{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2340 - 2024/123<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2340 <br>KARAR NO\t: 2024/123<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/326 E.  -  2023/378 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/07/2023 tarih ve 2023/326 E. - 2023/378 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı TÜRKPATENT tarafından tesis edilen 2023/T-101 sayılı YİDK kararı ile müvekkiline ait 2021/010579-1, 9, 23 sayılı tasarım başvurularının, davalı şirkete ait 2004/01114-1, 2, 3, 6 ve 2015/04002-6 sayılı tasarımlar mesnet gösterilerek reddedildiğini, oysa müvekkiline ait tasarımların yeni olduklarını, bu tasarım başvuruları ile redde mesnet gösterilen tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olmadıklarını ileri sürerek, 2023/T-101 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 2023/175 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu olup iptali istenen 2023/T-101 sayılı YİDK kararında redde mesnet alınan 2004/01114-1,2,3,6 ve 2015/04002-6 sayılı tasarımların ... A.Ş tarafından ileri sürülen yayına itiraz dilekçesinde itiraz sebebi olarak dermeyan edildiği, davalı ... A.Ş.'nin 2023/T-101 sayılı YİDK kararının tesis edilmesinde rol oynamadığı, başka bir deyişle yayına itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... A.Ş.'ye yöneltilen davanın, mahkemenin 2023/175 Esas sayılı dava dosyasından tefrik edilerek iş bu esasa kaydedildiği, başvuru harcının ve peşin maktu harcın davacı yana tamamlattırıldığı gerekçesiyle davalıya yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinde davalı tarafın sehven dava dışı ... A.Ş. olarak belirtildiğini, bu hususun anlaşılmasıyla ivedilikle hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunulduğunu ve HMK'nın 183. maddesi hükümleri uyarınca maddi hata düzeltmeye dair dilekçenin sunulduğunu, 2021/010579 numaralı çoklu tasarım başvurusuna birden çok şirket tarafından itiraz edildiğini ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından da ayrı ayrı olmak üzere birden çok tasarım aleyhine kararların verildiğini, bu kararlara itiraz eden şirketler de taraf gösterilmek suretiyle davalar ikame edildiğini, 07.04.2023 tarihinde açılan davada taraf hatasının düzeltilmesi talebini içeren dilekçelerine eklenen dava dilekçesinin, aynı gün mahkemeye sunulduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin, 2023/175 E. sayılı dosyanın 17/07/2023 tarihli ilk celsesinde talep, cevap ve beyan dilekçelerinde, davanın tarafında düzeltme yapılması taleplerini değerlendirmeksizin, davaları tefrik etme kararı aldığını, mahkeme tarafından HMK 124/3 ve 183. maddelerinde yazılı hususlar çerçevesinde değerlendirmede bulunulmasının ve taraf değişikliği bakımından uygun sürenin sağlanmasının gerektiğini, yine aynı hüküm uyarınca dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğini, somut uyuşmazlıkta da tarafın sehven yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgı sayılmasının gerektiğini, aynı nedenlerle mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.   <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nın \"Davaların ayrılması\" başlıklı 167. maddesi uyarınca \"Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.\"<br>\tYine 6100 sayılı HMK'nın 138. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Ayrıca aynı Yasanın 142. maddesi uyarınca ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.