{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/913 Esas<br>KARAR NO: 2023/1990 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2018<br>NUMARASI: 2016/210 E. -  2018/255 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ...\", \"...\", \"...\", \"...+şekil\" biçimindeki markaların TPE de  tescilli olduğunu, müvekkilinin ayrıca 2007 yılından beri \"...\"  biçimindeki LOGO'yu da kullandığını ve bu logo üzerinden  tescilsiz  kullanım nedeniyle eskiye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının hem müvekkiline ait ... markalarını hem de bu logoyu 25. sınıftaki terlikler yönünden kullanmasının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların başkalarına ait tanınmış markaları tescil ettirmek  için TPE'ne başvurmayı alışkanlık haline getirdiğini, davalıların 25. sınıfta herhangi bir marka tescilleri olmamasına rağmen www...com.tr internet sitesinde ve ayakkabı teşhir ve satış reyonlarında \"... \"  markasını ve logosunu koyarak iltibas  yarattığını, davalılar arasında ortaklık ya da akrabalık bulunduğunu ve birlikte hareket ettiklerini, başkalarının markalarını farklı sınıflarda kendi adına tescil ettirerek iltibas oluşturarak haksız kazanç elde etmeyi misyon edinen davalının önce müvekkilinin  \"...\"  markasını farklı sınıflarda tescil ettirdiğini, daha sonra \"...\" ibaresini 25. sınıfta tescil ettirdiğini, daha sonra ise  \"... \" ibaresini  ve nihayet logoyu  da ilave ederek \"... +logo\" biçiminde tescil ettirdiğini, ortalama tüketicilerin, davalı ürünleri ile müvekkilinin ürünlerini ayırd etme şansının kalmadığını, davalının bu tescillerinin ve kullanımlarının kötüniyetli olduğunu iddia ederek, davalı ...'a ait dava konusu ettikleri ..., ..., ..., ..., ... numaralı marka tescillerinin tamamının 556 Sayılı KHK'nın 7, 8 ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine, her halükarda ... adına TPE sicilinde tescilli bulunan ... numaralı ve ... numaralı markasının tamamının 556 Sayılı KHK’nın 14 ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine, ... Limited Şirketi adına TPE sicilinde tescilli bulunan ..., ..., ... numaralı marka tescillerinin tamamının 556 sayılı KHK’nin 7, 8 ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine, davalı tarafın tecavüz fillerinin durdurulmasını, “...” ibareli markayı ve müvekkiline ait logoyu içeren müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 25. ve 10. sınıflardaki emtialar yönünden davalı tarafın her türlü kullanımının engellenmesini, tecavüzün, haksız rekabet eylemlerinin refini ve menini, davalıya ait her türlü eşya ve emtiadan davalının tabelasından, reklamlarından, davalının ticari unvanından, davalının http://www...com internet alan adı ve her türlü alan adından müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 25. ve 10. sınıflardaki “...” ibaresinin çıkartılmasını, haksız rekabete ve iltibasa sebebiyet veren http://www....com alan adının kullanımının durdurulmasını ve yasaklanmasını, davalı tarafın 25. ve 10. sınıflardaki emtialar yönünden her türlü ürün, reklam, tabela, katalog, poşet ve sair emtiasından şayet “...” ibaresi ve müvekkile ait logosunun çıkartılması mümkün değil ise bu emtiaların imhasına, dava sonunda Mahkeme kararının müvekkil lehine verilmesi halinde ise, 556 Sayılı KHK'nın 62/f hükmü uyarınca ücreti davalı taraftan alınarak ilamın, Türkiye' de tirajı en yüksek 3 gazetede yayınlanmasına, şayet marka hükümsüzlüğü talepleri herhangi bir sebepten dolayı reddedilir ise davalının şekli marka tescilleri ile müvekkilini mağdur etmesinin önlenmesi için, 35. sınıfta “...” ibaresi ve logosu üzerinde üzerinde eskiye dayalı kullanıma dayalı gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın menine, davalının marka gaspı ve tecavüzü sebebiyle oluşan her türlü maddi, manevi zararlarını talep haklarının ve fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutulmasına, talep ve dava etmiştir. <br>CEVAPLAR: Davalılardan ... Ayakkabıcılık vekili cevap dilekçesinde;  \"müvekkilinin \"...