{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1795 Esas<br>KARAR NO: 2024/68<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2019<br>NUMARASI: 2017/637 Esas, 2019/310 Karar<br>DAVA: TAZMİNAT (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait işyerinde 05/04/2015 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, hırsızlığın  müvekkili ile davalı arasında 08/09/2014 tarihinden başlamak üzere imzalanan işyeri paket sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alındığını,  toplam 150.000,00 TL'ye kadar teminat sağlanacağının taahhüt edildiğini, zararın tazmini için yapılan başvurunun, davalı tarafından poliçedeki hırsızlık teminatının geçerli olmadığından bahisle reddedildiğini belirterek davanın kabulü ile zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 04/10/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, 3,000.00 TL olarak talep edilen tazminat miktarını 5,992.95 TL daha artırarak toplam 8,992.95 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin özel şartları gereğince hırsızlık rizikosunun geçerli olabilmesi için sigortalı iş yerinin zemin ve/veya bodrum katlarında kilitli kepenk, demir parmaklık, panjur, 12 mm veya daha kalın ve darbelere dayanıklı dış cephe camı, alarm sistemi, özel güvenlik, gece bekçisi bulundurma önlemlerinden en az birinin bulunması şartının bulunması gerektiği, belirtilen şartların, poliçe şartları olduğundan taraflar arasında bağlayıcı olduğu, basiretli bir tacir olan davacının, poliçe özel şartlarının kendisinden gizlendiğini ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, rizikonun meydana geldiğinin davacı tarafından kanıtlandığı, meydana gelen rizikonun, teminat dışında olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün ise sigortacıya ait olduğu, incelenen soruşturma evrakı, ekspertiz raporu, poliçe özel şartlarına göre meydana gelen rizikonun teminat dışı olduğu gerekçelerine istinaden sabit görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin, iş yerine sigorta yaptırırken acentenin, özel şartlarda sayılan hususların eksikliğini bile bile sigortayı yaptığını, yada bu özel şartların müvekkili ile müzakere edilmeyerek müvekkilinin yanılgıya düşürüldüğünü, sigorta acentesinin, özel şartlarda belirtilen hususları kendisi inceleyip buna göre bir prim talep etmesi gerektiğini, ancak bu hususların hiçbirinin müzakere edilmediği gibi işyerinin fiziki şartlarının da incelenmediğini, haliyle müvekkilinin de, özel şartlarla olması gerektiği düzenlenen fiziki şartlardan bihaber olduğunu, buna göre sigorta şirketinin, özel şartlarda belirtilen fiziki şartlara sahip olmayan işyerini sigortalayarak riski kabul ettiğini, özel şartlar ile alakalı olarak müvekkiline detaylı bilgi verilmediği gibi müvekkilinin bu konuda aydınlatılmadığını, özel şartların müvekkili şirketten açıkça gizlendiğini, riziko gerçekleşse dahi müvekkilinin hiçbir surette faydalanamayacağı bir poliçeye prim ödemesi yaptırıldığını, bu nedenle sigorta şirketinin, meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde müvekkilinin uğradığı zararı tazminle sorumlu olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hırsızlık sebebiyle oluştuğu ileri sürülen hasar bedelinin sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir. Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/95 Esas 2016/75 Karar ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/522 Esas 2016/515 Karar sayılı kararı ile karşılıklı görevsizlik kararı verilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017/6883 Esas 2017/4978 Karar sayılı ilamı ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/07/2018 tarihli raporda; işyerinden hırsızlık nedeniyle çalınan ürünlerin maliyetinin 8.992,95 Tl olarak belirlendiği, işyeri paket sigorta poliçesinin, 8 sayfa olmasına rağmen ancak 1. sayfasının ibraz edildiği, bu nedenle poliçede hırsızlık klozuna ilişkin özel şartın incelenemediği bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/02/2019 tarihli ek raporda; hırsızlık teminatının, sigortalı işyerinin zemin ve/veya bodrum katlarında kilitli kepenk, demir parmaklık, panjur, 12 mm veya daha kalın ve darbelere dayanıklı dış cephe cam, alarm sistemi, özel güvenlik, gece bekçisi bulundurma önlemlerinden en az birinin bulunması şartı ile verildiği, dava konusu hırsızlık hadisesinin meydana geldiği sigortalı işyerinde ise sadece kapı üzerinde asma kilit olduğu ve işyerinde kamera bulunduğu, poliçede yer alan özel şartta belirtilen önlemlerden herhangi birisinin işyerinde mevcut olmadığı, bu nedenle özel şart gereğince, meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamı dışında olduğu bildirilmiştir. Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi (TTK. 1409/1 md.) rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir (TTK. 1409/2 md.). Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/1875 Esas 2021/2724 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, taraflar arasında 08/09/2014-08/09/2015 tarihleri arasında geçerli Akişyeri Paket Sigortası Poliçesi akdedilmiştir. Poliçede hırsızlık teminatı bulunmakla birlikte \"hırsızlık güvenlik önlemleri şartı\" başlığı altında poliçenin özel şartlar bölümünde yer alan düzenlemeye göre hırsızlık teminatının, sigortalı işyerinin zemin ve/veya bodrum katlarında kilitli kepenk, demir parmaklık, panjur, 12 mm veya daha kalın ve darbelere dayanıklı dış cephe camı, alarm sistemi, özel güvenlik, gece bekçisi bulundurma önlemlerinden en az birinin bulunması şartı ile verildiği kararlaştırılmıştır. Hem eksper hem de bilirkişi heyeti raporlarına göre, bu şart uyarınca, hasarın teminat dışında kaldığı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından, işyerinde, bahsi geçen özel şart uyarınca bulunması gereken önlemlerin alındığı iddia edilmemiş olup davacı vekili istinaf dilekçesinde, özel şartın müvekkili ile müzakere edilmediğini ve müvekkilinin bu konuda aydınlatılmadığını ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir. Dava dilekçesinde bu yönde bir iddia bulunmadığından iddianın genişletilmesi niteliğinde olan bu talepler yönünden istinaf incelemesi yapılması mümkün değildir. Kaldı ki 6102 sayılı TTK'nun 1423/2 maddesi gereğince, sigorta ettiren tarafından sözleşmenin yapılmasına 14 gün içerisinde itiraz edildiğine dair dosya içerisine herhangi bir belge ve bilgi ibraz edilmediğinden sözleşmenin, poliçede yazılı şartlarla yapılmış olduğunun kabulü gerektiği de izahtan varestedir. Bu nedenle Mahkemenin kararı isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/637 Esas, 2019/310 Karar ve 12/03/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e67ccc0450fe7aa","SID":"90a30f38deb4349b"}}