{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi: Antalya 3. Asliye Ticaret  Mahkemesi \t\t<br>Tarihi: 23/11/2021<br>Davanın Türü: Alacak (Sebepsiz Zenginleşme)<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile,  davacının  davalı ile olan satış sözleşmesine istinaden davalı banka hesabına gönderilmek ve çek ile ödenmek suretiyle toplam 250.500,00-TL havale ve çek ile ödediğini  , halen Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı davasında davacı olan iş bu davanın davalısı bu bedellerin gönderildiğini ve hesaplarında olduğunu kabul ettiğini, ancak davalı şirketin o günden bu yana üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği gibi özü itibaiyle satışa ilişkin olan ve halen davalı nezdinde bulunan paraları davacıya  iade etmediğini beyan etmekle, davalıya gönderilen toplam 250.500,00-TL 'sinden havale ile gönderilen 158.500,00-TL'sinin davalıya havale edildiği tarihlerinden itibaren ve çekle ödenen 92.000,00-TL 'sinin çekin ödendiği 18/12/2006 tarihinden itibaren avans iskonto faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, iş bu davanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında,  davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle açıldığını, bu davaların açılma süresinin 2 yıl olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, açılan davanın kötü niyetle açıldığını, davacı tarafça birleştirilmesi talep edilen Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket adına talep edilmiş olan menfi tespit istemlerinin yerinde olduğunu ve huzurda görülen davanın davacısı ... ın bilerek ve isteyerek kanun ile yasaklanmış kuralı alenen ihlal ettiğini, iş bu davanın sürüncemede bırakılmasına yönelik açılmış bir dava olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın zamanaşımından reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, \"....Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı dosyasının inc elenmesinde; Davacının .... Hizm... Ltd. ŞTi, davalının .... olduğu, davanın; dava dışı şirket müdürü .... ile davalı arasında imzalanan adi yazılı protokol garanti sözleşmesi başlıklı belgede davcı şirketin garanti eden olarak gösterilmesinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve bu belgeye dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle davacı tarafından ödenen paranın istirdatı ve takibin iptali davası olduğu, davanın kabulü ile Antalya 7. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine , takip nedeniyle davacı adına yapılan 206.683,59.-TL ödemenin ve 338.41390.-TL ödemenin yasal faizleri ile birlikte davalıdan istirdaten alınarak davacıya ödenmesine dair karar verildiği, kararın taraflarca  temyiz edildiği, kararın onandığı, davalı tarafça karar düzeltme yoluna başvurulduğu, davalı tarafın karar düzeltme talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirketin hisselerini almak için davalı şirketin hesabına dava dilekçesinde belirtilen ödemeleri yapmasına rağmen şirketin edimini yerine getirmediği gibi paralarını da iade etmediğinden bahisle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla eldeki davayı ikame ettiği, Her ne kadar davacı ödediği meblağ karşılığında edimin yerine getirilmediğini iddia etmişse de dosyaya kazandırılan ve varlığı ihtilafsız Antalya 7. Noterliği'nin 15.12.206 tarih, .... yev. Numaralı limited şirket hisse devir senedine göre davacıya şirketin 2142 hissesinden 510 adet hissesinin 255.000-TL bedelle devredildiği, ancak davacının daha sonra şirketin kredi kullanacak olmasından bahisle dava dışı (o zamanki şirket müdürü) .... ile arasında devir sözleşmesi ve ayrıca bir garanti protokolü yapıldığı; Antalya 7. Noterliği'nin 09/03/2007 tarih .... yevmiye numaralı  \"Limited Şirket Hisse Devir Senedi\" ile davalı şirketin 690 hissesinin tamamının 345.000,00.-TL bedel ile davacı ... tarafından dava dışı ....a devredildiği, hisse devrine ilişkin sözleşmede hisse devir bedelinin alıcı  tarafından satıcıya ödendiğinin yazılı olduğu; Yine davacı ... ile dava dışı .... arasında düzenlenen 09/03/2007 tarihli \"Protokol-Garanti Sözleşmesi\" başlıklı belgede Antalya 7. Noterliğinin 09/03/2007 tarih .... yevmiye numaralı ... ın .... Ltd. Şti. hisselerinin devri ile ilgili olarak yapılan hisse devrinin gerçek amacını yansıtmadığı devir bedeli ödenmediği ve yalnız banka kredisi alınması aşamasında pürüzleri ortadan kaldırmak için yapıldığından ... tan talep edilen 1.000,000.00.-Euro kredi işlemleri tamamlandıktan son iş bu hisseyi devir alan .... hisseyi aynen ...'a devredecektir, şart gerçekleşmesine rağmen devir yapılmaz ise devralan ve .... Hizmetleri Ltd Şti devredilen hisse bedelinin müştereken ve müteselsilen 01/12/2006 tarihinden itibaren banka ticari faizi ile birlikte ...'a ödeyeceklerini kabul ve beyan etikleri yazılmak sureti ile hisseleri devreden ve devralan ile birlikte garanti eden yazılmak sureti ile .... Hizmetleri Ltd Şti 'nin unvanı ve kaşesi üzerinde şirket temcilcisi olarak ... ın imzaladığı, Daha sonra şirket yönetiminin değiştiği ve dava dışı ... ın davacının kendisine devrettiği hisseleri 09/03/2007 tarihli protokole rağmen davacıya iade etmediği, bunun üzerine davacının garanti protokolü uyarınca  davalı şirket ile dava dışı  .... aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile 255.000,00.