\" ve \"...\"  markalarını devraldığını, davalılardan  ... ile birlikte  müvekkili şirketin ... markalı  ve diğer  markalı ürünleriyle tekstil ve terlik piyasasında önemli bir paya sahip  olduklarını, www...com.tr  sitesinin 2008 yılından beri faal olduğunu, kullanımının yasal tescil kapsamında olduğunu, davacı şirketin ... markasını 2012 yılında satın aldığının, davacının 2003 yılından 2016 yılına kadar herhangi bir girişimde bulunmadığını, oysa davacı ile davalı ...'ın fuarlarda toplantılarda, işyerinde birçok kez  karşılaştıklarını, davacının 2015 yılında TPE'ye yaptığı  \" ... + slogan+ şekil\"  marka başvurusunun reddedilmesi üzerine davacının endişeye kapılarak bu davayı açtığını, davacının eskiye dayalı hak sahipliği iddiasının doğru olmadığını, içinde \" ...\" ibaresi geçen yüzlerce marka olduğunu, davacının basiretli davranmadığını, benzer markaların farklı sınıflarda tescilinin engellenemeyeceğini, müvekkilinin marka başvurusu sırasında davacının ... markasını kendisinden devraldığı ... şirketinin itirazının TPE tarafından  reddedildiğini, bu red kararının üzerinden 8 yıl geçtikten sonra şimdi davacının bu davayı açtığını, davacının markasının tescil sınıfları ile müvekkilinin marka tescil sınıflarının benzer olmadığını, \"...\" markası ile \"...\" markası arasında da en ufak bir benzerlik bulunmadığını, davacının davranışlarının \"zımni rıza\" , \"sessiz kalma yoluyla hak kaybı\" ve \"zamanaşımı\" olarak değerlendirmeye müsait olduğunu, tarafların karşılıklı olarak \"...\" markası başvurularına TPE nezdinde itirazda bulunduklarını ancak hukuki boyuta taşınmadığını, davacının haklarının zamanaşımına uğradığını, sessiz kalma yoluyla tükendiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının kötüniyet iddialarının farazi olduğunu, Yeni SMK'na göre  davacının ... nolu ... markasını tescilli olduğu sınıflarda  kullanmadığını ispatlaması gerektiğini\" savunarak  davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; \"... şirketinin eşi ve ortaklarına ait olduğunu, zaman zaman birlikte faaliyet göstermelerine rağmen  ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, diğer davalı ...'nin  eski ortakları olduğunu, müvekkilinin ... ve ... markalarıyla  terlik üreterek pazar lideri  olduğunu, müvekkilinin  www...com.tr sitesinin 2008 yılından beri faal olduğunu, \"... \" ibaresinin bir İngiliz  markası olduğunu, \"darbeli çekiç\" olarak  bilindiğini ve bu markanın yurt dışında tanınmış olduğunu, eğer bir taklitçi varsa bunun davacı olduğunu, TPE nezdinde  ... ibaresi geçen 101 marka başvurusu olduğunu, davacı şirket kurulalı 10 yıl olduğunu, davacının ...  markasını 2012 yılında ... şirketin satın aldığını, eğer bir hak var ise bu hakkın ...   şirketine ait olduğunu, davacının markasının ayakkabıcılık alanında marufiyet kazanmasının 2013 yılı sonrasında gerçekleştiğini, müvekkilinin \"... \" markalarının zaten ayakkabı kapsamında kullanmadığını, \"...\"  markasının ise ayakkabı alanında müvekkili adına tescilli olduğunu,  müvekkilinin ve ... Ayakkabıcılık'ın  \"...\"  markalarının hiçbirisinde \"ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler\" emtiasının tescilli olmadığını ve ne kendisinin  ne de ... şirketinin ...  markasını ayakkabı, terlik alt sınıfında kullanmadığını, ancak kendisinin ve ... şirketinin \"...\"  markalarının ise  25. sınıftaki ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler emtiası için tescilli olduğunu ve kullanıldığını, kendisinin ve ... şirketinin kullanımının marka tescili kapsamında kaldığını,  \"...