{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/181 <br>KARAR NO: 2023/1437<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2020<br>NUMARASI: 2018/326 Esas, 2020/672 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına istinaden bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında 27/01/2016 tarihinde ...  numaralı ... Bağlantı Yolları Sanat Yapıları işi için taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkilince iş bedeline istinaden düzenlenen ve davalı şirkete tebliğ edilen faturanın davalı şirketin kayıtlarına işlendiğini, sözleşmede taahhüt edilen işlerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, ancak davalı şirketin 2016 yılından bakiye kalan 38.838,89 TL borç ile birlikte, 12/06/2017 tarihinde kesilen 31 ve 32 numaralı faturalar ve 12/12/2017 tarihli ve 40 numaralı faturalar sonucunda müvekkili şirkete toplam 234.172,45 TL borcu bulunduğunu, davalı şirkete gönderilen 08/02/2018 tarihli Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle tebliğden itibaren 5 gün içerisinde iş bedelinin ödemesinin istendiğini, davalı şirketin olumsuz yanıtı üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketin takip öncesi faizler dahil 235.048,17 TL’lik alacaklarının 57.237,61 TL’lik kısmını kabul ettiğini ancak bakiye 177.810,56 TL'lik kısma haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, doğmamış bir borç hakkında tanzim edilen faturanın veya imzalanan mutabakat mektubunun borç doğurmayacağını, müvekkili şirket kayıtlarına göre davacıya böyle bir borcun bulunmadığını,  davacının yaptığı işe karşılık gelen bedelin ödemesinin yapıldığını, sözleşmenin  \"kesin h\"  başlıklı 13. bölümünün 13.1.ve devamı  alt maddelerinde kesin hesabın hazırlanması usulünün tespit edildiğini  ancak davacı yanca öngörülen usuli işlemler yapılmayarak doğrudan kesin hesap raporu düzenlendiğini ve yine sözleşmenin 5.6. e aykırı olarak merkez onayı alınmadan hazırlanan kesin hesap raporuna dayanılarak fatura kesildiğini, dava konusu faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerine hiçbir şekilde işlenmediğini, davacı tarafından sunulan BA/BS mutabakat mektubunun usulüne uygun hazırlanmadığını, müvekkilinin yanıltıldığını ve buna binaen GİB'e verilen formlarda düzeltme beyanında bulunularak bu durumun düzeltildiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, uyuşmazlığa konu faturanın davalı yanın defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının BA formu ile bu fatura nedeni ile vergi dairesine bildirimde bulunduğu, taraflar arasında hakedişten sonra fatura düzenlemeden önce faturaya konu bedel için mutabakat mektubu düzenlendiği, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanının kendisini bağlayacağı, davalının anılan faturayı BA formunda vergi dairesine bildirmekle fatura içeriğindeki şartlara göre malı teslim aldığını kabul etmiş sayılacağı, davalının hakedişin sözleşme şartlarına uygun olarak belirlenmediğine ilişkin itirazlarının araştırılmasına bu nedenle gerek duyulmadığı, bu nedenle davalı tarafından yapılan itirazın bilirkişi raporlarında belirlenen miktar üzerinden iptaline karar verilmesi gerektiği, davacının talebinin fatura nedeni ile alacak  istemine ilişkin olduğu, alacağın likit olduğu ve davalı yanın takibe itirazında haksız olduğu, reddedilen kısım için davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 176.935,27 TL asıl alacak ve  670,88 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takinin toplam 177.606,15 üzerinden ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren %9,75'i geçmemek üzere işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; 35.521,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı yana ödenmesine, davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesiyle, mahkemenin takip tarihindeki reeskont- avans faiz oranını sabit tutarak eksik faize hükmettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, davacı şirketçe sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde düzenlenen kesin hesap raporu ve faturalara dayanılarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkili davalı şirketçe kesin hesap raporu üzerinde düzeltme yapılamadığı gibi iade ve yansıtma faturaları vasıtasıyla taşeronun yaptığı eksiklerin ödenecek miktardan mahsubunun da yapılamadığını, bu haliyle hiçbir şekilde müteahhit onayı olmayan kesin hesap raporu ve ferisi niteliğindeki faturanın hukuki anlamda belge kabul edilmeyeceğini, sehven yapılan BA bildirimine ilişkin olarak davanın kabulüne dair karar tesis edildiğini, ancak ilgili faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının bilirkişi raporunda da belirlendiğini, ancak aynı raporda mezkur BA formunun sehven bildirildiği ve müvekkili şirketin iradesi neticesinde düzeltme bildirimi verildiği hususunun gözardı edildiğini, müvekkili şirketin kanunen bildirmiş olduğu BA formlarında sehven yapmış olduğu hatalar neticesinde düzeltme beyannamesi vermesinin mümkün olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.  Taraflar arasında 27/01/2016 tarihinde \"...