-TL'nin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için 27/11/2008 tarihinde icra takibi başlattığı, takip borçlusu şirket yetkilisi olarak ve kendi adına asaleten  borçlu .... tarafından ayrı ayrı borcun kabul edildiği dosyaya yatırılan 318.571,30.-TL'nin 02/10/2010 tarihinde alacaklı ...'a ödendiği icra müdürlüğünce yapılan hesaplama sonucundan 10/01/2011 tarihli itibari ile dosya borcunun bakiye 30.249,00.-TL olarak hesaplandığı bu miktara ilişkin davalı şirketin SGK'dan alacağına haciz konulduğu, haciz üzerine davalı şirketin davacıya ödenen borçtan dolayı sorumlu olmadıklarına ilişkin yukarıda açıklanan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde  03/11/2010 tarihinde .... esas sayılı menfi tespit ve istirdat davasını açtığı, yargılama sırasında ilkin mahkemece davanın reddine karar verildiği ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  10.01.2014 tarih, .... esas sayılı ilamı ile bozulduğu ve bozma gerekçesinde belirtilen \"hisse devir işlemi davacı şirketi devir tarihinde yetkili temsilcisi olan dava dışı .... ile davalı arasında yapılmış olup, dava dışı şirket müdürü davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olmakla TTK'nın 320 m. gereğince şirkete karşı özenli hareket etme yükümlülüğü bulunup, TTK'nın 334. m. gereğince de şirket ile kendisi veya başkası adına işlem yapmasının  yasak olduğu, işlemde taraf olan ve hisse devir alan dava dışı şirket müdürünün imzalamış olduğu protokol garanti sözleşmesinin  hem kendisi  hem de şirket adına imzalanmış ise de,  kendisi ve davalı lehine ve şirket aleyhine sözleşmeyi imzalamasının özen yükümlülüğüne aykırı davranış olduğu gibi, şirket ile başkası adına işlem yapma yasağına da aykırı olup, şirkete zarar verecek nitelikte olduğunu bilmemesi mümkün olmadığı gibi, işlemde taraf olan davalının da iyi niyetli olduğunu ileri süremeyeceği, davalı tarafça inançlı işlem olduğu ileri sürülen hisse devri davalı ile dava dışı şirket müdürü .... arasında imzalanmış olup, davacı şirketi bağlamayacağı, şirketin işleme açık bir onay ve muvafakati de bulunmadığından davalının şirkete karşı hüküm ifade etmeyecek olan protokol garanti sözleşmesine dayanarak davacıdan hisse devir bedelini  talep etme  hakkı bulunmadığı, davalının takipte kötüniyetli olduğunun da ispatlanamadığı\" gerekçesiyle,  davanın kabulü ile, davacının Antalya 7. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip nedeniyle davacı adına yapılan 206.683,59 TL ödemenin  26.10.2010,  338.413,90 TL ödemeninde 02.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği ve verilen kararın onanarak kesinleştiği, Kararın kesinleşmesinden önce bu defa davacı ...'ın davalı şirkete yatırdığı paranın iadesini eldeki dosya ile talep ettiği, ancak yukarıda anlatıldığı şekilde gelişen olay silsilesinde davacının şirkete ödediği meblağ karşılığında dava dışı ..... isimli ortaktan şirket hisselerini noter sözleşmesi ile devraldığı, ödediği bedelin de bu şirket hisseleri için verildiğinin sabit olduğu, bunun dışında davacının dava dışı .... ile yaptığı sözleşmenin şirketi bağlamayacağı yönünde kesinleşmiş mahkeme kararının da olması göz önüne alındığında davacının ....a yönelteceği taleplerini davalı şirkete izafe edemeyeceği gibi davacıya ödediği meblağ karşılığında şirket hisselerinin de devredilmiş olması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edilmeyeceği anlaşılmakla davanın reddine ...\" karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, gerekçeli kararın atıf yaptığı kararın tamamen hatalı bir karar olduğu, maddi gerçekliğin davacının şirkete para verdiği ve şu an itibari ile hem parasının hem de hisselerin davacıda olmadığı, davalı şirketin bu şekilde sebepsiz zenginleştiği  gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, alacak  davasıdır.  Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 77-82. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeden  kaynaklanmakta olup, davacı hisse devreden, davalı ise hisselerin sahibi  şirkettir.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.Davacının, davalı şirketin ve dava dışı hisse devir alanın iş ve işlemleri ve kesinleşen mahkeme kararı ve gerekçesi kronolojik olarak değerlendirildiğinde davacının ödediği tüm paranın ilk hisse alımına dair olduğu, karşılığında davalı şirketin hisselerine aldığı, bu hususun sicilde kayıtlı olduğu, buraya kadar olan aşamada zaten bir zenginleşmenin de söz konusu olmadığı, kendisinin bedelsiz hisse devri yaptığı iddiasına ilişkin olarak da inançlı işlemin tarafı olan hisse devralan tarafından bir ödememe yapılmamasının davalı şirketi zenginleştirici bir işlem olarak değerlendirilemeyeceği, zira devralan kişinin de ticaret sicil kayıtlarına göre hissedar olarak kaydedildiği, şirketin inançlı işlemin tarafı olamayacağı yönündeki kesinleşen yargı kararına rağmen bu davada bunun aksinin ileri sürelemeyeceği kabul edilmelidir. <br>3.2. Yukarıda açıklananlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun   HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince  esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Davacı vekillinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70  TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90  TL harcın davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 09/01/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1b63b9901e31c8f","SID":"fbb0ea08f86f36a4"}}