{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2022/1646 - 2024/30<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1646  <br>KARAR NO\t: 2024/30<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/625 Esas - 2022/193 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 03.05.2016 tarihinde, müvekkillerinin desteği ...’in yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, olay yerine geldiğinde, karşı istikametten gelen davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın şerit ihlali yapması neticesinde çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin desteğinin meydana gelen kazada vefat ettiğini ve müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, davalıların müvekkillerinin destek zararlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 03.05.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in desteğinden yoksun kalanlar için şimdilik ... Sigorta A.Ş.'den; eşi ... için 500,00 TL maddi, kızı ... için 500,00 TL maddi,          ... plakalı araç sürücüsünün zararlarından sorumlu olan ... Sigorta A.Ş.'den, eşi ... için 500,00 TL maddi, kızı ... için 500,00 TL maddi olmak üzere toplamda 2.000 TL tutarındaki maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketlerince ödenmesine karar verilmesini istemiştir.\t<br>\tDavacılar vekili birleşen dava yönünden dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada müvekkillerinin yakınlarını kaybetmiş olması nedeniyle maddi ve manevi olarak da zarara uğradığını, ölenin yolcu olarak bulunduğu aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, bu nedenle müvekkillerin destekten yoksunluk sebebiyle uğramış olduğu maddi zararların da sigorta şirketince karşılanmasının yasa gereği olduğunu ileri sürerek; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 03.05.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in desteğinden yoksun kalanlar için Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminatları kapsamında şimdilik, eşi ... için 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, kızları ... için 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi ile ... için 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 3.000,00 TL tutarındaki maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tDavacılar vekili, asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. ile anlaştığını belirterek, bu davalı yönünden asıl davadaki taleplerinden feragat etmiş, diğer davalı ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davasına devam ettiğini belirtmiş; talep artırım dilekçesi ile de tazminat taleplerini davalı ... Sigorta A.Ş'den müvekkili ... için 167.267,98-TL, müvekkili ... için 5.888,53-TL olarak talep ettiğini ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş.'den taleplerinin de devam ettiğini beyan etmiştir. <br><br>\tAsıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. <br>\tAsıl davada davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; 03.05.2016 tarihli kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalandığını, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşımacılığının var olduğu anlaşılmakla Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere bu durumun bir indirim sebebi olduğunu ve dikkate alınması gerektiğini, ölenin ölmeden önce yaptığı iş ve gelir durumunu gösterir herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, bu hususların hesaplama yaparken dikkate alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; asıl ve birleşen davanın trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın tahsili talebine ilişkin olduğu; davacıların asıl davada, davalı ... Sigorta A.Ş. ile anlaştıklarını ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davadan feragat ettiği ve tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği; olaya ilişkin olarak, Savcılık aşamasında alınan rapor, Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor ile olaya ilişkin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan raporlar arasında çelişkiler olması nedeniyle çelişkilerin giderilmesi için İstanbul İTÜ'den Akademisyen bilirkişi heyetinden alınan raporda; kaza sırasında ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın, viraja hızlı girip savrularak karşı yönden gelen davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araç şeridine girmesiyle çarpışmanın olduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise hızının fazla olması nedeniyle % 25 kusurlu olduğunun belirtildiği, rapor sonrası aktür hesap raporu alındığı, TRH 2010 yaşam tablosuna ve Prograsif Rant yöntemine göre düzenlenen aktüer raporunun karar vermeye elverişli olduğu, araç sürücüsünün ölenin bacanağı olup, yolculuğun ailece yapıldığı, hatır taşıması olduğu düşünülmüş ise de, ... Sigorta yönünden ölenin karşı yan aracında olması nedeniyle indirim yapılmayarak, THR 2010 Yaşam Tablosu ile Prograsif Rant yöntemine göre düzenlenen aktüer raporu, talep arttırım dilekçesi ve birleşen davada genişletilmiş kasko sigorta poliçesi gözetilerek davanın esası hakkında karar verildiği gerekçesiyle; “1-Asıl Davada; ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) yönünden davanın kabulüne, eş ... için 167.267,98 TL, ... için 5.888,53 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, desteğin karşı yan aracında yolculuk yaptığı gözetilerek hatır indirimi talebinin reddine, ... Sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine, 2-Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mah.'sinin 2017/9 Esas sayılı dosyasında; Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi nedeni ile davanın kabulüne, ... için 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın, ... için 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın, ... için 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline,” karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, Kaza Tespit Tutanağında, karşı aracın şerit ihlali ile meydana gelen kazada, karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, müvekkili davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından dosyaya kazandırılan 03/05/2017, 19/06/2017, 02/11/2017, 11/06/2018, 15/04/2019, 05/03/2020 tarihli 6 adet kusur raporunda müvekkili tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, zorlama yöntemler ile müvekkili tarafından ZMMS ile sigortalı araca kusur verilerek, hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; kazanın karşı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, yine davaya konu karşı araç sürücüsü müteveffa ...’