{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                              <br>ESAS NO\t: 2023/254 <br>KARAR NO\t: 2023/849<br>DAVA\t: Ortaklıktan Çıkarma, <br>DAVA TARİHİ\t: 14/03/2023<br>BİRLEŞEN İZMİR 7. ATM'NİN 2023/389 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;<br>DAVA\t: Ortaklıktan Çıkarma <br>DAVA TARİHİ\t: 18/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 24/11/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Menderes ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu asıl dava dilekçesinde, davacı ... ile davalı ... 'ın ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nde eşit hisselerle, münferit yetkiye sahip ortak olduklarını, davalının bugüne kadar gerçekleştirdiği çeşitli eylemlerle şirketi kötü yönettiğini, kişisel menfaatleri uğruna şirketin unvanını ve mallarını kötüye kullandığını, bağlılık ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, zimmetine para geçirdiğini, diğer ortağa ve yakınlarına karşı rencide edici, hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiğini, haksız fiilde bulunduğunu, davalı ...'ın ortaklığının çekilmez hale geldiğini, ...'ın hisselerini ...'a devri konusunda iki ortağın anlaşarak 17.11.2018 tarihinde tanıklar huzurunda hisse devri sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin edimlerini yerine getirmesinden sonra çeşitli bahaneler ile hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine tarafların arasının iyice açıldığını, aralarında çok sayıda soruşturma ve dava açıldığını, davalının tüm bu eylemlerinin şirketin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğunu, şirket ortaklığının çekilmez hale geldiğini ileri sürerek, öncelikle şirketin ve davacının menfaat ve haklarının telafisi imkansız şekilde zarar görmemesi için davalı müdür ...'ın yönetim ve temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasına, haklı nedenlerle davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketteki payının davacıya devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Dava önce Menderes ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup,... Esas ... Karar sayılı 14.03.2023 tarihli gönderme kararı üzerine mahkememize gönderilmiştir. <br>Davalı vekili mahkememize sunduğu asıl davaya cevap dilekçesinde, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen hisse devri sözleşmesinin davalının darp edilerek, tehdit altında zorla imzalattırıldığını,  protokolün geçersiz olduğunu bildiklerinden protokol gereğince yapılan kısmi ödemelerin iadesi için İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı davasını açtıklarını, şirket hisselerinin devrinin ancak noter onaylı sözleşme ile olabileceğini, bunun dışında geçersiz olduğunu, davacı aleyhine açılan müdürlükten azil davasının kabul edildiğini, bu kararın BAM tarafından onandığını, şu an Yargıtay incelemesinde olduğunu, yine taraflar arasında görülen bir çok davanın bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Birleşen İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı davasında, davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... ile davalı ...'ın .... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin % 50 hissedarı ve şirketin münferiden temsile yetkilileri olduklarını, davacının % 50 hissedar olmasına rağmen diğer hissedar ...'ın tutum ve davranışları sebebi ile görevini yerine getiremediğini, ...'ın davacının yetkilerini kısıtlamaya çalıştığını, haklarını kullanmasını hukuka aykırı yöntemlerle engellediğini, hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak davalının davacıya yönelik tehdit ve hakaretlerinin devam ettiğini, hisse devir sözleşmesinin zorla imzalattırıldığını, ...'ın müdürlükten azline ilişkin dava açıldığını, davanın kabul edildiğini ve ...'ın şirket müdürlüğünden azledildiğini, BAM tarafından onandığını, şu an Yargıtay incelemesinde olduğunu, ...'ın eylemlerinin hukuka aykırı ve şirketi batırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, davalı ...'ın haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı davasında, davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen hisse devir protokolünün iki tanık huzurunda imzalandığını, tanıklardan birisinin davacı ...'