{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/502 <br>KARAR NO: 2024/30<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2020<br>NUMARASI: 2018/77 E. -  2020/500 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı kefiller ile müvekkili banka arasında ticari ilişki kurularak kredi kullandırıldığını, davalı müteselsil kefiller ... ve ... ile 16.06.2015 tarihli, 500.000,00-TL'lik genel kredi sözleşmesi imzalandığını, dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı müteselsil kefiller tarafından kredi ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine  21.10.2016 tarihinde kredi borcunun kat edilerek İstanbul Üsküdar ... Noterliğinden  kat ihtarnamesi gönderildiğini,  borçluların temerrüte düştüğünü, borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 08.12.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu ... ve ... (...)'ın takibe itiraz ettiklerini, itiraz üzerine takibin durduğunu, takibe itiraz edildiğine dair tebligat çıkartılmadığını, borçluların itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşmenin tarafları tacir olmakla sözleşme serbestisi ilkesinin geçerli olduğunu, faiz oranına itirazların yerinde olmadığını, icra müdürlüğünün yetkisine itirazın  sözleşmenin 6.2 maddesindeki yetki şartına nazaran yerinde olmadığını ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davacı ile ... Tic.Ltd.Şti.ve şirket yetkilisi ... arasında yapılmış olan sözleşmeyi müvekkilinin sözleşme tarihinde eşi olan ...'ın zoru ile kefil olarak imzaladığını, banka ile bütün görüşmeleri yapan krediyi alan kullanan kişinin sözleşme yapıldığı tarihte eşi olan ... olduğunu,  müvekkilinin tacir olmadığını, ev hanımı olduğunun, müvekkilinin davacı ile kredi alış verişi olmadığını, itirazın iptali davasının süresi içinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak hiçbir sözleşme v.s belge ibraz etmeden takip açtığını, hiçbir belge sunmadan yapıları takibe karşı yetki itirazında bulunulmasında herhangi bir usulsüzlük olmadığını, davacının davasını asıl alacak miktarını, faiz ve diğer tüm alacaklarını hesap hareketini peşinen ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacının faize yönelik beyanlarının TBK'ya aykırı olduğunu,    TBK'nın 120/maddesinin  ''... uygulanacak yıllık temerrüt faizi,sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.. '' hükmünü, 2.fıkrasının ise  ''sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranı, 1. fıkra uyarınca belirlenen faiz oranının 96100 fazlasını aşamaz...” hükmünü içerdiğini, son fıkrasında temerrüt faizine ayrıca faiz yürütülemeyeceğinin belirtildiğini, somut olayda temerrüt faizinin TBK'nın 120.maddesi hüküm ve şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmolunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Talep; Davacı banka ile davalı kefiller arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında ödenmeyen alacakların tahsili amacıyla başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiş; davacı/ alacaklının davalı/ borçlular ile dava dışı borçlular ... Tic. Ltd. Şti ve ...'dan 13.723,35 TL asıl alacak, 426,18 TL işlemiş faiz, 21,31 TL BSMV ve 251,09 TL ihtarname masrafını 31/10/2016 tarihinde yapılan 300,00 TL kısmi ödemeyi mahsup ederek toplam 14.235,63 TL takip çıkışı üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV yürütülmesi suretiyle tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin davalı/ borçlular ...(...)'a  13/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/ borçluların süresinde 19/12/2016 tarihinde sundukları dilekçeleri ile takibe itirazları üzerine takibin davalı/ borçlular yönüyle durduğu, itiraz dilekçelerinin davacı/ alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmaması karşısında davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilince delil olarak dava dışı ... Tic. Ltd. Şti ile akdolunan Genel Kredi Sözleşmesi, hesabın kat edildiğine dair Üsküdar .... Noterliği'nin 21/10/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve kredi yıllık azami faiz oranları bildirim formu ibraz edilmiştir.Davalı/ borçlu ... tarafından icra müdürlüğünün yetkisine ve mahkemenin görevine itirazda bulunulmuşsa da, alacak talebini oluşturan ve adı geçen tarafından müteselsil kefil olarak imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.2 maddesinde uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Müdürlükleri'nin