ün mirasçılarının, müvekkili hakkında Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/628 E. 2022/209 K. sayılı dosyasında da, mahkemece kazanın meydana gelmesinde vefat eden sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu husus eldeki dosyada belirtilmesine rağmen mahkemece nazara alınmadığını, uyuşamazlık konusu olayla ilgili, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/112 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu; zira hatalı bu kusur raporunda dahi, sigortalı araç sürücüsünün özen yükümlülüğüne aykırı davranarak ihmal ile hareket ettiğinden bahisle kusur tespiti yapıldığını, ancak söz konusu bu özen yükümlüğüne aykırılığın ve ihmalin neden kaynaklandığına dair en ufak bir açıklama ve gerekçe bulunmadığını, bilirkişilerin “bir kaza olmuşsa her iki tarafın da ihmali vardır” gibi bir yargı ile kusur belirlediğini, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, \thükme esas alınan hesap raporunun da uygun olmadığını, hesaplamanın Genel Şartlara göre TRH2010 Yaşam Tablosuna göre aktüerya irat formülüne göre %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte faizin de dava dilekçesinin tebliğinden itibaren talep edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; <br>\tAsıl dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, kazaya karışan araçların ZMMS sigortacılarından destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat, birleşen dava ise ölüm sebebiyle kazaya karışan aracın İMMS sigortacısından destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve ölüm nedeniyle manevi tazminat istemidir. Karar asıl davada davalı ... Sigorta şirketi tarafından istinaf edildiğinden, bu davalının istinafları çerçevesinde asıl davadaki taleplere yönelik istinaf talepleri değerlendirilmiştir. <br>\t1-Asıl davada, davalı ... hakkındaki karara yönelik olarak istinaf inceleme talebinin değerlendirilmesinde; <br>\tBirden çok kişinin, zorunlu bir neden olmadığı durumda birlikte dava açmaları durumunda, HMK'nın 57. maddesi kapsamında davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşılığı olacağından, ihtiyari dava arkadaşılığında da HMK'nın 58. maddesi gereğince davalar birbirinden bağımsız olduğundan, her bir davacının talebi yönünden, kabul ve/veya reddedilen miktarlarına göre istinaf sınırı belirlenmesi gerekmektedir.<br>\tBu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacı ..., dava dilekçesi ve akabinde verdiği ıslah dilekçesi ile asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş'den 5.888,53 TL destek tazminatı talep etmiş, mahkemece talep gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” düzenlemesine yer verilmiş olup, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak \"binbeşyüz\" Türk Lirası ibaresi \"üçbin\" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun \"Parasal sınırların artırılması\" başlıklı ek 1. maddesinde;\" (1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.<br>\t(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükmü getirilmiştir.<br>\tMahkemece 09/03/2022 tarihinde karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL’dir. <br>\tHükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 8.000,00TL’yi geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, davalı vekilinin, davacı ...hakkındaki karara yönelik istinaf başvurularının HMK’nın 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t2-Davalı ... hakkında asıl davada verilen karara yönelik olarak, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tDavacılar, olay tarihinde desteklerinin yolcu olarak bulunduğu aracın karşı yönden gelen araç ile çarpışması neticesinde vefat ettiğinden bahisle her iki aracın ZMMS poliçesini tanzim eden şirketlerden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. <br>\tYargılama sırasında davacı taraf, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından zararı karşılandığından, bu davalı hakkındaki davasından feragat etmiş, kazaya neden olduğunu iddia ettiği, karşı araç sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den, sigortalı aracın kusuru oranında destek zararının karşılanmasını istemiştir. <br>\tMahkemece, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kusuru oranında sorumlu olduğu miktarı ödediği kabul edilerek, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın kusuruna yönelik belirleme yapılarak ve bu çerçevede alınan aktüer rapora göre davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.