{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/909 Esas<br>KARAR NO: 2024/75<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2022<br>NUMARASI: 2021/405 Esas 2022/290 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazda tarafların komşu olduğunu, binada yapılan tadilat sonrasında ortaya çıkacak m2 farkı nedeniyle davalının davacıya tapuda hisse devri yapacağı, davacının da buna karşılık her biri 5608 USD olan senetlerin ödeneceğinin kararlaştırıldığını bina tadilatı tamamlanmadığı ve tapu devri yapılmadığı halde davalı tarafça bonoların icraya konularak Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibi ile tahsil edilmeye çalışıldığını davalının kendi edimini yerine getirmemesine rağmen haksız kazanç hevesine kapılarak senetleri tahsil etmeye çalıştığını icraya konu senetlerden dolayı herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek,  icra takibinin iptali ile davacının borcu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kural olarak menfi tespit davalarında, davalı alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğunu, ancak takibe konu bono kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu,  bu durumda bonodan dolayı borçlu bulunmadığını ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacının borçlu olmadığını ancak yazılı bir delille ispat etmesinin gerektiğini, davaya konu kambiyo senetlerinin, gayrimenkul satışından veya sözleşmeden kaynaklı olarak verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükünün, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, söz konusu senedin teminat senedi olarak düzenlendiği iddia edilmiş ise de davacı tarafından bu iddiasını ispatlayacak nitelikte yazılı bir delil dosyamıza sunulmadığı, yemin hakkının hatırlatılması sonucu davacının davalıya yemin teklifinde bulunması üzerine davalının  usulüne uygun olarak yemini eda ettiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine; davacının talebi üzerine mahkememizce İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca tedbir kararı verilerek tedbir kararı uygulandığından talep aranmaksızın İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca takdiren dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 18.892,67 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde yargılama sırasında ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; delilleri arasında bulunan toplantı tutanaklarında ki beyanlar, mesaj ve mail yazışmaların dava konusu senetlerin davacı tarafından kentsel dönüsüm sonrasında ortaya çıkacak m2 farkı nedeniyle davalının davacıya tapuda hisse devri yapması karşılığı davalıya verildiğini gösterdiğini, davalının  bu mesajlarıyla, diğer kat malikleriyle de bir kısım ödemeden sonra kalan hesap için senet imzalandığını ve bu ödemelerin arsa payı (şerefiye) borcundan kaynaklandığını ikrar etmiş bulunduğunu, davalının hisse devri yapmaması nedeniyle senetlerin ödenmediğini, senetlerin üzerinde sonradan ekleme yapıldığını, verilen kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının davaya konu senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını kesin deliller ile ispat edemediği, delil olarak ibraz edilen yazışmalar ve apartman toplantı tutanaklarında, somut olarak davaya konu senetlerden bahsedilmediği gibi, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğuna dair davalının bir kabulüne rastlanmadığı anlaşılmakla,  davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4537821683febbe","SID":"fb0aa5522f1b6484"}}