{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1531 <br>KARAR NO: 2023/2443<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 26/01/2021<br>NUMARASI: 2017/318 Esas - 2021/41 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ...ün  maliki bulunduğu ... plakalı motosikleti ile 08/04/2016 tarihinde saat 09.30 sıralarında cadde üzerinde Maslak yönüne doğru seyir halindeyken, davalı Belediye İnşaatının olduğu kavşağa yaklaştığında, sinyal vererek yolun sonuna geçtiği esnada davalı ...'ın aracıyla müvekkilinin aracına kusurlu bir şekilde çarptığını, çarpmanın etkisiyle  davacının yaralandığını,   aracın ... Sigorta A.Ş.  tarafından sigortalandığını, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana geldiği yoldaki çukurlar nedeniyle ilgili belediyeninde  sorumlu olduğunu, davanın HMK gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek davacının maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere hesap edilecek maddi zararlarının (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe bedeli ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,  10.000,00 TL manevi tazminatın ise trafik kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini  5.402,49  TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın tutanakta yazıldığı gibi gerçekleşmediğini, kazanın olduğu yolun tek şeritli dar bir yol olduğunu, arkadan gelen motosikletin önündeki derin çukurdan kaçıp sola kırdığı esnada sollamayla geçtiğini ve aracın sol tarafına çarparak savrulduğunu, davacının kaza sebebiyle bilincinin kapalı olduğunun doğru olmadığını, ağır yaralanmadığını, kaza esnasında kaskı olan davacının ciddi bir yaralanması olmadığını, hastanede bir süre müşahede altında tutulan davacının taburcu olduğunu, kazadan bir hafta sonra davacının kendi işyerine gelerek kendisinden bir talebinin olmadığını, şikayetçi olmadığını, zararını kendisine (davalıya) ait olan aracın trafik sigortasından karşılayacağını beyan ettiğini, davacının manevi tazminatı gerektirir ciddi bir yaralanmasının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın  talep etmiş olduğu tazminatın dayanağı hasarın idare tarafından meydana getirildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, tamamen varsayımdan ibaret olduğunu belirterek  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"maddi tazminat yönünden; davacı yanın araç hasarına ilişkin 2.608,98 TL maddi tazminat talebi bakımından başlangıçta usulünce açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı yanın iş görmezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile; 2.793,51 TL tazminatın, davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ...'tan olay tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren, ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davacı yanın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın  davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ...'tan olay tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair isteminin reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebine dair gerekli harçların yatırıldığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup gerçek tutarın tespit edildiğinde talebin artırılacağını bildirdiklerini, buna göre de bilirkişi raporu doğrultusunda harç ikmali yapıldığını, araçtaki maddi hasarında talep edildiği,  yerel mahkemenin karar verilmesine yer olmadığına dair kararının hatalı olup değer kaybının miktarının tespitinin bilirkişi incelemesini gerektirdiğini, davacının uğradığı tüm zararların gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde talep edildiğini, mahkemenin yorumunun hatalı olduğunu, maddi tazminat olarak 5.402,49 TL talep edildiğini, artırılan tutar üzerinden de 07/01/2021 tarihinde 93,00 TL tamamlama harcı yatırıldığını, maddi tazminat bakımından araçta meydana gelen hasar yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece somut bir gerekçeye dayandırılmaksızın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davalı  Mapfre Sigorta yönünden de olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ifadesinde, şerit ihlali yapmadan sola kıvrıldığını, motor sürücüsünün hızla geldiğini, kendisini sollamak istediğini ancak sola  geçemeyip kazanın olduğunun belirtildiğini, dava konusu kazanın tek şeritli yolda olduğu ve motorun darbeyi orta bölgesinden aldığı göz önünde bulundurulduğunda davacının motoru hızlı bir şekilde kullandığının ve müvekkilinin ikamesinde bulunan aracı sollamaya çalıştığının ortada olduğunu, belediyenin ihmali sonucu oluşan çukur sebebiyle müvekkilinin şerit ihlali yapmadan direksiyonu kırmasının mecburi olduğu göz önüne alındığında müvekkiline kusur atfedilmesinin uygun olmadığını, keşif taleplerinin bulunmasına rağmen keşif yapılmadığını, bilirkişi raporunun denetime uygun olmadığını, bilirkişi raporunda davacının motosiklet sürücüsü olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen kask ve diğer koruyucu ekipmanlarının takılı olup olmadığının incelenmediğini, davacı ...’ün motosikletiyle oldukça hızlı seyrettiği tespit edilmiş olmasına rağmen kendisine hiçbir şekilde kusur atfedilmediğini, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davanın davalı Belediye yönünden husumet yokluğundan ve görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet verildiğine ve hasarın belediye tarafından meydana getirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kazanın sürücülerin aşırı hızlı ve dikkatsiz olmasından kaynaklanmış olabileceğini, yolda çukur bulunsa dahi araç sürücüsünün şerit değiştirmesine neden olacak nitelikte olmadığını, kusurun doğru belirlenmediğini, motor sürücüsünün çok hızlı olması nedeniyle sollama yapmaya çalışırken kaza oluştuğunu, sürücünün bizzat kendi kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, ayrıca hükmedilen tazminatın fahiş  olduğunu  belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 16/01/2020 tarihli raporda; Mevcut belgelere göre davacı ...’ün 08/04/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında engellililik oranının olmadığı, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği yönünde mütalaada bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan  kusur ve hasara ilişkin raporun istinaf talep eden davalı ...'a  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı tarafından rapora itiraz edilmemiştir. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde rapordaki kusur oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden  davalı  ...'ın kusura ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Mahkemece alınan kusur ve hasara ilişkin 05/01/2021 tarihli  heyet raporunda; Dava konusu somut olayda Sarıyer İlçe Belediye Başkanlığının % 25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücü ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, araçta meydana gelen hasar tutarının kaza tarihi itibariyle KDV dahil 2.608,98 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı ...'e yapılan ödeme olmadığı, dava dışı SGK tarafından davacı ...'e 1.294,74 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, davacı ...'