{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/947 <br>KARAR NO: 2024/6<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2017<br>NUMARASI: 2015/388 Esas - 2017/1566 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Rücuen tazminat (Dava devam ederken iflasta kayıt kabule dönüştü)<br>Taraflar arasındaki tazminat (kayıt kabul) davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı ile davalı yanında fer'î müdahil ... Sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ  Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile ... Üretim San. Ve Tic. AŞ arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesinin akdedildiğini, akdedilen bu sigorta sözleşmesinin 25/10/2014 tarih ve ... sayılı sigorta poliçesine bağlandığını, sigorta şirketi tarafından 09/12/2014 tarih ... sayılı ve 4.357,44 Euro tutarlı fatura kapsamında ... ve ... marka arabalarda kullanılacak klima aksamı (radyatör) emtiasının dava dışı Slovakya'da yerleşik ... isimli firmadan satın alındığını, emtianın Viyana'dan İstanbul'a taşıma işinin davalı ... TAşımacılık Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, emtianın taşınması işinin fiilen dava dışı ... A.O.'na verildiğini ve ... tarafından 09/12/2014 tarihli hava yük senedinin (airwaybil) düzenlendiğini ve ... A.O.'nun da fili taşıyıcı sıfatını kazandığını, davalı tarafından taşınması taahhüt edilen ve hasarsız olarak tesellüm edilen 8 kap (571 kg) klima aksamı emtiasının İstanbul'da gümrük işlemlerinin yapılmasını takiben yapılan incelemede kolilerin tamamının hasarlı, yırtık ve patlak olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine fiili taşıyıcı ... tarafından kargo hasar raporu düzenlendiğini, davaya konu emtianın davalı ... Taşımacılık Ltd. tarafından tamamı hasarlı şekilde teslim alınarak ... plakalı araca yüklendiğini ve emtianın sigortalının fabrikasına getirildiğini, sigortalı firma ilgilileri ve davalı taşıyıcıya ait firmanın araç sürücüsü tarafından 11/12/2014 tarihli hasar tespit tutanağının düzenlendiğini, davalı ... Taşımacılık'ın sigortalı ... AŞ'ye karşı Viyana'dan İstanbul'a taşıma taahhüdü altına girdiğini ve bu haliyle \"akdî taşıyan\" sıfatını haiz olduğunu, emtianın yükleme limanı olan Viyana'da fiili hava taşıyıcısına hasarsız olarak teslim edildiğini, hava yük senedine herhangi bir ihtirazi kaydın dercedilmediğini, dosyaya ibraz etilen kargo hasar raporu ve hasar teslim tutanağı uyarınca dava konusu emtianın sigortalıya hasarlı, yırtık ve patlak olarak teslim edildiğini, bu şekilde ortaya çıkan hasarın sigortalı emtianın petek kısımlarının ezik ve darbeli olmasına sebebiyet verdiğini, bunun sonucunda sigortalı şirket malvarlığında 11.243,79 TL tutarında zarar meydana geldiğini, hava yolu ile eşya taşımasının uluslararası nitelikte bir taşıma olup uygulanması gereken kuralların, ülkemiz için 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan \"1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu\" olduğunu, davalı ... Taşımacılık'ın sigortalı malvarlığında meydana gelen zarardan 1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu madde 18,40 vd. gereğince sorumlu olduğunu belirterek; davalı ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. tarafından hasarsız olarak Viyana'da tesellüm edilen emtianın İstanbul'da hasarlı olarak teslim edildiğinin tespitine, davalı ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.'nin meydana gelen hasardan 1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu madde 18,40 vd gereğince sorumlu olduğunun tespitine, hasar bedeli olarak ödenen 11.423,79 TL'nin davalı taşıyıcı ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.'inden tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacak olan 11.423,79 TL 'ye ödeme tarihi olan 02/02/2015 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan avans oranında faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... AŞ'nin Slovakya'dan ithal ettiği emtiasını davalının şirket aracılığıyla fiilen taşıyan ... aracılığıyla havayolu ile İstanbul'a getirdiğini, bahse konu malın İstanbul'da gümrük işlemlerinin yapılması sırasında 8 kap (571 kg) klima aksamı emtiasının zarar görmesi ile ilgili davalıya isnat edilebilecek bir kusurun söz konusu olmadığını, davalının kendisine düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getirdiğini, bahse konu taşıma işinin uluslararası bir taşıma olması ve Varşova Konvansiyonu ve Konvansiyonu tadil eden Protokollerin Türkiye için yürürlükte olan nihai metin 1. maddesi incelendiğinde Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekeceğinin açık olduğunu, buradan hareketle Varşova Konvansiyonu'nun ilgili (1/1/-2, 18/1-4, 22/2,h, 24/2 