{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2459 <br>KARAR NO: 2024/101<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/10/2023 tarihli ara karar <br>NUMARASI: 2023/701 (E) <br>KARAR TARİHİ: 23/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; 15/01/2021 günü, davalıların ZMS sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750 TL rapor ücretinin  kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 250.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...tan müştereken ve müteselsilen  tahsiline, davalı ... ve ...'un malvarlıklarına teminatsız ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 09/10/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz/tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili; somut olay trafik kazasından kaynaklandığından alacağın muaccel olduğunu, bilirkişi raporu uyarınca davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu bulunduğunu, yine dosyaya sunulan bilirkişi raporu uyarınca müvekkilinin malul kaldığının sabit olduğunu, bu nedenle dosya kapsamı itibarıyla yaklaşık ispat şartı gerçekleştiğinden teminatsız olarak ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davalılar ...'un malvarlıkları uyuşmazlık konusu olmadığına göre davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü  şahısta  olan  taşınır  ve  taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten  haczettirebilir. Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil (davacının yaralandığı) tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; bu aşamada davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik zararının miktarı belli değildir. Bu itibarla maddi zararın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dosyada bulunan kolluk tarafından düzenlenen ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı, Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/108 Esas - 2022/344 Karar sayılı dosya içeriği ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 01/11/2021 tarihli raporunun, manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek davacının manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Davacı vekilinin, yukarıda esas numarası yazılı ilk derece mahkemesinin,  maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 09/10/2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, <br>B-Davacı vekilinin manevi tazminat davası yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin yukarıda esas numarası belirtilen ihtiyati haciz talebinin manevi tazminat talebi yönünden reddine ilişkin 09/10/2023 tarihli kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre; 1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin manevi tazminat davası yönünden kabulüne, davalılar ... ve ...'un taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, 250.000 TL manevi tazminat talebini karşılayacak biçimde,  takdiren 5.000 TL tutarında nakdi teminat yatırıldığında veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda, İİK'nin 257/1 maddesi uyarınca, araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın ihtiyati haciz konulmasına, 2-İhtiyati haciz kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>C-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f ve İİK'nin 258/3 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/01/2024\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2303d3986cbaa3b","SID":"467958b6e636d86d"}}