{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1875 Esas<br>KARAR NO: 2024/92<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/09/2023<br>NUMARASI: 2023/533 E.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı  tarafından Bursa ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 5.000.000,00-TL tutarındaki senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak senet üzerindeki imzanın açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle oluşturulması ve müvekkilinin böyle bir senede konu borcunun olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açma zorunluluğunın hâsıl olduğunu, borçlanma dışında tamamen başka bir maksatla atılan bir imzayı içere boş kağıdın kambiyo senedi haline getirilmesi durumunda da, açığa imza ve kambiyo senedi düzenleme iradesi bulunmadığından, bu senedin imza sahibi açısından geçerli bir imza taahhüdünü içermemekte olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu alacağın hukuki dayanağı olmadığını, davaya konu senedin müvekkilinin açığa atmış olduğu imzanın kötüye kullanılması suretiyle daha sonradan oluşturulmuş olduğunu, müvekkilinin böyle bir senede katiyen imza atmadığını, davalı ...'nın kötü niyetli olarak müvekkiline imzalattığı boş kağıdın üzerini müvekkilinin tamamen bilgisi dışında ve kendi lehine olumlu sonuçlar doğuracak şekilde doldurduğunu, davalıların birlikte kötü niyetli hareket etmekte olduklarını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını ve para borcuna ilişkin boş bir kağıda da imza atıp vermediğini, 26.07.2023 tarihinde davalılara karşı açığa imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/164848 soruşturma numaralı soruşturma dosyasının celbinin gerektiğini, öncelikle teminatsız olarak; mahkememizin aksi kanaatte olması durumunda teminat karşılığında , Bursa ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyasında yapılacak tüm işlemlerin ve takibin durdurulmasını, müvemadığının tespitini, icra takibine konu senedin iptalini, Bursa .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı icra takibinin iptalini ve davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; 05/09/2023 tarihli  ara  kararı ile \"Davacı tarafın, Bursa ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir.  İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İstanbul  8. Asliye Ticaret  Mahkemesinin  vermiş olduğu  kararın hukuka  ve hakkaniyete  aykırı olduğunu,  müvekkilinin   öz abisine güven ilişkisi içerisinde  vekaletnameler  verdiğini,  hukuki süreçlerin takip edilmesi için de davalı abi ...'in  müvekkilinden  boş kağıda imzalar  aldığını, , müvekkilinin davalı ...'e herhangi bir borcu olmadığını, davalı ...'in , davacının   imzasını  kullanarak sahte senet düzenlediğini, müvekkil  adına  26.07.2023 tarihinde davalılara karşı, açığa imzanın kötüye kullanılması suçu, resmi belgede sahtecilik suçu, dolandırıcılık suçlarından , İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/164848 Sor. Nolu soruşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, senedin  açığa atılan  imzanın kötüye kullanılması  suretiyle oluşturulduğunu,  müvekkilinin  böyle bir senede imza atmadığını,   dava konusu senedin hukuken hiçbir geçerliliği olmadığını, tedbir  talebinin HMK 209. maddesi uyarınca  kabul  edilmesi  gerektiğini , ihtiyati tedbire  ilişkin verilen  kararın  kaldırılarak  tedbir  taleplerin  kabulünü talep   talep etmiştir.  Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK 72. Maddesine dayalı icra takibinden sonra  menfi tespit istemine ilişkindir.İstinaf talebine konu  uyuşmazlık ise, mahkemece davacının icra takibinin durdurulmasına yönelik  ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının  hukuka uygun olup olmadığına  yöneliktir. Davacı ,  Bursa ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine  5.000.000,00-TL tutarındaki senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan  takibin tedbiren  durdurulmasını talep etmiş,  İlk derece mahkemesi tarafından; \"İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında İİK 72/3 gereğince takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, davacının takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine.\" karar verilmiş,  davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edilmiştir.  İİK 72/3 maddesinde; \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekili tedbir talebinin HMK 209.maddesi uyarınca kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. Sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene  dayanması halinde de  borca itiraz söz konusu olacağından  bu konunun da İİK'nın 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK 209/1. maddesi hükmünün, icra takipleri ve İİK 72. maddesindeki menfi tesbit davalarında uygulanması mümkün değildir. Zira İİK hükümleri, HMK 209/1 hükmüne göre daha özel hüküm niteliğindedir. (Baki Kuru Medeni Usul Hukuku El kitabı, Cilt 1. shf. 671). HMK, İİK'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İİK'da açıkça gönderme olması veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması hallerinde uygulanabilir. HMK 209 maddesinin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin İİK' da bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle , takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur.  (HGK 8.6.2016 tarih 12/1128-774 , 12.HD. 21.4.2014 tarih 9285/11622 )Somut olayda, eldeki menfi tespit  davasının icra takibinden sonra açıldığı bu nedenle  mahkemece davacının takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak; davacı açıkça \"İcra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi.\" isteminde bulunmamış ise de, \"çoğun içinde az da vardır\" ilkesi gereğince  mahkemece İİK 72/3 maddesi düzenlemesi ve ceza soruşturması dosyası dikkate alındığında bu yöndeki yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği gözetildiğinde teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verebileceğinin düşünülmemesi  hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.İstinaf başvurusunun kısmen  kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile;2-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2023 tarih, 2023/533 Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ef1511a318bd5d5","SID":"9e70e3a7c63e2e75"}}