{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2433 <br>KARAR NO: 2024/101<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/07/2020<br>NUMARASI: 2019/37 E. - 2020/245 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:  Davacı birleşen dosya davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına tescilli ... (13) (15) ve (23) sayılı çoklu endüstriyel \"...\" tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterinden yoksun olduğunu, tasarımlarını haksız bir şekilde tescil ettirmiş olduğunu davalıya ait davaya konu tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığını kanıtlayan ve dava konusu tasarımların başvuru tarihinden çok önceki tarihlerde kamuya sunulduğunu gösteren tasarımların delil olarak sunulduğunu, davaya konu ... (13) numaralı tasarımın dava dışı ... tarafından 12.03.2014 tarihinde tescil edilen davaya konu tasarıma birebir benzediği iddia edilen ... (2) ve (3) sayılı çoklu tasarımların bulunduğunu, yine ... ibareli 10 Ağustos 2016 ve 22 Mayıs 2015 tarihinde internette satışa sunulan tasarımın ve ... firmasına ait 25 Aralık 2016, 26 Kasım 2015, 9 Eylül 2015 tarihinde ve ... firmasına ait 17 Nisan 2015 tarihinde ve ... ve ... firmasına ait internette satışa sunulan tasarımların genel izlenimleri arasında belirgin derecede farklılık bulunmadığından benzer olduğunu, davaya konu ... (15) numaralı tasarımın dava dışı ... tarafından 17.12.2015 tarihinde tescil edilen davaya konu tasarıma birebir benzediği iddia edilen ... (2) ve (3) sayılı çoklu tasarımların bulunduğunu, yine ... firmasına ait 28 Ocak 2016 tarihinde sosyal medya hesabında paylaşılan, 28 Mart 2015 tarihinde internette satışa sunulan tasarımın genel izlenimleri arasında belirgin derecede farklılık bulunmadığından benzer olduğunu, davaya konu ... (23) numaralı tasarımın dava dışı ... adına kayıtlı davaya konu tasarıma birebir benzediği iddia edilen ... (1) (5) ve (6) sayılı çoklu tasarımlann bulunduğu,  belirterek, davalıya ait ... (13), (15), 23 sayılı Endüstriyel Tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı birleşen dosya davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının asıl davayı açmaktaki tek menfaatinin, asıl davadan önce aleyhine başlatılan İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/5 D.İş sayılı dosyasında tasarım tesciline yönelik tecavüz fiilinin delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının tescilli tasarıma tecavüz fiilini gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu ve davacının bu nedenle zaman kazanma ve yasal süreci uzatmayı amaçlamak olduğunu, davaya dayanak gösterilen tasarımların  farklı olduğunu, davalı tarafa ait tescilli tasarımların salt şamdan modellerinin gövde ayak ve baş kısımlarının şeklinden ibaret olmadığını, aynı zamanda üzerindeki süsleme ve desenlerin de tescil ile koruma altına alındığını ve bu nedenle bütünlük teşkil eden tasarım tescilinin bu yönleri ile de kıyaslanması gerektiğini, bütünsel olarak şamdan olsa dahi ayrı parçaların birbirinden çok farklı şekillerde bir araya geldiğinin görüldüğünü, tasarımların genel görünüm, süsleme ve kompozisyon detayları düşünüldüğünde davacının benzerlik iddiasının kabul edilmemesi gerektiğini, oyma ve el işçiliğinde ince detayların çok önemli olduğunu ve şamdanlara ayırt edicilik kattığını,  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin gümüş işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, ürün ve tasarımlarının ağırlıklı olarak şamdan ve benzeri üretimler üzerine olduğunu, avalı tarafından müvekkilinin Türk Patent nezdinde tescilli tarasımı ile iltibas yaratacak derecede birebir benzeyen ürünleri müvekkil tarafından kendisine herhangi bir hak tanınmaksızın veya  arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretilip satıldığını, söz konusu ürünlerin bilgilendirilmiş bir tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede birebir benzediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımından doğan sınai hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığını, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/5 d.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda  ... Şirketi'nin de aynı alanda faaliyet gösteren bir firma olduğunun ve müvekkilinin tescilli şamdanlarına benzer, aynı form ve kalıpta üretim yaptığının tespit edildiğinden bahisle 6769 Sayılı SMK'nın 159/2 fıkrası a bendi gereğince müvekkili tarafından açılan tespit  davasında alınan bilirkişi rapor  dikkate alınarak müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiilerin tedbiren önlenmesi ve durdurulmasına, dava konusu ürünün mağaza ve internet ortamında davalı tarafından satışının, tanıtımının ve üretiminin durdurulması, engellenmesi ve taklit tasarımların el koyulmak suretiyle toplatılması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fiile tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durduruması, tecavüzün kaldırılması ile müvekkili lehine 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı birleşen dosya davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; ... numaralı ürünün tescil başvurusunda olduğu ve 6769 sayılı SMK kapsamında tasarımların tescilsiz olarak dahi korumaya sahip olduğunu, davaya konu tasarımların her birinin farklı tasarım ve ayırt edicilik özelliklerine sahip, farklı oymacılık ve işçilik ile tasarlandığını, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını, harcıalem nitelik taşıdığı iddialarının dayanaksız olduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/5 D.