{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/709 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2331<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/709 Esas 2020/19 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firma ile olan ticari ilişki sonucunda hak ettiği alacağını alamadığını, bu nedenle davalı aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/4987 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, borca itirazın iptali ile yapılan takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini  karar ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili  şirketin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, itiraza konu tutarın davacı şirketin haksız olarak talep ettiği ve hiçbir şekilde ispat edemeyeceği mesnetsiz bir iddiadan İbaret olduğunu, taraflar arasındaki  cari mutabakatsızlığın önemli bir bölümününün, müvekkili davalı tarafından sözleşmeye uygun kesilmiş olan ancak davacı tarafından işleme alınmayan bazı faturalar oluşturduğunu, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve anlaşmaya uygun kesilmiş olan işbu faturaları kabul etmemesi ve carisine işlememesinin usule ve hukuka uygun bir yanı olmadığını, haksız ve yersiz açılan işbu davanın reddine, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak talep edilen %20 icra inkar tazminatı talebinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmaması nedeniyle reddine,  davacı şirketin %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"... Dava,  İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılmış faturaya dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasında bulunan genel satın alma sözleşmesi kapsamında cari hesap şeklinde işleyen ticari satım nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının sözleşme kapsamında davacıya fatura ettiği bir kısım masraflara ilişkin faturaların davacının defterlerinde kaydedilip kaydedilmediği, takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, davacı ve davalının defterleri üzerinde yaptırılan ve hükme esas alınan 26/08/2019 tarihli bilirkişi ek raporu uyarınca davacının davalıdan 92.056,01-TL'lik asıl alacağı bulunduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediğinden faiz talep edemeyeceği değerlendirilmekle davanın kısmen kabulü ile, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" gerekçesi ile, \"davanın kısmen kabulü ile; davalının İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/4987  sayılı takip dosyasına yaptığı  92.056,01-TL'lik asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına,  fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nun 67. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 18.411,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle, ...’nin hisselerinin müvekkili ... A.Ş. tarafından satın alınmış olup, 31.08.2018 tarihi itibariyle ...nin müvekkili şirket ile birleşmiş ve bu hususun ...'nce tescil edildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığa tabi faturaların sözleşme hükümlerine uygun kesilmiş faturalar olduğunu, davacı firmanın ciro primi faturalarının bir kısmını kayıtlarına kabul edip de bir kısmını kabul etmemesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, keza bilirkişiler tarafından da tespit edildiği üzere lojistik ciro ve iadesizlik primine ilişkin ... tarafından düzenlenmiş daha önceki faturaların bir çoğunun davacı firma tarafından cari hesabına kaydettirildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında da yer alan faturaların müvekkili şirket tarafından GİB sistemi üzerinden düzenlenmiş olmasına rağmen davacı yana tebliğ edilip edilmediğinin ispat edilemediği belirtilmişse de söz konusu faturaların ticari ilişki kapsamında daha önce bir çok kez firma kayıtlarına alınmışken, ticari ilişkinin sona ermesini takiben kayıtlara kabul edilmemesinin basiretli tacir kavramıyla örtüşmediğini, hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından müvekkili şirketten icra inkar tazminatı talep edilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için herhangi bir borç bulunduğu varsayıldığında dahi bu borcun yargılamayı gerektirmeyen likit bir alacağa ilişkin olmadığı dikkate alınarak icra inkar tazminatının herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığının sabit olduğunu beyanla usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, davanın  reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, satımdan kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf, cari hesaptan kaynaklı hak ettiği alacağını alamadığından davalı aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/4987 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafın bedeli ödemediği, başlatılan  icra takibine de itiraz ettiği iddiasıyla dava açmış,  davalı,  davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacıya tesliminin kanıtlanmamış  olmasına ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına, faturaya dayalı alacak nedeniyle icra inkar tazminatına  hükmedilmesinin yerinde olmasına göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM  :  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/01/2020 tarih, 2018/709 Esas ve 2020/19 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından alınması gereken 6.288,34 TL istinaf nispi karar harcından, başlangıçta alınan 54,40 TL istinaf karar harcı ile 1.517,69 TL istinaf nispi karar harcı olmak üzere toplam 1.572,09 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 4.716,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 19/12/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce13ebd1e3c99d16","SID":"ff44bfc38198049b"}}