{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/919 Esas<br>KARAR NO: 2024/74<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2021<br>NUMARASI: 2020/535 Esas  2021/987 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/04/2016 tarihinde internetten haberdar olduğu, davalı ile akrabalık içerisinde olduğu düşünülen ...’tan araç kiraladığını, aracı kiralarken müvekkilinden prosedürün böyle olduğu söylenerek boş bir senede imza attırıldığını, aracı kiralamasının üzerinden 2 yıl geçtikten sonra senedin boş kısımları doldurularak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nden ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, bu konuda ceza soruşturmanın devam ettiğini, davalının suç teşkil eden davranışları sebebiyle müvekkilinin son derece mağdur durumda olduğunu, araç kiralama şirketlerinin araçlara kasko yaptırması zorunluyken kaskosuz ve yasalara aykırı olarak çalışmakta olan davalıya müvekkilininin borcunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin, takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  cevap dilekçesi vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; dava konusu bononun imzasının inkar edilmediği ve unsurları itibariyle geçerli olduğu, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı olarak ispat edilemediği, olaya ilişkin İstanbul Anadolu CBS tarafından da kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, yemin hakkının hatırlatılması üzerine davacının davalıya yemin teklif ettiği, davalının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği gerekçesiyle,  ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; davalının kiralanan araca teminat olması bahanesine dayanarak, müvekkiline sorgulama fırsatı bırakmaksızın, boş bir senede iradesi dışında imza attırarak iki yıl sonra müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, ancak ilk derece mahkemesinin bu durumu incelemediğini, HMK'nın 209/1.maddesinin  adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar o senedin herhangi bir işleme esas alınamaz hükmüne rağmen mahkemenin bu konu hakkında yeterli araştırma yapılmaksızın ve ceza dosyasının sonuçlanması beklenilmeksizin mahkemece reddedildiğini, her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama boyunca iş bu davanın istirdat davasına dönüştürülmesini defalarca talep etmelerine rağmen reddedildiğini ileri sürerek hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların mahkeme tarafından incelendiği, davaya konu senedin teminat olarak verildiğine ve  gerçeğe aykırı şekilde sonradan doldurulduğuna yönelik iddialarının yazılı olarak ispatlanamadığı, davacının teklifi üzerine davalının usulüne uygun olarak yemin ettiği, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma dosyasının takipsizlikle sonuçlandığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ddfb0fed437ef82","SID":"def502d3bab176aa"}}