{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1314 <br>KARAR NO: 2023/1512<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2022<br>NUMARASI: 2013/338 Esas, 2022/258 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... Marka ... sistem klima cihazlarının temini ve montajı hususunda davalı şirket ile sözleşme akdettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca klima sisteminin 2 yıl süreyle garantili olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca davalı şirkete ... cihaz bedeli olarak KDV dahil 53.677,16 TL multi cihaz bedeli olarak KDV dahil 4.814,40 TL, ... işçilik ve montaj bedeli olarak KDV dahil 17.700,35 TL, havalandırma malzeme ve işçilik bedeli olarak da KDV dahil 15.338,82 TL olmak üzere toplamda 91.530,73 TL ödediğini, davalı şirketin davacının adresinde montaj işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin söz konusu ürünleri ve sistemi 2013 eylül ayı itibariyle kullanmaya başladığını, ancak bir süre sonra anılan sistemin ve ürünlerin soğutma işlemini gerektiği gibi yapmadığının fark edildiğini davalı şirkete bildirilmişse de bir netice alınmadığını, Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tanzim edildiğini ve keşide edilerek ayıp nedeniyle montajı yapılan ürün ve sistemi geri vermeye hazır olduklarını bildirdiğini ve bedel iadesi talebinde bulunulduğunu, davalı şirketin durumu düzelteceğini ve gerekeni yapacağını belirtmesine rağmen dava dilekçe tarihine kadar bir girişimde bulunmadığını, müvekkili şirketin toplamda 91.530,73 TL ödeme yapmış olduğunu belirterek, ayıplı çıkması nedeniyle 91.530,73 TL satış bedelinin ve  ayıplı malların sökülerek davalı şirkete iadesi esnasında müvekkili şirketin uğrayacağı zarar için ise şimdilik 1.000,00 TL tazminatın ticari işlerde uygulanan avans faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı firmanın yeni kurulacak işyeri için klima sisteminin kurulması talebinde bulunduğunu ve verilen teklifin kabul edilmesi üzerine taraflar arasında sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında istenilen sistemin kurulduğunu ve montajlanarak davacı tarafa çalışır vaziyette teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen mal ve hizmette ayıplı ifanın söz konusu olmadığını, davacı yanca müvekkili şirkete iletilen şikayet üzerine yapılan keşifte kurulan sistemin ve klimaların olağan çalışmasını sürdürdüğü, herhangi bir arızanın mevcut olmadığını, sadece 5 nolu odaya montajı sağlanan 48.000 BTU gücündeki klimanın odanın büyüklüğüne göre yetersiz kaldığının tespit edildiğini ve bunun sebebinin davacının söz konusu yer için yeterli gelecek klimayı seçmemesinden kaynaklandığını, ürünlerin satış ve montaj işinin 2013 yılı Temmuz ayı içerisinde yapıldığını, sıcaklığın en yüksek olduğu ve soğutmanın yapılıp yapılmadığının tespitinin kolaylıkla yapılabilecek bir dönem olduğunu, montajdan sonra bir şikayeti olmayan davacı yanın ihtarnameyi 04/10/2013 tarihinde keşide ederek ürün iadesi talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava eserin ayıplı olması nedeniyle sözleşme bedelinin iadesi ile sözleşme konusu ürünlerin sökülmesi halinde davacının uğrayacağı zararın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun  475. maddesinde eserin iş sahibinin kullanamayacağı yada hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı yada sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu ve iş sahibinin ayıp sebebi ile sahip olduğu seçimlik hakların yanı sıra genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğunun düzenlendiği, davalı yüklenici tarafından taraflarca belirlenen iç ve dış klima ünitelerinin temini ve montajı, davacı iş sahibi tarafından birim fiyat ile belirlenen bedelin ödenmesinin taahhüt edildiği, davacı tarafça klima sisteminin soğutma işlemini gereği gibi yapmadığı ileri sürülerek sözleşme bedelinin iadesi talep edilmiş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından klima sisteminin kurulduğu ortama uygun olduğu, dış ünitelerin uygun bir yere monte edilmemesi nedeniyle sistemden beklenen verimin alınamadığı, uygun bir yere monte edilmesi ve gerekli bakımların yapılması halinde davacının klimalardan faydalanabileceğinin tespit edildiği, dış üniteler için uygun yer seçilip davacıya haber verilmesinin davalının özen borcunun gereği olduğu, davalı özen borcunun gereğinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, davalı tarafça davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı savunulmuş ise de taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6. bendi ile klima sistemine ait tüm ünitelerin imalat hatalarına karşı 2 yıl garantili olduğunun kararlaştırıldığı, davacı tarafça garanti süresi içinde Beyoğlu ... Noterliğinin 04/10/2013 tarih ve ... yevmiye nosu ile düzenlenen ihtarnamesi ile davalıya ihbarda bulunulmuş olduğu, ihtarnamenin davalı tarafa 08/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, dosyada alınan 12/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile ayıbın giderilmesine yönelik