{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/922 Esas<br>KARAR NO: 2023/1935<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2020/43E, 2022/292K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat <br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında başlatılan icra takibine konu çek de dahil olmak üzere taraflarında henüz tespit edilmiş olan 185 adet çekin müvekkili şirketin muhasebe elemanı tarafından çalındığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/140425, 2019/141472 ve 2019/158300 Soruşturma numaralarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, \"Şüpheli şahıs yada şahıslarca, çeklerin tahsiline yönelik bankanıza ibrazı halinde en yakın kolluk birimine İvedilikle ihbarı konusunda\" savcılık tarafından bankalara bilgilendirme müzekkereleri gönderildiğini, 30/10/2019 keşide tarihli ... Sivas Şubesi, ... çek nolu, ... Tic. Ve San. Ltd.Şti'nin keşidecisi bulunduğu 39.300.00-TL meblağlı çekin iptali için ise İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1186 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, tedbiren ödeme yasağı kararı da verildiğini, çekin davalı faktoring şirketi tarafından İstanbul ... İcra Dairesinde ... E. Sayılı dosya ile icraya konduğunu, cebri icra tehdidi altındaki müvekkili işlemlerinin devam etmemesi adına bu parayı icra dairesine yatırdığını, ancak faktoring sözleşmesinin usulüne aykırı olduğunu, geçersiz bir temlik söz konusu olduğunu, davalı ... şirketinin vergi beyannamesi ile faktoring sözleşmesindeki temlik işlemlerine esas alınan faturanın karşılaştırılmasının yapılması gerektiğini,  davalı faktoring şirketinin sadece fatura almakla yetinmiş yönetmelikteki diğer yükümlülüklerini ihlal etmiş olduğunu, davalı ... Limited Şirketi veya ... ile müvekkil şirket arasındayi ve Ticaret Limited Şirketi veya ... ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, çek tazminatı talebinin ise yersiz olduğunu beyanla; davanın kabulü ile İstanbul....İcra dairesinin ... e. sayılı icra dosyasının iptalini ve müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, cebri icra tehditi altında ödenen çek bedelinin istirdadını,  alacağın yüzde %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının sunmuş olduğu arabuluculuk tutanağının müvekkili ile davacı arasında farklı bir çekle ilgili olan “... Karaköy Şubesi'ne ait ... numaralı çek” ile ilgili olarak yapılan arabuluculuk görüşmesiyle ilgili olduğunu, huzurdaki dava yönünden arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu olan borcun dava dışı borçlulardan olan çekin keşidecisi üçüncü şahıs .... Ltd.Şti tarafından ödendiğini, huzurdaki davanın davacısı tarafından ödeme yapılmadığını,  bu nedenle aslında çekin keşidecisi tarafından ödenen çek nedeniyle zaten sonraki ciranta olan davacı çeki ikinci kez tahsil etmeyi hedeflediğini,  bu nedenle davacıya süre verilmeli ve kendisinden önceki ciranta olan ... ve çekin keşidecisi olan ... Tic. Ltd. Şti'nin davaya dahil edilerek çek  bedelini ödeyip ödemediklerinin sorulması gerektiğini, müvekilinin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde ve yasalara uygun şekilde faaliyet yürütmekte olan saygın bir kuruluş olduğunu, davacı iddialarının kabul etmediklerini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu ve şahsi def'i niteliğindeki bu iddiaların temel ilişkiye taraf olmayan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı müvekkili ... A.Ş. ile kendisinden önceki ciro olan ... Tic. Ltd. Şti. arasında faktoring sözleşmesi yapıldığını ve faktoring işlemi de bu sözleşme kapsamında yapıldığını,  yani müvekkilin faktoring işlemini yaptığı müşterisi olan ... Tic.Ltd. Şti. dışındaki çek borçluları olan keşideci, lehtar ve/veya cirantalarla faktoring sözleşmesi ve ticari ilişkisi olması gerekmediğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle Reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise bu defa; davanın aktif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise bu defa; dava dışı diğer borçluların ödeme yapmaları nedeniyle davaya dahil edilmeleri için davacıya süre verilmesine ve davanın esas yönüyle reddine kararı verilmesini  ve davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....Ltd. Şti'ye.usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının bu kıymetli evrakı ticari ilişki içinde elinden çıkarıp çıkarmadığı, buna göre davalılara borçlu olup olmadığı ile icra dosyasına ödenen tutarın istirdatının gerekip gerekmediği hususlarındadır. Bunun tespiti için celp edilen soruşturma dosyasının incelenmesinden davalı ... Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ... davacının iddialarını doğrulamıştır. Kıymetli evrakı davacının muhasebecisinin kendisine getirdiği ve faktoring nezdinde paraya çevirmesi için verdiği, kendisinin de bunu kabul ederek işlemi gerçekleştirdiği ancak eline geçen tutarı davacı şirket hesabına değil şirket muhasebecisinin şahsi hesabına gönderdiğini kabul etmiştir. Davacı şirket muhasebecisi ise alınan ifadesinde paraya ihtiyacı olduğu için davacı şirket çeklerini az yukarıda belirtilen şekilde kullandığını, şirketin durumdan haberdar olmadığını beyan etmiştir.  