{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 29/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 30/01/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13/10/2015 günü davalı .... ün işleteni, davalı .... A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortası ve diğer davalı .... sürücüsü olduğu .... plakalı özel halk otobüsünün .... istikametine seyri sırasında vardığı .... sokak kavşakta bulunan yaya geçici üzerinde davacı .... idaresindeki elektrikli bisiklete çarptığı ve kaza sonucu davacının yaralandığı, iş göremezliğe maruz kaldığı, kazadaki yaralanması ve sonrasında tedavi sürecinde davacının acı ve elem duyduğu, diğer davacı ... ın ise eşinin uğradığı cismani zarar sebebiyle manevi tazminata müstahak olduğunu beyanla, davacı .... lehine iş göremezlik zararından kaynaklı olarak fazla dair hakkı saklı tutularak 100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; ayrıca davacı .... için 20.000,00 TL ve diğer davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı .... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi icap ettiğinden bahisle öncelikle görevsizlik itirazını ileri sürmüş, yine davanın .... A.Ş'ye ihbarını talep etmiş, esasa ilişkin olarak kaza tespit tutanağında davacıya asli kusur yüklendiği, davalı sürücünün ise olayda hiçbir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, müvekkilinin kazaya karışan aracın işleteni olduğu ve işletenin sorumluluğuna gidilebilmesi için KTK 85 ve 86 maddelerinde öngörülen şartların da mevcut olmadığını, davacı sürücünün elektrikli bisikletle seyri sırasında koruyucu tertibat kullanmadığı, kazanın da davacının tam kusuru nedeniyle meydana geldiği, maddi tazminat talebine ilişkin açıklama yapılmadığı, masrafların belgelendirilmediği, tedavi ve ilaç harcamalarının sosyal güvence kapsamında  kaldığı, tazminat şartlarının oluşmadığı, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı .... Sigorta Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan .... plakalı aracın şirketleri nezdinde ZMMS sigortası bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve genel şartlarda ön görülen usul ve esaslar çerçevesinde poliçe limitiyle sınırlı olduğu, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamında olmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı, dava konusu kaza sebebiyle davacıya 2.580,00 TL ödeme yapıldığı ve sorumluluğun yerine getirildiği, bu tediye ile davacının müvekkili şirketi ibra ettiği,  KTK 111 madde uyarınca ibranamenin iptali istenecek olsa dahi yasal düzenlemede öngörülen şekilde yetersizlik ve fahişlik gibi bir durumun söz konusu olmadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. <br>Davalı .... davaya cevap vermemiştir.<br>DELİLLER                                :<br> Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 gün ve .... esas, .... sayılı karar örneği, kaza tespit tutanağı, davacının hastane kayıtları, kusur, maluliyet ve hesap raporları, sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kazadaki yaralanması sonucu davacının %8 oranında daimi ve 3 ay geçici iş görmezliğe maruz kaldığına dair sağlık raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %85 oranında asli derecede kusuru bulunduğu yönündeki kusur raporunda yapılan tespitler ve davacının TRH-2010 yasam tablosundaki bakiye ömrü, pasif devre AGİ ilavesiz asgari ücret düzeyindeki geliri esas alınarak hazırlanan tazminat bilirkişisi raporunda sürekli iş göremezlik zararı 2.021,70TL  hesaplandığı, 27/09/2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin davacıya 2.580,01 TL yaptığı ödeme ile iş göremezlik zararının tamamını karşıladığı ve bakiye iş göremezlik tazminatı alacağı bulunmadığı tespit edildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, aynı verilere göre manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve her bir davacı için ayrı ayrı 2.000,00'er TL manevi tazminatın davalı .... ve ... ten tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunda saptanan kusur oranlarının hatalı belirlendiği, davalı sürücünün kullandığı vasıtanın halk otobüsü olması ve niteliği itibariyle hız sınırının diğer araçlara kıyasla daha düşük olduğu, bu araçları kullanmanın ayrı ve özel ehliyet gerektirdiği, yaya geçidine yaklaşırken hazını azaltması gerektiği kuralının dikkate alınmadığı, davalı sürücünün ihlal ettiği trafik kurallarına ve trafik mevzuatına göre tali kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, zira müvekkilinin yaya geçidinde yaya vaziyette olsa idi aynı şartlar altında davalı sürücünün asli ve tam kusurlu sayılacağı, sırf yaya geçidinden bisikletle geçmesi dolayısıyla müvekkiline asli kusur yüklendiği, yine günümüz ekonomik koşullarında emeklilerin çalışmak durumunda kaldığı ve müvekkilinin kaza öncesi sıvacılık yaptığının dosyaya bildirildiği, ancak bu durumun tazminat hesaplamasında nazara alınmadığı, davacının kazadan kaynaklı yaralanması, duyduğu elem ve üzüntü karşısında 2.000,00 TL gibi çok düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, daha yüksek düzeyde manevi tazminat belirlenmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı .... