{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1268 <br>KARAR NO\t: 2024/60<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/92 Esas, 2022/357 Karar<br>DAVACI\t: ... - (...)<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: .......<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 26/01/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada ........ Karar sayılı dosyasında verilen ........ tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>- K A R A R -<br><br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında uzun yıllardan bu yana ticari ilişki yaşandığını, bundan dolayı müvekkilinin davalı şirkete karşı borçlandığını, borcunu süresinde ödemeyen müvekkili aleyhine davalı tarafın ....... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili ile davalı firma yetkilisinin görüşerek takip konusu borcun tamamı üzerinde anlaşma sağladıklarını, anlaşma gereği borcun tamamının müvekkili tarafından davalı şirkete ....... tarihinde ödendiğini, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığına dair davalı şirket yetkilisi tarafından ibraname belgesi düzenlendiğini, bu ibranamenin davalı şirket tarafından icra dosyasına sunulacağı ve bu anlaşma hususunda da kendi vekillerine gerekli bilgi ve belgelerin iletileceğinin müvekkiline şifahen bildirildiğini, müvekkilinin evine icra memurlarının hacze gelmesi neticesinde müvekkilinin icra dosyasının halen derdest olduğunu, ibra belgesinin dosyaya ibraz edilmediği ve icra takip dosyasındaki alacak miktarının tamamı üzerinden icra takibinin devam ettiğini öğrendiğini, borcun kapatılmasına ve ibraname tanzim edilmesine rağmen icra takip dosyasının kapatılmadığını ileri sürerek müvekkilinin telafisi mümkün olmayacak mağduriyetinin önlenmesi için satış işlemlerinin ve icra takibinin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalının %20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçlu olmadığını yazılı belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, HMK'nın 200. maddesi gereğince senede karşı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu, müvekkili firma tarafından davacıya ......  Esas sayılı dosyasına istinaden hiçbir borcu kalmadığına ilişkin herhangi bir belge veya ibranamenin verilmediğini, dosya alacaklarının devam ettiğini belirterek davanın reddine, davacının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece, \"...Dava açılırken bahse konu bonoya ilişkin yapılan takibin........ Esas sayılı takip dosyası üzerinden yapıldığı, daha sonra bu takip dosyasının ......... takip numarasını aldığı ilgili takip dosyasının incelenmesinde ödeme emrinin ....... TL bedel üzerinden çıkarıldığı fakat dava açılırken davacı tarafça dava değerini ....... TL olarak gösterildiği ve harcın ...... TL üzerinden tamamlandığı, mahkememiz kalem personelince 7 nolu celseden önce davacı taraf vekiline şifahi olarak eksik olan ..... TL harcı tamamlaması istenildiği davacı tarafça eksik harcın tamamlandığı, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında her ne kadar davacı tarafça davaya konu edilen bonodan dolayı davalı tarafından kendilerine ibraname düzenlenerek borçlu olmadığı bildirildiği iddia edilse de bahse konu ibraname altındaki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığı yapılan bilirkişi incelemesinde kesin ve net olarak anlaşılmış, ayrıca davacı tarafça bu ibraname dışında davaya konu edilen bonoya dair borcun davalı tarafa ödendiğine dair herhangi bir delil de mahkememize ibraz edilmediğinden davacının davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davanın reddine karar verildiğini, hükme dayanak yapılan ...... tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olup hükme elverişli niteliğe haiz olmadığını, dosya kapsamı ayrıntılı olarak irdelendiğinde mahkemece aldırılan ....... tarihli bilirkişi raporunda incelemeye alınan bir takım belgelerin üzerindeki imzalarda farklılıklar görülerek söz konusu imzanın ...'in el ürünü olmadığı kanaatine varıldığını, ancak raporun 3 numaralı bendinde ise mukayese konusu belgeler bölümünde (13) numaralı sırada tanımlanan belgeler üzerindeki imzalarda benzerliklerin görüldüğünün belirtildiğini, ancak ...... havale tarihli bilirkişi raporunda ise imzanın ...'in eli ürünü olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, aynı daireden alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, yerel mahkemenin raporlar arasındaki çelişkiyi gidermediği, denetime elverişli ayrıntılı ve açıklayıcı bir rapor tanzim edilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesi taleplerinin mahkemece hukuka aykırı olarak reddedildiğini, bilirkişi raporunda doküman inceleme ve makroskop cihazları ile fiziki, optik, karakteristik inceleme ve karşılaştırmalar yapıldığı belirtilmiş ve yapılmış ise de bu incelemelerin rapora eklenmediğini, dava dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda ibraname altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı hususu herhangi bir sebeple açıklanmadığı gibi karşılaştırılan imzaların davalı şirket yetkilisinin el ürünü olmadığına ilişkin kanaatleri de fotoğraf yada diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmediğini, tanzim edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ibraname altındaki imza ile davalının mukayese yapılacak imza örneklerinin görüntülerinden birer kesit alınarak bu kesitler üzerinde imzanın davalıya ait olup olmadığının net bir biçimde açıklanması gerekirken bu hususta eksik ve hatta hiç inceleme yapılmaksızın rapor düzenlenmesinin gerek yasa hükümlerine, gerekse emsal Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece ...... Esas sayılı soruşturma dosyasının taraflarınca bekletici mesele yapılması talep edilmişse de bu taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, dosya kapsamına ibraz etmiş oldukları belgelerin ayrıntılı olarak irdelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin davalı tarafa aralarındaki dava konusu ticari ilişkiden kaynaklı borcuna karşılık müvekkilinin oğlu ...'in sahibi olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait 10 adet ..... TL bedelli toplam .... TL tutarında çek verdiğini, ayrıca müvekkili adına kayıtlı olan ....... parsel nolu sayılı taşınmaz satışında ise ...... TL ayrıca bir ödemenin yapıldığını, bu taşınmaz bilgilerinin taraflar arasındaki ...... tarihli sözleşmenin 4. maddesinde de belirtildiğini, müvekkilinin davalı şirket yetkilisine toplam ....... TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin davalının beyanları doğrultusunda davalı şirket yetkilisi vekiline ve vekilin katibine yaklaşık ...... TL banka yolu ile ödeme yaptığını, söz konusu ibranamenin verildiği tarihte dikkate alındığında davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinden sonra olduğunun görüleceğini, davalı şirket yetkilisinin kötü niyetli mükerrer tahsilat gayesi içerisinde olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Mahkemece ...... tarihli karar ile; \"...Mahkememiz tarafından verilen ........ Karar sayılı kararın davacı ... vekili Av. ...... tarafından istinaf edildiği, istinaf harcı yatırılmadığından; ...... TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, ... TL istinaf karar harcı ile ..... TL istinaf avansı yatırmak üzere ...... tarihli muhtıranın düzenlendiği, muhtıranın davacı vekili Av........ tarihinde tebliğ edildiği, istinaf harcınını yatırmak üzere HMK 344. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre verildiği, bu süre içerisinde yatırmadığı taktirde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılacağı hususunun ihtar edildiği, yasal süre içerisinde yatırılması gereken istinaf harç ve masraflarının yatırılmadığı anlaşılmakla  davacı ... vekili Av. Merve Demirkıran'ın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın hakkaniyete uygun biçimde çözümü açısından hayati önem arz eden ve hatta dava dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi  ve diğer tüm beyanların deliller kısmında açıkça taraflar arasında ticari alım satımın mevcut olduğundan her iki tarafın tüm ticari evrak ve kayıtlarının alanında uzman bilirkişi marifeti ile incelenip esaslı bir rapor aldırılması talep edilmesine rağmen mahkemece ticari evrak ve kayıtların incelenmesinin yapılmadığını, bu nedenle bu dosyada her iki tarafla ilgili tüm ticari evrak ve kayıtların bilirkişi tarafından dosyada yer alan iddia ve cevaplar nazara alınarak bir rapor hazırlanarak ve diğer eksik hususlar da ikmal edilerek nihai karar verme yoluna gidilmesinin gerektiğini, taraflar arasında mevcut olan ihtilafın çözümü hususunda esas etkiye sahip olan ibraname de yer alan davalı taraf yetkilisinin adına atılı imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tekniki bir incelmeyi gerektirdiğini, yerel mahkemenin dosyada aslı mevcut ibranamede davalı şirket yetkilisi adına atılı imzanın o kişinin eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından Jandarma Kriminal Laboratuvarından rapor aldırmış ve imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı yönünde raporun tanzim edildiğini, aldırılan bu raporun içerik kısmı ile netice kısmı arasında açık biçimde çelişkinin olduğunu, Jandarma Kriminal tarafından dosyaya sunulan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, yerel mahkemenin delillerin toplanması ve değerlendirilmesinde eksik araştırma ve inceleme yaptığına dayanak başka bir hususun da gerek vekalet ücreti ödemesinin hesabına istenilen gerekse müvekkiline ait taşınmazı talimat dosyası üzerinden ihale bedelini alacak imkanı olmamasına davalının ve ihale alıcısı olan kişinin patronu konumunda olan davalı vekilinin talimatı ile üzerine alan ..........  evraklarının celp edilerek bu kişinin davalı vekili avukat yanında çalışan olup olmadığı tespitinin yapılmayışı olduğunu, ...... soruşturma numaralı dosyanın bekletici mesele yapılmadan nihai karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davalı olan alacaklıya borçlarına karşılık olmak üzere ........ TL bedelli ......... tanzim tarihli ve ...... vade tarihli senedin verildiğini, takibe dayanak senedin tanzim ve vade tarihi, icra takibinin açılış tarihi ve müvekkilinin ödemeyi yaparak aldığı ibraname tarihi göz önüne alındığında bu ödemenin ve karşılığında alınan ibranamenin ...... esas sayılı takip dosyasına istinaden olduğunun açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin borcun tamamını ödeyip ibraname aldıktan sonra davalı taraf vekili ile görüştüğünü, takibin neden kapatılmadığını sorduğunu, davalı vekilinin vekalet ücretinden kalan bakiyenin olduğunu, bunu öderse kapatılacağını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin ayrıca ........ TL vekalet ücreti adı altında davalı vekiline ödeme yaptığını, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ibranamenin bu davaya konu icra takip dosyasına dayanak borç için ödendiğine ilişkin bir açıklamanın ibranamede olmadığının beyan edildiğini, akabinde ibraname de yer alan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı belirterek çelişkiye düşüldüğünü, davalı tarafça yargılama aşamasında müvekkilinin kendilerine mezkur icra takip dosyasına dayanak senet borcu dışında bir borcu olduğunu, müvekkilinin kendilerinde bu senet borcu dışında bir mal alarak borçlandığını gösteren hiçbir alım satım hukuki ilişki ileri sürmediğini, buna ilişkin hiçbir delil sunmadığını, müvekkili tarafından takibe dayanak olan borcun eksiksiz biçimde davalı tarafa ödendiği belge niteliğinde olan ibraname ile sabit olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, tüm dosya kapsamında davacının davaya konu bonoya karşılık ödeme yaptığını kanıtlayamadığı, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin kararda  kamu düzenine aykırı da herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ..... TL harçtan peşin alınan .... TL'nin mahsubu ile bakiye ....... TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde taraflara iadesine,<br>5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğine,<br>Dair HMK. 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta  içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43b11dcb01e37616","SID":"0e470a0c14e3e112"}}