{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/99 <br>KARAR NO: 2024/102<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/03/2023<br>NUMARASI: 2022/6 Esas - 2023/292 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 24/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketine sigortalı bulunan davalıya ait ... plaka nolu aracın yeterli sürücü belgesi olmayan sürücü ... (%42 engelli) sevk ve idaresinde iken 26/06/2017 tarihinde sürücünün %100 kusurlu hareketi sonucu çok araçlı, ölümlü ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde zarar görenlere şimdilik toplamda 160.359,75 TL'nin ödendiğini, bir kısım zarar görenlerin davasının devam ettiğini, aracı kullanan ...'ın %42 oranında monoküler görme engelli olduğunu, ancak moleküler ehliyet ile ve monoküler ehliyetlilerin kullanma şartlarında araç kullanabileceğini, monoküler ehliyet sahibi kişilerin kullandıkları araçlarda 3 adet ayna bulunması zorunlu olduğunu, davalı sigortalıdan müvekkil ödediği tazminatları rücuen talep ettiğini, ancak davalının ödemeye yanaşmadığını, icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini, ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; 64.100,00 TL'nin ödeme tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin  kazaya karışan ... plaka nolu aracın sahibi olduğunu, davacı sigorta şirketinin ... plakalı aracın 3.kişilere verdiği maddi zararları ZMMS poliçesi kapsamında ödeme sorumluluğunu kabul ettiğini, olaydan sonra oluşturulan kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında tanzim edilen kusur tespitine ilişkin raporların müvekkilinin kusurlu olduğunu ortaya koyan mahiyette olduğunu, meydana gelen kazada hak sahiplerine davacı tarafından ödeme yapıldığını, davacının söz konusu rücu işlemlerine dayanak olan yargılamalarda müvekkiline ihbarda bulunma yükümlülüğü olduğunu, bu sorumluluğu yerine getirmediğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini talep  etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \"Davanın reddine,  \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat    istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Davacı sigortacı, zmss kapsamında zarar görenlere sigorta bedelini  ödedikten sonra  davalının aracını yeterli ehliyete sahip olmayan dava dışı ...'ın  kullandığı sırada kaza yaptığından hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia ederek kendi sigortacısına karşı  eldeki davayı açmıştır. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir. Somut olayda, davacıya zmss sigortası bulunan  davalıya ait  aracın  karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen hasar bedelinin yetersiz ehliyetname sebebi ile rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı sigortalı, 6502 sayılı Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici; sigortalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesi ise aynı Kanun’un 3.maddesinin l bendi gereğince tüketici işlemidir. Bu durumda uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenlerle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan  mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/3. ve 355. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı arafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34188336400dec5e","SID":"7385a8292247c036"}}