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının kusura ve tazminat hesaplamasına yönelen istinaf itirazlarının hukuki temelinin bulunmadığını, yine manevi tazminatın amacının uğranılan manevi zararı telafi etmek olup zenginleşme amacı taşımaması gerektiği, mahkemece takdir olunan manevi tazminat tutarının makul ve yeterli olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>Diğer davalılar istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacılar, trafik kazası sonucu maruz kaldığı yaralanma kaynaklı maddi zarar kapsamında karşı aracın trafik sigortacısından aldığı ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile bakiye maddi zararının karşı aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan; kazada yaralanması sebebiyle duyduğu elem ve üzüntü dolayısıyla zarara uğrayan davacı için, eşinin maruz kaldığı ağır cismani zarar sebebiyle de diğer davacı lehine bir miktar manevi tazminatın ise aracın sürücü ve işleteni olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmişler, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 gün ve .... esas, .... sayılı kararı ile davalının, davacı ...a karşı işlediği alt düzeyde tali kusurla taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 89/2-b.e cümle, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır.<br>1-Davacı .... ın sürücüsü olduğu elektrikli bisikletle yaya geçidini kullanmak suretiyle yoluna karşısına geçmek istediğinde yaya olmadığı için geçiş hakkını yolda seyir halinde bulunan araçlara bırakması gerekirken bırakmadığı için, davalı sürücünün ise yola dikkatini vermeyip zamanında etkili fren tedbirine başvurmadığı için sebebiyet verdikleri trafik kazasında kusurlu oldukları anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesince davacı sürücüye asli %85, davalı sürücüye tali %15 oranında kusur izafe edilmesine yönelen takdirinde dosya kapsamına aykırı bir yön görülmemiştir.<br>2-Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 23/09/2019 gün ve .... sayılı raporunda davacı sürücünün trafik kazası sonucu 3 aya kadar iyileşebilecek ve %8 oranında maluliyete uğrayacak derecede yaralandığı mütalaa edilmiştir.<br>Davalı sigorta şirketi davadan önce 27/09/2017 tarihinde davacının maluliyet zararına mahsuben 2.580,01 TL ödeme yapmıştır.<br>Tazminat hesap bilirkişisi 02/06/2020 tarihli raporunda ödeme tarihi itibariyle davacının karşı tarafın kusuru nispetinde maluliyet zararının 2.021,70 TL olduğunu bildirmiştir.<br>Davacı kaza tarihi itibariyle 63 yaşında ve sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca emekli olup, kendisine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli aylığı ödenmektedir. Dava dilekçesinde ve sonrasında verilen dilekçelerde davacının emekli olmasına rağmen kaza öncesinde sıvacılık mesleğini fiilen yürüttüğü iddia edilmiş, ancak buna dair bir delil sunulmamıştır.<br>Dava dilekçesiyle tedavi sürecinde hastanede yapılan masrafların maddi zarar belirlenirken göz önünde tutulması gerektiği belirtilmiş ve istinaf dilekçesiyle de tedavi masrafları yapıldığı beyan edilmişse de, davacı .... vekili 05/03/2018 tarihli talep açıklama dilekçesiyle maddi zararlarını; kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar şeklinde somutlaştırmıştır. Bu somutlaştırma karşısında davacının tedavi gideri ile tedavi yol ve iaşe giderlerinin dava konusu edilmediği kabul edilmelidir.<br>Somut olayda davacının kaza öncesi sıvacılık mesleğini fiilen sürdürmek suretiyle ek kazancı olduğunu ispat edemediği, kaza tarihi itibariyle emekli olduğu için geçici iş görmezlik süresinde bir kazanç kaybı bulunmadığı, yine davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yapıldığı tarihteki veri ve koşullar itibariyle davacının kusuru ve maluliyetine göre zararını karışladığı, ödeme tarihi itibariyle bakiye bir zararı bulunmadığı dikkate alındığında, davacı .... vekilinin maddi tazminata yönelen istinaf itirazı reddedilmelidir.<br>3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Davacı .... yaralanmasından dolayı TBK'nın 56/1 maddesi gereğince, davacı eş .... ise yakınının ağır bedensel yaralanmasından dolayı TBK'nın 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat talebinde bulunmuştur.<br>Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacı ... ın yaralanma derecesi, elektrikli bisiklet sürücüsü olan davacının ağır kusuru ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacılar için hükmedilen 2.000,00'er TL manevi tazminat miktarı hak ve nesafete uygun olup az ya da çok değil, davacıların manevi zararlarını karşılayacak düzeydedir. Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf istemleri de kabul görmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılar tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 68,31 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 359,29 TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 29/01/2024 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br> \t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bea4bf9e9270a8e6","SID":"e756154b7419a1fa"}}