\"  markasının 25 sınıfta terlik, ayakabı için ... adına tescilli olduğunu, oysa ihtilaf konsu  olayda terlikler üzerinde \" ...\" markasının,  internet sitesinde, stand'da ve kataloglarda ise ... markasının kullanıldığını, yasal bir hakkın  kullanılmasının  engellenemeyeceğini,  tespit sırasında alınan bilirkişi raporuna davacının itiraz etmediğini,  dolayısıyla  bu raporun bağlayıcı olduğunu, bilirkişi raporunun kendileri lehine  olduğunu, davacının  \"...\"  markası ile davalının \"...\"  markalarının benzer sıınıflar içermediklerini, \"...\" markası ile \"...\"  markası arasında ise benzerlik dahi bulunmadığını, eğer davacının markası tanınmış marka olarak kabul edilir ise karıştırma ihtimalinin  düşünülemeyeceğini, karıştırma ihtimali iddiasının söz konusu olmadığını, davacının önceye dayalı kullanım iddiasının da doğru olmadığını, davacının markalarının tanınmış marka olmadığını, benzer markaların farklı sınıflarda  tescillerinin engellenemeyeceğini, \"zamanaşımı\", \"sessiz kalma yoluyla hak kaybı\" ve \"zımni rıza\"nın söz konusu olduğunu,  zira bu davanın TPE'nin red kararından 8 yıl sonra  açıldığını, ayrıca davacının markayı kendisinden devraldığı  ... Ayakkabıcılık'ın, TPE'nin 2007 yılındaki  red kararından sonra TPE  kararına karşı dava açmayarak  bu duruma rıza gösterdiğini, tarafların  TPE nezdinde birbirlerinin marka başurularına itiraz ettiklerini ancak mahkemeye başvurmadıklarının, kötüniyet iddiasının farazi olduğunu, tescil önceliği ilkesi gereği  \"...\" ve \" ...\" markalarının davalılar tarafından tescil edildiğini, davacının ... markasını sadece ayakkabı alanında tescil ettirdiğini, farklı alanlardaki tescillere ses çıkarmadığını,  şimdi dava açmakta kötüniyetli olduğunu, dava arkadaşlığının bulunmadığını, dava dilekçesinin usule aykırı olduğunu, ... Fatih ilçesinde oturduğundan yetkili mahkemenin İstanbul FSHH Mahkemesi olduğunu,  Yeni SMK uyarınca  def'i  haklarını kullandığını ve  davacının  ... nolu  \"...\" markasını tescilli olduğu sınıflarda kullandığını ispatlaması gerektiğini, www....com.tr  internet alan adının 2008 yılından beri faal olduğunu, zamanaşımı, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu\" savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...’nin  uzun yıllar ticaretle uğraşmış olup yaklaşık 2 yıldır emekli olduğunu,  fiilen çalışmadığını, fiilen çalıştığı sürede zaman zaman diğer davalılarla da birlikte ve ortak olarak çalıştığını, hatta davalı  ... şirketinde de kuruluş aşamasında ortak olmuşsa da, söz konu şirketteki hisselerini ve imalathanesini devrettiğini, imalathanenin fiilen ve resmen ... tarafından işletildiğini, D.İŞ dosyasında gelinen imalathane eskiden ... adına kayıtlı olmasına rağmen yaklaşık 2 yıldır ... adına kayıtlı olduğunu ve çalıştırıldığını, davalının  taraflar arasındaki ... ve ... markaları için yaşanan ihtilafta ilgisi bulunmadığını, sadece bilgi ve görgü sahibi olduğunu,  ... ve  ... markasının 2007 yılından bu yana ... ve akabinde ... tarafından tescil edilip kullanıldığını, ticari yatırımların yapıldığını, davalının aynı zamanda 2007 yılından bu yana ... şirketinin yetkililerinin birçok kez ... ile değişik mekânlarda karşılaştıklarına ve değişik sınıflarda bu markaların kullanımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarına tanık olduğunu, hatta bu irtibatların bir kısmına bizzat aracılık yaptığını, ... adına kayıtlı “...” ve “...” ibareli marka tescili bulunmadığını, iki yıldır çalışmadığını, ticaret yaptığı sıralarda davalılarla birlikte değişik marka ürünlerin fason olarak üretimini ve satışını yaptığını, fakat söz konu ürünler üzerinde kullanılan tüm markalar davalılar adına tescilli olan markalar olduğunu, hiçbir şekilde marka tescil kapsamı dışında kullanımının bulunmadığını, mevcut durumun D.