{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1728 <br>KARAR NO: 2024/69<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2023<br>NUMARASI: 2022/145 Esas - 2023/170 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/11/2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarının kavşak içinde çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan  müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için  100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL  maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında  tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinin imzalı olmadığını, geçici iş göremezlik talebinin muhatabı müvekkili kurum olmadığını, söz konusu talebin teminat dışında olduğunu, davanın araç sürücüsü ve işletenine ihbarının gerektiğini,  müvekkili kurumun ancak ve ancak kalıcı maluliyetten sorumlu olabileceğini, müvekkilinin sorumluluğunun trafik poliçesi olmayan motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sebebi ile ödenmesi gereken miktar varsa kusur ve aktüer bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, davanın açılmasına sebep olmayan müvekkili kurumunun herhangi bir temerrüdünün söz konusu olmadığından dava dilekçesinde istenilen faizden de sorumlu olmayacağını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;uzlaştırma işleminin usulune uygun olup olmadığı hususunun yeterli inceleme yapılmadan ceza dosyasında uzlaşma yoluna gidilmesi sebebiyle davanın reddedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, uzlaşma tutanağında imza bulunmamakla birlikte bu durumun imzadan imtina etmiş olarak kabul edilmekte olduğunu, uzlaşma tutanağının geçerliliğinin mümkün olmadığını, geçerliliği kabul edilmeyen uzlaştırma tutanağının davadan ve alacaklardan feragat hükümleri doğurması verilmiş olan kararı hatalı kılacağını, bir haktan vazgeçilebilmesi için ortada vazgeçilebilmesi mümkün bir hak bulunması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşıldığından bahisle zarar görenin tazminat taleplerini reddeden sigorta şirketlerinin tavrının hukuki olmadığını, müvekkilinin uzlaşmanın mahiyeti ve hukuki sonuçları hususunda aydınlatılmadığından uzlaştırma raporunun yasanın aradığı anlam ve nitlelikte bir rapor olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacı ile sigortalı arasında dava tarihinden önce uzlaşma sağlandığı, bu halde CMK'nın 253/19 maddesi gereğince tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile  iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve  uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.-  2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay  9. Hukuk Dairesinin  24.06.2020 tarih,  2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı  iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm  denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4563e84a4427f783","SID":"c820384fe39ab5c7"}}