<br>\tDolayısıyla mahkemece dosya üzerinden, sadece dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilebilir. Hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’iler konusunda ise ön inceleme duruşmasını yapmak kaydıyla tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarını yapmadan  karar verilebilir. Böylelikle mahkemece ön inceleme aşamasından sonra, başkaca bir tahkikat yapılmasına gerek olmadığı görülürse, yani mevcut dosya içeriği ile usul ya da esas bakımından bir karar vermek mümkünse, nihai bir kararla dava sona erdirebilir. (HMK. 138, 142. maddeler). <br>\tEsasen ön inceleme aşamasında karar verilebilen usulü sorunların tahkikata bırakılmaması ve ön inceleme aşamasında karara bağlanması gerekir. Ayrıca maddi hukuka ilişkin olmakla birlikte süreler bakımından da karar verilebilen durumlarda, kural olarak kararın tahkikata başlanmadan verilmesi gerekir. Yine taraflar ön inceleme aşamasında sulh ya da arabuluculuk yoluyla anlaşmışlarsa da yine tahkikat yapılamayacaktır. Kanunda açıkça belirtilen bu durumlar dışında da tahkikata ihtiyaç duyulmuyorsa hakim bunu belirterek de karar verebilmelidir. Ancak her halükarda duruşma yapmak ve sözlü yargılama yoluyla tarafları dinleyerek karar vermek zorundadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Usulü sorunlar hakkında karar verirken bu karar ön incelemede verilebilen karar niteliğindedir. Ancak esas hakkında karar verilecekse bunun ön inceleme aşaması içinde verilmesi mümkün değildir. Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlanmalı, uyuşmazlık noktaları tespit edilmeli, taraflar sulh olmuyorsa hakim işin esasına girip karar vermelidir. Dolayısıyla bu durumlarda ön inceleme duruşması yapılmalı, ayrıca sözlü yargılama ve hüküm aşaması da gerçekleştirilmelidir. Yani mahkeme ön inceleme duruşmasının tamamlandığını bildirip, bu konuda gerekli işlemleri yaptıktan sonra, tahkikata gerek olmadığını belirterek, tarafların bu konuda beyanlarını almak suretiyle yargılama kesitlerini aynı oturumda arka arkaya gerçekleştirebilir. Ancak ihtiyaç olmadığından, tahkikat yapılmayacaktır. Çünkü isminden de anlaşıldığı üzere tahkikat, incelenmesi gereken bir husus varsa yapılır, incelenecek bir husus olmayıp yargılama ön inceleme sonucu yeterince aydınlanmışsa, tahkikata gerek kalmayacaktır. Ön inceleme duruşması yapılmadan bir dava yürütülemez, ancak ihtiyaç yoksa tahkikat yapılmayabilir. Tek dikkat edilmesi gereken, bu kesitler aynı duruşmada yapılırsa mutlaka her birinin gereklerinin yerine getirilmesidir (Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuk, 15.Bası, Cilt:2, s:1335, 1336).  <br>\tSomut uyuşmazlıkta ise mahkemece 17.07.2023 tarihinde 2023/175 Esas numaralı asıl davada yapılan ön inceleme duruşmasında, ön inceleme aşaması tamamlanıp tahkikat aşamasına geçilmiş, ardından davalı şirket hakkındaki davanın asıl davadan tefrikine karar verilmiş, asıl davadan ayrılan 2023/326 Esas numaralı dosyada ise evrak üzerinden yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı gerekçelerle davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle tensiben reddine karar verilmiştir. <br>\tOysa HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenen taraf ve dava ehliyeti, medeni hukukta düzenlenen hak ve fiil ehliyetinin, medeni usul hukukundaki karşılığıdır. Somut uyuşmazlıkta ise davacı ve davalı tarafların dava ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu açıktır. Buna karşılık ilk derece mahkemesince davanın reddi sebebi olarak değerlendirilen pasif husumet yokluğu kavramı, dava konusu edilen hak ile ilgili bulunduğundan, HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartı olarak kabulü mümkün olmayan, işin esasına ilişkin bir kavramdır. <br>\tBu durumda somut uyuşmazlıkta mahkemece, ayrılmasına karar verilen dava yönünden HMK'nın 138, 142. maddelerinde açıklanan istisnai bir durumun söz konusu olmadığı nazara alınarak, tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılama aşamasına geçilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan, asıl davadaki ön inceleme duruşmasında tefrik kararı verilmesinden sonra, mahkemenin yeni bir esasına kaydedilen davanın tensiben reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 19/07/2023 gün ve 2023/326 E. - 2023/378 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a076b7a14a86e5af","SID":"00423e631ff26833"}}