İŞ raporuyla da sabit olduğunu, bir an için Mahkeme aksi kanaatteyse bu durumda da diğer davalı cevaplarında ayrıntılarıyla izah edildiği üzere davacının davranışları “sessiz kalma”, “zımni rıza”, “basiretsiz davranma” kapsamında olup, aynı zamanda zamanaşımının söz konusu olduğunu, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığını, davalının adresi Fatih’te olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul FSHHM olduğunu beyan ederek, itiraz ve defilerinin dikkate alınmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/07/2018 tarihli 2016/210 E. - 2018/255 K. sayılı kararıyla; \"...Somut olayda yapılan delil tespiti, dosyaya ibraz edilen tüm delil ve belgeler dikkate alındığında davacı tarafa ait marka tescilleri, davalı taraf kullanımları dikkate alındığında davalı taraflara ait tescilli marka kapsamları da dikkate alındığında, davalı taraflarca mağazada terlik standlarında tanıtım levhası konulması biçiminde kullanımın markaya yönelik tecavüz olup söz konusu başkasına ait işaretin izinsiz kullanımları aynı zamanda haksız rekabet olup davalı tarafların ... markasının reyonda sergilenen ürün markası olarak kullanımlarının engellenmesine, tüm davalılar yönünden karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür. Davalılardan ...  işyeri sahibi olup diğer davalılar ile ortak iş yaptığı mahkememizin 2016/100 sayılı dosyasında tespit edilmiş olup tecavüzün tespiti meni yönünden, kabul edilen kısım yönünden diğer davalılar yönünden sorumluluğu söz konusu olup husumet itirazı kabul edilmemiştir.Diğer kullanımlar yönünden davalı tarafların tescilli markası söz konusu olup tescilli marka kapsamında kullanımın dava tarihinde yürürlükte bulunan Mülga KHK gereği kullanım yasal hak olup engellenmesi mümkün olamayacağından yerinde olmayan diğer tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin reddine dair; Davacı tarafın ..., ... sayılı markaların kullanmama nedenine dayalı iptal talebi yönünden anayasa mahkemesinin 2016/148 esas 2016/189 karar 6.01.2017 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 556 sayılı KHK nin 14. Maddesine yönelik iptal hükmü dikkate alındığında bu talebin yasal dayanağı ortadan kalktığından iptal talebinin usulden reddine, Hükümsüzlük talebi yönünden davalı ...'a ait ... davalı ... ayakkabıcılığa ait 2011/01425 sayılı markalar farklı sınıflarda tescilli olup bu sınıflar yönünden davacı tarafın bir kullanımı ve üstün hakkı olmadığından yerinde olmayan hükümsüzlük talebinin reddine,  Davalı ...'a ait  ... sayılı markaların davacıya ait tescilli markalar dikkate alındığında benzer olduğundan ve üstün hak sahibi davacı taraf olduğundan bu markaların hükümsüzlüğüne TPMK kayıtlarından terkin edilmesine, Davalı ... ait ... sayılı markanın davacı markalarına benzer olup davacının üstün hak sahipliği dikkate alınarak markanın hükümsüzlüğüne TPMK kayıtlarından terkin edilmesine, Davalı ... ayakkabıcılığa ait ... sayılı markanın 35. Sınıfta tescilli koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler, çoraplar ayak giysileri, baş giysileri, kemerler, pantolon askıları, jartiyerler, bir araya getirilerek sunulması hizmetleri, belirtilen hizmetler, perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzer diğer yöntemlerle sağlanabilir kısmının söz konusu hizmet ve emtialar yönünden davacı tarafın daha önceki tescilli markaları ve üstün hak sahipliği dikkate alınarak kısmen hükümsüzlüğüne, Yukarıda belirtilen kısım yönünden markanın TPMK kayıtlarından terkin edilmesine, Tecavüzün tespiti meni yönünden davacı tarafın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı tarafa ait ... marka dikkate alındığında davalı tarafların ... logosu+  ... ibareli kullanımların mağazacılık hizmetleri açısından