{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2017/830 Esas - 2018/179<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t          KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2017/830<br>KARAR NO\t: 2018/179<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t:..<br><br>DAVACI\t: DENİZBANK A.Ş \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - Hacıilyas Mah Gül Sok. Gül İş Merkezi Kat:1 No:29 Osmangazi/ BURSA<br><br>DAVALI\t: ...-  Çağrışan Mahallesi, Eski Mudanya Caddesi, Bina 16/13 K:1 Mudanya/ BURSA<br>VEKİLİ\t: Av. ..... - Sezen Sk. No:3 Menev İş Merkezi K:1 D:1 Osmangazi/ BURSA<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2018<br>\tMahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,<br>DAVACININ TALEBİ\t: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı banka tarafından davalı aleyhinde başlatılan Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı icra takibindeki borca ve ferilerine davalı borçlu tarafından haksız biçimde itiraz ettiğini, davacı bankanın Yıldırım Şubesi ile davalı arasında 3160-3312034-9 IHTKTIC ürün ile ilgili akdedilen sözleşme gereğince borçlu olan davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.  <br>DAVALININ CEVABI\t: Davalı taraf ise, davanın reddini  savunmakta, davalının davacı bankadan kredi kullanmadığını, kefil olduğu bir kredi için takip yapıldığı, TBK'nun 583 ve 584. Maddelerindeki kefalete dair hükümlere riayet edilmediğinden  kefaletin geçerli olmadığını, davalıya takip yapılmasının haklı olmayıp borca itirazlarının yerinde olduğunu davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.    <br>DELİLLER ve GEREKÇE: Dava başlangıçta Bursa 7. Tüketici Mahkemesine açılmış ancak kredinin ticari nitelikte olduğu belirlendiğinden 07/04/2017 gün ve 2016/613 E. 2017/391 K. sayılı ilamla görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Alacağın ticari krediden kaynaklanması ve bankacılık işlemi olması sebebiyle mahkememiz görevlidir. <br>\tDerdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe konu edilen alacak ise banka kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye kefaletten kaynaklanmaktadır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre banka kayıtlarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu nazara alındığında öncelikle banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Banka kayıtlarının aksini ispat eden davalı kayıt ve belgeleri de varsa değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. <br>\tBu amaçla banka kayıtları üzerinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılmış ve 05/01/2018 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi bu raporda davacının kefil olduğu anlaşılan kredi ilişkisini özetlemiş, banka ile dava dışı ... arasında 12/02/2015 tarihli iki ayrı kredi sözleşmesi imzalandığını belirtmiştir. Davalı da bu krediye 80.000.TL limitle kefil olmuştur. Kefalete ilişkin hususların el yazısı ile yazılmış olduğu açıklandıktan sonra toplam 29.951,83.TL'lik bakiye borçtan davalının sorumlu olduğu bildirilmiştir. <br>\tDavalı taraf kefalete ilişkin yazıların kendi el yazısı olmadığını ileri sürmektedir. Aynı zamanda eş rızasının bulunmadığı da iddia edildiğinden öncelikle bu husus üzerinde durulmuş, yazı konusunun eş rızasından sonra ele alınması uygun bulunmuştur. Dosya arasında kefalet sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesi örnekleri mevcuttur. Bu belgeler incelendiğinde kefilin eşinden alınmış bir rıza beyanı bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilindiği gibi eş rızası T.B.K. m: 584 gereğince yasal zorunluluktur. Tacir olan bankanın bu emredici hükme uygun biçimde kefalet alması gerekir. Bu sebeple T.M.K. m: 2'de yer alan dürüstlük kuralının uygulama alanı yoktur. Davalının kefaleti geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davalının bir kefalet imzası mevcut olduğundan davacı banka dava ve takipte kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmamıştır. <br>\tKötüniyet tazminatı talebinin reddi hakkında kısa kararda hüküm kurulması unutulmuş, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmaması kaygısıyla bu eksik tamamlanmamıştır. <br><br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>Davanın reddine,<br>Alınması gereken 35,90-TL harcın peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 433,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, <br>Davalı vekili lehine takdir edilen 3.297-TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.19/02/2018<br><br>İş bu kararın gerekçesi 08/03/2018 tarihinde yazılmıştır.<br><br><br>Katip ......<br> <br> <br> <br>Hakim ....<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3354e3202d3426d5","SID":"26035acc5ad86b8e"}}