{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2333 Esas<br>KARAR NO: 2024/52 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/162 Esas - 2020/479 Karar<br>TARİHİ: 17/07/2020<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin faaliyet adresinde yeterli depo alanı olmaması nedeni ile şirket adresinde yalnızca güncel olan 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlar tutulmuş olup, şirket sorumlusu tarafından şirkete ait 2018 yılı öncesi ticari defterler ve faturaların müvekkili şirketin yetkilisinin kardeşine ait ... iş yeri olan \"... Mah. ... Sok. ... Ap. No:... Z Avcılar/İstanbul\" adresinde depolanmaya başlandığını ancak bu adreste 28/09/2019 tarihli meydana gelen deprem nedeni ile binanın yıkılma tehlikesi bulunduğundan boşaltılıp mühürlendiğini, 30/09/2019 tarihinde Avcılar Belediyesi'ne ait zabıta memurları kontrolünde binada bulunan mührün açıldığını ve bina içerisinde davaya konu evrakların da bulunduğu diğer eşyaların depoya taşındığını, müvekkilince depoya kaldırılan evrakların 10/02/2020 tarihinde tasnif edilmek için inceleme yapıldığı esnada işyerine ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu üç kolinin yerinde olmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine Polis Merkezi Amirliği'ne şikayette bulunup zayi ilanı verildiğini, ayrıca müvekkilinin söz konusu kayıpla ilgili vergi dairesine de bildirimde bulunduğunu beyanla evraklara ilişkin zayii belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2020/162 Esas - 2020/479 Karar sayılı kararında; \"Dava; hukuki niteliği itibariyle 6102 sayılı TTK'nun 82/7.maddesinde belirtilen tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin zayi olması sebebiyle kendisine bir belge verilmesi istemine  ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. TTK 82/7. maddesi uyarınca bu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi doğal afetlerle veya hırsızlık gibi eylemlerle ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verileceği düzenlemiştir. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.  Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda, davacı şirket yetkilisinin dava dilekçesine ekli 18/02/2020 tarihli ifade tutanağına göre, ticari defterleri kilidi olmayan herkesin girip çıkabileceği bir yere bıraktığı, eşyaların taşınma esnasında da kaybolmuş olabileceğini beyan ettiği, ifade tutanağı içeriğine göre davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve defterleri saklamak için gerekli özen ve dikkati göstermediği anlaşılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde ayrıca ticari defterlerin depolandığı yerin deprem sonrası hasar nedeniyle mühürlendiği ve yıkıldığı iddiası bulunmakta ise de, tutanağın 28/09/2019 tarihli olup bu durumda da 15 günlük yasal sürenin geçirildiği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... sicil numarası ... Ticaret Limited Şirketi unvanı ile 09/07/2008 tarihinde İstanbul Ticaret Odası'na kaydolduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresinde yeterli depo alanı olmaması nedeniyle şirket adresinde yalnızca güncel olan 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların tutulduğunu, şirket sorumlusu tarafından şirkete ait 2018 yılı öncesi ticari defterler ve faturaların müvekkili şirket yetkilisinin kardeşine ait ...'ün iş yeri olan \"... Mah. .... Sok..... Apart. No:...  Avcılar/İstanbul\" adresinde depolanmaya başlandığını, söz konusu ticari kayıt ve defterlerin \"... Mah. ... Sok. ... Apart. No:.../B Z Avcılar/İstanbul\" adresinde depolandığı dönemde 28/09/2019 tarihli meydana gelen deprem nedeniyle söz konusu binanın görmüş olduğu hasara binaen yıkılması tehlikesi bulunduğundan bahisle boşaltılarak Avcılar Belediyesi ve AFAT tarafından mühürlendiğini, söz konusu yapının mühürleme tutanağını dilekçe ekinde sunduklarını, daha sonra Avcılar Belediyesi'ne ait zabıta memurları kontrolünde binada bulunan mühür 30/09/2019 tarihinde açılmış olup; müvekkiline ve müvekkili şirket yetkilisinin kardeşine ait olan içerisinde davaya konu evrakların da bulunduğu eşyaların nakliye şirketi aracılığıyla \"... Mah. ... No ...  sitesi ... Blok ...\" adresinde bulunan depoya taşındığını, müvekkilince depoya kaldırılan evrakların 10/02/2020 tarihinde tasnif edilmek için incelendiği esnada işyerine ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu üç kolinin yerinde olmadığının anlaşıldığını, müvekkilince ticari defter ve faturaların bulunması için gerekli araştırmalar yapılmışsa da, ne yazıkki bir sonuca ulaşılamadığını, bu nedenle müvekkilinin basiretli bir tacir olarak öncelikle aramaları neticesinde sonuca ulaşmayınca hemen 18/02/2020 tarihinde Avcılar Polis Merkezi Amirliği'ne giderek şikayette bulunduğunu, hemen akabinde defter ve faturaların kaybına ilişkin Posta Gazetesi'nde zayi ilani verildiğini, söz konusu evrakları dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin vergi dairesine de söz konusu kayıpla ilgili bildirimde bulunduğunu;Müvekkilinin zayi kararı verilmesini talep etmiş olduğu evraklardan toplam on cilten oluşan fatura defterlerinden seri numarası ... - ... aralığında olan doldurulmuş fatura ciltleri, seri numarası ...- ... aralığında olan boş fatura ciltleri, (on ciltten sadece ... Cilt olan ... - ... aralığındaki fatura cildinin müvekkilinde olduğunu,) şirketin kuruluş tarihi olan 09/07/2008 tarihinden 2018 yılına kadar tutulmuş olan yevmiye defterleri, envanter defterleri ve defteri kebir defterleri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterleri ve diğer vergiye esas tüm evraklar olduğunu, TTK'nın 82 (7) maddesi gereğince müvekkili nezdinde yukarıda belirtilen 09/07/2008 - 01/01/2018 tarihleri arasında tutulan  ticari defterler, seri numaraları belirtilmiş muhtelif faturalar ve  vergiye esas belgelerin ve sair her türlü belge ve evrakların zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesinin hasıl olduğunu beyanla Yerel mahkemenin 2020/162 E. 2020/479 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince açılmış zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TTK'nın 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde, davacı şirkete ait ticari defter ve faturaların şirket adresinden başka bir yerde depolandığı, deponun bulunduğu binanın deprem riski nedeniyle mühürlendiği ve mührün açılması ile defter ve faturalar ile diğer eşyaların şirketin adresine taşındığı, adreste yapılan tasnifleme esnasında dava konusu ticari defter ve faturaların bulunamadığı ve zayii olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine gazetede ilan verildiği, vergi dairesi ve karakola bildirimde bulunulduğu belirtilmiş, başkaca bir iddia ileri sürülmeyip, başkaca bir delil sunulmamıştır. Buna göre davacı tarafından yukarıda açıklanan madde kapsamında ticari defter ve belgelerin, afet veya hırsızlık gibi bir sebeple kaybedildiği ileri sürülüp ispat edilmediği, dava konusu defter ve faturaların bulunduğu binanın deprem nedeniyle yıkılmadığı, davacı tarafın ticari defter ve faturaları kendi inisiyatifi ile başka yerde depoladığı veya bu yerden taşıdığı sırada kaybettiği, bu şekilde ticari defter ve faturaların saklanması hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı ve TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde davacıya iadesine, -Kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a31f4774966897b","SID":"952426e59d4ef23c"}}