koruma sağlamış olup kullanımın mağaza içindeki stantlarda emtia üzerindeki karton ve benzeri yazı ve tanıtım reklamlarında kullanılmasını, markaya yönelik tecavüz haksız rekabet olduğunun tespiti menine, Davalı tarafların ... markasını reyonda sergilenen terliklerde ürün markası olarak kullanımının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, ürünlere ve tanıtım evrakına el konulmasına, masrafı davalılardan alınarak imhasına, Diğer kullanımlar yönünden kullanımlar davalı tarafların tescilli marka kapsamında olup hükümsüz sayılıncaya kadar markasal kullanımın engellenemeyeceğinden diğer talepler yönünden yerinde olmayan tecavüze yönelik taleplerin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, tanınmış markanın mutlaka sicile tanımış marka olarak kaydedilmesi gerekmediğini, cirosunun, satış adetlerinin, markanın kullanıldığı coğrafyanın, markanın tanıtımı için yapılan faaliyetlerinin gözetilmesi gerektiğini, Müvekkilinin “...” markası üzerindeki haklarının eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin, ilki 2003 yılında gerçekleşen seri marka tescillerine, tanınmış marka olmasından kaynaklandığını,Davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştıklarını,Davalı tarafın kötü niyetli marka tescilleri yaptırdıklarına dair TPMK kayıtlarının dosyada mevcut olduğunu, Davalıların müvekkiline ait “...” ve “ŞEKİL” markalarını kendilerinin de faaliyet göstermediği sınıflarda tescil ettirdiklerini, daha sonra 25. ve 35. Sınıflarda da tescil ettirmeye çalıştıklarını, <br>Delil tespiti ile davalı iş yerindeki ayakkabı kutuları üzerine “ ...+Şekil” markasının aynen kullanıldığının tespit edildiğini, Müvekkilinin tüm bu nedenlerle hükümsüzlük, müdahalenin, tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, meni ve refi, terditli olarak muarazanın meni taleplerinde bulunduğunu,  Mahkemece tanınmışlık ve davalının kötü niyeti gözden kaçırılarak hükümsüzlük ve müdahalenin meni taleplerinin kısmen reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, tanınmış markalarda farklı sınıflarda dahi tescil yapılmasının engellendiğini, Davacı ile davalının Bakırköy’de faaliyet gösterdikleri, müvekkilinin 500’e yakın satış noktası bulunduğu halde davalıların davacının markasından haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu nedenlerle dava konusu ettikleri tüm markalar için hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, Muarazanın meni talepleriyle ilgili hüküm tesis edilmediğini, dav dilekçesinde davalıların markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmemesi halinde müvekkilinin greçek hak sahipliği gözetilerek “...” logosu ve “ ...” ibareli 35. Sınıftaki tescil ve buna bağlı olarak kullanımla ilgili muarazanın giderilmesini de talep ettiklerini,  Davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine karar verildiğini, davanın açılmasına davalıların neden oldukları ve kötüniyetli oldukları halde davalılar lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  Dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin uygulanmaması ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gerekçesiyle davalıların kullanımlarını ispat edemedikleri mal ve hizmetler için kullanmama nedeniyle iptal kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterk, istinaf taleplerinin kabulüne, Mahkemece verilen kısmi ret kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararında ve bilirkişi raporunda zamanaşımı, sessiz kalma nedeniyle hak kaybı, zımni rıza savunmalarının yer almadığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, Davalı ...’