Davacı şirket muhasebecisi ve davalı şirket yetkilisinin açık beyanları dikkate alındığında mahkememizce soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesine gerek görülmemiştir. Buna göre davacının davalı ... Ticaret Ltd. Şti. yönünden özellikle dava konusu ve başkaca çek bedellerinin şirket değil muhasebe çalışanının şahsi hesabına gönderildiği, davalının davaya cevap vermediği, ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, alacağı bulunduğu ve dava konusu çeki de ticari alacağına istinaden aldığı iddiasında bulunmadığı ve bunlara ilişkin bir ispat getirmediği hususları nazara alınarak mahkememiz nezdinde dava konusu çeke ilişkin adı geçen davalıya borçlu olmadığı vicdani kanısına varılmıştır. Diğer davalı faktoring şirketi yönünden yapılan incelemede ise; alının bilirkişi raporu ile davalının dava ve icra takibi konusu kıymetli evrakı kopukluk bulunmayan ciro silsilesi içinde edindiği ve ödenmeyen alacağı da icra takibine konu ettiği, davalının çeki faktoring mevzuatına uygun olarak devraldığı hususları belirlenmiştir. Gerçekten de davacının, faktoring mevzuatına uygun şekilde bir kıymetli evrakı devralan faktoring şirketine karşı sorumlu olmadığından bahsedilebilmesi için faktoring şirketinin kötü niyetinin yahut ağır kusurunun ispat edilmesi gerekmektedir. Kendisine özgü veri tabanı olmayan faktoring şirketleri ancak kendi ulaşabildikleri ölçüde ve açık kaynaklardan bilgi toplayabilmekte, sınırlı kaynaklara ulaşabilmektedir. Nitekim Yargıtay da faktoring şirketinin istihbarat yükümlülüğünün açık kaynaklarla sınırlı olduğunu içtihat etmektedir.  Dava ve icra takibine konu kıymetli evrak ile ilgili işlemleri gerçekleştiren davacın çalışanı olup davalının, kıymetli evrak ile ilgili usulsüz işlem yapıldığı  bundan haberdar olduğu yahut ağır kusurlu olduğu ispat edilememiştir. Yapılan yargılamada davacı yanca buna ilişkin somut bir delil dosyaya sunulamamış, davacının kötü niyeti yahut ağır kusuru ortaya konulmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacının davasının davalı ... Ltd. Şti. yönünden kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen tutarın adı geçen davalıdan istirdatına, ayrıca şirket yetkilisinin yapılan işlemlerden haberdar olması ve özellikle de eline geçen bedelleri basiretli bir tacir olarak davacı şirket hesabına yatırması gerektiğini bilmesi gerektiğine karşın muhasebe çalışanın şahsi hesabına göndermesi hususu dikkate alınarak davalının kötü niyeti mahkememizce sabit görülmüş ve kötü niyet tazminatına hükmedilmiş; diğer davalı faktoring yönünden ise açıklanan nedenlerle davanın reddine, yine davacının kötü niyeti sabit olmadığından davalı faktoring şirketinin bu isteminin ise redddine..\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; faktoring sözleşmesinin, şekil şartına uygun olmaması sebebiyle usule aykırı ve geçersiz olduğunu,müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olmadığını ve çekin kötü niyetli olarak temlik edildiğini,faktoring şirketinin, yükümlülüklerine uymadığı ve çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden açıkça ağır kusurlu olduğunu,eksik ve hatalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun mahkemeyi yanılttığını ve davanın tuna faktoring yönünden reddine sebebiyet verdiğini,gerekçeli karara konu ağır kusurun ispatına yönelik kısmın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyanın incelenmesinde; alacaklısı ... A.Ş. tarafından, borçlular ... Limited Şirketi, ..., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Limited Şirketi Aleyhine 39.300,00-TL çek alacağı, 137,55-TL Değişen oranlarda reeskont-Avans faizi, 117,90-TL Komisyon ve 3.930,00-TL çek tazminatı olmak üzere toplam 3.485,45-TL alacağın faizi ile   tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, davacı yanca icra dosyasına 14/11/2019 tarihinde 49.474,00 TL ödeme yapıldığı  anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu ... Sİvas Şubesine ait 30.10.2019 Tarih ve 39.300TL bedelli ... seri nolu çekte keşidecinin dava dışı ....LTD ŞTİ, lehtar-cirantanın ... olduğu sırasıyla diğer cirantaların  ... AŞ, ... AŞ, ...Ltd Şti,..., ... adına vekaleten ... Sİrkeci şubesi ciroları olduğu, çek hakkında ödmee yasağı olduğunun şerh edildiği görülmüştür. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/158300 soruşturma sayılı dosyasına konu ifade suretleri dosyadadır.Mali Müşavir, Nitelikli Hesap Uzmanı ve Bankacı bilirkişi raporunda özetle; \"...Davacı tarafın ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. 27.05.2021 tarihli defter inceleme günü gelmedikleri, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, Davalı ... A.