yetkili olacağı noktasında yetki şartı bulunması, sözleşmenin taraflarının tacir olması ve TTK'nun 7. maddesinde düzenlenen teselsül karinesi kapsamında müteselsil kefil olan davalı açısından da yetki şartının geçerli olması sebebiyle HMK'nun 17 ve devamı maddeleri uyarınca yetki itirazı, uyuşmazlık Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanmakla TTK'nun 4. maddesi uyarınca davanın mutlak ticari davalardan olması nedeniyle de görev itirazı yerinde görülmemiştir.Tarafların usulünce bildirdikleri tüm delilleri toplanmış, Genel Kredi Sözleşmesinin 6.1 maddesindeki delil anlaşması da dikkate alınarak takip/ dava konusu alacak isteminin davacı bankanın kayıtlarına yansıyış şeklini tespit bakımından bilirkişi incelmesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı bankanın dava dışı kredi borçlusu ... Tic. Ltd. Şti. ve müteselsil kefiller ...’dan, 21.10.2016 hesap kat tarihi tarihi itibariyle ... hesap nolu KMH alacağından belirlenen 13.723,35,-TL alacaklı olduğu, Üsküdar ... Noterliğinin 21.10.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarının davalı/ borçlulara 25.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen süreye nazaran temerrüt tarihinin 27.10.2016 olduğu, belirlenen bu alacağa 27.10.2016 temerrüt tarihine kadar %24,24 akdi faiz, temerrüt tarihinden 08.12.2016 takip tarihine kadar %30,24 oranında temerrüt faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacı bankanın takip tarihi itibarıyla, müteselsil kefiller ...’dan, ... hesap nolu KMH kredi alacağından 13.423,35-TL asıl alacak, 520,88-TL temerrüt faizi, faizin %5’i 26,04-TL BSMV ve 251,09,-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 14.221,36,-TL alacağı bulunduğu, 08.12.2016 takip tarihinden, tahsiline kadar 13.423,35-TL matrah üzerinden, %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i BSMV talep edebileceği tespitlerinde bulunulmuştur. Yapılan yargılama neticesinde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu ... Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 16/06/2015 tarihli 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde dava dışı şirkete nakit krediler kullandırıldığı, davalı/ borçlular ... ve ... ile dava dışı ...'ın sözleşmeyi aynı limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı ...'nın sözleşme tarihinde dava dışı şirketin ortağı olduğu ve kefaletine ilişkin eş rızasının gerekmediği, kefaletlerin geçerli olduğu, davacı bankanın dava dışı kredi borçlusu ... Tic. Ltd. Şti'nden 21/10/2016 kat tarihi itibariyle ... hesap numaralı KMH kredisinden toplam 13.723,35 TL alacağının bulunduğu, alacağın ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve davacı banka tarafından borcun ödenmesi noktasında kredi borçlusu ve kefillere Üsküdar .... Noterliği'nin 21/10/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, davacı banka tarafından 251,09 TL ihtarname masrafı ödendiği, ihtarnamenin davalı/ borçlulara 25/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan 1 günlük süreye nazaran davalı/ borçluların 27/10/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, kredi borcu kapsamında 31/10/2016 tarihinde 300,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, yapılan kısmi ödemenin davacı banka tarafından asıl alacaktan mahsup edildiği, başkaca ödeme yapıldığına ilişkin iddia ve elverişli delil ibrazında bulunulmadığı, bu kapsamda davacı bankanın davalı/ borçlulardan olan 13.423,35 TL asıl alacağını taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan akdi faiz oranı, sözleşmenin temerrüt faizine ilişkin 2.7.1 maddesi hükümleri, dosyaya sunulan 03/05/2016 tarihli genelge ve Banka Kartı ve Kredi Kartları Yasa'sının 26. maddesi de dikkate alınarak 21/10/2016 hesap kat tarihinden 27/10/2016 temerrüt tarihine kadar işleyecek %24,24 akdi faiz, 27/10/2016 temerrüt tarihinden 08/12/2016 takip tarihine kadar %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi ile talep edebileceği, bilirkişi raporunda davacı bankanın davalı/ borçlulardan takip tarihi itibariyle 13.423,35 TL asıl alacak, 520,88 TL işlemiş faiz, 26,04 TL faizin %5'i gider vergisi ve 251,09 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 14.221,36 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş ise de taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak takip talepnamesinde gösterilen alacak kalemleri kapsamında