ın eşinin yakın akrabası olduğunu, protokol kapsamında yapılan tüm ödemeleri itirazsız kabul ettiğini, ancak bir süre sonra protokolün zorla imzalattırıldığını iddia ederek ...'a karşı saldırıya geçtiğini, icra takipleri açmaya, savcılık şikayetleri yapmaya ve davalar açmaya başladığını, tüm iddiaların mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız, kötü niyetli açılan hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İzmir ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>Asıl dava ve birleşen dava yönünden taraflarca sunulan deliller değerlendirilmiş, tarafların ortağı olduğu şirketin sicil kayıtları incelenmiştir. <br>İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen sicil kayıtlarının incelenmesinden, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez ... sicilinde kayıtlı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin muamele merkezinin ... Menderes İzmir olduğu, şirket ortaklarının % 50 şer payla ... ve ... olduğu, her iki ortağın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmıştır.<br>Asıl davanın şirket ortağı davalı ...'ın şirket ortaklığından çıkartılması, birleşen davanın da yine, şirket ortağı davalı ...'ın şirket ortaklığından çıkartılması talebine ilişkindir. <br>Öncelikle asıl ve birleşen davada, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.<br>Davamızda uygulanması gereken TTK 640 maddesinde \"1)Şirket sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. 2)Çıkarma kararına karşı ortak kararın noter aracılığı ile kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. 3)Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır\"  hükmüne yer verilmiştir. <br>TTK 'nun genel kurulun önemli kararlarına ilişkin 621. Maddesinin 1-h maddesinde ''bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılması\" düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Bu yasal düzenlemeler dikkate alındığında bir ortağın haklı nedenle şirket ortaklığından çıkartılabilmesi için genel kurul tarafından karar alınmış olması ve çıkarma davasının şirket tarafından açılması gerekmektedir.<br>Asıl davada şirketin % 50 oranındaki ortağı ...'ın  diğer % 50 ortağı ...'ın şirketten çıkarılması, birleşen davada ise ortak ... tarafından diğer ortak ...'ın ortaklıktan çıkarılmasının talep edildiği, çıkarma talepli iş bu asıl ve birleşen davanın şirket tarafından açılmış olmadığı gibi şirket tarafından çıkarma konusunda alınmış genel kurul kararının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak öncelikle bu konuda aktif husumet ehliyetinin değerlendirilmesi gerekir. Asıl davada şirket ortağı davacı ...'ın davalı ortağın şirket ortaklığından çıkarılması davasını açması konusunda aktif husumet ehliyetine sahip olmadığından, asıl davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen davada şirket ortağı davacı ...'ın davalı ortağın şirket ortaklığından çıkarılması davasını açması konusunda aktif husumet ehliyetine sahip olmadığından birleşen davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, <br>1/a-Asıl davada, karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın asıl davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>1/b-Asıl davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 17.900,00-TL avukatlık ücretinin asıl davacıdan alınarak asıl davalıya verilmesine,<br>1/c-Asıl davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>-Asıl davacı tarafça yatırılan ancak sarf edilmeyip artan gider avansının karar kesinleştiğinde asıl davacı tarafa iadesine,<br>2-Birleşen davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, <br>2/a-Birleşen davada, karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın birleşen davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2/b-Birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 17.900,00-TL avukatlık ücretinin birleşen davacıdan alınarak birleşen davalıya verilmesine,<br>2/c-Birleşen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>-Birleşen davacı tarafça yatırılan ancak sarf edilmeyip artan gider avansının karar kesinleştiğinde birleşen davacıya iadesine,<br>Dair, hakim ...'