{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1481 Esas<br>KARAR NO: 2024/30<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2019<br>NUMARASI: 2015/321 Esas, 2019/1180 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (... Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 11/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ... ile ... arasında 09.10.2009 tarihli gayrimenkul kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesinin imza tarihinde banka tarafından kredi sözleşmesi teminatı için gayrimenkul kredisinin zaruri şartlarından olması sebebiyle, davalı ile müteveffa arasında ... poliçe numaralı, 60.000,00-TL bedelli, 07.10.2009 başlangıç tarihli ve Dain-i Mürtein şerhli olarak Uzun Süreli kredili vefat sigortası imzalandığını, ... sigortasının primlerinin ödendiğini, bu poliçeye ilişkin ödenmemiş prim borcunun bulunmadığını, ...'ın 29.05.2011 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacı müvekkillerin kaldığını, davacı müvekkillerin davalıya sigorta bedelinin ödenmesi için başvurduğunu, fakat davalı sigorta şirketinin müvekkillerinin başvurusunu haksız ve mesnetsiz bir şekilde reddettiğini, davalı sigorta şirketinin taleplerini kabul etmemesi üzerine müteveffa ile banka arasında imzalanan gayrimenkul kredisi taksitlerinin davacı müvekkillerinden talep edilmekte olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile ... sigortası bedelinin şimdilik 30.000,00-TL'lik kısmının ölüm tarihi olan 29.05.2011 den itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kredi borcu ölüm tarihinde tamamen ödenmiş olsa idi müvekkillerinin faiz indirimden yararlanması söz konusu olacağından karar tarihine kadar oluşacak munzam zarar için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş'nin Dain-i Mürtehin olması nedeni ile sigorta tazminatı talep ve dava hakkının öncelikli olarak rehin hakkı sahibi bankaya ait olduğunu, dava dilekçesinde davacılar tarafından dava dışı ... A.Ş. den kayıtsız şartsız muvafakatname aldıklarını beyan etmelerine rağmen, müvekkili şirkete gönderilen belgelerin arasında yer almadığını, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacıların murisi ...'ın müvekkili şirket tarafından ... nolu uzun süreli kredi vefat sigorta poliçesi ile 07.10.2009 tarihinden itibaren sigortalandığını, davacıların murisinin ölüm sebebinin 31.05.2011 tarihli ölüm muayene tutanağına göre, yüksek tansiyon, DM, tıkayıcı akciğer hastalığı, kalp yetmezliği zeminde gelişen akut miyonkart enfaktüsü olduğunu, bu nedenle ... Sigortaları Genel Şartları C.2. Sözleşmenin yapılması sırasında ki beyan yükümlülüğü 2.2 mad. gereğince mevcut beyansız hastalıklar dolayısıyla gelişen vefat neticesinde sigorta tazminatı ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ve davacıların murisine teslim edilen poliçenin üzerinde ... uzun süreli kredi vefat sigortası başvuru formunun üzerinde ve poliçe yapıldığı andaki sağlık durumu araştırmaya yönelik soruların hepsinin gayet açık olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacılar murisi olan ...'ın dava dışı bankadan kullandığı kredi sebebiyle, 07.10.2009 başlangıç tarihli ve uzun süreli olmak üzere davalı şirket ile ... sigortası sözleşmesinin imzalandığı, sigortalının 29.05.2011 tarihinde vefat edip davacıların, sigorta ettirenin mirasçısı olduğu, uyuşmazlığa konu sigorta sözleşmesinin primlerinin ödendiği, sigorta ettirenin ... sigorta sözleşmesinin kurulması esnasında sağlık durumu ile ilgili olarak sorulan sorulara noksan veya eksik cevaplar verdiği, sigortalının verdiği bu cevaplar ile sigortalının ölüm sebebi arasında illiyet bağının olduğu, bu durumun 25.02.2019 ve 31.05.2019 tarihli raporlarda da tespit edildiği, eğer sigorta ettiren, kendisinde varolduğunu