{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/207 <br>KARAR NO: 2023/1481<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  21/10/2020<br>NUMARASI: 2018/490 Esas, 2020/604 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin tekstil işi ile uğraştığını, davalı ile aralarındaki anlaşma gereği 3424 adet ürün için fason dikim yaptığını, birim başına 2,25 olmak üzere 7.704.00+KDV 8.012,00TL hak kazandığını, 16.01.2018 tarhfi ... nolu faturayı kestiğini, alacağın ödenmemesi üzerine Yalova İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiğini, icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazda ürünlerin üzerinde lekeler bulunduğundan dolayı tekrar yapılan ütü ve kuru temizleme giderlerinin olduğunu, bunlardan sadece ürünün 2.067,00-TL. adedinde olan temizlik giderinin yansıtıldığını, firmanın alacağı olan 8.012,00 TL'den düşülerek kalan ödemenin yapıldığının belirtildiğini, davalının müvekkili ile iş ilişkisi olduğunu kabul ettiğini, itirazda ürünlerde olduğu iddia edilen lekelerin müvekkili şirketten kaynaklanmadığını, müvekkili firmanın ürünleri teslim ettiği sırada herhangi bir leke bulunmadığını, davalı borçlu şirket tarafından müvekkili firmaya yöneltilmiş bir ayıp ihbarının olmadığını, müvekkili firmaya bir çek gönderilmediğini ve başkaca da ödeme yapılmadığını, açılan takibe borçlu şirket tarafından haksız itirazda bulunulduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında fason dikim işi üzerine kurulduğu iddia edilen anlaşma uyarınca davacı tarafın müvekkil firmadan işleme konu ürünleri aldığını dava dilekçesinde kabul ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulduğu ileri sürülen sevk irsaliyesinin müvekkili şirket tarafından tanzim olunan ve malların davacı tarafa teslim edildiğini gösterir nitelikte olduğu anlaşılan ... numaralı 03.01.2016 tarihli sevk irsaliyesi olduğu anlaşılmakla iddia olunan anlaşmaya ilişkin olarak davacı tarafça yüklenilen işlemlerin gerçekleştirilmesi akabinde söz konusu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini gösterir nitelikte herhangi bir belge ibraz edilmediğini, müvekkili şirket tarafından sevk irsaliyesi ile söz konusu malların davacı tarafa tam ve eksiksiz teslim edildiğini belirterek, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, takip konusu tutarın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir Mahkemece 21.20.2020 tarihli karar ile, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 24/06/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediğinden düzenlenmiş faturaların defter kaydının görülemediği, davacının defter kayıtlarına göre değil BS bildirim formuna göre davalıdan 8.012,16 TL alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenmiş 4248 nolu 4.130TL reklamasyon faturasının davacıya tebliğine ilişkin belgeye dosyada rastlanılmadığı, dolayısıyla bu faturanın davacıya tebliğinin kanıtlanamadığı, davacının defter kayıtlarına göre değil vergi dairesine verilen BS bildirim formuna göre 8.012,16 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı şirketin noter tasdikli bilanço esasına göre tutulan defterlerinin incelemesi sonunda 2 adet işçilik hizmet faturası toplamı 9.226,62 TL kayıtlarına işlendiği, reklamasyon faturası 4.130.00 TL'nin davacının cari hesabından düştüğü, davalı defter kayıtlarında davacıya 5.096,02 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 09/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, birinci alternatifli hesaplamaya göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 8.012.16 TL alacaklı olduğu, ikinci alternatifli hesaplamaya göre davalının düzenlemiş olduğu reklamasyon fatura bedeli 4.130.00 TL.nin borcundan düşülmesinin  mahkemece benimsenmesi halinde davacının davalıdan 3.882,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki fason mal dikim anlaşması ile cari hesap ekstresi, faturalar, BA-BS formları, bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı ile olan dikim anlaşması kapsamında 3424 adet fason mal dikimi karşılığında, davalıdan icra takip tarihi itibariyle 8.061,55TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalı taraf mallar üzerinde lekeler bulunduğundan temizlik gideri olarak 4.130TL bedelli reklamasyon faturası kesildiği, kalan bedelin ise çek olarak ödendiğini beyan etmiş olsa da; davalının süresinde yaptığı bir ayıp ihbarı bulunmamakta olup reklamasyon faturasının da davacıya tebliğine ilişkin bir belge dosyaya sunulmadığı, davalının bir kısım borcunu çek olarak ödediği iddiası ise tüm dosya kapsamında ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalının Yalova İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,  kabul edilen alacağın %20’si olan 1.612,31 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  Davalı istinaf dilekçesinde, davacı tarafın yerel mahkeme tarafından 17.05.2019 olarak tayin olunan inceleme gününde defterlerini ibraz etmediğini, mazeret bildirmediğini, yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, yeniden belirlenen inceleme gününde de herhangi bir ticari defter yahut ticari defter yerine geçebilecek bir ticari kayıt ibraz edilemediğini, öte yandan davacı tarafça davalının ticari defterlerine de delil olarak dayanılmadığını, bu nedenle usulüne uygun bir şekilde tutulmuş davalı müvekkilinin şirket kayıtları doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava konusu ürünlerin tamamının müvekkili şirkete teslim edildiğine dair muteber bir delil ibraz edilemediğini, davacı tarafın müvekkili firmadan işleme konu ürünleri aldığını dava dilekçesi ile açıkça kabul ettiğini, ancak  malların davalı müvekkili firmaya tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini gösterir herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, doğrudan davacı tarafın talebi gibi karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.  Taraflar arasında fason dikim işi yapılması hususunda sözlü eser sözleşmesi bulunmaktadır. Dosya kapsamının tetkikinde, davalının defter kayıtlarına göre davacının alacaklı gözüktüğü, davalının ayıp ihbarı yaptığını ve iş bedelini çekle ödediğini ispatlayamadığı, reklamasyon faturasının da davacı tarafça kabul edilmediği hususları bir arada değerlendirildiğinde, yerel mahkemece  tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ile olan dikim anlaşması kapsamında 3424 adet fason mal dikimi karşılığında, davalıdan icra takip tarihi itibariyle 8.061,55TL alacaklı olduğu, her ne kadar davalı tarafça mallar üzerinde lekeler bulunduğundan temizlik gideri olarak 4.130TL bedelli reklamasyon faturası kesildiği,  kalan bedelin ise çek olarak ödendiği beyan edilmiş ise de davalının süresinde yaptığı bir ayıp ihbarı bulunmadığı, reklamasyon faturasının da davacıya tebliğine ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davalının bir kısım borcunu çek olarak ödediği iddiasının yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalının Yalova İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,  kabul edilen alacağın %20’si olan 1.612,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2020 tarih ve 2018/490 Esas, 2020/604 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 550,69 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 137,68 TL harcın mahsubu ile bakiye  413,01 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97828a33c8c7cd90","SID":"8463a8263bc065b4"}}