{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1589 <br>KARAR NO: 2024/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/03/2023<br>NUMARASI: 2020/715 E - 2023/131 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali  <br>KARAR TARİHİ: 23/01/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Tarafların  \"davalı\" durumunda oldukları  İstanbul Anadolu 1.İş Mahkemesi'nin 2014/ 715 E. 2017/363 K. Sayılı ilamına dayalı olarak İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya üzerinden takibe girişildiğini,takip dayanağı mahkeme ilamında  tarafların sorumluluk durumu  ile ilgili olarak bir hisse oranı belirtilmediğini, yalnızca ortak olunan döneme ilişkin bir süre sınırlaması getirilerek hüküm tesis edildiğini, İstanbul Anadolu 1.İş Mahkemesinde verilen bu karar ile ilgili olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 24.HD 2017/4192 E. 2019/1967 K. Sayılı ilamında \"davalıların hisseleri oranında sorumlu olduklarını beyan ettikleri ancak hisse oranında sorumluluğun kendi aralarında açacakları rücu davasında söz konusu olabileceği..'''nin belirtildiğini, bu kapsamda ödeme emrinin tebliği üzerine müvekkili tarafından dosyaya 34.142,26-TL ödeme yapıldığını,  müvekkilinin hissesine isabet eden  % 10 dışındaki ( 30.728,03TL) tutarın rücu talebiyle müvekkili tarafından davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının  haksız itirazı ile takibin durduğunu beyanla  itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin davacı ve ... ile ortak olarak işlettiği \"...\" isimli işyerlerinin bulunduğunu, bu büfede çalışan ... isimli şahıs tarafından  işçilik alacaklarına ilişkin olarak  İş Mahkemesi'nde açılan dava sonunda \"DAVANIN KISMEN KABULÜNE\" karar verildiğini, söz konusu ilama dayalı olarak ... vekili tarafından  müvekkili, davacı ve  diğer ortak olan ...aleyhine  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dos- yası üzerinden takip başlatıldığını, söz konusu dosyada takip çıkış rakamı 42.517,15 TL olup müvek- kilinin 04.10.2017 tarihinde derhal dosya alacaklısının vekili ile görüşerek hissesine düşen rakamın tamamı olan 19.000,00 TL ödemeyi alacaklı vekili Av. ...'in hesabına yolladığını, ortaklık ilişkisi kapsamında ödemesi gereken hiç bir borcunun kalmadığını,  diğer ortak olan ... tarafından takip dosyasına  hiçbir ödeme yapılmadığını ve davacının bunun sorumluluğunu müvek- kiline yüklemeye çalıştığını , yapılan takipte sorumluluk sınırlarının gösterilmediğini, ortaklık hissesi oranlarında ödeme talep edilmesine rağmen yapılan takibin olmayan müşterek ve müteselsil borçluluk varmış gibi yapıldığını, müvekkili ile diğer takip borçlusu ... davacı yana karşı müşterek ve müteselsil olarak borçlu olamayacaklarından davacı tarafça rücu amacıyla yapılan takibin usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, haksız ve kötü niyetli  olarak takip başlatan  davacı yanın % 20 'den az olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce:  \"DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/1 sayılı dosyasında mevcut delillere bakıldığında; 28.12.2007 tarihli davalının imzasını taşıyan belgede \"%10 hissenin  davacıya satıldığı,  % 75 hissenin davalıya  ait olduğu\" ...'e ait  28.01.2010 tarihli dilekçede ise \"kendisinin 01.03.2008 yılında tamamen ortaklıktan ayrıldığı, işletmenin tamamının ...'ye ait olduğu\" nun belirtildiğini, davalının bu beyanlara karşı bir itirazının bulunmadığını, Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/1 E. 2011/749 K. Sayılı ilamının 2. sayfasında ;davalılardan ...'ün cevap dilekçesinde\" .... kendisinin 01.03.2008 tarihinde geri kalan % 25 hisseyi  iş yerinin o tarihe kadar birikmiş borçlarına karşılık  ...' ye vererek resmi olarak iş yerinin % 100' ü her ne kadar kendi üzerine gözüküyorsa da ... ile karşılıklı güvene dayanan % 100' ü ...'ye ve ... üzerinden de % 10 ...' a ait olarak devam eden ortaklıkta 28.12.2007 tarihinden iş yerinden ayrılma tarihi olan 01.03.2008 tarihine kadar hiçbir mali ve idari kısımlarına karışmadığını\" bildirdiğini ve kayıtların kendi adına olduğuna dair resmi belge suretlerini sunduğunu ,aynı ilamın 2. sayfasında diğer davalı ...'nün 28.01. 