicidir.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1. Harca tabi davalarda nisbi harcın eksik olması halinde ne şekilde işlem yapılacağı 492 Sayılı Harçlar Kanununun 30. ve 32. maddelerinde gösterilmiştir. Verilen süre içerisinde noksan harç tamamlanmadığı takdirde davaya devam olunamaz. Bu durumda yapılacak işlem, dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Sonraki 3 ay içerisinde harç eksiği tamamlanarak davanın yenilenmemesi halinde ise, HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Kamu düzeninden olan ve Hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken eksik harcın ikmali davaya devamın şartı niteliğindedir. <br>3.2. Ayrıca, dava değerinin belirlenmemesi durumu, temyiz yolunun açık olup olmadığı hususunda tereddüt oluşturmaktadır. Gerçekte istinafı mümkün bir kararın değeri düşük gösterildiği için istinaf ya da temyiz edilememesi durumu, HMK 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil edecektir. Bu sebeple, öncelikle tapu iptali ve tescil talebinin konusunu teşkil eden taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespit ettirilerek, bu değer üzerinden eksik harcın tamamlattırılması gerekirken, bu husus değerlendirilmeden sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. <br>3.3. Dava, ... mahallesi ... ada ... parselde bulunan ... blok ... nolu bağımsız bölümün tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.Dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydında maliki davalı ... Ltd şti adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Tapu malikine karşı açılan tapu iptali ve tescili davasında tapu malikine husumet düşer. Kaldı ki  davalılar cevap dilekçelerinde sözleşmeden kaynaklanan husumet savunmasına yer vermemiş davacının işi gereği gibi yapıp teslim etmediğini savunmuşlardır. Bu durumda dava konusu taşınmazın arsa tapusundan itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde tapu kaydı ile davalıya satışına ilişkin akit tablosu, ayrıca yapılan inşaatın belediyede bulunan inşaat işlem dosyası örneği ve arsa sahibi ile yüklenici arasında bulunması gereken KKİS sinin bir örneği de getirtilerek tarafların hukuki durumunun belirlenmesi, ayrıca ... inşaat tarafından verilen teklif formu ile ilgili gerekirse tarafların isticvap edilerek beyanlarının alınması, yine bu teklif formunda iş bedeli olarak kararlaştırılan dairenin ... lok zemin kat ... nolu bağımsız bölüm olmasına rağmen dava konusunun ... nolu bağımsız bölüm olduğu dikkate alınarak, bu konuda taraflardan ve bilhassa davacı taraftan açıklama istenmesi ve tarafların tüm delilleri değerlendirilmek sureti ile tapu maliki şirkete karşı açılan davanın esastan sonuçlandırılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.<br>3.4.Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf  vekillerinin  istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4,6   maddeleri uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına  karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 09/01/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28bdf8b6890ad9a2","SID":"af19643a822a992e"}}