{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1471 Esas<br>KARAR NO: 2024/101<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/11/2017<br>NUMARASI: 2017/286 E. -  2017/341 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 01/04/2016<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>Dairemizce verilen 29/04/2021 tarih ve 2018/2561 Esas-2021/969 sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 16/02/2023  tarihli  2021/6023  Esas - 2023/925 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;<br>DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait logonun TPE nezdinde 9,14,16,18 ve 26 numaralı sınıflarda tescilli bir marka olduğunu, davacı kooperatifin bu markayı mal ve hizmetleri ile tanıtım içeren iş faaliyetlerinde aktif olarak kullandığını, davalı kooperatifin ise müvekkiline ait bu marka logoyu kendi ticari faaliyetlerinde, mal ve hizmetlerinin pazarlanmasında, kendi tanıtımında, kiraya vereceği alanlarda, internet sitesinde, çeşitli toplantılarında ve bir çok belge ve yazılı dokümanlarda müvekkiline ait logoyu aslından ayırt edilemeyecek eklerle kullanarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, bu kullanımların 556 sayılı KHK kapsamında engellenmesi gerektiğini ve ayrıca bu kullanımların TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek; davaya konu logonun davalı tarafından kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, bu marka logonun davalı kooperatifin internet sitesinde, toplantılarındaki çeşitli araç gereçlerinde, her türlü iş ürünlerinde, mal veya hizmetlerinde ve bunun gibi kullanılan diğer mecralarda bu logonun kullanılmasının yasaklanmasına, silinmesini ve kaldırılması, davanın kabulü halinde hükmün üç tane gazetede ilanına, davalıya ait www...com.tr isimli internet sitesinin yayının durdurulmasını talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davadan 20/06/2016 tarihinde haberdar olduklarını, bu sebeple davaya cevap vermek ve itirazlarını bildirmek üzere süre verilmesini, davalı müvekkili kooperatifin davacı tarafından tescil edildiği iddia edilen logoyu kullanmadığını, müvekkili Kooperatifin ... Sitesi’nin yasal yöneticisi olduğunu, “... İŞLETME” yazılı bir logo kullandığını, başka diğer logoları da kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI; İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli 2017/286 Esas- 2017/341 Karar sayılı kararıyla; \"Davacı tarafından davalı ... İstanbul Bayrampaşa Gıda Toptancıları Site İşletme Kooperatifi aleyhine açılan davanın kabulü ile, davalının dava tarihi itibarıyla logonun kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, söz konusu logonun internet sitesi araç gereç iş ürünleri, mal ve hizmetlerde vs. mecralarda kullanımının yasaklanarak silinmesine ve kaldırılmasına,-Davalının http: // www...com.tr adlı sitesinde davacıya ait markanın kullanıldığı görsellerin içerikten çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine,-Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına\"    karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği  istinaf dilekçesinde; davanın taraflarının Kooperatif olduğunu, Kooperatif Kanunu 1. maddesinden anlaşılacağı üzere, Kooperatiflerin ortaklarının ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş tüzel kişiler olduğunu, kar amaçlarının bulunmadığını, kimseyle rekabet etmediklerini, ortaklarının menfaatlerini korumak amacıyla kuruldukları için rekabet etmelerinin söz konusu olamayacağını, mahkeme kararında haksız rekabetten söz edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yasaya açıkça aykırı olup hükmün bozulması gerektiğini, -davacının logosunun hiçbir zaman kullanılmadığını, internet sitesinde yer alan haberde kullanılan görsellerin Kooperatif ile ilgisinin bulunmadığını, internet sitesinde yapılan faaliyetlerin haber olarak verildiğini, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini, -bilirkişinin sadece internet sitesinde inceleme yaptığını, Kooperatif adresinde inceleme yapmadığını , raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, karara esas alınamayacağını,-müvekkili Kooperatife tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığını, davadan geç haberdar olduklarını, -davacı adına tescilli markanın sadece logodan ibaret olduğunu, müvekkilinin kullandığı logonun davacı logosuna benzemediğini, müvekkilinin isminde yer alan \"...