davacı bankanın 13.423,35 TL asıl alacak, 426,18 TL işlemiş faiz, 21,31 TL BSMV ve 251,09 TL ihtar masrafı olmak üzere 14.121,93 TL'yi talep etmekte haklı olduğu, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın da haksız olması karşısında davacı bankanın icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu hüküm ve sonucuna varılmış davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturularak yargılama sonuçlandırılmıştır. \" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının 13.423,35 TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 426,18 TL işlemiş faiz, 21,31 TL BSMV ve 251,09 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 14.121,93 TL alacak yönüyle kısmen iptaline, takibin 13.423,35 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 oranında temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında gider vergisi yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden devamına, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın %20'si oranında (2.824,39-TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı banka ile ...Limited Şirketi arasında imzalanmış bulunan genel kredi sözleşmesini, müvekkilinin  müteselsil kefil olarak imzaladığını, asıl borçlu dışındaki kefillerin takip talebinde borçlu olarak gösterilmediğini, takip talebinde borçlu olarak sadece esas borçlu ... Limited Şirketinin gösterildiğini, takip talebinde borçlu olarak gösterilmeyen müvekkiline takip zımnında İİK'nın amir hükümlerine göre ödeme emri gönderilemeyeceğini, gönderilmiş olsa dahi bu ödeme emrinin İİK'nın amir hükümleri uyarınca hiçbir geçerliliği olmadığını, bu konudaki  itirazlarının mahkeme kararında hiçbir şekilde incelenmediğini, bilirkişi raporunun 3.sayfasında da '' ...Davacı banka, davalılar hakkında icra müdürlüğünün 27.06.2018 tarihli yazıları ekinde sundukları aşağıda fotokopisi sunulan takıp talebinde belirlenen tutar ve açıklamalar kapsamında genel haciz yolu ile takibe geçildiğinin tespit edildiği,  dosyaya sunulmuş olan takip talebinde, davalıların yer almadığı borçlu olarak ... Tic. Ltd. Şti. görülmekte, diğer bir anlatımla davalıların yer almadığı görülmüştür...'' denildiğini,  bu nedenle gönderilen ödeme emrinin hiçbir geçerliliği olmadığını, bu husustaki  şikayetlerin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceği göz önüne alınarak huzurdaki itirazın iptali davasındaki  bu itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı bankanın keşide ettiği kat ihtarnamesinin asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti.'ne gönderilen adresten taşındığından, adres iş yeri olduğundan mahalle muhtarında ve karakolda kaydı da olmadığından tebliğ edilemeden bila tebliğ iade edildiğini, asıl borçluya kat ihtarnamesi tebliğ edilememesine karşın tebliğ edilmiş gibi şirkete tebliğ edildiği itiraz edilmediği kabul edilerek karar verilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu,  asıl borçluya ihtarname ve hesap özeti tebliğ edilmediğinden, borçludan ihtarname ve hesap özeti hakkında beyanda, itirazda bulunması herhalde hiçbir şekilde beklenemeyeceğini,   TBK'nın 120/maddesinin  ''... uygulanacak yıllık temerrüt faizi,sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.. '' hükmünü, 2.fıkrasının ise  ''sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranı, 1. fıkra uyarınca belirlenen faiz oranının 96100 fazlasını aşamaz...” hükmünü içerdiğini, son fıkrasında temerrüt faizine ayrıca faiz yürütülemeyeceğinin belirtildiğini, sözleşmede faiz kararlaştırılmadığınını, mahkemece davacının uyguladığı faizin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının  müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil olan davalılar aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi  üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti.arasında 16.06.2015  tarihinde 500.000,00  TL tutarlı genel  kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların bu krediye ayrı ayrı müteselsil kefil olduğu,  davalı müteselsil kefillerin 500.000,00 TL limitle sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin el yazısıyla, miktar belirtilerek imzalandığı, genel kredi  sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirketin kullandığı kredili mevduat hesabı kredi taksitlerinin geri ödeme süresi içinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından  21.10.2016  tarihi itibariyle kredi hesabı kat edilerek  13.723,35 TL nakdi  alacak için  Üsküdar ... Noterliğinin 21.10.2016 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefil ile davalı müteselsil kefil borçlulara gönderildiği, 25.10.2016 tarihinde ihtarnamenin davalı ... tebliğ edildiği, ödeme süresine göre 27.10.2016 tarihinde tarihinde davalı ... yönünden temerrütünün gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalı ... sözleşme tarihinde  ticaret sicil kayıtlarına göre asıl borçlu şirketin aynı zamanda ortağı olup bu durumda eş rızası aranmadığından müteselsil kefalet geçerlidir.  