{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1964 <br>KARAR NO: 2024/134<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2022<br>NUMARASI: 2018/523 Esas - 2022/164 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/01/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili;müvekkili şirketin ticari ilişki nedeniyle keşidecisi  ..Ltd. Şti. olan ve ... - ... emrine yazılı   25/01/2017 tarihli ... nolu çeki ön ödeme olarak 24/11/2016 tarihli tahsilat makbuzu ile ...'dan  teslim alarak ... Bank İstoç Şubesine verdiğini, ibraz amacıyla  ... cirosundan sonra  ciro ederek imzaladığını, banka tarafından yapılan araştırma sonucunda çekin güvenilir olmadığı anlaşılınca bankadan alınarak ...'ya 09/02/2017 tarihinde imzası karşılığında iade edildiğini, dikkatten kaçtığı için iade sırasında davacı cirosunun iptal edilmediğini, ... tarafından çekin 10/02/2017 tarihinde çek iade tutanağı ile keşideci ...ltd. Şti.'ne iade edildiğinin bildirildiğini, ciroların iptal edilmemesini fırsat bilerek, vade tarihi 01 olan ay hanesi 02 olarak değiştirilerek yeniden ibraz süresi kazandırıldığını, karşılığı yoktur diye arkası yazdırıldıktan sonra Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,çekte tahrifat yapılması  sebebi ile Bakırköy C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkili şirketin, takibe konu ... bank Ümraniye Çarşı Şubesi'ne ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 25/02/2017 olan 24.000-TL meblağlı, seri no' su ... olan 1 adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,%20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:1-Davalı ... süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Ancak davalı vasisi ... 24/06/2019 tarihli dilekçe ile; takibe konu çekin arkasında ... - ... ve ... Tekstil.. Ltd. Şti.' ciroları olduğu,27/02/2017 tarihinde banka şubesine tahsil için ibraz edildiğini, karşılığı olmadığını, davacı ... Ltd. Şti. vekilinin verdiği beyanlar ve ... bank İstoç Şubesinden gelen cevabı kabul etmediğini, 27/02/2017 tarihinde karşılıksız şerhi yazdırıldığını,tahsil edemeyince icra takibi başlatıldığını, ...bank'a müzekkere yazılarak gerçeğin ortaya çıkarılmasını, imza incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı tanığı icra borçlusu ...'nun ifadelerini kabul etmediğini, yalan beyanda bulunduğunu, davanın reddini, vasisi olduğu ...'ın uğradığı zararın davacıdan alınmasını, %20' den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ...Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı ..Ltd. Şti.'nin keşide ettiği 25/01/2017 tarihli çekin davacı tarafından 24/11/2016 tarihinde lehdardan teslim alındığı, 09/02/2017 tarihli 0576 nolu tediye makbuzu ile  lehdara iade edildiği,davalı ...'ın çeki dava dışı ...ten aldığına dair de davalının iddiasını ispata yarar delil bulunmadığı, davalı ... tarafından sunulan çek fotokopisinin 25/02/2017 keşide tarihli olduğunu, kesinleşen Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/794 Esas - 2020/726 Karar sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde çekin keşide tarihinin 25/01/2017 tarihi olduğunu, keşide tarihinin değiştirilmesinden evvel çekin davacı tarafından lehdara iade edildiği, çekte yapılan tahrifat nedeniyle kambiyo vasfının kalmadığından davacının davalı ...'a icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine, diğer davalının keşideci şirket olduğu,keşideci tüm cirantalara karşı genel borçlu olduğu, takip kesinleşen kararla iptal edildiğinden  bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ..Ltd. Şti yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacı ... Tekstil ile ciranta ...'nin çekin iade sözleşmesi düzenlemelerine rağmen ciroları iptal etmediklerini, bu durumun gerekçeli karara yansıdığını,mahkemenin, sanki davacının böyle bir yükümlülüğü yokmuş gibi hatasını göz ardı ettiğini, iade tarihlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının belli olmadığını, bu konudaki itirazlarının karşılanmadığını, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi dosyasında müvekkil ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki olup olmadığının denetlenmediğini, oysa davada faturadan kaynaklanan bir borç değil kambiyo senedinden kaynaklanan bir borcun incelendiğini, eğer bir tacir,ciro  sonrasında kendi hatası ile ciroyu iptal etmemişse kıymetli evrakın hamiline karşı borçlu konumunda olduğunu,takibe konu edilmemesi için çek zayi davası açması gerektiğini, çek; ilk andan itibaren 25/02/2017 vade tarihli, sonradan değiştirilen tarih kısmında da imza olan ve hiçbir cirosu iptal edilmemiş olduğunu, her basiretli tacir böyle bir evrak geldiğinde bunun hukuka uygun bir çek olduğu kanaatine varacağını, çeke güvenerek mal/hizmet sağlayan ve alacağını alamayınca,cirosunu iptal etmeyen davacıya karşı icra takibine giriştiğini,senedin üçüncü kişilerce tahrif edilmesinin ya da davacının cirosunu iptal etmemesinin sorumluluğu müvekkiline yüklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, icra takibine konu bir adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/794 Esas - 2020/726 Karar sayılı dosyasında; davacı ...  