{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/3497 <br>KARAR NO: 2024/27<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2021<br>NUMARASI: 2019/829 Esas, 2021/658 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı  taraflar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiline Bakırköy ... Noterliği 24.04.2019 tarih ... ve ... yevmiye no'lu iki adet ihtarname çekildiğini, Davalı, ihtarnamelerde, 28.12.2011 tarihinden itibaren müvekkili ile çalıştığını, müvekkili ile yapı denetim hizmet sözleşmesi olduğunu ve müvekkilinin işbu sözleşmelere aykırı davrandığı için fesh ettiği yazdığını, Müvekkilinin bu ihtarnamelere cevaben 25.04.2019 tarihli Beyoğlu ...Noterliği ... yevmiye no.lu ihtarnameyi davalıya çektiğini ve davalıya kendisini tanımadığını ve aralarında bir sözleşme olmadığını belirttiğini, Davalının 24.05.2019 tarihinde müvekkilini İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icraya verdiğini, söz konusu icra dosyasında, takip dayanağı olarak, müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanmış iki adet sözleşme ve başkaca kişilerin kullanımı için çıkartılmış bir vekâletnamenin son sayfası bulunduğunu, Müvekkilinin imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmelerle icraya verildiği için, davalı firmanın yetkilisi ...’ndan şikâyetçi olduğunu, Davalı firma yetkilisinin 24.07.2019 tarihli emniyetteki ifadesinde: “Ben yukarıda iş adresini verdiğim yerde bulunan ... Ltd. şirketinin yetkilisiyim. Şikâyetçi ... isimli şahsı tanımıyorum. Bu sözleşmeleri şikâyetçinin vekili ... bizzat imzalamıştır.” şeklinde ifade verdiğini, ama müvekkilinin ... adlı bir şahsa hiçbir zaman borçlandırıcı yetkiye dayanan bir vekâletname vermediğini, Savcılık soruşturmasının hâlen devam ettiğini, Davalının müvekkiline kestiği ve veya tebliğ ettiği bir (1) adet fatura bile olmadığını, beyan ederek, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyadaki borcun olmadığının menfii tespiti ile söz konusu icra takibinin iptaline, Davalı aleyhinde %20’den aşağı olmaksızın kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekilinin mahkememize verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Davacının dava açmasında Hukuki Yarar Olmadığını, Davanın dava şartı olan Hukuki Yarar Yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, İİK.nun 72/5.maddesine göre borçlu yararına tazminata hükmedilmek için borçluya menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerektiğini, oysa itirazla takip durduğuna göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan bir takibin mevcut olduğu kabul edilemeyeceğini, bu sebeple de borçlu takibe süresi içerisinde itiraz ettiğinden takibin durduğunu, Davacının davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, Menfi tespit davasının Hukuki Yarar Yokluğundan Reddine karar verilmesi gerektiğini, Karşı dava dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere davacı-karşı davalının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, Ortada iddia edildiği şekilde sahte atılmış imzalar bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalının bu konuda yetkilendirilmiş vekili aracılığıyla Yapı Denetim Sözleşmeleri akdedildiğini, akdedilen işbu sözleşmelerden ikisinin ifa edildiğini, iki tanesinde ödeme yapılmadığı için icra takibi açılmasıyla davacı-karşı davalı tarafından asılsız ithamlarla suç duyurusunda bulunulduğunu, Dava dilekçesinin bir yerinde davacı- karşı davalı yan \"müvekkilimin imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanmış iki adet sözleşme ile başkaca kişilerin kullanımı için çıkarılmış vekaletnamenin son sayfası bulunmaktadır\" şeklinde beyanda bulunduktan sonra başka bir paragrafta \"müvekkilim hiçbir zaman ... isimli şahsa borçlandırıcı yetkiye dayalı bir vekaletname vermemiştir\" şeklinde beyanda bulunduğunu, verilen vekaletnamede vekilin yapı denetim sözleşmesi akdetme yetkisini haiz olduğunun görüleceğini, Davacı - karşı davalı yanın iddia ettiği gibi müvekkili şirketin hiçbir fatura kesmediği, sahte sözleşme yaptığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, Müvekkilinin tüm ödemeleri Mal Müdürlükleri ve Belediye aracılığıyla almakta olduğunu, buna ilişkin fatura ibraz edilmeksizin ödeme almasının söz konusu olmadığını, Şile Belediye Başkanlığı ve Şile Mal Müdürlüğüne müzekkere yazılarak yapılan işler ile alınan ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin İstanbul'da yapı denetimi konusunda faaliyet gösteren lisanslı yapı denetim firması olduğunu, Müvekkili şirket ile davacı/karşı davalı arasında İstanbul İli, Şile İlçesi, ... Mah. ... Parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek 4 Bloktan oluşan yapının 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu çerçevesinde zorunlu olan denetimi işi için toplam 4 adet sözleşme akdedildiğini, Sözleşmelerin mal sahibi davacı/karşı davalının sözleşme akdetme konusunda vekalet verdiği ... tarafından