İş sayılı dosyasına konu ürünlerin belirgin farklılıklar bulunmadığı bu sebeple benzer olarak algılandığını belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Asıl davanın KABULÜNE, davalı adına tescilli ..., ..., ... nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2-a)Birleşen davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı birleşen  davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme gerekçeli kararında farklı olarak görülen tasarımları hiçbir şekilde değerlendirmeden sadece benzer olduğu iddia edilen ve benzer görülen tasarımlar üzerinden bir tespite gittiğini, söz konusu bilirkişi raporunda müvekkile ait tasarımın diğer tasarımlardan ayıran bir çok farklı özelliklere ve farklı yapıya da değinmiş ve raporun hükümsüzlük açısından değerlendirme neticesinde, benzer tasarımların tespit edilemediği sonucuna vardığını açıkça belirttiğini,  sonuç kısmının yer aldığı 24. sf da ise; açıkça ürünlerin, sonuç olarak benzer görülmediği kanaatine varılmış ise de yerel mahkeme bu tespiti dikkate almadan 3 adet tasarımın benzer görülmesine göre  müvekkilinin ürününün yenilik özelliği  olmadığını tespit ettiğini, müvekkilin tescilli tasarım ürünlerinin ayırt edici ve yenilik özelliklerinin olduğu ve ürünlerin birbirine benzemediği tespiti yapıldığnı, bu nedenle aksi yöndeki kararın hatalı olduğunu,  gerekçesi ve delili bulunmadığını, müvekkilin, ... Ve ... gibi firmalarla ticari ilişkisi bulunduğu  ispat için fatura sunulmuş olup, ürünlerin hangi ürün olduğu bilinmemekte, faturalar üzerinde kod dahi bulunmamakta, hali hazırda müvekkile ait ...(13),(15),(23) tasarım ürünü olup olmadığı da tespit edilmediğini, yerel mahkeme gerekçeli kararında, ... (13 numaralı tasarımın hazorfırm 5. Tasarım ile benzer olduğunu hatta bu ürünün müvekkil tarafından başvuru tarihinden 1 yıl once bu firmaya satışının yapıldığı belirtilmiş ise de, yerel mahkeme bunu neye göre tespit etmekte olduğu anlaşılamadığını, bu ürün olduğuna dair faturalarda bir kod ve isim yer almadığını, müvekkil ile ... ve ... gibi firmaların ürünlerinin benzer görülmesi haline binaen müvekkil ile o firmaların ticari ilişkilerde bulunduğunu ve benzer nitelikte olabilecek ürünlere karşılaşabileceğini belirttiğini,  müvekkilin tasarım nitelikleri oyma modelleri ,işçiliği ile aynı tasarımcı elinden ve birbirine benze olduğunu, birleşen dava tazminat davası yönünden  yerel mahkemenin kararının iptali gerektiğini, bilirkişi raporda her ne kadar değişik iş tespit dosyasında davalı aleyhine tespit edilen ürünler ile müvekkilin ... no lu tasarımı arasında yapılan karşılaştırma neticesinde ürünlerin birbirine benzer bulunduğu belirtilmiş ancak Sonrasında TP ye yapılan itiraz ile, ... no lu tasarım hükümsüz kılındığın dolayı buna dayalı olarak tazminat talep edilemeyeceğini, ürünlerin ayırt edici özellikleri sadece üzerindeki desen ve oyma olmayıp aynı zamanda, iskelet baş, gövde ayak arası boğumları ve kesitleri ayrıca ayırt edicilik arz eden tasarım özelliği detayları olduğunu, tasarım ürünümüzün koruma altına olduğu ve davacı karşı davalı tarafından tasarım ihlaline sebebiyet veren ürünlerin birebir benzerinin üretildiği tespiti yapıldığını, ... (13) no lu tasarım ile davalı aleyhine değişik iş tespit dosyasında tespit edilen davalıya ait ürünler biribirine benzerdir. ancak bilirkişi bu iki tasarım ürününü karşılaştırmadığını, bu sebeplerle İstanbul 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/37 E.-2020/245 K. Sayılı ilamın usul ve yasaya aykırı olması sebeplerinden iptalini, müvekkile ait tasarım ile 3. kişilere ait tasarımların karşılaştırılmasında, bilirkişi raporu sonuç kısmında açıkça benzer olmadığının tespiti sebebiyle, asıl davanın reddine, tasarım ihlaline sebebiyet veren  birleşen davanın kabulüne, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davacı birleşen dosya davalısı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Asıl davalı-birleşen davacıya ait ... numaralı tasarımın şamdan tasarımı olduğu ve ... firmasına ait, internette yayınlandığı tespit edilen 1 numaralı şamdan tasarımı ile genel form, boğum yerleri, ayak şekli ve sahip olduğu geometrik şekiller bakımından bilgilenmiş kullanıcı bakışından benzer olduğu, yine ... firmasının 5. tasarımı ile de benzer olduğunun anlaşıldığı,  bu firmaya asıl davalının satış yapmış olmasının durumu değiştirmeyeceğini, zira tasarımın benzerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunu, asıl davanın konularından ... numaralı tasarımın ise daha önce davadışı üçüncü şahıs adına tescil ettirilen ... numaralı tasarıma genel form, boğum yerleri, ayak şekli ve sahip olduğu geometrik şekiller bakımından bilgilenmiş kullanıcı bakışından benzer olduğu sonucununa varıldığı, bu durumda dava konusu tasarımın benzerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunu, asıl davanın bir konusu ... numaralı tasarımın ise davadışı üçüncü kişi adına tescil ettirilen ... numaralı tasarım ile genel form, boğum yerleri, ayak şekli ve sahip olduğu geometrik şekiller bakımından bilgilenmiş kullanıcı bakışından benzer olduğu sonucuna varıldığı, bu manada işbu tasarımın benzerinin de başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunu,  dava konusu ...