ve 26) maddeleri incelendiğinde de taşıma sırasında gerçekleşen hasar nedeniyle taşıyıcının sorumluluğunun ayrıca bir bildirimde bulunulmamışsa kg başına o tarihte uygulanmakta olan tutardaki 17 SDR (Özel Çekme Hakkı) ile sınırlı olduğu, taşıyıcı aleyhine açılacak davaların bu şartlar ve sınırlar dâhilinde olması gerektiğini, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, zıya ve hasardan doğan sorumlulukta taşıyanın sorumluluğunun, gönderinin münferit parçalarının zıya ve hasarı hâlinde gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, bir kısmı değerini kaybetmişse değer kaybeden kısmın gayri safi ağırlığının her bir kg için saptanmış olan SDR'yi karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, talep edilen tutarın her hâlde bu sınırı aştığını, TTK'nın 880. maddesi uyarınca, hasar gören emtianın taşınmak üere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değer arasındaki farkın tazmin edilebileceğini, talebin bu kuralı da aştığını, davanın havayolu ile taşımayı yapan ... A.O. ve davalının sigorta şirketi olan ... Sigorta AŞ'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek,  davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İhbar olunan (Fer'î müdâhil) ... Sigorta AŞ vekili, cevap dilekçesinde özetle; ihbar olunan ile davalı arasında taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinin mevcut olduğunu, davanın davalı aleyhine sonuçlanması hâlinde, müvekkili şirketin poliçe kapsamında ödeme talebi ile karşılaşma ihtimali bulunduğunu, mevcut hasarın poliçe kapsamında olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, ihbar olunan şirkete ödeme talebi yöneltilmesinin huzurdaki davanın sonucuna bağlı olduğundan, davaya HMK'nın 66. maddesi uyarınca davalı yanında fer'î müdahil olarak katılmalarını talep ettiklerini, ayrıca dava konusu olayda davalı şirketin bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, hasar miktarı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, davalı sigortalı şirkete süresi içinde ihbar yapılmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... AO vekili, cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bir an için davacının iddiasının haklı olduğu düşünülse dahi müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faizin talep edilebileceğini, davacı tarafından geriye dönük olarak ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafından istenen dava değeri ile fazin toplam miktarının konvansiyonda öngörülen sınırı aşamayacağını beyanla, öncelikle davacı tarafından ihbarda bulunma mükellefiyeti yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddine, aksi takdirde davacının hukuki dayanağı olmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı Türkiye'de yerleşik ... Otomotiv İklimlendirme Sistemleri Üretim San Tic AŞ tarafından ... firmasından 09/12/2014 tarih ve ... nolu faturayla peşin ödeme ile 4.357,44Euro bedelle Ex Works teslim şekliyle toplam 272 adet (8 kap/brüt 570,90kg) klima aksamı cinsi emtianın satın alınmış olduğu, ...'nin emtianın Koceli Gebze'ye taşınması için davalı ... Taşımacılık Tic Ltd Şti ile anlaştığı, taraflar arasındaki davaya konu uyuşmazlığın, davacı şirket ile dava dışı ... Sis. Ürt. San. Ve Tic. A.Ş arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesinin yapıldığı, emtianın Viyana'dan İstanbul'a taşınma işinin davalı şirket tarafından taahhüt edildiği, emtianın fiilen ... A.O tarafından 09/12/2014 tarihli havayolu yük senedine istinaden taşıma işinin gerçekleştirildiği, hasarsız olarak teslim alınan emtianın kolilerinin hasarlı, yırtık ve patlak olduğunu 11/12/2014 tarihli hasar tespit tutanağı ile tespit edildiği  ve sigortalıya söz konusu hasara ilişkin olarak 11.423,79 TL gerçek zararın ödenmek suret ile tazmin edildiği belirtilerek, davalı ... Taş. Tic. Ltd. Şti tarafından hasarsız olarak Viyana'da teslim edilen emtianın İstanbul'da hasarlı olarak teslim edildiğinin tespiti, davalı ... Taş. Ltd. Şti'nin meydana gelen hasardan 1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu Madde 18,40 vd. gereğince sorumlu olduğunun tespiti, hasar bedeli olarak ödenen 11.423,79 TL'nin davalı taşıyıcı ... Taş. Tic. Ltd. Şti'inden tahsili ile davacıya ödenmesi, asıl alacak olan 11.423,79 TL'ye ödeme tarihinden itibaren ticari avansı faizi uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu görülmüş, mahkememizce yaptırılan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki sözleşme, emtianın hasarlandığına ilişkin tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketine sigortalı bulunan emtianın davalı şirket tarafından Viyana'dan İstanbul'a taşındığı, başlangıçta taşıma için teslim edilen malda herhangi bir hasar ve bozukluk bulunmadığı, taşımadan sonra THY tarafından kargo hasar raporunun düzenlendiği, bu suretle davacı sigorta şirketine sigortalı olan emtianın hava yolu taşımacılığı sırasında hasar gördüğü, bu hasarın tutanaklarla tespit edildiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacı tarafın gerçek zararının 10.254,56TL olarak belirlendiği, ayrıca Montreal sözleşmesi kapsamında bu hasar bedelinin 17 SDRnin karar tarihindeki kurdan daha düşük olduğu, başka bir anlatımla davalının sorumlu olduğu 17 SDRnin daha altında bir zararın oluştuğu, sorumluluk üst sınırı altında gerçekleşen gerçek zarardan dolayı sorumlu olduğu anlaşıldığı...