ın ilk olarak “ ...” markasını 2007 yılında 18 ve 35. Sınıflarda tescil ettirdiğini, daha sonra birçok farklı sınıfta “... ” ve “...” markalarını tescil ettirdiğini, bu tarihte davacının henüz markalar üzerinde hak sahibi olmadığını, markanın ilk sahibi ... Ayakkabıcılık firmasının bu tescillere ciddi bir itirazı olmadığını, marka kullanımından 2007 yılından bu yana haberdar olduklarını, Davacının 2012 yılının 11. Ayında 25. sınıfta tescilli “...” markasını ... firmasından satın aldığını, bu nedenle markanın ilk maliki gibi davacının da zamanaşımı, sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ve zımni rıza konuları ile bağlı olduğunu, Davada 5 yıllık zamanaşımı, sessiz kalma nedeniyle hak kaybının söz konusu olduğunu, Davacının markasını kullanmadığı definin de mahkemece dikkate alınmadığını,Davalı ...  adına tescilli bir marka kaydı bulunmadığı halde, hakkında haksız rekabet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,Davalılar lehine ortak vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu,  Davalı ... firmasının stant kullanımlarının 35. sınıf ve tescilli marka kapsamında kaldığını, davalı ...’nin bu konuda hiçbir faaliyet ve tasarrufunun bulunmadığını,D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davanın yargılaması sırasında Mahkemece alınan raporda tamamen farklı görüşler yer aldığını, her iki tarafın rapora yaptıkları ciddi itirazlar ve çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin usule aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini, ilk derece mahkemesin kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesini, davanın reddine karar verilmesini, davanın istinaf mahkemesinde  yeniden görülmesi mümkün değilse dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; davacı ... şirketinin 10. ve 25. sınıflarda 08/10/2003 başvuru tarihli, ... numaralı \" ...\" ,  25. sınıfta 21/05/2010 başvuru tarihli, ... numaralı  “... +ekil\",  25.  sınıfta 14/07/2015 başvuru tarihli, ... \"LOGO +... \", 10. ve 25. Sınıflarda, 19/10/2015 başvuru tarihli, ... numaralı  \"...\"  markalarının tescilli oldukları, Davalı ... ait 3, 14, 18, 26, 35, 43. sınıflarda,  08/11/2011 başvuru tarihli, ...  \"Logo+...\", 35. sınıfta (ayak giysileri ve giysiler için mağazacılık dahil)  27/10/2011 başvuru tarihli, ... numaralı  \" LOGO+ ...\" ,   25. sınıfta, 26/11/2014  başvuru tarihli, ... numaralı  \"şekil +...\", markalarının bulunduğu, Davalı ...'a ait 18. sınıfta  22/10/2007 başvuru tarihli, ... numaralı  \"...\", 35. Sınıfta, 01/11/2007 başvuru tarihli, ... numaralı \"... \", 2, 3, 9, 14, 16, 24 ,26, 28,41 ve 43. sınıflarda 26/11/2009  başvuru tarihli, ... numaralı  \"... +şekil\" ,  25. sınıfta  ve  21/08/2013 başvuru  tarihli, ... numaralı  \"şekil +...\" , 25. sınıfta  ve 12/10/2015 başvuru tarihli, ...  numaralı \"Logo +...\" markalarının tescilli oldukları tespit edilmiştir. Dosyada bulunan ticaret sicil kaydı incelendiğinde; davalı .... Ltd. Şti.’nin 30/01/2014 tarihinde tescil edildiği, ortağının ve yetkilisinin ..., eski ortağının ise ... olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince  2016/100 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapılmış, dosyada alınan bilirkişi raporunda;  \" tespit yapılan iş yerinin ...'ye ait olduğu, iş yeri çalışanının ise  işyeri sahibinin ... olduğunu beyan ettiği, işyerinde \"...\"  adının  kullanıldığı, iş yerinde yapılan incelemede, terlikler üzerinde ve terlik kolileri üzerinde \"Logo+...\"  markasının kullanıldığı, terliklerin üzerine dizilerek satış yapılan standlarda \" ...+www...com.tr\" ibaresinin yazılı olduğu, standlarda www...com.tr  internet alan adında katalog  ve sair tanıtım vasıtası üzerindeki  kullanımların  ... adına tescilli  .... ibareli marka tescili içerisinde bulunduğu,  ...  ibaresinin markasal olarak  kullanıldığı, aleyhine  delil tespiti istenen tarafın  \"...