{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1639 <br>KARAR NO: 2023/2504<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 02/04/2019<br>NUMARASI: 2017/53 Esas - 2019/266 Karar<br>DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 01/11/2014 tarihinde davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla kusurlu olarak neden olduğu çift taraflı kaza sonucu araçta yolcu olan ...'nun malul kaldığını, kazaya kusurlu olarak neden olan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesinin olmaması nedeniyle yolcu ...'nun maluliyet tazminatının davacı kurumca karşılandığını, uyuşmazlık hakem kararının İtiraz Hakem Heyetine itiraz üzerine kesinleştiğini, bu karara dayanılarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi yapıldığını ve davacı kurum tarafından 293.804,62-TL tazminatın ...'ya ödendiğini, ... Yönetmeliğinin 16.maddesi ile davacı kuruma yasaya belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara, araç işletenleri, sürücüleri, sorumluluklarına veya bunların mirasçılarına rücu etme hakkı verildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 293.804,62 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı üzerine kayıtlı olan 1982 model ... marka ... plakalı aracını yan dükkanda galericilik yapan ... ve ...'ye yaşça büyük olan arabanın kendisine maddi olarak da yük olduğunu söylediklerini, ekonomik olarak imkanlarının kısıtlı olduğunu söylemelerine rağmen galericilik yaptıklarını ve ellerinde 1996 model ... plakalı araç olduğunu bu aracı davalıya satabileceklerini belirttiklerini, ... plakalı aracı adı geçenlere teslim ettiğini, karşılığında ... plakalı aracı aldığını, davalının ... plakalı aracın devrini aldığını, aralarında yazılı satış sözleşmesi yapmadan tamamen güvene dayalı olarak araçlarını takas ettiklerini, adı geçenlerin aracın devrini almadıklarını, aracın satıldığını ancak senetleri ödenmediğinden devir işleminin yapılmadığını öğrendiğini, aracı satın alan kişinin cezaevinde olduğunu öğrendiklerini, bu arada kaza olduğunu, 2918 sayılı KTK'nın 104.maddesine göre davalının aracının galericiye bıraktığı anda yani fiili zilyetliğinin bu anlamda son bulduğunu, aracı alan galericinin yasa anlamında aracın sorumlusu olduğunu, ayrıca aracı sigorta ettirmekle yükümlü olduğunu, ayrı bir deftere kaydını yapmak zorunda olduğunu, davalının güvene dayalı olarak aracını bıraktığını, aracın satışının engellendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 5.277,29 TL tazminatın 13/12/2016 ödeme tarihinden itibaren, 288.527,33-TL tazminatın 01/12/2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşetereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa  verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracını galericilik yapan ... ve ... adlı şahıslara  ellerinde  müvekkile masraf çıkarmayacak daha uygun 1996 model ... Marka ... plakalı araçla trampa edip fiili zilyetliğini devrettiğini, müvekkilinin de esnaf olmalarından ve dükkan komşusu olmasından dolayı kendilerine güvenerek üzerine kayıtlı bulunan ... plakalı aracı galeri sahiplerine teslim ettiğini, aynı zamanda ellerinde bulunan 1996 model ... Marka ... plakalı aracı belirli taksitlerle ödemek suretiyle teslim aldığını, galeri sahiplerinin bir problem olmayacağı taksitlerin bitimi zamanında satış işlemlerini yapacaklarını söylediklerini, araç borcunun bitmesi üzerinden 1 ay bir vakit geçmesine rağmen ne müvekkilinin aldığı aracın ne de galeriye bıraktığı aracın satış işlemlerini gerçekleştirmediğini, buna ilişkin bildirilen tanıkların da dinlenmediğini bir karar  verilmediğini, galeri sahipleri olan üçüncü kişilere davanın ihbar edilmesi istenmiş ise de mahkemece HMK.nun 61 ve devamı maddelerine göre bu taleple ilgili olumlu bir karar verilmediğinden 3. kişilerin ... ve ...'ye dava ihbar edilemediğini, 2918 sayılı KTK'nın 3.maddesinde araç sahibi ile araç üzerinde fiili tasarrufta bulunan kişilerin de işleten sıfatı taşıdıklarının açıklandığını, Trafik sicilinde adı geçen kişi kadar araç üzerindeki fiili hakimiyeti olan araçtan ekonomik yarar sağlayan masraf ve rizikolara katlananlarda işleten gibi sorumlu olduğunu, galeri sahipleri kazaya karışan araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunduğundan oluşan zarardan da kayıt maliki müvekkili değil onların sorumlu olmalarının esas olduğunu,  KTK'nın 104.maddesinde de araç maliki dışındakilerin hukuken geçerli bir amaçla kendisine bırakılan aracın fiili hakimiyetlerinde bulunduğu süre içersinde oluşan zararlardan sorumlu olduğunun da açıklandığını, esasen burada ispat her türlü kanıtla olanaklı olduğunu, davacı ...nın müvekkilinin taraf olmadığı davada sorumlu tutulduğu kusur oranı ve ödemiş oldukları tazminat miktarınn müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını, kusura ve zarara tazminat miktarına itirazlarının da yeniden incelenip rapor alınması gerektiğini, hükmolunan feri alacakları da kabul etmediklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle ... tarafından hakem kararına göre ödenen  maddi tazminat bedelinin rücuen tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 01.11.2014 günü saat 22.40 sıralarında sürücü ...'nun, yönetimindeki ... plakalı araç ile İstanbul caddesi üzerinden Küçükköy yönüne seyir halinde iken K.Suyu yönüne sola dönüş yapmak istediği sırada aracın sağ yan kapı kısmı ile İstanbul caddesi üzerinde karşı yönden gelen ... yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısmı ile çarpması ile  savrulan ... plakalı aracın hareketine devamla kendi arka kısmı ile park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması suretiyle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava dışı olayda yaralanan ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucu Hakem Heyeti tarafından verilen 2016/E.784 sayılı karar ile %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacının maddi zararı 207.344,00 TL olarak hüküm altına alınmış, karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine hakem heyeti kararı 02.11.2016 tarihinde kesinleşmiştir. ... tarafından hakem heyeti kararı ilamlı icraya konu edilmiş ve davacı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına toplamda 293.804,62 TL ödeme yapılarak icra dosyası infaz edilmiştir. Davacı tarafından davalı araç maliki ile şoföre 30.01.2015 tarihinde ihbarda bulunularak, dava konusu ödemelerin rücu edileceği bildirilmiştir. KTK'nın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un  85/1. maddesine göre \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. \" maddenin son fıkrasına göre ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı). Davalı ... plakalı aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın bir başkası tarafından işletilmesi de bu sorumluluğu  kaldırmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde galeri sahipleri ... Ve ...'ye davanın ihbarını talep etmişse de adreslerini bildirmediğinden yerine getirilememiştir. Davalı vekili 18/09/2017 tarihli dilekçede ihbarını istedikleri kişilerin adreslerini bilmediklerini beyan etmiştir. Mahkemece 12/12/2017 tarihli ön inceleme duruşması ara kararında,\"... Davalı vekilinin ihbarını talep ettiği kişilerin adreslerini ve ilgili dilekçesini ibraz etmesi halinde davalı vekilini bu hususta muhtariyetine,...\" ara kararı da oluşturulmasına rağmen  bilgi verilmediğinden ihbar dilekçesi gönderilemediğinden  istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır.Davalı vekili 18/09/2017 tarihli dilekçede iki tanık ismi bildirmiş ise de adreslerini bildirmemiştir. Usulüne uygun tanık bildirilmediği ayrıca iddia edilen araç takası ve aracın galericiye teslimine ilişkin  yazılı delil ibraz edilmediği gibi aracın tesliminin tanıkla ispatı da mümkün olmadığından bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesinden alınan Engelli Sağlık Kurulu raporunda belirlenemiş maluliyet raporunun esas alındığı aktüerya hesabının hükme esas alınması eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun olarak dava konusu olayda yaralanan ...'da  var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi,  kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan  taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranının %43 den daha düşük belirlenmesi halinde  hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi  olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fd3736b7cf2b5fa","SID":"f3c81b2659657b5f"}}