{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/2450 <br>KARAR NO: 2023/2419<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2022<br>NUMARASI: 2022/159 Esas - 2022/632 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 26/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 04/03/2022 tarihli celse ara kararı gereği, Müvekkil şirket nezdinde ZMMS  Poliçesi ile sigortalı davalı/borçlu ... A.Ş'nin malik ve dava dışı sürücü ...'in geçersiz/yetersiz ehliyetli olarak sevk ve idaresinde olduğu ... plakalı aracın, 25.08.2019 tarihinde, Bursa ili Kestel ilçesi ... mevkiinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki... plakalı araca, seyir halinde iken duramayarak arka kısımlarından çarpması neticesinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı aracın  dava dışı sürücüsü geçersiz/yetersiz ehliyetli ... asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu,   bu nedenle meydana gelen zarardan davalı/borçlu ... A.Ş.'nin işleten/sahibi sıfatıyla KTK hükümleri uyarınca kusursuz sorumlu olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88. maddesi gereği yabancıların yurt dışından almış oldukları sürücü belgeleri, ülkemize giriş yapılan tarihten itibaren altı ay geçerli olacağını, dava konusu olayda dava dışı sürücü ... ülkemizde geçerliliği olmayan, süresi dolmuş ehliyet ile trafik kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkil sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında ödediği tazminat tutarı için davalı/borçlu ... A.Ş.'ne rücu imkanı doğduğunu, şirket nezdinde açılan ... numaralı hasar dosyasından 4.073,00-TL tazminat tutarı 27.12.2019 tarihinde ve ... numaralı hasar dosyasından 5.034,00-TL tazminat tutarı 07.04.2020 tarihinde olmak üzere toplam 9.764,00-TL hasar tazminat tutarı ilgilisine ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkil sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, tazminat alacağının tahsili için  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyasından takip başlatıldığını ancak davalı/borçlu ... A.Ş.'nin  itiraz ettiğini belirterek  itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya sebebiyet veren aracın işleteni sıfatına haiz olan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, dava kapsamında sorumlu işleten sıfatına haiz kişinin, finansal kiracı olacağını, gerek finansal kiracı ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme gerekse de 2918 sayılı KTK doğrultusunda; sorumlunun işleten sıfatına haiz finansal kiracı olması hasebiyle davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini, ödeme emrinde anlaşılamayan bir şekilde aynı tarihli ve aynı kaza tutanağına ilişkin olmak üzere biri 4.730 TL, biri 5.034 TL olmak üzere 2 adet asıl alacak talep edildiğini, olup davacının dava dilekçesinde bu hususu yeterince açıklayamadığını, bu durumun kabul edilemez mahiyette olduğunu, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... plakalı aracın zilyedi olan ve araçtan her türlü faydayı sağlayan kullanım ve bakımından sorumlu olan kiracı ... Tic. A.ş. aynı zamanda 2918 sayılı KTK hükümlerine göre de işleten sıfatına sahip olduğunu ve husumet yönetilmesi gereken kişi olduğunu, ... plakalı aracın, 15/10/2019 tarihi itibariyle finansal kiracı ... A.Ş.'ye devri gerçekleştiğini, müvekkil şirketin dava tarihi itibariyle davaya konu aracın maliki konumunda olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalının işleten sıfatına haiz olmadığı yönünde yapılan tespitler ve buna bağlı olarak verilen ret kararı hatalı olduğunu, işletene yönelik yapılan tespitlerin dava konusu olmamakla poliçe gereği müvekkil şirket sigortalısı olan davalıya rücu edebileceğini, davalının sigorta ettiren ve poliçenin tarafı olduğu açık olup kararın kaldırılması gerektiğini,  Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere rücu talepleri yalnızca sigorta ettirene yöneltilebileceğini, davalı ve ihbar olunanlar arasında, işletenin kim olduğuna ilişkin konu ise yalnızca iç ilişkilerini ilgilendiren bir konu olduğunu, bu sebeple işleten değişikliğine dair iddiaları kabul etmediklerini ayrıca  ehliyetsiz araç kullanma trafik sigortası genel sartları'na göre rücu nedeni olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalısı olan davalı ... A.Ş. aleyhine ehliyetsizlik iddiası ile rücu davası açılmıştır.  Somut uyuşmazlıkta, davalının poliçe tarihinde malik olduğu ... plakalı araç için davacı sigorta şirketi tarafından 13/08/2019-2020 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS  Poliçesi düzenlenmiştir. Poliçe de sigortalı olarak  ... A.Ş. yazılıdır.  Davalı ile dava dışı  ... A.Ş. arasında  ... plakalı araç için finansal kiralama sözleşmesi imzanmış  ve bu sözleşme gereğince de araç  15/10/2019 tarihinde  ihbar olunan .. A.Ş.'ye devir ve tescil edilmiştir. Ancak rücuya konu trafik kazası 25/08/2019 tarihinde gerçekleşmiştir. Anlaşılacağı üzere rücuya konu trafik kazası poliçe tanzim tarihinden 12 gün sonra davalı işleten iken gerçekleşmiş olup aracın devri 15/10/2019 tarihinde yapıldığından devir tarihi kaza tarihinden sonradır.  Açılan  dava  3. kişi tarafından açılan tazminat davası değildir. Bu itibarla  kaza tarihi itibariyle davalı işleten olduğu gibi poliçede sigortalı olarak yer aldığı, eldeki dava ile  sigortacının poliçenin tarafı olan  davalı sigorta ettirene \"dava dışı sürücüsü geçersiz/yetersiz ehliyetli\" olması nedeniyle  3. kişiye ödenen tazminatın  teminat dışı olduğu iddiasına dayalı   rücu davası olduğundan poliçenin tarafı olan davalının pasif dava ehliyeti bulunmaktadır. Bu nedenle Mahkemece davalının kiralama sözleşmesi nedeniyle işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme  ile davanın usulden reddine  karar verilmesi doğru olmamıştır.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b98c859522ef0579","SID":"8312366bc1919e86"}}