Ş.'nin 2019-2020 yıllarına ait yaşal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları, davacı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalılara herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davacı ve diğer davalıya herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davalı ... A.Ş. ticari defter ve kayıtları, davalı tarafın 2019-2020 yıllarında davacı tarafa herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı, imzasının sahte olduğu kanıtlanmadığı sürece mevcut delil durumuna göre ciro zincirinde bir kopukluk olmadığı gibi, davalı faktoring şirketinin kötü niyetli ya da ihtisapta ağır kusurlu olduğu da ispatlanamadığına göre, davalı faktoring şirketinin yetkili meşru hamil sıfatı bulunduğu kanısı edinildiği...\" şeklinde görüş beyan edilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın davalı ... şirketi yönünden kabulüne, davalı faktoring şirketi yönünden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355 md gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin ilkeler dikkate alınarak yapılmıştır.Faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak  üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasa'nın  9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. (Y.11. Hukuk Dairesi, 2021/9110 E, 2022/9036K sayılı ilamı) Davacı iddiasında, davalı ... şirketi ile aralarında ticari ilişki olmadığını, çeke dayalı faturanın gerçek bir alacağı yansıtmadığını, çekin muhasebecisi tarafından çalındığını ileri sürmüştür. Davalı faktoring şirketi alacağın faturaya dayalı olduğunu savunmuş ise de; çekte görünürde davacı ile davalı ... şirketi arasında temel ilişki bulunduğundan davacı şahsi defileri davalı faktoring şirketine karşı ileri sürebilir. Somut uyuşmazlıkta mahkemenin gerekçesinde davalı ... şirketi yetkilisi olan ve aynı zamanda faktoring sözleşmesinde de ismi ve imzası bulunan ...'un soruşturmadaki açık beyanı karşısında faktoringe konu faturaların gerçek bir borç ilişkisine dayalı olmadığı, paranın da davacı şirket hesabına değil şirket muhasebecisinin hesabına gönderildiğine yer verilmiştir. Faktoring müşterisi olan davalı ... şirketinin ticari defterlerini sunmadığı, delil bildirmediği, şirket yetkilisinini soruşturma beyanında çeklerin ticari ilişkiye dayanmadığından davacı şirket hesabına değil muhasebecinin şahsi hesabına gönderdiğini açıkça beyan ettiği, mahkemenin netice-i kararında ... şirketine yönelik davanın kabulüne karar verdiği, ... şirketinin karara karşı kanun yoluna başvurmadığı dikkate alındığında davalı ... şirketi yönünden davacının borcu olmadığı ispatlandığından alacağı ... şirketinden devralan davalı Faktoring şirketi yönünden de davanın kabulü gerekir. Ancak, Mahkemece davacının ödediği tutarın davalı ... şirketinden tahsiline ve ... şirketi aleyhine %20 tazminata hükmedilmiş ise de; dava takibe dayalı olarak açılmış olup ... şirketi takip dosyasında borçlu konumda olmakla İİK 72/3 md gereğince takip borçlusu aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gibi takipte ödeme takip borçlusuna değil takip alacaklısı faktoring şirketine yapılmış olmakla ödenen tutarın faktoring şirketinden istirdadına karar verilmesi gerekirken takip borçlusundan istirdadına karar verilmesi yerinde değil ise de; davalı ... ŞİRKETİ istinaf kanun yoluna başvurmadığından bu hususa değinilmekle yetinilmiş, hükümde bu kısım  aynen korunmuştur.Neticeten davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerkemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/43 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KABULÜNE,-Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyana konu  ... Sivas Şubesine ait 30.10.2019 Tarih ve ... seri nolu 39.300TL bedelli çek yönünden davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,  -49.474,00TL'nin davalılardan İstirdadı ile davacıya verilmesine,  -Davacının kötü niyet tazminatı talebinin davalı ... Ltd. Şti., yönünden kabulü ile %20 oranında hesaplanan 9.894,80 TL kötü niyet tazminatının adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ... A.Ş'nin takipte kötü niyeti sabit olmadığından davacının kötüniyet tazminatın talebinin reddine, -Alınması gerekli 3.379,56 TL harçtan peşin alınan 844,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.534,66 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,-Davacı tarafın yatırmış olduğu 844,90 TL peşin harç ile 54,40TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,-Davacının yapmış olduğu posta, bilirkişi ve müzekkere masrafı toplam 3.004,40TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, -Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin  davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 17.900TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 73,10-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 293,80-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 59,50-TL istinaf masrafının davalı üzerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36642236f2c6f612","SID":"2fc340b7921c1b6b"}}