{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/6 Esas 2024/54  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/6<br>KARAR NO\t\t: 2024/54<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 22/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/685 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALILAR\t<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 19/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/01/2024<br><br>\tİhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tDAVA VE TALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan  ... Şirketi'nin müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, davalı şirket tarafından keşide edilen 0006961 seri numaralı 20/02/2023 keşide tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı çekin diğer davalı şirket tarafından... Şubesine tahsil amacıyla ibraz edildiğini, çekin ibraz edildiği 01/03/2023 tarihi itibariyle davalı ... Şirketi'nin hesabında yeterli bakiye bulunmamasına rağmen müvekkili bankanın sistemindeki bir aksaklık nedeniyle ...'a bu bilginin gönderilemediğini ve çek hakkında karşılıksızdır işlemi yapılması gerekirken bu sistemsel hata sonucunda çekin karşılığının ... tarafından diğer davalı şirketin... Şubesi nezdinde ki hesabına ödendiğini, aslında müvekkili bankanın sorumluluğunun yasal garanti miktarı olan 6.000,00 TL olduğunu, hataen yapılan ödemenin diğer davalıya bildirildiğini, davalı şirketin önce parayı iade edeceği yönünde taahhütte bulunduğunu, ancak daha sonra bu tutumundan  vazgeçerek ödeme yapmadığını, müvekkili banka tarafından borçlu olmadığı halde diğer davalı şirkete ödeme yapıldığını, davalı şirketlerin haklı bir sebep yokken zenginleştiğini, bu nedenle müvekkili banka zararına haksız ve sebepsiz zenginleşen davalılardan TBK'nun 77 ve devamı maddeleri gereğince 2.000.000,00 TL'nin 02/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi itibariyle tahsiline karar verilmesini ve yargılama esnasında HMK m.389vd. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek davalıların banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz malvarlığına, üçüncü kişilere devir vetmlik edilmesini önlemek üzere ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 22/06/2023 tarihli ara kararı ile HMK'nun 389.maddesine göre, ancak  bir para alacağının teminat altına alınması amacı ile uyuşmazlık konusu olan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden,  davacının dava konusu olmayan şey üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tDerdest davada taleplerinin; söz konusu çekin ibraz edildiği 01.03.2023 tarihinde, müvekkili bankanın müşterisi ... firmasının hesabında yeterli bakiye  bulunmamasına rağmen  müvekkili bankanın  sistemindeki  bir aksaklık nedeniyle  ...'a  bu  bilginin gönderilemediğini ve çek hakkında \"karşılıksızdır\" işlemi yapılması gerekirken bu sistemsel hata sonucunda çekin  karşılığının ... tarafından  davalı ... firmasının... Şubesi nezdindeki hesabına ödenerek müvekkili bankanın  hesabına mal edildiğini, meşru çekin hamiline karşı müvekkili bankanın yasal garanti sorumluluğunun 6.000,00 TL olmasına rağmen, sistem hatasından kaynaklı olarak davalıya ödenen 2.000.000,00 TL tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesi talebi olduğunu, bu nedenlerle, dava konusu müvekkil banka alacağının tahsilinin, tehlikeye girme ihtimaline binaen ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkta somut durum çerçevesinde davalı tarafların, müvekkil banka aleyhinde sebepsiz olarak zenginleştikleri hususu sabit olmakla  6100 Sayılı HMK'nun 389 vd. maddeleri gereğince davalı tarafların malvarlığı unsurları üzerinde 3.kişilere devir ve temliklerini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın ihtiyati tedbir talep edenden alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/01/2024<br><br><br><br>Başkan-             Üye                    Üye - \t                 Zabıt Katibi -<br><br><br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2b25b4a95c7cb43","SID":"b96c4a975cf6b32c"}}