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile  10.254,56 TL'nin, dava tarihi olan 03/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ve davalı yanında fer'î müdahil ... Sigorta AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Somut olayda uygulanan 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'nin 31.maddesi uyarınca davacının süresi içerisinde yazılı ihbarda bulunmadığını, Bilirkişi raporunda kolilerin paketlenmesinin taşımaya uygun olup olmadığının, hasarın ne zaman meydana geldiği hususlarının araştırılmadığını, Yalnızca orijinal ambalajların hasarlı ve yırtık olduğu tespit olunduğundan aksaklığın kargonun mahrecinden kaynaklandığı karinesinin mahkeme tarafından dikkate alınmayıp, eksik inceleme ile sonucuna gidildiğini, Türk Hava Yolları Kargo Hasar Raporunda kargonun muhteviyatının hasarlanmayıp, yalnızca dört kap kargonun ambalajlarının yırtık olduğunun belirtildiğini, buna rağmen ... Türkiye'nin depo sorumlusu tarafından teslim alınması sırasında sekiz kolinin tamamının hasarlı olduğu iddia edildiğeini ve ilgili şirketçe yapılan ekspertiz raporunun hatalı olduğunun belirtildiğini, Araç klima radyatörünün hassas bir eşya olmasından dolayı, gönderici tarafından özel olarak paketlenerek işaretlenerek teslim edilmesi gerektiğini, somut olayda bu hususların araştırılmadığını, zarara sebep veren olayın taşıma sırasında ya da yükün taşıyıcının sorumluluğu altında bulunduğu süreçte meydana gelmiş olması hâlinde taşıyıcının sorumlu olduğunu, müterafik kusur halinde ise taşıyıcının sorumluluğunun azalması veya ortadan kalkmasının söz konusu olacağını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... Tic. Ltd. Şti. 'nin sorumluluğunu kaldıran/azaltan nedenler incelenirken hava ve kara yolu taşımacılığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, hasarın meydan geldiği sırada yükler müvekkilinin zilyetliğinde olmadığından sorumluluğundan da bahsedilemeyeceğini, İlk  derece mahkemesi kararında faizin dava tarihi olan 03.04.2015'ten itibaren itibaren işletilmesine karar verdiğini, halbuki dava tarihi değil karar tarihinin esas alınması gerektiğini, Son olarak bilirkişi raporunun 3 kişilik uzman heyetten alınmamasının da kararın kaldırılması sebebi olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir. Fer'î müdahil ... Sigorta AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İki hasarın sebebinin de istifleme ve sabitlemeyle ilgili kusura dayandığının belirtildiğini, oysa ki ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğun tespit edilmediğini, hasarın nasıl meydana geldiği noktasında yeterli açıklama yapılmadığını, söz konusu emtia hakkında uzman olmayan bilirkişilerce rapor tanzim edildiğini, bilirkişi raporunda ambalaj yapısının ve emtia ile uygunluğunun dahi değerlendirilmediğini ve  yalnızca taşınan radyatör sayısına değinmekle yetinildiğini, Davacının müterafik kusuru hakkında değerlendirme yapılmadığını, Zararın oluşmasında gönderenin ya da gönderilenin bir davranışı veya ayıbı etkili olmuşsa; zararın paylaştırılması gerektiği yetersiz ambalajlama/ kusurlu paketleme konusunda inceleme yapılarak davalı sigortalının sorumluluğunun sınırının bu kapsamda belirlenmesi gerektiğini, Taşıyana usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığından davanın reddi gerekiğini, tanzim edilen 11.12.2014 tarihli hasar tespit tutanağının geçerli bir ihbar niteliğini haiz  olmadığını, Hasar ihbarının davacı sigortalısı tarafından müvekkili şirketin sigortalısına yapılmadığı düşünüldüğünde  havayolu taşımacılığı sırasında değil de teslim sonrasında zararın meydana gelme olasılığının da bulunduğunu, Dava konusu poliçede İnstitute Cargo Clauses ( A ) klozu gereğince;  “Sigorta edilen şeyin ambalajlanma veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğu neden olduğu zarar, hasar veya masraf” sigorta kapsamı dışında bırakıldığını, Bu nedenle de; öncelikle zararın yetersiz ambalajlanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun  araştırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince yeterli araştırma yapılmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından dava dışı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda, hava ve kara yoluyla taşınması sırasında uğradığı zararın poliçe kapsamında tazmin edildiği, bu suretle sigortalısının kanuni ve akdî halefi olunduğu ileri sürülerek, sigortalıya ödenen tutarın davalı taşıyandan  rucuen tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili ve fer'î müdahil vekili tarafından, yasal süreleri içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Toplam 11.423,79 TL tutarındaki hasar bedelinin, ... SİGORTA tarafından 02.02.2015 tarihinde ödendiği, dosyada mevcut banka dekontundan anlaşılmakla, davacı sigorta şirketinin, kanuni halefiyet hükümlerine göre aktif dava ehliyeti bulunmaktadır. Taşıma sözleşmesinin tarafları davacının dava dışı sigortalısı ... AŞ ile davalı ... Taşıma AŞ'dir. Davalının, emtianın taşıması için ... TÜRKİYE’ye 12.12.2014 tarih ve ... no.lu nakliye faturasını düzenlediği, ... tarafından ... no.lu havayolu yük senedi (Air Waybill) düzenlediği, kargo hasar raporunda dört kolinin hasarlı olduğu, varış yerinde düzenlenen tutanakta da sekiz kolinin hasarlı olduğunun belirtilmiş olması, kolinin havayolu taşımasında, dört kolinin de karayolu taşımasında kaşarlandığı kanaatini oluşturmaktadır. Somut olayda, davalı taşıyıcının eşya/emtiayı tam ve hasarsız olarak teslim aldığı, sevk mektubuna ambalaj yetersizliğine dair  bir çekince konulmadığı anlaşılmaktadır. Varış yerinde emtianın hasarlı olduğu görülerek, hasar tespiti tutanağı düzenlenmiş, tutanağın altı depo sorumlusu ve şöför tarafından imzalanmıştır. Şu hâlde hasar tespiti, davalının şoförünün katılımıyla gereği gibi yapıldığından, aynca ihbar şartı aranmayacaktır. Aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen nakliyat emtia sigorta poliçesinin Insitute Cargo Clauses A hükümleri temelinde teminatlar içerdiği, bu kapsamda  ambalaj  hatasından kaynaklanan hasarların sigorta teminatı kapsamında olmayacağı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 863. madde hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde de, gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiş olup, buna göre, gönderen kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. Ambalaj  ve işaretlemenin  nasıl  yapılması  gerektiğine ilişkin 862. madde hükmüne göre, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür. TTK'ya tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. Taraflar arasındaki taşımanın niteliği ve sözleşme ise ambalajlama ve işaretlemenin niteliğine ilişkin olarak belirgin bir rol oynar. Yetersiz ambalajlama ya da işaretlemenin hem gönderenin hem de taşıyıcının sorumluluk alanında gerçekleşen iş ve işlemlerden kaynaklanması hâlinde zarar, sebep olma oranına göre paylaşılacaktır. Bu yaklaşım TTK'nin 864/3. hükmüne de uygun olacaktır. Buna göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. Somut uyuşmazlıkta davalı, kargo taşıma işini üstlenmiştir. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun Tanımlar başlıklı 3. maddesinde kargo, tek parçada en fazla yüz kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket  gibi parça eşya olarak tanımlanmıştır. Kural olarak, eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, kargo taşımasının niteliği gereği, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nin 854. maddesine göre, Kanunun, taşıyıcıya yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri geçersizdir. Buna göre, davalının, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı ve eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü bulunduğu, işbu kargo taşımasında gönderenin yetersiz ambalajlamadan kaynaklı kusursuz sorumluluğuna ilişkin TTK 864. madde hükmünün uygulanamayacağı gözetilerek, ambalajın kargo taşımasına elverişli olup olmadığı hususunda taşıyıcı davalının nezaret yükümlülüğünü ihlal edip etmediğinin değerlendirilerek TTK 864/3. maddesi anlamında müterafık kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir ( Yargıtay11.HD , T :04.04.2018, E 2016-9813, K 2018- 2379). Hava taşıması bakımından ise olaya uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu'nun 18/2.b maddesi uyarınca gönderenin emtiayı kusurlu ve tersiz ambalajlamasından kaynaklanan hasarlardan, hava yolu taşımacısı sorumlu değildir. Bu hukuki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, taşımaya konu emtiadaki hasarın yetersiz veya uygun olmayan ambalajlamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti önem arz etmektedir. İlk derece mahkemesince yapılan inceleme alınan bilirkişi raporunda bu konuda yeterli değerlendirme yapılmadığından; Dairemizin 16.05.2019 tarihli ara kararıyla, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasına ve istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına karar verilmiştir. Oluşturulan bilirkişi kurulundan, 15.06.