2010 günlü cevap dilekçesinde \" 2006 yılında İstasyon Büfedeki ... hissesini devralmak için tanıştığını, ancak kendisinin bu değer üzerinden % 65 olarak aldığı  hisseyi % 75' e çıkardığı,. ....  bu suretle % 10 hisseyi ... 'ün % 35' lik hissesinden düşerek ...' ün hissesinin % 25' e düştüğü, yalnız olduğu için işletmeyi tek başına verimli çalıştıramadığı..\" şeklinde beyanda bulunduğunu, Dosya kapsamına göre davalı ...'nün 01.03.2008 itibariyle %100 hissedar olduğu sabit iken yerel mahkemenin \"Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da davalının ortak- lık payı net olarak tespit edilememiş olup mahkememiz dosyasında ve Kadıköy 5 . Asliye Ticaret Mah- kemesi'nin 2010/1 E. 2011/749 K. Sayılı dosyasında da davalının ortaklık payının tam ve net olarak tespitine elverişli bir delil bulunmamaktadır. \" yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını, TBK'nun  638/3  maddesinde; “Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” denildiğini,  ortakların ortaklığa karşı koymuş oldukları katılma payları ile değil, bütün malvarlıkları ile sınırsız sorumlu olduklarını, burada sözleşmeden değil,doğrudan doğruya kanundan doğan bir sorumluluğun söz konusu olduğunu, bu nedenle alacaklıların alacağın tamamını ortakların tamamından veya her birinden talep ve tahsil edebileceğini,  Bu  düzenlemeye göre ; davalının icra dosyasına yaptığı ödeme nedeniyle borcun ifa  nedeniyle  sona erdiği şeklindeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, burada bahsedilen ifa üçüncü kişinin alacağı ile ilgili olduğunu , davacı tarafından  yapılan fazla ödemenin keyfi olarak yapılmış bir ödeme olmayıp icra dosyasının kapak hesabına göre  ve haciz riski altında gerçekleştirildiğini,   ortak- lıkta sadece %10 hisseye sahip olan davacının 34.142,26 TL ödemesi karşısında davalının 19.000,00 TL ödemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar adi ortaklığı oluşturan ortaklar olup  üçüncü kişi tarafından ortaklığa karşı açılan dava konusu hüküm altına alınan alacağın davacı tarafça 3. kişiye ödenmesini müteakıben diğer ortağa rücu talep edilmektedir.Dosya içeriğine göre;1-Davacı, davalı ve dava dışı ... arasında  “İstasyon Büfe\" isimli işyerinin işletilmesi hususunda, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 520. vd. Hükümlerine göre “adi şirket” ilişkisi kurulmuştur.2- Bilahare ... tarafından  ... ve ... aleyhine Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde  2010/1E sayılı davanın açıldığı, mahkemenin  16.01.2012 tarihinde kesinleşen- 2010/1E., 2011/749K., 04.11.2011 tarihli ilamı ile ; “...” unvanlı adi şirketin feshine ve tasfiyesine\" karar verildiği anlaşılmıştır. 3-Dava dışı ... isimli isçi tarafından adi ortaklığı oluşturan ortaklar  ..., ... ve ... aleyhine açılan  2014/715 E. Sayılı  dava sonunda 2017/363 K. Nolu 24/08/2017 tarihli ilam ile ; \"Davanın KISMEN KABULÜ İLE,14.393,87 TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden 8.557,11 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) 3.525,82 TL net ihbar tazminatının 500,00 TL'sinin dava, kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... hariç olmak kaydıyla)4.500,00 TL net yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... yönünden 2.403,00 TL sınırlı olmak kaydıyla)5.470,00 TL net fazla mesai ücret alacağının 100,00 TL'sinin dava, kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte  davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,473,00 TL net bayram ve genel tatil ücret alacağının 100,00 TL'sinin dava, kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte  davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 980,00 TL AGİ alacağının 100,00 TL' sinin dava, kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  Fazlaya ilişkin talebin reddine, Harçlar yasasına göre alınması gereken 2.004,40 TL harçtan peşin alınan 249,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.755,37 TL harcın davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsiline hazineye gelir kaydına, (Davalı ... yönünden 526,61 TL sınırlı olmak kaydıyla) Tarife gereğince hesaplanan 3.521,12 TL ücreti vekaletin davalılardan  müştereken ve müteselsilen  alınıp davacıya verilmesine, (Davalı ... yönünden 1.056,33 TL sınırlı olmak kaydıyla) Tarife gereğince hesaplanan 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp kendini vekil ile temsil eden davalılara verilmesine, Davacı tarafça yapılan masraflar toplamı olan 105,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 79,54 TL'sinin davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,  (Davalı ... yönünden 21,46 TL sınırlı olmak kaydıyla) Davalı ... tarafça yapılan masraflar toplamı olan  48,50  TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 11,76 TL'sinin davacıdan tahsiline davalıya verilmesine, arta kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, Kabule göre  249,03  TL  dava harcının davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  (Davalı ... yönünden 74,70 TL sınırlı olmak kaydıyla)\" hüküm kurulmuştur. Söz konusu hüküm  davalı taraf vekillerince istinaf edilmiş  olup  İstanbul BAM 24. Hukuk Dairesi'nin 2017/4192 E., 2019/1967 K. Nolu 13/05/2019 tarihli ilamda; \"davalıların hisseleri oranında sorumlu olduklarını beyan ettikleri ancak, hisse oranında sorumluluğun kendi aralarında açacakları rücu davasında sözkonusu olabileceği\" belirtilmiş, diğer istinaf nedenleri de yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 4- Diğer yandan, ilam alacaklısı İşçi ... tarafından  borçlular  ..., ... ve ... aleyhine ilamda belirtilen 14.393,87 TL kıdem tazminatı + 3.525,82 TL ihbar tazminatı + 4.500,00 TL yıllık izin ücreti + 5.470,00 TL fazla çalışma ücreti + 473,00 TL genel tatil ücreti + 980 TL AGİ + 3.521,12 TL ilam vekalet ücreti +323,17 TL yargılama gideri ve 9.325,17 TL işlemiş faizden ibaret toplam 42.517,15 TL  alacağın  takip sonrası işleyecek faizi takip gideri ve vekalet ücreti ile birlikte  tahsili  talebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe girişilmiştir. 5- ... tarafından söz konusu takip kapsamında 34.142,26 TL ödeme yapıl- dıktan sonra \" ortaklıkta kendisinin sadece  % 10 payının bulunduğunu, kalan kısımdan davalının sorumlu olduğu\" gerekçesiyle davalı payına isabet eden 30.728,03 TL'lik ödeme bakımından rücuen tahsil talebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden davaıl aleyhine  icra takibi başlatmış, davalının itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır. 6- Uyuşmazlık dava konusu ödeme tutarının davalı rücu edilip edilemeyeceği ve rücuen tahsil edilebilecek ödeme tutarının ne olduğu hususundadır. Davacının ve davalının sorumluluğunun kapsamının belirlenmesinde uygulama alanı bulacak kanun 818 sayılı Borçlar Kanunu olup  BK 523/1 hükmü  \"Hilafına mukavele olmadıkça her şerikin, kar ve zarardan hissesi, sermayesinin kıymeti ve mahiyeti ne olursa olsun müsavidir.” şek- lindedir. Yani  sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payının, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşit olduğu kabul edilmiştir.Ortakların ve ortaklık payının ne olduğu hususuna gelince; a.) Dosyada  buna ilişkin yazılı bir  ortaklık sözleşmesi bulunmamaktadır.b.) Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  adi şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin 2010/1E., 2011/749K., 04.11.2011 tarihli ilamında  adi ortaklıkta ...'un 1/10 payının olduğu belirtilmiştir.c.)Kadıköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1 E. sayılı dosyasına sunulan  09.07. 2007 tarihli, adi yazılı şekilde düzenlenmiş  davacının “alan hissedar”, davalının ise “satan hissedar” olarak anıldığı  belgede “...Sk. No:... adresinde bulunan ... Büfe'sine ait  % 10 hissesi'nin  42.000 YTL. (tamamı 420.000 YTL.) karşılığı ...'a satılmıştır. İş bu belge tarafımızdan tanzim ve tetkik edilmiştir.” şeklindeki irade beyanlarına yer verilmiş, belge ..., ... ve \"İstasyon Büfe\" kaşesi üzerine ... tarafından imzalanmıştır.d.) 28.12.2007 tarihli, adi yazılı şekilde düzenlenmiş belgede davalı “İşlemesi ...'e ait olan ... Büfe'ye aramızdaki özel anlaşma ile  % 75'i bana ait olmak üzere ve bana ait hisse üzerinden  % 10'u ...'a ait olmak üzere ortak oldum. ...” şeklindeki irade beyanlarına yer verilmiştir. e.) Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1E. dosyasına (davalı durumundaki ) ... tarafından sunulan 28.01.2010 tarihli, el yazılı dilekçede özetle “2006 yılında tamamen güvene dayalı olarak ve hiçbir sözleşme yapmadan ...'yü ortak aldım. ...hisseyi aldıktan sonra paranın arkadaşı olan ...'tan geldiğini ve ...'a kendine ait  % 75 hissesinden % 10 hisse verdiğini söyledi. ...Ben 01.03.2008 yılında geri kalan  % 25 hisseyi de ...'ye vererek ... Büfe'den ayrıldım. ...Şu anda resmi olarak işyerinin % 100'ü benim üzerimde gözüküyor. Buna rağmen sadece ... ile karşılıklı güvene dayanarak  % 100'ü ... ' ye ve ... üzerindeki % 10 ...'a ait olarak devam ediyor. \" şeklindeki irade beyan- larına yer verilmiştir. f.) Dosya kapsamından dava dışı işçi ... tarafından adi ortaklık aleyhine başlatılan  İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi'nin... Sayılı dosyası ile ilgili olarak davacı tarafından 21.09.20017 tarihinde 31.002,26 TL ve 19.08.2019 tarihinde 3.140,00 TL olmak üzere toplam 34.142,26 TL ödendiği, davalı ... tarafından ise  takip  alacaklısı vekilinin banka hesabına 04.10.2017 tarihinde 19.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Yaptığı icra dosyasına yaptığı  34.142,26 TL tutarındaki ödemeden ortaklık payına isabet eden 3.414,22 TL'yi mahsup ettikten sonra kalan % 90 'lık kısmı davalıya rücu etmektedir. Borçlar Hukuk Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Doç. Dr. ... tarafından ibraz olunan 18.11.2022  tarihli ek raporda alternatifli hesaplama yapılarak;1.Görüş olarak: Davalının ortaklıkta % 90 oranında hisseye sahip olduğunun kabulü halinde 34.142,26 TL - 3.414,22 TL = 30.728,04 TL'nin tamamının davalıdan talep edilebileceği, 2. Görüş olarak; Davacının % 10 hissenin bulunduğu, ancak  davalı ... ile  dava dışı  ... 'ün (% 45'er oranda ) eşit paya sahip olduğu kabul edilirse ,30.728,04 TL'nin yarısının (15.363,01 TL)   talep edilebileceği, davalının da takip alacaklısının vekiline 19.000,00 TL ödediği  dikkate alındığında artık 15.363,01 TL'nin talep edilemeyeceği  belirtilmiştir. Toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının ortaklıkta % 90 oranında hisse sahibi olduğu anlaşılmakla 1. görüş  doğrultusunda hüküm tesisi gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan 2. görüş doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; -Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden ;1-Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul Anadolu 7.İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın 30.728,04-TL asıl alacak üzerinden  İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına,-İİK 67/2 md gereğince ,likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı borçlunun hüküm altına alınan  (30.728,04TL) alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine,  2-Alınması gerekli 2.099,03-TL harçtan peşin alınan 371,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.726,91-TL alacağın davalı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, 3-Harç davanın kabul edilen kısmına göre hesaplanıp tahsil edilmesi gerektiğinden davacı tarafça yapılan 371,12-TL harç masrafının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı vekili lehine AAÜT göre hesaplanıp takdir olunan  17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 62,20-TL ilk masraflar, 122,00-TL teb+müz gideri, 800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 984,20-TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıranlara iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 137,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair,  dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  23/01/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59eb79b02a88d326","SID":"16e56b2356412078"}}