tarafından davalı ... aleyhine  12/03/2018 tarihinde senet metninde tahrifat yapıldığı iddiası ile takibin iptali istenildiği, çekin keşide tarihi altındaki düzeltme  imzasının keşideciye ait olmadığının alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği,keşide tarihinin \"01\" olan ay hanesinin \"02\" olarak değiştirildiği, ve bu değişiklik keşideci tarafından yapılmadığı anlaşıldığından düzeltme öncesi duruma göre değerlendirilerek davanın kabulü ile İİK'nun 170/a-2 maddesi uyarınca Bakırköy 14. İcra Dairesinin 2018/3871 esas sayılı dosyasındaki takibin davacı yönünden iptaline ilişkin karar İstanbul BAM 23. HD'nin 2020/2421 dosya no, 2021/2410 karar nolu ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine  kesin  olarak karar verilmiştir. Uyuşmazlığa ilişkin İstanbul 11 Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/210 esas sayılı dosyası Dairemizce  uyap vasıtasıyla incelenmiş; Davacının şikayeti üzerine İstanbul C. Başsavcılığının 2018/155965 soruşturma numaralı evrakında davaya konu çek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,bilirkişi raporunda; çek iade tutanağındaki imzanın ... yetkilisi ...'ya, teslim alan kısmındaki imzanın ... yetkilisi ...'e  ait olduğu ve  çek keşide tarihinin 25.01.2017 iken 25.02.2017 tarihi olarak düzeltildiği, keşide tarihindeki düzeltme imzasının   şüpheli ... eli ürünü olduğu bildirildiği,adı geçen hakkında sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, adı geçenin mahkeme huzurunda alınan savunmasında; keşide tarihindeki düzeltmenin kendisi tarafından kesinlikle yapılmadığı,ancak 10.02.2017 tarihli çek iade teslim tutanağı altındaki kaşenin şirkete ve imzanın kendisine ait olduğunu ,ancak çekin tarafına iade edilmediğini, mağdur tarafın zararını gidereceğini ,çelişki nedeniyle sorulduğunda imzayı şimdi yakından gördüğünü alınan bu ifadesine itibar edilmesini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince icra hukuk mahkemesi kararında keşide tarihindeki düzeltmenin keşideci tarafından yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporu ile çelişki teşkil etmiştir. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanında şüpheli keşideci şirket yetkilisi 10.02.2017 tarihli tutanaktaki imzasını açıkça kabul etmiştir. Tutanakda \"25.01.2017 vade tarihli 0385270 nolu 24.000-TL meblağlı  keşidecisi Toros Kiralama olan çek 10.02.2017 tarihinde ... şirketine  teslim edilmiştir.\" yazılıdır.Buna göre lehdar tarafından keşideciye yapılan iade sırasında çekin keşide tarihi 25.01.2017 olarak kayıtlıdır.Çekin tahsile verildiği tarihteki görüntüsü ise  ... Bankası İstoç şubesinden gönderilmiş, çek görüntüsü de birebir davacının beyanlarını doğrulamaktadır. Çek görüntüsünde lehdar ... ve davacı şirketin ciroları bulunmaktadır. Buna göre 25.01.2017 keşide tarihli çek lehdar ... tarafından davacı şirkete ciro edilmiş,09.02.2017 tarihinde ibraz süresi geçmiş olarak davacı şirket tarafından lehdara, 10.02.2017 tarihinde de lehdar tarafından keşideciye çek teslim tutanağı ile iade edilmiştir.Çekin keşideciye iadesi tarihi itibariyle çekin süresinde ibraz edilmediği bu sebeple kambiyo vasfını kaybettiği halde, bu tarihden sonra keşideci tarafından düzeltilmiş olsa da önceki ciro zincirinde yer alan davacı bakımından  çek vasfı kalmayacağından bu gerekçede isabetsizlik yoktur. Yargıtay 11 HD nin 2020/6296 esas ,2021/5337 karar sayılı ilamı somut olaya uygudur.\"6102 sayılı Kanun’un 788/3. maddesinde ve gerekse de hamilin müracaat haklarını kullanmasına ilişkin 808/1. maddesinde, çekin, geriye ciro suretiyle düzenleyene dönmesi ve özellikle düzenleyen tarafından düzenleme tarihinde değişiklik yapılarak tekrar tedavüle sokulması halinde, son hamilin başvuru haklarını kimlere karşı kullanabileceği konusunda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Bu bağlamda, 6102 sayılı Kanun’un 788/3. ve 808. maddelerinin, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi halinde borcun sükut edeceğine ilişkin TBK’nın 135. maddesinin kıymetli evrak bakımından özel istisnai hükümler olarak düzenlendiği yolundaki görüşe itibar edilemez. Çünkü bu görüşün kabulü halinde, yasa maddesinde herhangi bir ayrım gözetilmediği için, lehdarın cirosu ile çekin hamili olan düzenleyenin