<br>\tHaksız fiilen kaynaklanan maddi tazminat davasında, kusurun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Bu açından, kazanın oluş şekli uyuşmazlık konusu ise kazanın oluş şekli tespit edilmeden, kusur belirlemesi yapılmamalıdır. Özellikle olaya ilişkin ceza dosyası mevcut ise ceza dosyasında tespit edilen kusur oranı TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza mahkemesinde kabul edilen olayın oluş şekli hukuk hakimini bağlayacağından, mevcut deliller ile oluş şekli tam olarak tespit edilemiyor ise ceza dosyası bekletici mesele yapılmalıdır. Öte yandan müteselsil borçlulardan birisi ile belirli bir kusur oranı üzerinden anlaşılmış ise bu durumun, diğer müteselsil borçluya etkisi TBK'nın 166. maddesi çerçevesinde değerlendirilmeli ve sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmelidir. <br>\t Somut olayda, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu araç ile karşı yönden gelen aracın karıştığı kazada, davacıların desteği yanı sıra araç sürücüsü de vefat etmiş, kazaya ilişkin görgüye dayalı olarak bilgi sahibi olan davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı karşı araç sürücü sağ kalmış, bu araç sürücüsünün beyanları çerçevesinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında, vefat edenin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile karşıdan gelen araçların şeridine girdiği kabul edilerek, kazanın bu oluş şekline göre kaza tespit tutanağı tanzim edildiği görülmüştür. Gerek mahkemece alınan raporlarda, gerekse de diğer dosyalarda alınan raporlar da, olay yerindeki izlerden ve araç üzerindeki çarpışma noktalarından hareket ile kazanın oluş şekli belirlenmeye çalışılmış, raporların bir kısımında kazanın vefat edenin yolcu olduğu aracın seyir şeridinde olduğu kabul edilmiş iken, bir kısmında ise kazanın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı karşı aracın şeridinde meydana geldiği kabul edilerek kusur durumu tespit edilmiştir.<br>\tMahkemece, hükme esas alınan İTÜ öğretim üyeleri tarafından tanzim edilen kusur raporunda da, tüm bu raporlar, ceza dosyasındaki beyanlar ve deliller değerlendirilmek suretiyle kazanın, ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigorta aracın şeridinde, ancak şerit çizgisine çok yakın mesafede meydana geldiği değerlendirilerek davalının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın şerit ihlali yaptığından asli ve %75 kusurlu, karşı yönünden gelen davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın ise şeridinde seyretmekte iken, gerekli dikkati göstermediğinden tali ve %25 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.<br>\tAncak kazaya ilişkin İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017112 E. - 2019/262 K. sayılı dosyasında taksirle ölüme neden olmak suçundan karşı araç sürücüsü ... hakkında yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesi tarafından kazanın hangi şeritte olduğunun tespit edilmediği, bu nedenle de şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, kazanın sanık ...'ın sürücüsü olduğu aracın şeridinde gerçekleştiği kabul edilerek, sanığın tali kusurlu olmasına göre cezalandırılmasına karar verilmiş iken, söz konusu kararın taraflarca istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 2020/899 E. - 2021/21063 K. sayılı kararında, kazanın sanığın şeridinde değil, karşı şeritte (desteğin yolcu olduğu aracın şeridinde) olduğu kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, sanığın asli kusurlu olmasına göre cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın da kesinleşmediği anlaşılmaktadır.<br>\tBu durumda, ceza dosyasındaki kazanın oluş şekli ile mahkemece kabul edilen kazanın oluş şekli çelişkili olduğundan, ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek, bu şekilde olayın oluş şekli tespit edilerek, kusur durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tBuna göre; davalının, davacı ... hakkındaki karar yönelik olarak; ilk derece mahkemesinin kararı miktar itibariyle kesin olduğundan istinaf (dilekçesinin) bu davalı yönünden HMK'nın 352 maddesi gereğince reddine; davacı ...'in davası yönünden ise; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davaya konu uyuşmazlığın tespiti açısından, kazaya ilişkin ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek, kazanın oluş şekli bu şekilde tespit edildikten sonra, sigortalı araç sürücüsünün yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verilmesi durumunda, sigortalı araç sürücüsünün haksız eyleminin varlığının kesinleşeceği, beraatine karar verilmesi durumunda ise beraat kararı ve ceza hakimi tarafından tespit edilecek kusur oranın TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamayacağı gözetilerek, gerektiğine kesinleşen oluş çerçevesinde kusur raporu alınarak, ayrıca davacı tarafın, kazaya karışan diğer araç sigortası ile sulh olması ve zararının karşılanması nedeniyle davasından feragati sözkonusu olduğundan, söz konusu hasar dosyası, sulhe yönelik belgeler dosyaya kazandırılmak suretiyle, söz konusu sulhun, davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'den talepleri açısından TBK'nın 166. maddesi çerçevesinde etkisi değerlendirilerek, kararın sadece davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, davalının usulü kazanılmış hakları da gözetilerek davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davacı ...lehine verilen karara ilişkin istinaf talebi yönünden; karar tarihi itibariyle davalı aleyhine verilen karar miktar itibariyle kesin olup istinaf yoluna başvurulamayacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2, 346 ve 352. maddeleri gereğince davalı vekilinin, bu davacı lehine verilen karara yönelik istinaf dilekçesinin REDDİNE,<br>\t2-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, davacı ... lehine verilen karar ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09/03/2022 tarihli 2016/625 Esas - 2022/193 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan \"istinaf karar harcının\" istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/756 D.İş - 2022/784 Karar sayılı icranın geri bırakılmasına yönelik kararına istinaden Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2022/8005 Esas sayılı dosyasına depo edilen 410.00,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine; <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a ve 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fc26a61017c752f","SID":"d9c439fef09d9604"}}