Dosya kapsamında bulunan bir örneği bulunan İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları ile asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti.ve ... aleyhine 13.723,35 TL asıl alacak, 426,18 TL işlemiş faiz, 21,31 TL BSMV, 251,09 TL ihtarname masrafı, 300.00 TL 31.10.2016 tarihli ödeme olmak üzere toplam 14.235,63 TL alacak yönünden 08.12.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 21.10.2016 vade tarihli 13.723,35 TL asıl alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 13.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından 19.12.2016 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmış olup itirazın davacı-alacaklı vekiline tebliğine ilişkin bir belge icra dosyası kapsamında bulunmadığından  davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı kabul edilmiştir. Davalı vekili, icra takip talebinde sadece asıl borçlu şirketin borçlu olarak gösterildiğini, diğer müteselsil kefiller ile müvekkilinin borçlu olarak gösterilmediğini, bu durumun süresiz şikayete konu olduğunu ileri sürmüş ise de; dosya kapsamına fotokopisi gönderilen icra dosyasının incelenmesinde,  takip talebi ve ödeme emrinde, asıl borçlu, diğer müteselsil kefiller ile davalı ...'nın yer aldığı, davalı ... vekilinin ödeme emrinin 13.12.2016 tarihinde tebliğ alındığını belirtilerek icra takibine itiraz dilekçesi  sunduğu, davalı tarafça bu konuya ilişkin ilgili icra mahkemesi nezdinde yapılmış bir şikayet başvurusuna dosya kapsamında ve davalı beyanlarında rastlanmadığı nazara alındığında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, asıl borçlu şirkete gönderilen kat ihtarının şirketin adreste olmaması sebebiyle tebliğ edilememesine rağmen asıl borçluya tebliğ yapılmış ve itiraz edilmiş gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de;  TBK'nın 586.maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacaklı banka tarafından borçlunun temerrüdü üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderilmiştir. Alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliği zorunlu değildir. Borcun ödenmemesi üzerine bankaca keşide edilen  kat ihtarının borçlu şirketin sözleşmede belirtilen  adresine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, borçlu şirketin İİK'nın 68/b maddesi gereğince hesabın kat edildiği tarih itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilmelidir. Kat ihtarının davalı müteselsil kefil ... 25.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği ve bu kefil yönünden de takip öncesi temerrütün oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Davaya konu alacağa dayanak sözleşme ''Anadolubank Genel Kredi Sözleşmesi'' başlıklı olup, kullandırılan kredi  de ticari niteliktedir. TBK' nın 120.maddesinde temerrüt faizi yönünden bir sınırlama getirilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7.maddesinde ise TBK'nın 120.madde hükmünün görülmekte olan davalarda uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nın 8/1.maddesinde, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği hükme bağlanmış, aynı maddenin 3.fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9.maddesinde ticari işlerde kanuni anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup bu hali ile TBK'nın 88 ve 120.maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanmayacağının kabulü gerektiğinden sözleşmede belirtilen oranda akdi ve temerrüt faizi talep edilebilecek olmakla,  davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde  görülmemiştir. İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun  olup davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 723,37 TL nispi istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 24.01.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fc824cb3a325988","SID":"7ee4877137ed8495"}}