dahi lehdar hakkında çeke dayalı başvuru hakkı olduğunun kabulü gerekir ki kanun maddesinin bu yönde bir sonucu amaçlamadığı açıktır. Şu halde, lehdarın düzenleyene cirosu, ayrıksı bir hüküm bulunmadığından, lehdar üzerinde alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesine ve buna bağlı olarak lehdarın düzenleyene ciro etmekle kambiyo ilişkisinden kaynaklanan borcunun sona ermesine engel teşkil etmez. Esasen, düzenleyene lehdar tarafından yapılan cirodan sonra düzenleyenin çekteki konumu lehdara  keşide etmeden önceki durumuna döneceği ve keşide tarihinin lehdarın cirosundan sonra çekin ikinci kez tedavüle çıkarılırken yapıldığına ilişkin davacı iddiasına davalı yanca açıkça karşı çıkılmadığından, artık lehdarın çekin müteselsil sorumluluk zinciri içinde yer alması ve giderek hamilin lehdara karşı müracaat hakkını kullanabilmesi mümkün değildir (bkz. Yargıtay 12. HD., 06.06.2013 tarih ve 2013/12196-21206 sayılı kararı). Bu husus senet metninden anlaşılabilir olmakla çeke sonradan hamil olanlara karşı da ileri sürülebilir niteliktedir. \"denilmiştir.Somut olayda  ; icra takibine konu çeki lehdardan ciro ile alan davacı şirket tarafından lehdara ibraz süresi geçtikten sonra karşılıksız şerhi yazdırılmadan  iade edildiği, ceza mahkemesinde keşideci şirket yetkilisinin çeki aldığını inkar etmekle birlikte çek teslim tutanağında yazılı olduğu üzere  çekin keşide tarihinin 25.01.2017 tarihi iken keşideciye iade edildiği belirlenmektedir.Geriye ciro edilmeden teslim edilen çek keşide tarihi 25.02.2017 olarak düzeltilip paraf edilerek yeniden tedavüle çıkarıldığı belirlenmektedir. TTK nın 809/1 hükmüne göre çek yasal süre geçtikten sonra ibraz edildiğinden kambiyo vasfı kalmadığının kabulü gerekir.Keşide tarihinin kim tarafından düzeltildiği eldeki dava bakımından  sonuca etkisi olmadığından ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek görülmemiştir.Çek üzerindeki ciro imzaları imza sahibini  hamile karşı sorumlu kılar ise de, somut olayda aksinin kanıtlandığı, davalı alacaklı tarafından ciro zincirinde görünmeyen üçüncü bir şahıstan çeki aldığı ileri sürülmüş  ise de davalı ...'tan dan evvelki cirantanın davacı ... olduğu çek metninden anlaşılmaktadır.Geriye ciro yapılmadan çekin mevcut haliyle keşideciye iade edildiğinin kabulü gerekmiştir. Lehdar ve davacı cirantadan sonra ciro zincirinde yer alan davalı ...'ın çekin ilk tedavülünde yer alıp kambiyo ilişkisi nedeniyle sorumluluğu sona eren davacıya çek borçlusu olarak artık  başvuramayacağı ,çek metninden durumun anlaşıldığının kabulü gerektiği, zira davalı ...'ın çeki önceki ciranta davacıdan almadığını açıkça beyan ettiği anlaşılmakla, yeniden tedavüle çıkartılan çeke dayalı olarak ilk tedavül zincirinde yer  alarak keşideciye dönen çek nedeniyle  sorumluluğu sona eren davacıya başvuramayacaktır.Bu nedenle çek nedeniyle davalı alacaklıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır. Ne var ki; genel hükümlere göre yargılama yapma yetkisi olmayan İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve kesin hüküm gücü olmayan takip hukukuna ilişkin  kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesi  kararı benimsenerek çekteki düzeltme imzasının keşideciye ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi hamilin çek keşidecisine de başvurusunu engeller nitelikde olduğundan davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın gerekçesi nedeniyle kaldırılmasına, yeniden karar verilerek hükmün kesinleşen kısımları tekrar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 Tarih  2018/523 Esas - 2022/164 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kısmen kabulüne; Davacının Bakırköy 14. İcra Dairesinin ...esas sayılı icra takip dosyasına konu çekten dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, icra takibi iptal edildiğinden bu konuda karar  verilmesine  yer olmadığına, Davalı ..... Ltd. Şti açısından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; Alınması gereken 1.639,44-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 409,86-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.229,58‬‬-TL harcın davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 445,76-TL peşin harçların davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 950-TL bilirkişi ücreti, 332,2‬0‬-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.282,2‬-TL yargı giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,  Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine,\" Davalı ... tarafından yatırılan 409,86-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 84-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02232f8b9f3a0117","SID":"67c9d90980ba5e48"}}