ün talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.793,51 TL olduğu, zararın 2.095,13 TL kısmından sigortalı aracın sürücüsünün kusuru %75  oranında ve  kaza tarihi itibariyle belirlenen ZMMS teminat limiti kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu, zararın 698,38 TL'lik kısmından % 25 kusuru oranında davalı Sarıyer İlçe Belediye Başkanlığı'nın  sorumlu olduğu\" yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile  kaza tespit tutanağının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağında kaza mahallinde yolda çukurlar bulunduğunun yazılı olduğu  nazara alındığında davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilinin kusura ve mahallinde keşif yapılması gerektiğine  yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesinin gerekçesiyle AYM’nin 26/12/2013 tarihli ve 2013/68-165 E-K sayılı kararı, UYM’nin11/04/2016 tarihli ve 2016/163-210 E-K sayılı; 24/09/2018 tarihli ve 2018/530-467 E-K sayılı kararları ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2020/2045 Esas, 2020/1746 Karar sayılı kararları birlikte değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilinin yargı yoluna ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir. HMK'nın 176.maddesinde düzenlenen  ıslah mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Ancak her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Mevcut istem korunarak dava konusu ile ilgisi olmayan başka bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Mahkemece, davacı vekiline 13/10/2020 tarihli duruşmada dava dilekçesinde açık olmadığından maddi tazminata ilişkin taleplerini somutlaştırmak ve harcını tamamlamak üzere süre verilmiş, davacı vekili sunduğu 22/10/2020 tarihli dilekçesinde, \"Meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını,  trafik kazası nedeniyle gördüğü tedavi için harcama yaptığını, yaralanması nedeniyle çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybı ile çalışma gücünün azalmasından ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıpları olduğunu bu nedenle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat talepleri bulunduğunu\" beyan etmiştir. Davacı vekili ne dava dilekçesinde, ne de maddi tazminat taleplerini açıkladığı dilekçesinde araç hasarına ilişkin talepleri bulunduğunu belirtmemiştir. Mahkemece  \"davacı yanın araç hasarına ilişkin 2.608,98 TL maddi tazminat talebi bakımından başlangıçta usulünce açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,\" karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından  manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hali söz konusu) ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlıkta  davacı kendi can güvenliğini tehlikeye atarak nizamlara aykırı şekilde kask takılı olmaksızın motosiklet kullanmış ve zararının artmasına sebep olmuştur. Bu nedenle  müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yapılmamış olması doğru olmamıştır. Buna ilişkin istinaf talebi yerinde olup, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre maddi tazminattan sadece bu yönde istinaf talep eden davalı ... bakımından müterafik kusur indirim oranı % 20 üzerinden indirim yapılması gerekmiştir. Diğer davalıların bu yönde istinaf talebi bulunmadığından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Davacı vekili dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını kanıtlayamadığından, davalı sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu hususa ilişkin istinaf  itirazı yerinde değildir. Bu nedenle; davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, B-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: <br>MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 1-Davacı yanın araç hasarına ilişkin 2.608,98 TL maddi tazminat talebi bakımından başlangıçta usulünce açılmış bir dava olmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı yanın iş görmezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 2.793,51 TL tazminatın, davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ...'tan (davalı ... 2.234,80 TL tazminattan müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren, ... Sigorta A.Ş.'den dava tarihi olan 03/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gereken 190,82  TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 335,68‬ TL' den mahsubuna, davacı tarafından karşılanan 190,82 TL' nin davalılardan alınarak  müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, (davalı ... 186,00 TL harçtan müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen  2.793,51 TL vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (davalı ... 2.234,80 TL vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) 5-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı parası, 537,95 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 1.600,00  TL bilirkişi ücreti, 1.124,00 TL adli tıp masrafı olmak üzere toplam; 3.293,35 TL yargılama masrafının  davalılardan müştereken ve müteselsilen   alınarak davacıya ödenmesine,(davalı ... 2.634,68 TL yargılama giderinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) <br>MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 1-Davacı yanın Manevi Tazminat Davasının KISMEN KABULÜ İLE; 5.000,00 TL manevi tazminatın  davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ...'tan olay tarihi olan 08.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, Fazlaya dair isteminin REDDİNE, 2-Alınması gereken 351,55 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ve maddi tazminat davası yönünden alınan harçtan mahsubu akabinde kalan bakiye (335,68 - 190,82) 144,86 TL' nin mahsubu ile 206,69 TL' nin  davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşinen karşılanan 144,86 TL' nin Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ...'tan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen  4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar Sarıyer Belediye Başkanlığı ve  ...'tan  müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya ödenmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen  4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı'na ödenmesine, 5-HMK 120 maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde re' sen yatıran yana iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 125,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 4-Harçlar Yasası'na göre davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı'ndan alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 176,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 93,15 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı Sarıyer Belediye Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, 6-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24f444f2c921cf13","SID":"6017c04a9ac28b8d"}}