\" ifadesi ile birlikte kullanıldığını, bir an için aynı logonun kullanıldığı düşünülse dahi 556 Sayılı KHK 8/4. maddesi gereğince davacı adına tescilli marka ile müvekkilinin kullanım alanının farklı sınıflarda olduğundan, benzerlik iltibas yada ürünlerin karıştırılmasının söz konusu olmadığını, ticari kaygının da söz konusu olamayacağını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.<br>DAİREMİZCE VERİLEN KARAR: Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesi sonucunda Dairemizin 29/04/2021 tarihli, 2018/2561 Esas, 2021/969 Karar sayılı kararı ile;\"1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 21/11/2017 tarihli 2017/286 E. -  2017/341 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, 3- Markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, hükmün ilanı  talepli  davanın reddine\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş, temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin logonun tescilini kendi namına yapmış olup logo üzerinde münhasır haklara sahip olduğunu,  logoyu kullanarak uzun yıllardan beri iş ürünlerinin, mal ve hizmetlerinin  diğerlerinden ayırt edilmesini sağladığını ve bu marka ve logoyu pek çok kesim tarafından tanınır hale getirdiğini, davalı tarafın ise yine benzer bir alanda faaliyet göstermekte olup, izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde bu logoyu kullanarak davacı müvekkilinin büyük bir tecrübe ve çabayla uzun bir sürede oluşturduğu tanınırlığı, olumlu algıyı haksız rekabet ve markalar mevzuatına aykırı şekilde kötü niyetli olarak kullandığını, davalı taraf mal ve hizmetlerinin pazarlanmasında, kooperatifinin tanıtılmasında, kiraya verilecek alanlarda, internet sitelerinde, çeşitli toplantılarında ve bir çok belge ve yazılı dokümanlarında davaya konu logoyu aslından ayırt edilemeyecek eklerle kullanarak davacı müvekkiline ait olan marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, müvekkili kooperatifin yüksek tanınırlık seviyesine getirdiği bu marka ve logoyu kullanarak logonun sahip olduğu algı gücünden faydalanarak aynı zamanda 6102 sayılı Kanun'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerini de ihlal ettiğini, istinaf incelemesinde, davalının haksız rekabet hükümlerini ihlal etmesi ve taraflarınca sunulan dava dilekçesinde işbu hususun açıkça dile getirilmiş olmasına rağmen netice-i talep bölümünden haksız rekabet hükümlerine dayanılmamış olması ve marka hakkına tecavüz hükümlerine dayanıldığı, haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil kooperatifin faaliyetlerinde davaya konu logoyu kullandığını ispatlayamadığının tespitinin yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin bu tespitine katılmadıklarını, müvekkilinin, logoyu 1993 yılında tescil ettirmiş olup 2013 yılında da tescil süresini uzattırdığını, marka hakkına ilişkin tüm belge ve delillerinin dava dosyasında mevcut olup, müvekkilinin bu logoyu kullandığının da ispatlandığını, müvekkil adına kayıtlı bulunan logonun davalı tarafından haksız olarak kullanıldığının da dosya kapsamından sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.<br>YARGITAY KARARI: Yargıtay 11. HD’nin 16/02/2023 tarihli, 2021/6023 Esas,  2023/925 Karar sayılı kararı ile; \"Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, dosyada bulunan bilirkişi raporunda internet sitesinde bu logonun davalı tarafça ayırt edilemeyecek kadar benzerinin internet ortamında tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde davalı tarafından markasal olarak kullanıldığı bazı kullanımların hala devam ettiği, eylemin bu haliyle marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ayrıca davacı tarafın aynı zamanda logo üzerinde telif hakkının da bulunması nedeniyle Dairemiz uygulamalarına göre söz konusu kullanımın kötüniyetli kullanım niteliğinde olduğunun kabulü ile marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine ve ref'ine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi\" gerekçesiyle Dairemizce verilen kararın bozulmasına karar verilerek, dosya Dairemize gönderilmiş, Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. <br>DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve refi davasıdır.Dosyaya sunulan marka tescil belgesinden, davacı adına tescilli 07/04/1993 başvuru tarihli ... başvuru numaralı şekil markasının, 09/14/16/18/26. sınıflarda \"Afiş, broşür, kart, tabela, rozet,plaket, takvim, ajanda, anahtarlık ve naylon poşet.