-13, 15, 23 numaralı tasarımların yenilik koşulunu sağlayamadığından hükümsüz oldukları kanaatine ulaşıldığını, birleşen davada ise hükümsüz olduğu kanaatine varılan tasarımlara dayalı olarak tecavüz iddiasının, hükümsüzlüğün geçmişe etkili olarak sonuç doğurması nedeniyle davanın reddi gerektiği belirtilerek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiğini, davalı birleşen davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce henüz bültende yayına dahi çıkmamış başvuru halindeki ... sayılı tasarıma ve ... (15)numaralı tasarıma dayanılarak müvekkil aleyhine İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/5 d.iş sayılı dosyası ile tespit işlemi yaptırdığını, tarafca bu işleme itiraz edilmiş olup davalının tasarımlarına karşı hükümsüzlük davası açıldığını, açılan bu davaya karşılık davalı tarafından tespit işlemi neticesinde hazırlanan ve müvekkilin hiçbir savunması alınmadan düzenlenen eksik bilirkişi raporunu dayanılarak tazminat davası açtığını,  davalıya ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadıkları tevsik edildiğini, davaya konu tasarımlar harcıalem nitelikte olup uzun yıllar boyunca birçok farklı firma tarafından üretildiğini, öte yandan davalı taraf da söz konusu tasarımları 12 aylık atıfet süresinden çok önce ... ve ... gibi internet sistelerinde satışını gerçekleştirdiğini ikrar etmiş ve bunu fatura sunarak kanıtladığını,  davalı birleşen davacıya ait tasarımlar daha önce başkaları tarafından sunulan tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığından bir ihlalden söz etmenin mümkün olmadığını, bu sebeplerle davalı birleşen dosya davacısı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Asıl dava  davalı adına tescilli ... (13), (15), (23) sayılı çoklu  endüstriyel  tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Birleşen  dava ise, tasarım haklarına tecavüzün tespiti, men'i,refi  maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir.  Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.SMK  59. Maddesi hükmüne göre \"Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.\" şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. SMK 79.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle karşı  dava konusu asıl davacıya ait  tasarımın  hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir. Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerektiği,  dava  konusu tasarımın  çoklu endüstriyel şamdan tasarımı olduğu , dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna  göre, asıl dava konusu 13.12.2017 başvuru tarihli , ... (13), ... (15) ve ... (23) numaralı tasarımların, daha önce kamuya sunulan tasarımlarla kıyaslandığında  küçük ayrıntılar dışında farklılık içermediği, seçenek özgürlüğü katılarak tasarımlarda farklılık yaratılmadığı,   bilinçli tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzer olarak algılandıkları, davalıya ait ... (13) tasarımların uygulandığı ürünlerin  tescilinden çok önce kamuya sunulmuş olduğu internet satış siteleri ve birleşen davacının ürünlerin kendileri tarafından satışının yapıldığına ilişkin beyan ve fatura örneklerinden anlaşılmış, ... (15) ve (23) nolu tasarımların ise  davadışı üçüncü şahıs (...) adına tescil ettirilen ... numaralı ve ... numaralı tasarımlar olarak tescil edilmiş oldukları  bu nedenle yenilik ve ayırtedicilik vasfı taşımadıkları , kamuya sunulmuş tasarımlar ile dava konusu  tasarımlar arasındaki küçük farklılıkların bu koşulun varlığını kabule yeterli olmadığı, bu nedenle  davalı adına kayıtlı ... (13), (15), (23)  nolu tasarım tescillerinin yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadıklarından  SMK 77.maddesi gereğince hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerektiği, tasarımın  hükümsüzlük koşulları mevcut olduğundan,   SMK 79.maddesi gereğince  tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından birleşene dava yönünden asıl davacı-birleşen davalının  kullanımlarının tasarım hakkına tecavüz  teşkil etmeyeceği , maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre dava ve karşı dava konusu talepler hakkında  kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Asıl davalı-birleşen davacı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2020 tarih ve 2019/37 E., 2020/245 K. sayılı kararına davalı-birleşen davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23de7d635c0872ad","SID":"3dd66c33fa9952c6"}}