{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2022<br>NUMARASI\t\t: Esas -  Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>İSTİNAF EDENLER\t 2-<br>\t\t3- <br>\t\t4- <br>\t\t5-<br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t  6- <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Borçtan Kurtulma Davası<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 05/12/2032<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -  ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ....l Ltd. Şti vekili ile davacılar ....., ...., ...A.Ş., ...A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve  istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili....A.Ş., ......Ticaret Limited Şirketi yaptığı anlaşma gereği hakediş bedeli olarak Ziraat Bankası'nın 20/01/2017 tarihli, 140.000,00 TL bedelli ve 08/02/2017 tarihli, 133.500,00 TL bedelli çekleri aldığını, çeki faktoring firması diye gitiği ofiste çaldırdığını, çalınan çeklerden 140.000,00 TL bedelli çek için icra takibi başlatıldığını ve Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, dava konusu 33.500,00 TL tutarlı çekin ise takas merkezine ibraz edildiğini, davalılar tarafından bu çekin ciro edildiğini, çekin çalıntı bir çek olup bu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ve çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı..... vekili, davacılardan....Enerji A.Ş. dışındaki diğer tüm davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ... Enerji A.Ş.'nin  dava konusu çeki çaldırdığını iddia ettiğini ancak diğer davacıların borca karşılık bu çekin düzenlendiğini kabullendiğini, dava açma hakkının, çekin elinden rızası dışında çıktığını iddia eden dava dışı ... A.Ş.'ne ait olup, müvekkilinin, çeki ciro yolu ile devraldığını, çekin çalıntı olup olmadığını bilemeyeceğini, müvekkilinin, iyiniyetli üçüncü kişi ve ayrıca meşru hamil sıfatında olduğunu, çekin zayi olmasının müvekkilinin yetkili hamil olmasına engel teşkil etmeyeceğini, çeki çaldırdığını iddia eden....Enerji A.Ş.'nin , Bakırköy.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile zayi nedeni ile iptal davası açtığını ancak davasından feragat ettiğini savunarak, davanın reddine, davacılar aleyhine  tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Mahkememiz dosyası arasına celp edilen İstanbul CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasının iddianamesinin incelenmesinde; davalı.....'nın sanık olmadığı anlaşılmakla dolaysıyla iyi niyetli 3. Kişi konumunda olduğu, davacılar tarafından \"bilerek borçlunun zararına hareket ettiği\" hususuda ispat edilemediğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>Davalı yan icra inkar tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak yukarıda açıklamasını yaptığımız gibi icra inkar tazminatı itirazın iptali davasında talep edilebilecek bir husustur. Eldeki dava menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında icra inkar tazminatı gibi bir talep olmayacağından 6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alındığında talep aşımı karar verilmeyeceğinden davalı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Diğer bir hukuki sorunun değerlendirilmesi; Davacılar Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, 3 davalı hakkında menfi tespit davası açmıştır. İlk açılan dava, Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davadır. Sadece yetki itirazında bulunan davalılardan.....'dır. Sonrasında Bakırköy.. Asliye Ticaret Mahkemesi tamamı yönünden yetkisizlik kararı verir. İstinaf üzerine sadece..... yönünden yetkisizlik değerlendirilmesi yapılması gerektiğinden işbu karar kaldırılmıştır. Bunun üzerine Bakırköy. Asliye Ticaret Mahkemesi..... yönünden yetkisizlik kararı vermiştir. Akabinde ilk dava Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmasına rağmen usul ve yasaya aykırı olarak; Mahkememize birleştirme kararı verildiği yönünde bildirimde bulunmuştur.  <br>HMK 166 maddesini değerlendirdiğimizde; birleştirme kararını, davanın ilk açıldığı mahkeme değil, 2. Açıldığı mahkeme BİRLEŞTİRME KARARI VEREBİLİR. Mahkememiz, ilk açılan dava mahkemesi olmadığından verilen birleştirme kararı ile de BAĞLI DEĞİLDİR. Dolaysıyla her ne kadar birleştirme kararı, mahkememize bildirimde bulunmuşsa da, mahkememiz birleştirme kararı ile bağlı olmadığından mahkememiz dosyası tekemmül ettiğinden davacıların, davalı..... aleyhine açtığı menfi tespit davasının reddine, davalı yanın icra inkar tazminatı talep ettiği anlaşılmakla (6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesi gereği) talep aşımı karar verilemeyeceğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine...\" gerekçesiyle, davacıların, davalı..... aleyhine açtığı menfi tespit davasının reddine, davalı yanın icra inkar tazminatı talep ettiği anlaşılmakla talep aşımı karar verilemeyeceğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı .... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin söz konusu çekten dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ticari hayat gereği çeki adı geçen işle ilgili olarak.....A.