\" emtialarında ticaret markası olarak tescilli olduğu ve yenilenerek geçerliliğini sürdürdüğü anlaşılmıştır.Mahkemece  Bilgisayar Programcısı Bilirkişi'den alınan 18/04/2016 tarihli raporda; davalıya ait web sitesi incelenmiş,  web sitesinin ana sayfasında siyah renkli büyük M harfi üzerinde kırmızı ters üçgen ve içerisinde işletme yazan bir logonun kullandığı, bu logonun web sitesinin iletişim bölümünde haritada yer işaretlemede de kullanıldığı, web sitesinde bulunan resimler sayfası incelendiğinde yardım kampanyaları için kullanılan pankartlarda bu logonun kullanıldığı,  2013-2014 yılına ait kurul toplantılarında bu logonun işletme yazısı olmadan kullandığı,  ... Toptancıları Derneği toplantılarında arka plan fonu olarak bu logonun kullanıldığı beyan edilmiştir.Mahkemece marka vekili bilirkişiden alınan 29/06/2017 tarihli raporda; bilirkişi incelemesi esnasında söz konusu resimler ve görsellerin web sitesinden neredeyse tamamen kaldırıldığının tespit edildiği, ancak davalı http://www...com.tr/reklam.html de yer alan 'Tem Yönü Reklam Alanları\", \"Yaya Köprü Reklam Alanları\", \"Kule Arkası Reklam Alanları\", \"Kule Arkası Reklam Alanları\" isimli bölümlerin yanında yer alan görsellerde davacının markasını aynen kullanmaya devam ettiğinin tespit edildiği, 18/04/2016 tarihli raporda tespit edilen web sitesindeki kullanımların davacının marka hakkını ihlal ettiği beyan edilmiştir. Alınan bilirkişi rapor ve dairemizce uyulmasına karar verilen  Yargıtay 11. HD sinin bozma kapsamına göre, davalıya ait internet sitesinde davacı adına tescilli 142165 başvuru numaralı şekil markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan logonun tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde davalı tarafından markasal olarak kullanıldığının tespit edildiği, davacının logo üzerinde de telif hakkı sahibi olduğu, davalının bu kullanımlarının kötüniyetli kullanımlar olduğu, davalının eyleminin dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK’nın 61/1-a maddesinin yollaması ile 9/2-e maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2,3maddesi gereğince  İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 21/11/2017 tarihli 2017/286 E. -  2017/341 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜNE,-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, davalının dava tarihi itibarıyla davacıya ait logoyu kullanımasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, söz konusu logonun internet sitesi, araç, gereç, iş ürünleri, mal ve hizmetlerde vs. mecralarda kullanımının yasaklanarak silinmesine ve kaldırılmasına,-Davalının http://www...com.tr adlı sitesinde davacıya ait markanın kullanıldığı görsellerin içerikten çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, -Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 29,20 TL'nin mahsubu ile kalan 398,40 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,  b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan: 597,50 posta gideri 58,40 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 655,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf ve temyiz yargılaması yönünden;a-Davalı taraftan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 35,90 harcın mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, c-İstinaf ve temyiz aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 292,10 TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 129,50 TL posta-teb.müz. masrafı olmak üzere toplam 421,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  5-Gerek ilk derecede, gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"402a6856d5f58aac","SID":"1b512309ba058f3c"}}