{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1632 <br>KARAR NO: 2023/1463<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/296 Esas (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Karşı Taraf ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle;  kendisine verilen imtiyazlı payları amacının dışında kullanarak davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurulu ile şirkette %67 hissedar olan müvekkillerinin yönetim yetkilerini azleden davalı ...'ın tekel yönetim ile şirketin varlıklarını eksilttiği, kararlarının sorgulanmaması için müvekkillerine yönetimde oldukları dönemde fiili ve hukuki yollarla engellemeye çalıştığı, şirketi kaynaklarından kendi oğullarının şirketlerine aktarım olduğu, şirketin içini boşaltarak kendi şirketleri yönünden ticari hayata devam etmek istediği, 2021 yılına dair şirketin finansal tabloları ve bilançolarını gizleyerek kar dağıtmama kararı aldığı gözetilerek, davanın yargılamasına devam edilen süreçte ...'ın davalı şirket bünyesinde sahip olduğu imtiyazlı payları kullanarak müvekkillerinin ortaklık paylarına zarar verici iş ve işlemlerine devam edebileceği, davalı şirket bünyesinde sahip olduğu imtiyazlı payları üçüncü bir kişiye devredebileceği hususlarının engellenmesi amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 391 uyarınca ...'ın davalı şirket nezdinde sahip olduğu imtiyazlı pay haklarını kullanamaması ve / veya bu hakkını üçüncü kişilere devretmesinin engellenmesi amacıyla yargılama sonuna kadar şirket esas sözleşmesinin \"Sermaye\" başlıklı 6. (altıncı) maddesinde ...'ın sahip olduğu (A) grubu hisselere tanımlanan imtiyazların kullanılmasının durdurulması için ivedilikle ve öncelikli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \" İhtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup, dosyada bulunan mevcut delil durumu göz önüne alınarak mahkememizce yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği ve tedbir istenilen hususun uyuşmazlık konusunda olduğu anlaşıldığından tedbir talebinin kabulüne,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Aleyhine ihtiyati tedbir istenen ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: huzurdaki davanın heyetçe görülmesi gerektiğini, davacıların hissedarı oldukları şirketin davalının şahsında doğduğu her türlü izahtan uzak olup bu durumun şirketin kuruluşundan bu yana sabit olduğunu, dolayısıyla şirketin yönetimini davalının elinden alan tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, kurulan tüm şirketlerde en fazla hissesin davalıya ait olup yine tüm şirketlerde şirketin yönetiminin davalıya bırakıldığını, kurulan tüm şirketlerin unvanında ... adı bulunduğunu, hisse dağılımında davalının kararlarının geçerli olduğunu, şirketin istikbalinin tehdit altında olduğunu, tedbir kararının mevcut işleyen durumu değiştirmek için değil mevcut durumu korumak için ve/veya mevcut durumun kötüye gitmesini engellemek için verileceğini, talebi aşar şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini, davacı taraf ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren sebebi ortaya koyamamış ve haklılığını ispat edememiş olup, ticaret mahkemeleri ortaklar arası husumete karışmaması gerektiğini beyanla 5235 sayılı kanunun gereğince tedbir kararının heyetçe alınmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının hükümsüzlüğüne karar verilmesine ve dosyanın heyete tevdiine; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve/veya  aksi kanaatte olunması halinde tedbir kararının A grubu hisselere tanınan imtiyazın kuruluş esas sözleşmesinde tanınan haklar baki kalmak kaydıyla orantılılık ilkesi çerçevesinde değiştirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  hile nedenine dayalı olarak  şirket esas sözleşmesinin \"Sermaye\" başlıklı 6. (altıncı) maddesinde ...'ın sahip olduğu (A) grubu hisselere tanımlanan imtiyazların iptaline karar verilmesi istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf,  şirket esas sözleşmesinin \"Sermaye\" başlıklı 6. (altıncı) maddesinde ...'ın sahip olduğu (A) grubu hisselere tanımlanan imtiyazların davacıların iradesi hile ile fesada uğratılarak alındığı iddiasıyla şirket esas sözleşmesinin \"Sermaye\" başlıklı 6. (altıncı) maddesinde ...'ın sahip olduğu (A) grubu hisselere tanımlanan imtiyazların kullanılmasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.  Mahkemece, 19/10/2023 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı ...'ın sahip olduğu (A) Grubu hisselere tanımlanan imtiyazlarının kullanımının tedbiren durdurulmasına tarafların yüzüne karşı karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Davalı şirketin nevi değiştirdiğine ilişkin 12/06/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 29/05/2014 tarihli ortaklar kurulu kararında, şirket ana sözleşmesinin sermaye ve hisse senetlerinin nevi başlıklı 6. Maddesinde, şirketin sermayesi (A), (B) ve (C) grubu hisselere ayrılmış olup, %1 oranında olan (A) grubu hisselere imtiyaz tanınmıştır. Daha sonra 24/10/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan davalı şirketin 05/09/2018 tarihli genel kurul kararı ile ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. Maddesi değiştirilerek,  şirketin sermayesi (A) ve (B) grubu hisselere ayrılmış olup, %10 oranında olan (A) grubu hisselere imtiyaz tanınmış ve imtiyazı payların her bir pay karşılığında 15 oya sahip olduğu düzenlenmiştir. Daha sonra 01/07/2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan davalı şirketin 24/03/2020 tarihli genel kurul kararı ile ana sözleşmesinin sermaye artırılması başlıklı 6. Maddesi ile,  şirketin sermayesi 20.000.000,00 TL'ye artırılarak (A) ve (B) grubu hisselere ayrılmış olup, %10 oranında olan (A) grubu hisselere imtiyaz tanınmış ve imtiyazı payların her bir pay karşılığında 15 oya sahip olduğu düzenlenmiştir.Dava konusu (A) grubu hisselerin tamamı davalı ...'a aittir. Somut olayda, davacıların hile nedenine dayalı olarak iptalini istedikleri şirket esas sözleşmesinin 6. maddesi şirketin anılan genel kurullarında alınan kararları ile değiştirilmiş/düzenlenmiş durumdadır. Buna göre, anonim şirket genel kurulunun hukuki niteliği ve iddianın ileri sürülüş biçimi değerlendirildiğinde talep edilen ihtiyati tedbirin koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davalı ... Anonim Şirketi'nin şirket esas sözleşmesinin “Sermaye\" başlıklı 6. (altıncı) maddesinde ...'ın sahip olduğu (A) grubu hisselere tanımlanan imtiyazların kullanımının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 4-Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliğiyle karar verilmiştir. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"928177caeb7d227d","SID":"768d75d21623ed9a"}}