bildiği hastalık veya rahatsızlıkları sigorta şirketine, sözleşmenin kurulma aşamasında bildirmiş olsaydı, ticari bir müessese olan sigorta şirketinin, riskin yükselmesi sebebiyle ya sigorta ettirenden tahsil edeceği primi daha yüksek tutacağı ya da ... sigorta sözleşmesini hiç imzalamayacağı, bu sebeple de 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuzda yer alan iyiniyet ve dürüstlük kuralları gereği, her hukuki iş, işlem ve ilişkide bulunması zorunlu temel ilkelere aykırı davranarak, kendisinde var olan hastalık, tanı ve rahatsızlıkları, sözleşmenin diğer tarafı olan sigorta şirketine, sözleşmenin kurulması esnasında bildirmeyen ve bildirmediği bu rahatsızlığa bağlı olarak vefat eden davacılar murisi ile külli halef sıfatıyla mirasçılarının, kendi kusurlu davranışları sebebiyle bir hak elde edemeyeceklerinden, ayrıca davacılar murisinin, kredisini zamanında ödeneceği varsayımından hareketle faiz indiriminden yararlanmama şeklindeki munzam zararlarının, varsayımlarla oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; dosyada kredi ... sigortalar bilgilendirme formunun mevcut olmadığını, dosyada, müteveffa tarafından imzalanmış herhangi bir bilgilendirme formu bulunmadığını, davalı ... A.Ş nin sunmuş olduğu poliçelerin müteveffa tarafından imzalanmadığını, ayrıca, dava dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenen belgelerde de müvekkilinin bilgilendirildiğine dair herhangi bir emare bulunmadığını, söz konusu poliçeler imzalandığı esnada müteveffanın bilgilendirildiğinin ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğunu, ancak davalı şirketin söz konusu hususu ispat edemediğini, bilgilendirme formunu dosyaya ibraz etmediğini, bu hususun raporda tartışılmadığını, imzalanan formun matbu olduğunu, müteveffa tarafından doldurulmadığını, dosyada mübrez, soru-cevap-açıklama şeklinde belirtilen şablonun, matbu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından hazırlandığını, bu beyanların davalı şirkete ait olduğunu, söz konusu tabloda yazılı hayır işaretlerin müteveffa tarafından işaretlenmediğini müteveffanın beyanını içeren herhangi bir emare konulmadığını, müteveffa tarafından beyan verilmediğinden, müteveffa ...’ın beyan yükümlüğünü ihlal etmediğini, bu durumun bilirkişi raporu ve gerekçeli kararda hiçbir şekilde tartışılmadığını, muris ...'ın kredi kullandığı esnada 60 yaşın üstünde olduğunu, söz konusu yaş aralığına sahip bir kişinin yaşı itibariyle kronik hastalıklarının olmamasının da muhtemel ve öngörülebilir olduğunu, tacir olan davalının kendisinden kredi çekmek isteyen bu yaş aralığındaki bir kişi ile ilgili kredi sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi imzalarken daha özenli ve dikkatli davranması gerektiğini, bile bile müteveffanın yanlış ve eksik yönlendirildiğini, söz konusu ölüme bağlı müteveffanın kalp hastalığı olmadığının tespit edildiğini, hal böyleyken müteveffanın beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gibi bir durumun bulunmadığını, zira dosyadaki bilirkişi raporları ile tam anlamıyla bir tespit yapılmadığını, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, aleyhe olan rapor baz alınarak verilen kararın açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ... sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Poliçede dain-i mürtehin olan dava dışı bankanın 17/04/2013 havale tarihli yazısı ile davaya muvafakatlarının olduğunun bildirildiği anlaşılmakla davacıların sigorta bedelini talep hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf hükmü istinaf etmiştir. Poliçenin tanzim edildiği ve rizikonun gerçekleştirdiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1290. maddesine göre, sigorta ettiren sigortacıya doğru bilgi vermekle yükümlüdür. ... Sigortası Genel Şartları C-2 sözleşmenin yapılması sırasındaki beyan yükümlülüğü başlığı altında yer alan 2.2 maddesinde de doğru bilgi verme yükümlülüğü açıklanmış ve yükümlülüğe aykırı davranışın müeyyideleri belirlenmiştir. TTK'nun 1290 maddesi ile ... Sigortası Genel Şartları'nın C-2.2. maddesi düzenlemesine göre, sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.Gerek TTK’nın 1290. maddesi ve gerekse ... Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, formun doldurulmamış olması sigortalının sağlığına ilişkin konularda sigortacıya bildirimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. (Yargıtay 17 HD'nin 2015/65 Esas, 2017/6023 Karar sayılı 29.05.2017 tarihli kararı). 25.02.2019 tarihli bilirkişi heyet raporundaki doktor bilirkişi tarafından tıbbi yönden yapılan tespit ve değerlendirmede; 07.10.2009 tarihinde kredi sözleşmesi yapıldığında müteveffanın yüksek tansiyon(hiper tansiyon),DM(şeker hastalığı) ve hiperlipidemi(kanda yağ fazlalığı) olduğunun belgelerden anlaşıldığı, bu hastalıkların tıbben kronik hastalıklar grubunda yer aldığını, DM(şeker hastalığı) ve hiperlipidemi(kanda yağ fazlalığı), kalp yetmezliğine zemin hazırlayan kronel kalp hastalığını ve kalp yetmezliğini tetikleyebileceğini ve bütün bu hususlar beraber değerlendirildiğinde kalp yetmezliği ve dolaşım yetmezliğine sebep olabileceğini, sağlık ile ilgili belgelerde daha önce enfaktüs geçirdiğine dair bulguya rastlanmadığını, müteveffanın kullandığı ilaçlardan kronik obsuriktif akciger hastalığının(tıkayıcı akciğer hastalığı)kredi başvurusundan sonra ilave olduğunun anlaşıldığını, dava konusu sigorta poliçesi başlangıç tarihi olan 07.10.2009 tarihinden önceki yüksek tansiyon(hiper tansiyon, DM(şeker hastalığı) ve Hiperlipidemi(kandaki yağ fazlalığı), miyokart enfaktüsüne zemin hazırlayan hastalıklar ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı olduğu kanaatine varıldığını bildirilmiştir. Davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ekinde bir örneği sunulan ve sigortalı müteveffa ...'ın imzasının bulunduğu 07/10/2009 tarihli ... Uzun Süreli Kredi Vefat Sigortası Başvuru Formunda; “Son 5 yıl içinde herhangi bir maluliyet, yaralanma veya hastalık nedeniyle tedavi gördünüz mü? Şimdiye kadar hiç kalp hastalıkları, dolaşım bozuklukları, beyin hastalıkları, tansiyon rahatsızlıkları, felç, böbrek yetmezliği, kanser, diabet, hormon hastalıkları, büyüme gelişme geriliği, organ yetmezliği organ nakli, parkinson, multiple skleroz, solunum yetmezliği, bağışıklık sistemi bozukluğu, pankreas hastalıkları, sarılık veya karaciğer hastalıkları ile ilgili şikayetiniz oldu mu? \" sorusuna müteveffa \"hayır\" yanıtını vermiştir. Ayrıca müteveffa; ... Sigortası Genel ve poliçe özel şartlarını okuyup kabul ettiğini, şirketin bilmesi gereken herhangi bir hususu gizlemediğini, tüm bilgileri gerçeğe uygun eksiksiz ve tam olarak beyan ettiğini, bu bilgiler ile ilgili beyan yükümlülüğüne aykırılık söz konusu olduğunda sorumluluğun tarafına ait olduğunu beyan ederek bilgilendirme formunu imzalamıştır. Sigortalının tedavi evrakları ve doktor bilirkişi raporundan, sigortalı murisin davaya konu poliçelerin düzenlenmesinden önceki yüksek tansiyon(hiper tansiyon), DM(şeker hastalığı) ve Hiperlipidemi(kandaki yağ fazlalığı) hastalığının bulunduğu ancak bu rahatsızlıklarını poliçe düzenlenirken beyan etmediği, ölüm nedeni ile anılan hastalık arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, sigortalının ölümü ile beyan etmediği hastalıkları arasında illiyet bağı bulunduğu ve sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/321 Esas, 2019/1180 Karar sayılı ve 25/09/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc12e3ca0f082f48","SID":"bc748faec9d6a213"}}