{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       \t: 2021/1964 <br>KARAR NO\t: 2024/116<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/396 E.  -  2021/323 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Tecavüzün Tespiti ve Giderilmesi İstemli)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/10/2021 Tarih ve 2020/396 Esas - 2021/323 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’nin en tanınmış kurumlarının başında olduğunu, ... markasının TÜRKPATENT tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkiline ait... ibaresinin davalı tarafça sendika adı olarak kullanıldığını, bu durumun halk tarafından karıştırılma ya da davalı sendika ile müvekkili arasında bir bağ olduğunu düşünme riskine sebep olarak iltibas suretiyle tecavüz oluşturacağını, davalının... markasını hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, davalı tarafından kullanılan sendika adının müvekkilinin tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar doğuracağını, haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının sendika adının \"...\" olduğuna, ... olmadığına yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının dilekçesinde yer verdiği logosuna bakıldığında da açıkça \"...\" ibarelerini kullandığını, meslek ve işyeri esasına göre sendika kurulamayacağını ileri sürerek, davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eylemlerinin tespitine, durdurulmasına ve men’ine, ... markasının davalıya ait sendika adından, tabelalardan, davalı bünyesindeki tüm tanıtım ve reklam ürünlerinden, her türlü yazılı ve görsel belgelerden ve meteryallerden (broşür, katalog, ilan) internet ortamı ve tüm sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına ve toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı sendika vekili, sendika üyelerinin tamamının... A.Ş. nezdinde çalışan alt işverenlere bağlı işçiler olduğunu, sendikanın ticari faaliyette bulunmadığını, davacının marka hakkını ihlal etmediğini, ... A.Ş.'nin amacının marka hakkının sağladığı hukuki korumadan faydalanmaktan ziyade sendikal faaliyetlerini engellemek olduğunu, sendikanın  logosunda farklı renklere yer verdiğini, iltibasa sebep olmadığını, marka korumasının tescil edildiği mal veya hizmet sınıfı ile sınırlı olduğunu, davalı sendikanın mal veya hizmet üretmediğini, herhangi bir ticari kazanç elde etmediğini, sendika üyelerinin dayanışması ve aidatları ile ayakta durduğunu, amacının posta, telefon ve telekomünikasyon alanında çalışan işçilerin haklarını savunmak olduğunu, hiçbir vatandaşın müvekkili sendikayı... şubesi sanıp mektup veya kargo yollamak için ziyaret etmeyi düşünmeyeceğini, ... markasının görünüş özellikleri değerlendirildiğinde kullanılan renklerin, fontun ve karakterlerin müvekkili sendikanın logosuna benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı Sendika'nın tüzüğünde yer alan kısa adı “...” ibaresinin, davacı  adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, davalı ... (...)’na ait kullanımın, 6102 sayılı TTK kapsamında haksız rekabete konu eylemler içinde sayılamayacağı, davalı bir sendika olduğundan ürettiği mal ve hizmet ile bunları pazarladığı bir tüketici kitlesinin bulunmadığı, ticari fayda amaçlı hareket etmediği, davalı Sendika ile davacı Şirket'in halk tarafından karıştırılabilme ihtimalinin  sendikaların doğası ile uyuşmadığı, davalı Sendika'nın  ticari uygulamalarda bulunmadığı, davacı şirket ile rakip olmadığı, davalının kullanımından dolayı iltibasın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkilinin tanınmış markalarının asli unsurunun... ibaresi olduğunu, bu markanın müvekkil tarafından ihdas edilip tanıtıldığını, davalının Anayasal bir hak olan Sendika kurma hakkını kötüye kullandığını, Sendika Kanunu'na aykırı şekilde hizmet koluna yönelik kurulmayıp doğrudan müvekkili...'yi hedef aldığını, üyelerinin sadece... işçileri olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerine engel olmak ve müvekkili ile müşterileri arasındaki ilişkileri olumsuz etkilemek maksadıyla davaya konu markalarını kullandıklarını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının kullanımından dolayı, kamu hizmeti de gören...'nin itibarının zedelendiğini, tüketiciler nezdinde iltibasın meydana geleceğini, davalının bu kullanımının, müvekkilinin markasının itibarından, kalite algısından ve tanınmışlığından yararlanma amacına yönelik ve kötüniyetli bir kullanım olduğunu, davalının \"...\" olmasına rağmen, genel anlamda posta veya iletişim sektörü üzerinde değil sadece müvekkili... üzerine faaliyet yürüttüğünü, dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını  ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir<br>\t<br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, sendika adının terkini ve kararın ilanı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davalının uygulama ve eylemlerinin ticari etki doğurmasının haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için zorunlu olduğu, oysa davacı ile davalının aynı ve benzer alanlarda faaliyet göstermedikleri, davalı Sendika'nın ticari bir kurum olmadığı veya ticari faaliyetlerinin bulunmadığı,  davalının sendikal faaliyetlerinin markasal nitelikte bulunmadığı, ticari bir etki yaratmasının veya yaratma ihtimalinin bulunmasının ya da iktisadi rekabet ortamını ve piyasayı etkilemesinin mümkün olmadığı, bu durum karşısında davalının ticari hayata yansımayan dava konusu davranış ve uygulamalarının SMK'nın 29/1. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz ve TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil etmediği, sendika ile işveren arasındaki ilişkinin mahiyeti gereği ortaya çıkan sonuçların, işbu davanın konusunu oluşturmadığı, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a6b6d9b84c9602d","SID":"7244fb16c27ebaa1"}}