ın muhalefet oyu ile ve oy çokluğu ile verilen karar davacı-birleşen davalı ... ile davalı - birleşen davacı ... vekilinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.  24/11/2023<br>Başkan ...<br>e-imzalı <br>Üye ...<br>e-imzalı <br>Üye ...<br>(muhalif) <br>e-imzalı<br>Katip ...<br> Muhalefet şerhi:<br>Gerek asıl gerekse birleşen davanın %50'şer oranda ortak olunan İztek ... Ltd Şti.'deki diğer ortağın çıkarılmasına yönelik açıldığı, limited şirketten çıkarılma hususunun TTK'nın 640. maddesinde düzenlendiği göz önüne alındığında çıkarılmanın bir ortağın iradesine bakılmadan haklı sebebin mevcudiyeti halinde diğer ortağın şirketle ilişiğinin kesilmesi olarak tanımlanabileceği, dava açılmadan evvel genel kurul kararının alınması veya haklı sebeplerinin varlığı halinde şirketten çıkarılması istenen ortak aleyhine söz konusu yasa maddesi kapsamında bu davanın açılabileceği ve genel kurulun çıkarma konusundaki yetkisinin de TTK'nın 616. maddesi kapsamında devredilemez yetkileri arasında yer aldığı ve bu kararın oyların en az 3/2'sinin ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada olması halinde alınabileceği anlaşılmakla birlikte çıkarma davasının hem şirketin kendisi tarafından açılması hem de dava açılmadan evvel genel kurul kararının alınması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme karşısında somut olayda %50'şer paya sahip 2 ortak tarafından asıl ve birleşen dosya yönünden birbirlerine karşı çıkarma davasının açıldığı göz önüne alındığında yasal düzenlemenin temelini teşkil eden hususların somut olay kapsamında gözden geçirilerek sonuca ulaşılması gerektiği kanaatine varılmakla bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; mülga TTK döneminden farklı olarak 6102 sayılı TTK'da ortaklığın tek kişi ile devamının mümkün olduğu göz önüne alındığında somut olaydaki gibi gerek asıl gerekse birleşen dava dosyası yönünden şirketin bu davalarda her bir davacı bakımından temsil edildiği (Yargıtay 11 HD'nin 31/10/2012 tarihli, 2011/8987 Esas ve 2012/17007 Karar sayılı, 14/01/2014 tarihli, 2012/9121 Esas ve 2014/728 Karar sayılı ilamı) gibi somut olay özelinde alınabilecek bir genel kurul kararı olmadığından genel kurulun herhangi bir işlevinin de bulunmadığı (Yargıtay 11 HD'nin 05/06/2017 tarihli, 2017/709 Esas ve 2017/3376 Karar sayılı ilamı) dolayısıyla  davaların da şirket tarafından açıldığının kabulü yönünde değerlendirme yapılarak somut olayda aktif dava ehliyetinin yokluğundan söz edilemeyeceği gibi haklı sebebin gerçekleşip gerçekleşmediği ya da ortağın şirketten çıkarılmasının yerinde olup olmadığını değerlendirecek genel kurul ortamının bulunmadığı göz önüne alındığında genel kurulda değerlendirilecek bu hususun somut olay özelinde Mahkememizce değerlendirilmesi (Şener, Oruç Hami: Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuk 2 Bası, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2015, Sayfa 763) gerektiği aksi durumun hem usul ekonomisine aykırı olacağı hem de uyuşmazlıkların gecikmeksizin çözümüne kavuşmasına olanak sağlamayacağı gibi birtakım Yargıtay kararlarında şirketin feshine yönelik dava açılma halinde ortaklıktan çıkarma yönünde Mahkemece değerlendirmenin yapılabileceği yönünde ilam dayanağı sebepler mevcut ise de gerek asıl gerekse birleşen dosya davacılarının mevcut taleplerinin diğer ortak olmadan şirketin devamı yönünde iradeleri olması sebebiyle şirketin feshinin istenmesine zorlanamayacağı kanaatine varılmakla birlikte esasen burada örtülü bir boşluğun (Aker, Halit: - Anonim Ve Limited Şirketlerde Ortaklık Sıfatının Sona Ermesi Ve Özellikle Haklı Sebeple Fesih Davasına İlişkin Bazı Değerlendirmeler\", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 32(1),2016 Sayfa 104) mevcut olduğu ve bu kapsamda bu boşluğun Mahkeme hakimince resen doldurulması gereken bir boşluk olduğu göz önüne alındığında taraf delilleri toplanarak sonuca gidilmesi gerektiği düşüncesi ile Sayın Mahkememiz heyetinin her iki davanın da aktif husumet sebebiyle reddine dair görüşlerine katılma olanağı olmadığından görüşe bu anlamda katılmak mümkün görülmemiştir. <br>ÜYE HAKİM<br> ...e-imzalı<br><br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36bc54cba23f4456","SID":"251c059cf1c32c56"}}