olarak dış ünitenin sökülerek yeniden uygun bir yere monte edilmesi şeklinde yapılacak tesisat düzenlemesinin işçilik ve maliyet giderleri toplamının 3.748,56 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça tüm sözleşme bedelinin iadesi talep edilmiş ise de eserin davacının kullanamayacağı veya kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğunun tespit edilmediği,  davacının sözleşme bedelini değil yalnızca ayıbın giderilme bedeli olan 3.748,56 TL'yi ve eksik monte edildiği tespit edilen 24.200 BTU/h kapasiteli bir adet iç ünitenin dava tarihindeki montaj ve KDV dahil bedeli olan  6.171,00 TL'yi talep edebileceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 3.748,56 TL ayıbın giderilme bedeli ve 6.171,00 TL eksik teslim edilen iç ünite bedeli olmak üzere toplam 9.919,56-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın 30.03.2022 tarihli celsesinde HMK madde 186 kapsamında, sözlü yargılama ve tefhim duruşması için yeni bir duruşma günü belirlenmesi istenilmiş ise de  yerel mahkeme tarafından davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu yönünde hatalı bir kanaat ile bu taleplerinin  reddedildiğini, 17.12.2013 tarihli tensip zaptında dosyanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesine karar verildiğini,  tüm yargılamanın da yazılı yargılama usulüne göre ( dilekçeler teatisi, tahkikat safahatı, defaatle HMK madde 186 ihtaratı yapılması gibi)  yürütüldüğünü, yerel mahkemenin 30.03.2022 tarihli celsede, HMK'nın emredici hükmü olan 186. maddesi gereğince yaptıkları talebin reddedilmesi ve ayrı bir sözlü yargılama celsesi açmamış olmasının kanuni hakları ile adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, kararın gerekçesi başta dosyada mübrez bilirkişi raporlarında yer alan tespitler olmak üzere usul, yasa, dosya kapsamı ve hakkaniyete tamamen aykırı olduğunu, davalının yükümlülüğü klima satıp teslim etmek olmayıp, sıfırdan bir klima sistemi kurmak olduğunu, bu klima sisteminin ise iç üniteler, dış üniteler ve havalandırma tesisatı ile kanallardan oluşan bir bütün olduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta tüm sistemin ele alınması ve tüm sistem üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, yerel mahkeme kararının tartışmasız bir şekilde eksik inceleme ile tesis edildiğini, dosyadan alınan teknik bilirkişi raporlarında iç mekanlardaki klima üniteleri ile havalandırma kanalı tesisatının gizli tavan içinde olduğundan bunlarla ilgili herhangi bir tespit yapılamadığını, yerel mahkemenin tamamen eksik ve hatalı değerlendirmesinin dosyaya rapor sunan teknik bilirkişiler, müvekkili şirketin anılan klima sisteminden faydalanabileceğini yine söyleyememekte, dış ünitelerin de kapasitelerinde belirtilen performansla çalışıp çalışmayacaklarının hiçbir kesinliğinin bulunmadığını, sistemin başkaca ayıp ve arızalarının da giderilmesini, sistem bakımının yapılması gerektiğine ve gizli tavan içindeki sistemin kendilerince incelemediğine/ ölçüm vs yapılamadığına mutlak şekilde işaret ettiğini,  iç ünitelerin eksik monte edilmesinin ve dış ünitelerde gizli ayıp olduğunu,  müvekkili şirketten hatırı sayılır bir para alan davalı firmanın ne ürünleri seçerken ne monte ederken ne de sistemi kurarken basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve ağır kusurlu olduğunu, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2022 tarih ve 2013/338 esas sayılı 2022/258 karar sayılı  kararıyla davanın kısmen reddine hükmetmiş olmasının, usul, yasa ve dosya kapsamına aykırı olduğundan, hatalı değerlendirme ile kısmen red kararı verildiğinden, istinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.03.2022 tarih ve 2013/338 esas 2022/258  karar sayılı kararının müvekkili lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu malların ayıplı olduğu yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, dosya tarafları arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda sözleşme konusu malların müvekkili şirketçe montaj ve devreye alım işlemleri gerçekleştirildiğini,  kullanılan cihazlar Türkiye'nin tüm iklim şartlarına uygun olarak ithal edilerek getirilmiş olduğunu, bu cihazlar Türkiye'nin iklim şartlarında sorunsuz bir şekilde çalıştığını, davacının işbu davaya konu etmiş olduğu sorun dış ünitelerin konumu ve gölgelik gerekliliğinden kaynaklanmakta olduğunu, davacı şirket bu konularda defalarca uyarıldığı halde gerekli önlemleri alınmadığını,  taraflar arasındaki sözleşmede (dosyada mübrez) \"dış üniteler için gerekli özel kaidenin yapımı, gölgelik, çalışmaya karşı korumaların müşteriye ait olacağı\" hususunun açıkça hüküm altına alındığını, böyle bir hüküm keyfi olarak konmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi sözleşme maddelerini yerine getirmesi gerektiğini, davacının kendi ihmalkarlığının onu zarara uğrattığını, müvekkili şirketin bu konuda bilgilendirme yükümlülüğünü de yerine getirdiğini, ürünlerin daha önce sunulmuş olan 15.06.2013 tarihli \"... Devreye Alma Raporu\"nda da görüleceği