imzalandığını, Bu 4 sözleşmeden ... ve ... YİBF numaralı sözleşmelere ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, ... ve ... YİBF numaralı sözleşmelere ilişkin ödemelerin zamanında yapılmadığını, müvekkili tarafından söz konusu sözleşmelere ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiğini, yapının yasaya uygun şekilde denetlendiğini ve seviye tespit ettirildiğini, Belediye tarafından onaylanmış seviye tespit tutanaklarını sunduklarını, ancak buna rağmen mal sahibi tarafından yatırılması gereken yapı denetim hizmet bedeli yatırılmadığından müvekkili şirket tarafından sözleşmelerin feshedildiğini ve hizmeti verdikleri kısım için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, Davacı/karşı davalı yan tarafından takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, Bu zamana dek yapılan işler, karşılığında kesilen faturalar ve ödemeler ile ilgili olarak Şile Belediyesi ve Şile Mal Müdürlüğüne yazı yazılarak ilgili yapı denetim sözleşme-leri karşılığında yapılan iş ve işlemlerin ödemelerin seviye tespitlerinin sorulmasını talep ettiklerini beyan ederek, öncelikle Davacı-Karşı Davalının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi halde davanın esastan reddi ile karşı davanın kabulüne, karşı davalı yanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekilinin mahkememize verdiği karşı dava dilekçesine cevap dilekçesinde  özetle; karşı davacının dava harcını yatırmadığını, davalının müvekkili aleyhine kesilmiş ve tebliğ ettirilmiş bir tane fatura sunamadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin Şile'deki arazisini müteaahhide kat karşılığı olarak verdiğini ve işbu inşaatın yapımı için genel vekaletname çıkardığının doğru olduğunu ancak vekaletnamede borçlandırma yetkisinin verilmediğini taraflar arasında herhangi bir alacak/borç ilişkisinin bulunmadığını belirterek asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesince;\"...-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan asıl davanın kısmen kabulüne; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu ... yibf no lu  ve ... yibf no lu  yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklı olarak  8.265,78 TL alacak  yönünden davalıya  BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı-karşı davacının tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı- karşı davalı tarafından ... yibf no lu  ve ... yibf no lu  yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklanan  toplam 39.610,42 TL asıl alacağa  yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin  takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,  fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,..\" karar verilmiştir. Karar süresinde davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi, davalı şirketin müvekkilinin adına kestiği herhangi bir fatura olmamasına ve ticari kayıtlarda da bir borç ilişkisine rastlanmamasına rağmen, müvekkilinin borçlu olduğu hükmünü verdiğini, mahkemenin dava konusundan KDV bedelini indirdiğini ve ortada bir fatura olmadığını zımnen kabul ettiğini, sahte imza hükmü esas alınarak imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkemece verilen kararı kaldırılarak davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatının reddi yönünden verilen kararın yerinde olmadığını, somut olayda borcun miktarı karşısında bir çelişki bulunmadığını, bilirkişi raporunun alacak miktarını değil alacağa hak kazanılıp kazanılmayacağı yönünde olduğunu, zaten hakediş raporlarındaki miktardan farklı miktar tespit edilmediğini, dolayısıyla icra inkar tazminatının kabulünün gerektiğini, dosyada sözleşme ve sözleşmedeki hakediş raporlarındaki hesaplamalarda KDV dahil ücret olarak hesaplama yapıldığını, fatura olmadığı için müvekkilinin KDV alacağı olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak KDV dahil miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, itirazla takip durduğunda davacının davaya açmasında hukuki yararının olmadığını, Yargıya 19. Hukuk Dairesinin kararının da bu yönde olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece asıl davanın reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, ancak sadece karşı dava bakımından vekalet ücretine hükmedilmesini hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı - karşı davalının istinaf başvurusuna cevaplarında ise; davacı-karşı davalının imza itirazının yargılamayı sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca müvekkilinin işbu alacağa hak kazandığının tespit edildiğini, bu sebeplerle davacı karşı davalının istinaf gerekçesinde  hukuki gerçeklikten uzak olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepler doğrultusunda karar verilmesine davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacının istinaf dilekçesinde \"Ayrıca müvekkilimiz alacağını tahsil ettiğinde muhasebeleştirmesi için mutlaka fatura kesmek zorundadır.