{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1068 - 2024/252<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t              T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1068<br>KARAR NO\t: 2024/252<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  - [... ] Uets<br>DAVALI\t: ... Sigorta Anonim Şirketi <br>VEKİLİ\t: Av. ...  - [... ] Uets<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 01.02.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 01.02.2024<br><br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.10.2017 tarihinde meydana gelen kazada yolcu müvekkili ...'nın yaralandığını, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nın kusurlu olduğunu, oluşan maluliyet nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ancak davalının yasal süre geçmesine rağmen başvurularını sonuçlandırmamış olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH : Davacı vekili 24.11.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 180.313,45 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;  144.330,76-TL kalıcı maluliyet tazminatının 26.12.20217 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik talepleri olmadığı halde yerel mahkemenin gerekçesinde sanki ıslah talebinde bulunulmuş gibi red kararı verilmiş olduğunu ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden hukuka aykırı olarak karşı vekalet ücretine hükmedilmiş olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatından her ne kadar müterafik kusur indirimi yapılmış ise de; karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile asgari ücret ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br> Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; usulüne uygun bir başvuru olmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden dolayı eldeki davanın ancak dava konusu olayda meydana gelen kaza nedeniyle uğradığı kalıcı maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve kalıcı maluliyeti varsa zarar miktarının tespiti davası olarak  görülebileceğini ve bu nedenle haklarında temerrüt faizine, yargılama giderine ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini, hesap bilirkişi raporunun hesaplama yönteminin hatalı olduğunu ve rapora itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.<br>\tDavalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tDavacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 13.12.2017 gününde Kaza Tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen   ZMMS poliçe örneği, hastane evrakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. <br>\t Buna göre başvuran davacıların,  dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir. <br>\tDavalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tKararında  TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 04.11.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak  “ TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.<br>\t\tDavacı vekilinin hükme esas alınan müterafik kusur indirimine, davalı vekilinin müterafik kusur indirim oranına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur  6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.<br>Somut olayda, savcılık soruşturması içerisinde sürücü ...'nın, eşi davacı ... ve çocuklarının araçtan dışarı düştüklerini gördüğü ve beyanında hepsinin kafasından yaralı olduğu beyanı doğrultusunda davacının emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığı, davacının bu kusurlu hareketi TBK'nin 52.maddesi gereğince zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması nedeniyle müterafik kusur teşkil ettiği, davacının talep edebileceği tazminattan %20 oranında mütrefik kusur indirimi yapılması yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\t\tDavacı vekilinin aleyhe hükmedilen vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde geçici iş göremezlik talebi mevcut değildir. Keza 24.11.2021 tarihli ıslah dilekçesinde de görüleceği üzere yalnızca 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu ve sonuç kısmında da aynı şekilde talebinin 180.413,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu açıkça yazmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile; 11.796,65 TL işlemiş dönem tazminatını  geçici iş göremezlik tazminatı olarak değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatı olarak ıslah etmiş olduğu, 180.413,45 TL işlemiş dönem ve gelecek dönem daimi maluliyet tazminatlarının toplamıdır. Dolayısıyla davacı vekili tarafından geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmamıştır. <br>İlk derece mahkemesince mahkemece yapılan bu eksik ve yanlış inceleme sonucu geçici iş göremezlik tazminatı yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,<br>a- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 5. BENDİNİN HÜKÜMDEN ÇIKARILMASINA ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLMESİNE,<br>b- İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 9.859,23 TL istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.464,81 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.394,42‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafından yapılan 78,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 01.02.2024<br><br>     <br>      Başkan                 Üye                   Üye                    Katip  <br><br>     <br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c8a180dcb8074fd","SID":"489216e14129712f"}}