üzere 15.06.2013 tarihinde devreye alım işlemleri yapıldığını ve cihazların çalışır vaziyette teslimi tamamlandığını, her ne kadar dava dilekçelerinde ürünlerin 2013 eylül tarihinde kullanılmaya başladığını belirtilmişse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket personelince bahsi geçen tarih öncesi yapılan tüm ziyaretlerde cihazların montajlarının yapıldığı yerde kullanılmakta olduğunu gördüğünü,  bu iddianın bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi; \"tacir\" konumundaki davacı şirketin böyle bir duruma dayanarak ayıp bildirimini geç gerçekleştirme imkanının bulunmadığını, T.T.K. Mad 23 ve  c) malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar edilmesi gerektiğini, alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, dava konusu olayda ayıp ihbarı, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete satılan malların devreye alım tarihinden yaklaşık 3,5 ay sonra yapıldığını, buradan da anlaşılacağı üzere davacının basiretli bir tacirin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı 08.11.2017 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde \"yaz aylarında eziyet çekildiği\" beyanı ile klimalardaki sorunun yaz aylarında baş gösterdiğini açıkça kabul ve ikrar ettiğini, bu hususun bile ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönündeki beyanları doğrulamakta olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığının kabulü ile davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu malların garanti kapsamında kaldığından, ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabul edilmesinin son derece temelsiz olduğunu, 12.10.2017 ve bağlantılı olarak alınan 16.12.2018 tarihli bilirkişi raporlarının davacının taleplerinin hakkaniyete aykırı olduğu hususunu ortaya koyduğunu, mahkeme kararı ile \"dış ünitelerin sıcak hava koşullarından etkilenmeyeceği bir yere yerleştirilmesi için gerekli tesisat düzenlemesi esnasında oluşacak işçilik ve maliyet giderleri\" yönünden dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporunda işin içilik ve maliyet giderlerinin  3.748,56 TL olduğunun belirlendiğini, bağlantılı olarak \"cihazların yerinin değiştirilmesiyle sorunun giderilip giderilemeyeceği, kullanım amacına uygun bir şekilde faydalanılıp faydalanamayacağı\" yönünde ek rapor için dosya tekrar bilirkişilere tevdi edildiğini, bilirkişilerce \"iç ünite performanslarından kaynaklı bir yetersizlik olmadığını, dış ünite cihazları uygun bir yere yerleştirildikten sonra kullanım amacına uygun bir şekilde klimalardan davacı yanın faydalanabileceği\" hususunun belirtildiğini, davacının giderleri müvekkiline yükletmeye çalışmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının tüm talep ve iddialarının kötüniyetli olduğunu belirterek,  yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır.  Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında davacıya ait  yere klima sistemi kurulması hususunda sözleşme imzalanmış olup, davalı tarafça, davalının montajını yaptığı sistemde ayıpların bulunduğu belirtilerek, sistem için ödenen bedelin iadesi ve sistemin sökülmesi sırasında uğranacak zararların tahsili talep edilmiş; davalı ise sistemin çalışır vaziyette teslim edildiğini, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş; mahkemece  davacı tarafça tüm sözleşme bedelinin iadesi talep edilmiş ise de eserin davacının kullanamayacağı veya kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğunun tespit edilmediği,  davacının sözleşme bedelini değil yalnızca ayıbın giderilme bedeli olan 3.748,56 TL'yi ve eksik monte edildiği tespit edilen 24.200 BTU/h kapasiteli bir adet iç ünitenin dava tarihindeki montaj ve KDV dahil bedeli olan  6.171,00 TL'yi talep edebileceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 3.748,56 TL ayıbın giderilme bedeli ve 6.171,00 TL eksik teslim edilen iç ünite bedeli olmak üzere toplam 9.919,56-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, sözleşmenin 6.maddesinde imalat hatalarına karşı 2 yıl garanti süresi öngörülmüş olup, davacı tarafça bu süre içerisinde ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuna göre, kurulan sistemin kabule zorlanamayacak derecede ayıplı olmadığı, ayıbın 3.748,56 TL masraf ile giderilebileceği, ayrıca eksik monte edilen iç ünitenin ve montaj bedelinin 6.171,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, mahkemece hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmuştur. Öte yandan, davacı vekilince davanın yazılı usule tabi olmasına rağmen basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamına göre davada talep edilen miktar göz önüne alındığında davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarih ve 2013/338 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90  TL'nin mahsubu ile bakiye 89,00 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 677,61 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 497,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15ab78bebc170065","SID":"c1c4abfa2a18d76b"}}