Ş.'ne ciroladığını, çekin bilmeden çaldırılmasından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, çekin çalınmasından, ticari piyasada tedavüle sokulacağı kuvvetle muhtemel olduğundan menfi tespit davası açılıp teminat yatırılığını, akabinde çeki en son elinde bulunduran davalı..... tarafından çekin icraya konu edildiğini, çek ile ilgili olarak soruşturma dosyası hazırlandığını, davalının çeki ciroladığı kişiler hakkında ceza davası açıldığını ve bu şahıslar hakkında birçok kez çalıntı çek ile ilgili olarak adli sicil dosyasının kabarık olduğunu ancak mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini ve yeterli inceleme yapılmadığını, müvekkilinden çek cirolandıktan sonra kalan kişiler arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu hususun ve davalının diğer cirantalar ile ticari ilişkisinin  olup olmadığının incelenmesi için ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerektiğini, basiretli her tacirin piyasadan aldığı çeki kontrol etmesi gerektiğini, davalı .....'nın şikayet dilekçesinde şüpheli olarak yer aldığı İstanbul CBS ... Soruşturma sayılı dosyasının neticesinin beklenilmesine ilişkin karar verildiğini ancak soruşturma dosyasında davalı yer almadığından bahisle kötüniyeti ispat edilmediği gerekçesiyle hüküm kurulduğunu, soruşturma ve ceza dosyalarında verilmiş veyahut verilecek diğer sanıkların ifadeleri sonradan ortaya çıkacak deliller neticesinde davalının da kötü niyetli olması ihtimalinin kuvvetli olması gözetilmeden salt bu sebeple hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kötüniyetli olmasa dahi ağır kusurlu olduğunu,  mahkemece ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığını, ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, çekin arasına sonradan sıkıştırılmış kişi olması ve çok fazla ciro silsilesi olması gibi hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacılar .....Ticaret A.Ş., ....., .....Tic. A.Ş., .... vekili, mahkemece her ne kadar birleştirme kararı ile bağlı olmadığı gerekçesi ile sadece davalı..... yönünden hüküm kurulmuşsa ise de, dosyada mevcut ve UYAP'ta kayıtlı olan diğer davalılar yönünden eksik hüküm kurulduğunu, birleşen dosyanın iadesine yönelik de bir hüküm kurulmadığını, dava konusu çekle aynı gün çalınan Ziraat Bankası/Ostim şubes... nolu, 20.01.2017 vade tarihli ve 140.000,00 TL tutarlı çekin, dava dışı ..... Ltd. Şti. tarafından Konya .. İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve bu çek için Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, yargılamanın devam ettiğini, dava konusu 28.02.2017 tarihli, 133.500,00 TL tutarlı çekin ise takas merkezine ibraz edildiğini, Garanti Bankası Karaman Şubesine iade edildiğini, çekin arka yüzü incelendiğinde müvekkili ..... cirosunun sağ alt tarafına sonradan sıkıştırıldığı anlaşılan..... isimli kişinin cirosunun olduğunu, onun altında.... Oto. Ltd.Şti'nin kaşe ve imzası ile ciro edildiği ve ardından..... isimli kişi tarafından imza edilerek ibraz edildiğinin görüleceğini, söz konusu çekin, çalıntı bir çek olduğunu, ... Ltd.Şti. ve..... tarafından herhangi bir ticari ilişkiye dayanarak elde edilmediğinin görüleceğini, üstelik çekin ticari bir şirketten geçmiş olmakla ticari ilişkiye dair belgelerin dosyaya sunulmadığını, ciroların sahte olduğunu, ondan sonra çeki elinde bulunduranların bu sahte ciro ile yetkili hamil olamayacağını, takip alacaklısının yetkili hamil olmadığını, davalı..... tarafından yargılama aşamasında dosyaya sunulan dilekçelerde aralarındaki ticari ilişkiye dair tek bir cümle bulunmadığı halde mahkemece bu hususlarda hiçbir inceleme yapılmaksızın sadece ceza dosyası ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğunu, ticari ilişkiye dair bilirkişi incelemesi dahi yapılmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, çeke dayalı menfi tespit ile çekin istirdadı istemlerine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Öncelikle, harç devletin mahkemeler aracılığı ile yaptığı adli hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Ancak yasada belirlenen durumlarda harç alınabilir. Diğer bir deyimle kanunsuz harç alınamaz ve eksik olan harç tamamlanmadan işlem yapılamaz. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi aynen “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmünü içermektedir.<br>Yukarıda belirtilen yasa hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktar ödenmedikçe, davaya devam edilme olanağı bulunmamaktadır.<br>YHGK'nın 04/07/2012 tarih 2012/19-260 Esas 2012/432 Karar sayılı ilamında da bu husus\"...Şu hale göre; karar ve ilam harcı maktu ise tamamı, nispi ise dörtte biri dava açılırken davacı tarafından peşin olarak ödenmelidir. Peşin olarak dörtte biri ödenecek olan nispi karar harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanacaktır. Ancak; mahkeme davacının dava dilekçesinde belirlediği hakkın niteliği ve değeri ile bağlı olmadığı gibi hakkın niteliğini ve değerini resen araştırması gereklidir. Bir başka deyişle maktu harca tabi bir iş olduğunu söyleyen davacının bu nitelendirmesi ile mahkeme bağlı değildir. Mahkemenin dava konusu hakkın mal varlığı hakkı (dava konusunun belirli bir değerle ilgili) olduğu kanısına varması halinde bu hakkın değerini takdir etmesi ve karar ve ilam harcını bu değer üzerinden hesaplayarak, davacıya tamamlattırması gerekir. Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağına göre, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğu, sonradan anlaşılırsa noksan karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunup müteakip işlemler yapılamaz. Yargılama sırasında, dava konusunun değerinin dava dilekçesinde bildirilenden daha fazla olduğu anlaşılır veya mahkemece tespit edilirse, yalnız o oturum için davaya devam edilerek ondan sonraki oturuma kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadan davaya devam olunamaz. Peşin harcın tamamlanmamasının müeyyidesi ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır...\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Yukarıda yapılan açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde; Davacılarca dava açılışı sırasında tek başvuru ve peşin harç yatırıldığı oysa, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından mahkemece  her bir davacı yönünden ayrı ayrı harç alınması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın eksik harçla davanın görülmesi Harçlar Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğinden yerinde görülmemiştir. <br>Davacılar tarafından işbu dosyada davalı..... ile birlikte..... ve....Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy .. ATM'nin... E. sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece 21/09/2018 tarih, ... K. sayılı kararla mahkemenin yetkisizliğine, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16/01/2020 tarih,... E-... K. sayılı ilamı ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası Bakırköy . ATM'nin 14/10/2020 tarih, ... E-... K. sayılı ilamı ile, davalı..... yönünden mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek  diğer davalılar yönünden dosyanın ayrı bir esasa kaydedildiği, işbu davanın da verilen yetkisizlik kararı ile gelen dava olduğu ve yine Bakırköy . ATM'nin 18/05/2021 tarih,  ... E... K. sayılı kararı ile de  davalı..... dışındaki davalılar aleyhine açılan davanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın 20. maddesinde '' Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. <br> Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.'' hükmü düzenlenmiştir. <br>İşbu dava dosyasının da yetkisizlik kararı ile geldiği anlaşılmakla, davacılar tarafından HMK'nın 20. maddesi kapsamında süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talebini içerir dilekçe ibraz edilip edilmediği incelenerek değerlendirme yapılması gerekirken anılan hususun göz önünde bulundurulmaması da yerinde olmamıştır. <br>Öte yandan, HMK'nın 166. maddesinde ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.<br> Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.<br>Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. <br> Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.<br> İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' hükmü yer almaktadır. <br>Yukarıda da açıklandığı üzere, haklarında tefrik kararı verilen diğer davalılar açısından Bakırköy ..  ATM'de görülen davanın da işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğinden, her ne kadar  mahkemece anılan birleştirme kararı ile bağlı olmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemece birleştirme kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, birleşen dava yönünden de olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi de HMK'nın 297. maddesine aykırılık  teşkil ettiğinden yerinde görülmemiştir. <br>Kaldı ki, mahkemece işin esasının incelenmesi neticesinde yazılı gerekçeyle  davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, dava konusu çek ile birlikte çalındığı iddia edilen diğer çek hakkında Konya. ATM'de açılan dava dosyası da getirtilerek ve BK'nın 74. maddesi uyarınca ceza dosyasının akibetinin de işbu dosyaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye  dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden,  davacı ..... Ltd. Şti vekili ile davacılar ....., ...., ... Enerji A.Ş., .. Enerji A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğine dair  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı ..... Ltd. Şti. vekili ve davacılar ....., ...., ... A.Ş., ...A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih,.. Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı ....Şirketi tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı .... Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan 2.279,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>5- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6- İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan                  Üye                         Üye                 Katip <br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cba83ebfb4c8c195","SID":"f9ee8358e8fce5e1"}}