{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/4625 <br>KARAR NO\t: 2024/90<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F    K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ\t:18/01/2024<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin, menfi tespit talebi ile açtığı davada yargılama sonuna kadar elektrik enerjisinin kesilmemesini talep ettiği, mahkemece ..... tarihli ara karar ile \" ..,Davacı vekilinin elektriğin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, fatura bedeli olan ... TL 'nin %15'i oranında (...‬ TL) teminat yatırılması, ihtiyati tedbir harcının yatırılması  ve .... tesisat numaralı aboneliğe ait güncel elektrik faturalarının ödenmesi ve bu durumun davalının denetiminde gerçekleşmesi şartıyla ..... tesisat numaralı aboneliğin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbirin verildiği tarihten itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmak suretiyle uygulanmasının talep edilmemesi halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının bilinmesine, teminatın yatırılması halinde tedbirin uygulanması hususunda .......'ye müzekkere yazılmasına..,\" yönünde karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine, mahkemece itirazın ... tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek (gerekçeli ara karar tarihi ....) reddine karar verildiği, anılan ret kararına karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Davalının istinafı, İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir  kararının kaldırılması istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. <br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir”  6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nun 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nun \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. <br>HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK'nun 392. maddesine göre; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.<br>Açıklamalar ışığında somut olayda; her ne kadar mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeler ile tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından davalı  tarafından kaçak kullanıma ilişkin tespit tutanaklarının tutulduğu, yapılan tahakkukun  haksız olduğuna ilişkin mevcut delil durumu itibarıyla davacı tarafın yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, HMK'nın 389/1. maddesindeki şartlarının somut olayda oluşmadığı,  mahkemece davalı  tarafın ihtiyati tedbire yapılan itirazın kabulüne ve tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu, ancak bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı tarafın ihtiyati tedbire yapmış olduğu itirazının kabulü ile HMK nun 353/1.b-2 maddesi gereğince itirazın reddine dair mahkemece kurulan .... günlü ara kararın kaldırılmasına, tedbire ilişkin itirazın kabulü ile tedbir kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar  vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun  353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne,mahkemenin itirazın reddi yolundaki ara kararının  kaldırılmasına, itirazın esası hakkında yeniden karar verilmesine,davalı vekilinin  ihtiyati tedbir ara kararına itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin tedbir isteminin reddine,<br>2-Davalı tarafça yatırılan  istinaf karar harcının  talep halinde ilgilisine  iadesine, <br>3- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca  KESİN olmak  üzere 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"588b73295f2f8bbb","SID":"ab33bcea43f67eb3"}}