\" ve \" ... \" ibareli markasal kullanımlarının tescilli marka hakkı kapsamında kaldığı\" tespit ve görüşüne yer verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan raporda; \"... kelime markası olarak davacının 25. sınıfta 08.10.2003 tarihinde tescil edildiği, 25 ve 35. sınıfın karşılaştırılması bakımından markaların ..., ammer kelimeleriyle oluştuğu işitsel ve fonetik olarak birbirine benzediği, sınıfsal benzerlik bulunduğu, markasal olarak üstün hak sahipliğinin davacıya ait olup, davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacı tarafın üstün hak sahipliği nedeniyle ve tescilli hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlük talebinde bulunabileceği\" yolunda beyanda bulunmuş oldukları anlaşılmıştır.  <br>GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü, kullanmama nedeniyle marka iptali, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması, muarazanın giderilmesi, alana adının kullanılmasının yasaklanması davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karar karşı her iki taraf vekilleri de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili davacının “...+Şekil” markalarının tanınmış marka olduğu ve davalıların markalarının kötüniyetle tescil edildiği iddia edilerek, davalıların farklı sınıfta tescilli dava konusu markalarının dahi hükümsüz kılınması gerektiği halde, yalnızca aynı ve benzer sınıflar için hükümsüzlük davasının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuştur. Dosya incelendiğinde; gerekçeli kararın 6. sayfasında davacının markasının davalı ...’a ait ...  sayılı markalar ile davalı ... ait ... sayılı hükümsüzlük talebi reddedilen markaların tescil tarihlerinde davacının markasının tanınmış marka olmadığı belirtilmişse de, buna ilişkin ayrıntılı bir gerekçe yazılmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da davacının markalarının tanınmış marka olup olmadıklarına, 556 sayılı KHK’nin 8/2. maddesi uyarınca davalıların farklı sınıflarda tescil edilmiş olsalar dahi, davalıların marka kullanımlarıyla davacının markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayıp sağlamayacakları, markanın itibarına zarar verip vermeyecekleri, davalı kullanımlarının davacının markasının ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurup doğurmayacağına dair bir görüş bildirilmediği, yine davacının kötüniyetli tescil nedeniyle de davalıların markalarının hükümsüzlüğünü talep etmiş olmasına rağmen, davalıların hükümsüzlüğü talep edilen markalarını kötüniyetle tescil ettirip ettirmediklerine dair de gerekçeli kararda bir açıklama bulunmadığı, davacı tarafın kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük iddiasının değerlendirilmediği tespit edilmiştir.HMK’nun 355.maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda da, davacının http://www...com alan adının kullanılmasının durdurulması ve yasaklanması  talebiyle ilgili de bir karar verilmediği, bu durumun HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmakla, taraf vekillerinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KH’nın 8/2. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının bulunup bulunmadığına dair bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, ayrıca davalıların kötüniyetli marka tescili nedeniyle hükümsüzlük talepleri ile alan adının kullanılmasının yasaklanması talepleri de incelenerek bu konularda da bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iade etmek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 355. ve  353/1-a-6 maddesi gereğince,  BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 05/07/2018 tarihli 2016/210 E. -  2018/255 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul olunmakla, istinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/12/2023 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cddf3159b0ea0a7f","SID":"39e7ab61ac2652dc"}}