\" cümlesini yazdığını ve ortada bir fatura olmadığını  ikrar ettiğini, ortada bir fatura olmadığına göre müvekkilinin borcunun olmadığını, yerel mahkeme kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun tekrarla yerel mahkeme kararının bozulmasına, tekrar yargılama yapılarak müvekkilinin davasının kabulüne ve davanın karşı davacısının davasının ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, esas dava yönünden davalının davacı aleyhine  yapı denetim hizmet  sözleşmelerinden kaynaklı  icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti;  karşı dava yönünden yapı denetim hizmet sözleşmeleri nedeniyle alacağın tahsili yönünden başlatılan  icra takibinden dolayı  açılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince ''... 28.12.2011 tarihli ..., ..., ..., ... yapı denetim hizmet sözleşmelerinin davacı  tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin ... Yev. Numaralı 07 Temmuz  2011 tarihli düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile verilen yetkiye istinaden vekili ile davalı-karşı davacı arasında imzalanmış olduğu, sözleşmeler kapsamında ... ve ... numaralı sözleşmeler için Hizmet bedelinin tamamının, ... ve ... numaralı sözleşmelerde ise ilk %10 diliminin davacı tarafça ödenmiş olduğu, ... ve ... numaralı sözleşmeler için kalan hizmet bedelinin ödenmemiş olduğu ve 4708 sayılı Yapı Denetim  Yasasının 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi olarak sorumlu olduğu, dosyada bulunan seviye tespit tutanakları ve hakediş raporları ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri uyarınca davacının ödenmeyen bedelden sorumluluğunun bulunduğu, düzenlenen kök ve ek rapordaki değerlendirmelerin ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, davacı vekili davalı defterlerinde dava konusu alacağın işlenmediği ve fatura kesilmediği, bu nedenle müvekkilinin borçlu bulunmadığı itirazında bulunmuşsa da davanın konusunun yapı denetim hizmeti verilmesine ilişkin yapı denetim sözleşmelerinin oluşturduğu ve davalı tarafından verilen hizmetin tüm dosya kapsamı itibariyle seviye tespit tutanakları, hakediş raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından verilen hizmete karşılık da davacının hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğu, dava konusunu fatura oluşturmadığı ve tek başına ticari defterlerin incelenmesinin dava konusu uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmayacağı Mahkememizce kabul edilmiş olup davalı  ... ve ... numaralı sözleşmeler için kalan hizmet bedelinin ödenmemiş olduğu sabit olmakla düzenlenen bilirkişi raporunda  davalı- karşı davacının  bu iki sözleşme kapsamında kalan alacağının 39.610,42 TL hakediş alacağı bulunduğu, davalının fatura kesmediği dikkate alınarak davalı-karşı davacının KDV alacağının bulunmadığı kabul edilerek; davacının asıl dava yönünden 39.610,42 TL borcu bulunduğu,   8.265,78 TL  KDV yönünden borcu bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından davalı aleyhine açılan asıl davanın kısmen kabulüne; davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu ... yibf no lu  ve ... yibf no lu  yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklı olarak  8.265,78 TL alacak  yönünden davalıya  borçlu bulunmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karşı davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacı- karşı davalı tarafından ... yibf no lu  ve ... yibf no lu  yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklanan  toplam 39.610,42 TL asıl alacağa  yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin  takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,  fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve belirlenebilir olmadığından ve bilirkişi raporu sonucu alacak miktarı ortaya çıktığından  icra inkar tazminatı talebinin reddine...'' gerekçeleriyle  asıl ve karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine  karar verilmiştir. Gerek asıl davanın gerekse  karşı davanın icra takibine dayanak olan yapı denetim hizmet sözleşmelerinden  kaynaklandığı anlaşılmakla;  bir davanın Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK 4 maddesinde sayılan mutlak ticari dava türlerinden olması, ya  her iki tarafın tacir olması ve davaya konu uyuşmazlığın da ticari işletmeleriyle ilgili bulunması şeklindeki nispi ticari dava niteliğinde ya da özel yasalardan kaynaklanan ve açıkça ticaret mahkemelerinin görevli kılınmış olmaları gerekir. Bu durumda davacı-karşı davalının tacir kaydının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla tacir olup olmadığı, mahkemece davacı-karşı davalının bağlı olduğu ilgili Vergi Dairesi ve Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak verilecek sonuçlarla birlikte istinaf incelemesi için dosyasının Dairemize gönderilmesi için geri çevirme kararı verilmesi gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 17/01/2024 günü, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d8285887d636f40","SID":"722ef243d599bb6a"}}