{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1934 Esas<br>KARAR NO: 2024/70<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/11/2016<br>NUMARASI: 2016/63 Esas, 2016/876 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalının talep ettiği reklam yayınlarını sahibi olduğu ... Gazetesinde yayımladığını, bunun karşılığında kesilen faturaların davalı tarafından tebliğ alınmasına rağmen itiraz edilmediğini, ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı neticesinde durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, takibe konu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı şirket ile hizmeti alan ... Tic. Ltd. Şti.'nin, aynı ortakların sahip olduğu ve aynı ortaklık yapısına sahip iki farklı şirket olduğunu, fatura konusu hizmetin müvekkiline verilmediğini, fatura ve basın ordinosunda müşteri isminin ... Tic. Ltd. Şti. olarak yazdığını ve ilanın da \"...\" olduğunun belirtildiğini, bu şirket hakkında iflas erteleme kararı verilmesi nedeniyle alacağını tahsil etmek isteyen davacının, faturayı aynı ortakların sahip olduğu müvekkili şirket adına tanzim ettiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhihe %20'den az olmak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davacının, dava konusu faturadaki hizmeti verdiğini kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu reklamın 1811/2012 tarihli ... Gazetesi'nde yayımlandığını, sunulan faturalar, basın ordinosu, mail yazışmaları ve gazete reklamının hiç değerlendirilmediğini, davalı şirketin ticari defterleri, ibraz edilmediğinden incelenemediği gibi BA formlarının istenilmesine dair bir karar da oluşturulmadığını, dava konusu hizmetin verilip verilmediği gözetilmeden karar verildiğini, ayrıca davanın kanıtlanmadığı durumda yemin teklif etme hakkının hatırlatması ve  oluşacak uygun sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken Mahkemece bu yönde de hiçbir karar ihdas edilmediğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki 30/12/2021 tarihli ekte sunulan \"Borç Ödeme Protokolü ve İbraname\" başlıklı protokol gereği borcun sona erdiğini, müvekkilinin, protokol gereği yine ekte sunulan dekont ile ödemesini yaptığını, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiğini ve birbirlerinden protokol gereği hak ve alacaklarının kalmadığını, protokolün, e-imzalı olarak taraf vekillerince imzalandığını belirterek istinaf talebinin reddine ve alacağın konusu kalmadığından bahisle düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 9.568,62 TL asıl alacak ve 724,27 TL faiz olmak üzere toplam 10.292,89 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişiden rapor alındığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından istinafa cevap dilekçesi ekinde sunulan 30/12/2021 tarihli \"Borç Ödeme Protokolü ve İbraname\" başlıklı protokolün, takip konusu borcun ödenmesini konu edindiği ve anapara bedeli olan 9.568,62 TL'nin ödenmesi suretiyle borcun (asıl ve feri alacak, faiz, vekalet ücreti ve masraflar olmak üzere) tamamen tasfiye olacağının kararlaştırıldığı, protokolde davacı vekilinin e-imzasının bulunduğu, istinaf dilekçesi ekinde sunulan dekonta göre ise, protokole konu miktarın davacının hesabına havale edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava ve takip konusu edilen alacak ödendiğine göre dava artık konusuz kalmıştır. Davanın, konusuz kalması sebebiyle açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre HMK'nun 331. maddesi uyarınca, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması gerekir ise de, bahsi geçen protokol hükümlerine göre yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerekir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeplerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/63 Esas, 2016/876 Karar ve 22/11/2016 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2.maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 112,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 315,59 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 30/12/2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü ve İbraname gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de 30/12/2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü ve İbraname gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın, hükmün kaldırılma nedeni ve 30/12/2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü ve İbraname de gözetilerek davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, hükmün kaldırma nedeni ve 30/12/2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü ve İbraname de gözetilerek davacı üzerinde BIRAKILMASINA,5-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d108c3c9bbeaf73","SID":"f6b87c8b57abc6b9"}}