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda, taşınan emtiadaki hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığına dair bir bulgunun tespit edilemediği bildirilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi yeterli olup davalı vekilinin yeniden rapor alınması talebi yerinde görülmemiştir. İstinaf incelemesi aşamasında davalı şirketin iflasına karar verilmiş olduğundan İİK'nın 194.maddesi uyarınca, iflas kararının kesinleşmesi ve masada ikinci alacaklılar toplantının yapılmasını takip eden on gün sonrasına kadar davanın durdurulmasına kara verilmiştir. İstanbul ... İflas dairesinin 08.11.2023 tarihli cevabi yazısıyla;  ... Tasfiye numarasında işlem gören davalı müflisin iflas kararının 09.05.2023 tarihinde kesinleştiği, tasfiyenin basit tasfiye şeklinde yürütüldüğü, bu nedenle ikinci alacaklılar toplantısının yapılmayacağı ve iflas idaresi oluşturulmayacağı hususları bildirilmiştir. Bu bildirim üzerine davaya. İİK'nın 235.maddesi anlamında iflasta kayıt kabul davası alarak devam edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, hasarın usulüne uygun tutanakla tespit edilmiş olması nedeniyle ayrıca ihbara gerek olmadığı anlaşılmakla, ihbara yönelik istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Taşınan emtiadaki hasarın yetersiz ambalajdan kaynaklandığı iddiası kanıtlanmadığından ve taşıyan tarafından taşıma belgelerine ambalajla ilgili bir çekince konulmamış olduğundan, davalı ve fer'î müdahil vekillerinin ambalaja ve müterafik kusura ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Hüküm altına alınan alacağa, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince hüküm altına alınan tazminat miktarı sınırlı sorumluluk ilkelerine uygun olarak ve denetlenebilir bir şekilde hesaplandığından, tazminatın miktarına yönelik istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı, ilk derece mahkemesince hüküm altına alınmış olan 10.254,56 TL'dir. Dava istinaf aşamasındayken davalının iflası nedeniyle dava, kayıt kabul davasına dönüştüğünden, İİK'nın 195/1 maddesi uyarınca, iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin ana paraya eklenmesi gerekir. Bu hesaplama, HMK'nın 30. maddesinde tanımlanan usul ekonomisi ilkesi gereği Dairemizce re'sen yapılmış ve hesaplama tablosu dosyaya eklenmiştir. Bu hesaplamaya göre, dava tarihi olan 03.04.2015 gününden iflasın açıldığı 15.09.2022 tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre işlemiş faiz miktarı 10.449,40 TL'dir. Asıl alacak ve faiz toplamı olan 20.703,96 TL davacı alacağının davalı müflisin masasına, davacı alacağı olarak kaydının kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin ve fer'î müdahil ... Sigorta AŞ vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, eldeki dava istinaf aşamasında davalının iflas etmiş olması nedeniyle İİK'nın 235.maddesi anlamında iflasta kayıt kabul davasına dönüştüğünden ve bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, yeni hukuki niteliğine göre davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kayıt kabulü davası olarak kısmen kabulü ile 10.254,56 TL asıl alacak, 10.449,40 TL iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 20.703,96 TL alacağın, davacı alacağı olarak davalı müflisin masasına kaydına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar harcından, peşin alınan 195,09 TL harcın mahsubu ile bakiye  232,51TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı olan toplam  1.321,00TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve artan gider avanslarının, yatıran taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı ve fer'î müdahil tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bunlar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının ise talepleri hâlinde ilk derece mahkemesince kendilerine iadesine, b-Davalı ve fer'î müdahil tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve birden fazla duruşma icra edildiğinden; hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 20.400,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 9-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; Tarafların yokluğunda, oy birliği ile ve dava değerine göre kesin olarak verilen karar açıkça okundu. 17/01/2024 <br>KANUN YOLU:  HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar, her iki taraf bakımından kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e14b488837f766ff","SID":"0b0055cc3628f719"}}