-... Projesi Bağlantı Yolları Ve Altyapı Yapım İşi\" kapsamında sanat yapıları kaba inşaatı işlerinin tamamlanılması amacıyla  dava konusu anlaşmazlığa konu olan Taşeron/Altyüklenici sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmeyle birlikte davacı şirket taşeron sıfatıyla, üstlendiği projeleri yürürlükteki 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinde ve sözleşme konusu işin ihale dökümanı ve sözleşmesini oluşturan belgelerdeki iş programı, norm, standart ve müteahhitin talimatlarına uymak suretiyle yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi hakkında 06/02/2018 tarihli \"Mutabakat Mektubu\"  ve fatura alacağına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile  234.172,45 TL bakiye iş bedeli alacağı ve  875,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  235.048,19 TL alacağın tahsili için 05/03/2018 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalı vekilince icra dosyasına sunulan 09/03/2018 tarihli dilekçeyle 57.237,61 TL'lik kısmının kabul edildiği, bakiye 176.935,27 TL'lik kısma, işlemiş faize ve talep edilen faiz oranına itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durdurulduğu, davalı yanca aynı tarihte kabul edilen kısım yönünden kapak hesabı yaptırılarak toplam 65.019,23 TL'nin dosyaya ödendiği, 17/04/2018 tarihindeki dilekçesi ile kapak hesabının tahsil harcında hatalı hesaplama olduğu beyan edilerek 354,06 TL'nin davalı vekilince iade alındığı anlaşılmıştır. Davacının icra dosyasında talep ettiği alacak; 05/03/2018 tarihindeki 2016 yılı bakiye iş alacağı 8.839,32 TL, 12/06/2017-... nolu faturadan kaynaklı 37.170,00 TL, 12/06/2017- ... nolu faturadan kaynaklı 11.228,29 TL, 12/12/2017 - ... nolu faturadan kaynaklı 176.935,27 TL şeklinde açıklanmıştır. Davacı alacaklının takibe dayanak yaptığı 06/02/2018 tarihli \"Mutabakat Mektubu\" başlıklı belgede; davacının düzenlediği 12/12/2017 tarih ve 000040 sayılı KDV hariç 149.945,14 TL (KDV dahil 176.935,27 TL) bedelli fatura nedeniyle davacının alacaklı olduğu davalı yanca kabul edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan ve Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/238 Talimat sayılı dosyasına mali müşavir ... tarafından sunulan 21/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının incelenen 2016-2017-2018 yıllarına ait defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutulduğu, defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin delil niteliği taşıdığı, davacının ihtilafa konu 05/03/2018 tarihindeki takibe konu alacağın 2016 yılı bakiye alacağının 8.839,32 TL, 12/06/2017-... nolu faturadan kaynaklı 37.170,00 TL, 12/06/2017- ... nolu faturadan kaynaklı 11.228,29 TL, 12/12/2017-... nolu faturadan kaynaklı 176.935,27 TL olmak üzere toplam 234.172,88 TL defter kayıtlarına davalıdan alacak bakiyesi olarak defter kayıtlarına yansıdığı belirtilmiş, mali müşavir Meryem Tüfekçi tarafından hazırlanan 08/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2016-2017-2018-2019 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin   usulüne uygun olarak, birbirini teyit eder şekilde düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222. maddesi uyarınca sahibi lebine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz 2016-2017-2018-2019 yılları ticari defterlerine göre; davacı şirketten 7.781,62 TL alacaklı olduğu ancak alacağın icra kapak hesabı sonucu ödenen alacağın vekalet ücreti, faiz ve harçlardan kaynaklandığı izahı davacı şirketten alacak talebinde bulunulamayacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirket tarafından 31/10/2016 tarihli kesin hakkediş raporuna karşılık davalı şirkete düzenlenen 12/12/2017 tarih ... numaralı 176.935,27 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, davalı şirketin cari uyuşmazlığa konu faturayı Aralık 2017 dönemine ait BA formunda davacı şirketten bir adet fatura karşılığı KDV hariç 149.945,00 TL tutarında alım yaptığına dair beyanda bulunduğu, ancak ilgili faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ilgili faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına karşılık BA formunda beyanda bulunduğu tespiti ile davacı şirketin 12/12/2017 tarihinde davalı şirkete düzenlemiş olduğu A000040 numaralı 176.935,27 TL tutarında faturanın kabulü halinde, davacı  şirketin davalıdan 176.935,27 TL alacaklı ve asıl alacağa 661,73 TL avans faiz talebinde bulunabileceği bildirilmiştir.  O halde yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece, davacının icra dosyasında talep ettiği alacaklardan 05/03/2018 tarihli 8.839,32 TL, 12/06/2017 tarihli  37.170,00 TL ve 12/06/2017 tarihli 11.228,29 TL bedelli fatura toplamları olan  57.237,61 TL alacağın davalı yanca kabul edilerek icra dosyasına yatırıldığı, somut olaydaki uyuşmazlığın takip dayanağı 12/12/2017 tarihli faturadan kaynaklı 176.935,27 TL'ye ilişkin olduğu, bu faturanın davalı yanın defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davalı yanca düzenlenen BA formu ile vergi dairesine bildirimde bulunulduğu, bu nedenle davalının  hakedişin sözleşmenin  \"Kesin Hesap\" başlıklı 13. bölümünün 13.1. ve devamı alt maddelerinde düzenlenen usulde yapılmadığı yönündeki itirazının dikkate alınamayacağı, kaldı ki taraflar arasında imzalanan ve imzası inkar edilmeyen  06/02/2018 tarihli \"Mutabakat Mektubu\" başlıklı belge ile davalı yanca borcun kabul edildiği, davalının mutabakatın yanıltılmak suretiyle imzalatıldığı yönündeki iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle denetime elverişli bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle davacının icra takibine konu bakiye iş bedeli ve işlemiş faiz tutarını istemekte haklı olduğunun kabulü ile icra takibinin faturaya dayalı olması ve bu faturanın davalı yanca kabul edilip vergi dairesine bildirilmesi nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından da sorumlu olduğuna ve alacağa  %9,75'i geçmemek üzere işleyecek avans faizi işletilmesine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve 2018/326 Esas, 2020/672 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 12.132,27 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan toplam 3.033,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.099,2‬0 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 19/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6279256963f4b3e9","SID":"55492314f175343d"}}